6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/776 E. 2012/7642 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari faiz mahsup marka hakkına tecavüz kâr dağıtımı protokol ayırt edicilik maddi tazminat ilan haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 49BK 83

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının TPE nezdinde 9, 14, 18, 25. sınıflarda tescilli “LOUISVUITTON”, “LV”, “LV+şekil”,”şekil” ibareli markaları bulunduğu, “LOUISVUITTON” markasının tanınmış olduğu, festival tanıtım mekanlarında, toplantı yerlerinde, festivalde dağıtılan çantalarda, eşarplarda, festival davetiyelerinde, festival tanıtımı yapıldığı tramvay vagonlarında ve benzeri yerlerde davacının eşarp, çanta, el ve omuz çantaları emtialarını da kapsayan markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin kullanıldığı, her ne kadar bu ürünler ücretsiz olarak dağıtılmış ise de davalının, davacıya ait markaları davacının izni olmaksızın kullanarak festival tanıtım ve organizasyonu işi ile ilgili yaptığı sözleşme sonucunda gelir elde ettiği, şekil markalarının tanınmışlığından ve kalite sembolünden festival tanıtımlarında yararlanıldığı, davacının markalarının ayırt ediciliğinin ve imajının da zarar gördüğü gerekçesiyle eylemin 556 sayılı KHK’nun 61 ve 9. maddeleri kapsamında marka haklarına tecavüz olduğunun tespitine, tecavüzün durdurulmasına ve tekrarının önlenmesine, davalının festivaldeki tanıtım organizasyon ve reklam hizmeti karşılığında elde ettiği gelirin davacı markalarının markasal kullanımdan kaynaklandığı, davalı tarafından elde edilen gelirin 100.000 USD karşılığı 129.750 TL olduğu gözetilerek, taleple bağlı kalınmak suretiyle 20.000 Euro tutarındaki maddi tazminatın döviz için uygulanan ticari faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının, 556 sayılı KHK nun 62/1-b maddesi BK’nun 49. maddesi uyarınca 5000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline, eylem aynı zamanda haksız rekabet olduğundan hükmün ilanına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Ancak, davacı 556 sayılı KHK’nin 66/b bendine göre marka hakkına tecavüz edenin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre maddi tazminatın hesaplanmasını istemiştir. Mahkemece görüşüne başvurulan muhasip bilirkişi, davalı şirketin dava dışı Aksav ile yaptığı 11.03.2008 tarihli protokolde davalıya ödenmesi kararlaştırılan 100.000 USD’den yapılan tahsilat ve harcamalar mahsup edildiğinde davalının 33.417,41 TL net gelir temin ettiğini bildirmiştir. 556 sayılı KHK’nin 66/b maddesi uyarınca hükmedilecek tazminat hesabında davalının net karının dikkate alınması gerekir. Oysa mahkemece davacının net olarak elde ettiği 33.417,41 TL’yi de aşacak şekilde ve taleple bağlı kalındığı belirterek 20.000 Euro’nun tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi, esasen net kazancın tümüne hükmedilmesi için dahi davalının elde ettiği bu kazancın tamamıyla davacıya ait markanın kullanılmasından kaynaklandığının kanıtlanması gerekir. Mahkemece bu hususlar tartışılmaksızın 556 sayılı KHK’nin 66/b maddesi uyarınca yazılı şekilde tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

Ayrıca BK’nun 83. maddesi gereğince davacının zararı yabancı para cinsinden doğduğu takdirde aynı para cinsinden tazminatın tahsiline karar verilebilir ise de, mahkemece davacının zararının ne suretle “Euro” cinsinden doğduğu açıklanmadan maddi tazminata “Euro” cinsinden hükmolunması doğru olmamış, kabul şekli bakımından da kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/776 E.  ,  2012/7642 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/10/2010 tarih ve 2008/198-2010/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin “LOUİS VUİTTON” markasının dünyaca tanınmış olduğunu, TPE nezdinde marka tescillerinin bulunduğunu, davalı reklamcılık şirketinin ise 45.Antalya Altın Portakal Film Festivalinde festivalin kişiselleştirildiği ortamlarda, materyallerde, davetiyeler ile katılımcılara dağıtılan evrak çantalarında, eşarplarda müvekkilinin markalarının izinsiz olarak kullandığını, bu eylemin müvekkilinin markalarına ve itibarına zarar verdiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini, şimdilik 20.000 Euro maddi, 90.000 Euro manevi tazminatın ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, festivalde müvekkilinin davacının markalarının aynısını kullanmadığını, tasarımların farklı anlam içerdiğini, marka hakkına tecavüz iddialarının yasal dayanağının bulunmadığını, malzemelerin ticari olarak satışının yapılmadığını ve gelir elde edilmediğini, tazminat koşullarının da oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının TPE nezdinde 9, 14, 18, 25. sınıflarda tescilli “LOUISVUITTON”, “LV”, “LV+şekil”,”şekil” ibareli markaları bulunduğu, “LOUISVUITTON” markasının tanınmış olduğu, festival tanıtım mekanlarında, toplantı yerlerinde, festivalde dağıtılan çantalarda, eşarplarda, festival davetiyelerinde, festival tanıtımı yapıldığı tramvay vagonlarında ve benzeri yerlerde davacının eşarp, çanta, el ve omuz çantaları emtialarını da kapsayan markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin kullanıldığı, her ne kadar bu ürünler ücretsiz olarak dağıtılmış ise de davalının, davacıya ait markaları davacının izni olmaksızın kullanarak festival tanıtım ve organizasyonu işi ile ilgili yaptığı sözleşme sonucunda gelir elde ettiği, şekil markalarının tanınmışlığından ve kalite sembolünden festival tanıtımlarında yararlanıldığı, davacının markalarının ayırt ediciliğinin ve imajının da zarar gördüğü gerekçesiyle eylemin 556 sayılı KHK’nun 61 ve 9.

maddeleri kapsamında marka haklarına tecavüz olduğunun tespitine, tecavüzün durdurulmasına ve tekrarının önlenmesine, davalının festivaldeki tanıtım organizasyon ve reklam hizmeti karşılığında elde ettiği gelirin davacı markalarının markasal kullanımdan kaynaklandığı, davalı tarafından elde edilen gelirin 100.000 USD karşılığı 129.750 TL olduğu gözetilerek, taleple bağlı kalınmak suretiyle 20.000 Euro tutarındaki maddi tazminatın döviz için uygulanan ticari faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının, 556 sayılı KHK nun 62/1-b maddesi BK’nun 49. maddesi uyarınca 5000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline, eylem aynı zamanda haksız rekabet olduğundan hükmün ilanına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Ancak, davacı 556 sayılı KHK’nin 66/b bendine göre marka hakkına tecavüz edenin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre maddi tazminatın hesaplanmasını istemiştir. Mahkemece görüşüne başvurulan muhasip bilirkişi, davalı şirketin dava dışı Aksav ile yaptığı 11.03.2008 tarihli protokolde davalıya ödenmesi kararlaştırılan 100.000 USD’den yapılan tahsilat ve harcamalar mahsup edildiğinde davalının 33.417,41 TL net gelir temin ettiğini bildirmiştir. 556 sayılı KHK’nin 66/b maddesi uyarınca hükmedilecek tazminat hesabında davalının net karının dikkate alınması gerekir. Oysa mahkemece davacının net olarak elde ettiği 33.417,41 TL’yi de aşacak şekilde ve taleple bağlı kalındığı belirterek 20.000 Euro’nun tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi, esasen net kazancın tümüne hükmedilmesi için dahi davalının elde ettiği bu kazancın tamamıyla davacıya ait markanın kullanılmasından kaynaklandığının kanıtlanması gerekir.

Mahkemece bu hususlar tartışılmaksızın 556 sayılı KHK’nin 66/b maddesi uyarınca yazılı şekilde tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

Ayrıca BK’nun 83. maddesi gereğince davacının zararı yabancı para cinsinden doğduğu takdirde aynı para cinsinden tazminatın tahsiline karar verilebilir ise de, mahkemece davacının zararının ne suretle “Euro” cinsinden doğduğu açıklanmadan maddi tazminata “Euro” cinsinden hükmolunması doğru olmamış, kabul şekli bakımından da kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058659300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.