Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/1232 E. 2024/3061 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itiraz süresi↗ usulüne uygun tebligat↗ savunma hakkının kısıtlanması↗ usulüne uygun tebliğ↗ savunma hakkı↗ kamu düzenine aykırılık↗ kısıtlılık↗ münhasırlık↗ istinaf incelemesi↗ kamu düzeni↗ tenfiz↗ tebligat↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli ve 2018/171 E., 2019/888 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ve 2019/2644 E., 2022/268 K. sayılı kararıyla 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 24.03.2023 tarihli ve 2022/6767 E., 2023/2334 K. sayılı kararıyla 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi dikkate alınarak kamu düzenine aykırılık nedeniyle davanın reddinin gerektiğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla yabancı mahkemede açılan davada dava dilekçesinin davalıya diplomatik yolla tebliğ edildiğinin ispatlanamadığı, bu durumun savunma hakkını kısıtladığı ve kamu düzenine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tenfiz şartlarının bulunduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosya kapsamındaki belgelere göre yabancı mahkemenin gerekçeli kararı davalı vekiline Adalet Bakanlığı kanalı ile diplomatik yolla usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Bu tebliğde karara itiraz süresi ve itiraz edilecek merci de gösterilmiştir. Usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafından yabancı mahkeme kararına karşı savunma hakkı kısıtlandığından bahisle yada başka bir sebeple herhangi bir itiraz veya temyiz başvurusunda bulunulmamıştır. Her ne kadar yabancı mahkemede açılan davaya ait dava dilekçesinin davalı tarafa ne şekilde tebliğ edildiği ispatlanamamış ise de neticede yabancı mahkeme gerekçeli kararının davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve davalı tarafından da bu karara karşı herhangi bir kanun yoluna müracaat edilmediği dikkate alındığında artık davalının savunma hakkının kısıtlandığından söz edilebilmesi mümkün değildir. Bu itibarla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş ve kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6767 E. 2023/2334 K.
Ortak:savunma hakkı · kamu düzenine aykırılık · münhasırlık · kamu düzeni · tenfiz · karar verilmesine yer olmadığına · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla yabancı mahkemede açılan davada dava dilekçesinin davalıya diplomatik yolla tebliğ edildiğinin ispatlanamadığı, bu durumun «savunma hakkını kısıtladığı» ve «kamu düzenine aykırılık» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 24.03.2023 tarihli ve 2022/6767 E., 2023/2334 K. sayılı kararıyla 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi dikkate alınarak «kamu düzenine aykırılık» nedeniyle davanın reddinin gerektiğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ve 2019/2644 E., 2022/268 K. sayılı kararıyla 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının «savunma hakkının» ihlali nedeniyle «tenfiz» edilemeyeceğini, kararın Lahey Sözleşmesine uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerektiğini, mahkeme kararına konu teşkil eden ihtilafta Türk Mahkemelerinin «münhasır» yetkili bulunduğunu, yabancı mahkemenin kendi usul kurallarına aykırı davranarak tesis ettiği kararın tenfiz edilemeyeceğini, ilamın «kamu düzenine» aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemişir.
Türkiye’de açılan bu tür davalarda 7194 sayılı Kanun gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek dava hakkında “karar «verilmesine yer olmadığına»” kararı verildiği, buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine veya davanın farklı gerekçelerle reddine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacağı, Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacağı ve netice olarak bu durumun 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlenen Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek «kamu düzenine aykırılık» sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «tenfiz» şartlarının bulunmadığını, yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine» aykırı olduğunu ve davanın 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emredici hüküm · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu karardaKararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… işiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına ve dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Türkiye’de açılan bu tür davalarda 7194 sayılı Kanun gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek dava hakkında “karar «verilmesine yer olmadığına»” kararı verildiği, buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine veya davanın farklı gerekçelerle reddine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacağı, Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacağı ve netice olarak bu durumun 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlenen Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek «kamu düzenine aykırılık» sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/1232 E. , 2024/3061 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1251 Esas, 2023/2091 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen yabancı mahkeme kararının tenfizi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Federal Almanya Cumhuriyeti Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesi 22. Sivil Hukuk Dairesinin 322 O 124/09 numaralı dosyasından verilen 09.12.2009 tarihli ve 5718 sayılı kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının savunma hakkının ihlali nedeniyle tenfiz edilemeyeceğini, kararın Lahey Sözleşmesine uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerektiğini, mahkeme kararına konu teşkil eden ihtilafta Türk Mahkemelerinin münhasır yetkili bulunduğunu, yabancı mahkemenin kendi usul kurallarına aykırı davranarak tesis ettiği kararın tenfiz edilemeyeceğini, ilamın kamu düzenine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemişir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli ve 2018/171 E., 2019/888 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ve 2019/2644 E., 2022/268 K. sayılı kararıyla 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 24.03.2023 tarihli ve 2022/6767 E., 2023/2334 K. sayılı kararıyla 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi dikkate alınarak kamu düzenine aykırılık nedeniyle davanın reddinin gerektiğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla yabancı mahkemede açılan davada dava dilekçesinin davalıya diplomatik yolla tebliğ edildiğinin ispatlanamadığı, bu durumun savunma hakkını kısıtladığı ve kamu düzenine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tenfiz şartlarının bulunduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosya kapsamındaki belgelere göre yabancı mahkemenin gerekçeli kararı davalı vekiline Adalet Bakanlığı kanalı ile diplomatik yolla usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Bu tebliğde karara itiraz süresi ve itiraz edilecek merci de gösterilmiştir. Usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafından yabancı mahkeme kararına karşı savunma hakkı kısıtlandığından bahisle yada başka bir sebeple herhangi bir itiraz veya temyiz başvurusunda bulunulmamıştır. Her ne kadar yabancı mahkemede açılan davaya ait dava dilekçesinin davalı tarafa ne şekilde tebliğ edildiği ispatlanamamış ise de neticede yabancı mahkeme gerekçeli kararının davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve davalı tarafından da bu karara karşı herhangi bir kanun yoluna müracaat edilmediği dikkate alındığında artık davalının savunma hakkının kısıtlandığından söz edilebilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş ve kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058654700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz