Ayıplı malın değişimi | Bedel iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/815 E. 2024/4386 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
misliyle değişim↗ ayıpsız misli ile değişim↗ misli ile değişim↗ ayıpsız misli ile değiştirme↗ garanti süresi↗ misli ile değiştirme↗ garanti kapsamı↗ gizli ayıp↗ bilirkişi raporları arasında çelişki↗ ayıp↗ delil tespiti↗ bedel iadesi↗ peşin karar harcı↗ yokluk↗ garantörlük↗ sulh hukuk mahkemesi↗ sulh↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ avans faizi↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/673 E., 2019/1058 K.
Taraflar arasındaki ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya bedelin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan 29.09.2016 tarihinde ...Volkswagen marka araç satın aldığını, debriyaj takılması nedeniyle aracın 3 kez servise götürüldüğünü, garanti kapsamında parçaların değiştirildiğini, ancak sorunun giderilmediğini, delil tespiti ile yapılan inceleme sonucu aracın ayıplı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, aracın ayıpsız misli ile değişimi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; delil tespitinin yokluklarında yapıldığını, aracın ayıplı olmadığını, arızanın kullanım hatasından kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla araçta üretim hatası olmadığı, arızaların kullanıcı kaynaklı olduğunun tespit edildiği, garanti süresi içinde arızanın giderildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aracın 3000 km debriyajda takılma şeklinde arıza yaptığını, arızanın ikinci kez tekrar ettiğini, bu kez ücretsiz değiştirildiğini, araç üzerinde yeterince inceleme yapılmadığını, araç parçalarının sökülmediğini, bilirkişi raporunun çelişkilerle dolu olduğunu, debriyaj elemanlarının 100.000 km'lik bir kullanma ömrü olduğunun söylendiğini, bu dönemde 2 kez komple değiştiğini, üçüncü kez arızalandığını, bu nedenle üretim hatası olmadığı sonucuna varılamayacağını, ilk debriyaj arızasının 3.269 km'de olduğunu, bu husunun iş emri ile ortada olduğunu, aynı arızayı 91.072 km'de yinelediğini, 100.000 km için iki kez değiştiğini, Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/190 D. İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda araçtaki arızanın gizli ayıp teşkil ettiği, debriyaj sorunu ile ilgili arızanın garanti kapsamında yapılan onarıma rağmen çözülemediği, arızanın aralıklı olarak tekrarlandığının tespit edildiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunduğu, davaya konu aracın üretim veya tasarım hatası nedeniyle ayıplı olmadığının anlaşıldığı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ayıplı aracın ayıpsız misliyle değişimi veya bedelin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219 uncu ve 227 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5425 E. 2022/9642 K.
Ortak:misliyle değişim · garanti kapsamı · ayıp · bedel iadesi · garantörlük · avans faizi · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan 29.09.2016 tarihinde ...Volkswagen marka araç satın aldığını, debriyaj takılması nedeniyle aracın 3 kez servise götürüldüğünü, «garanti kapsamında» parçaların değiştirildiğini, ancak sorunun giderilmediğini, «delil tespiti» ile yapılan inceleme sonucu aracın ayıplı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, aracın ayıpsız misli ile değişimi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda araçtaki arızanın «gizli ayıp» teşkil ettiği, debriyaj sorunu ile ilgili arızanın «garanti kapsamında» yapılan onarıma rağmen çözülemediği, arızanın aralıklı olarak tekrarlandığının tespit edildiğini, «bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin» giderilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ayıplı aracın ayıpsız «misliyle değişimi» veya «bedelin iadesi» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bedel indirimi · dönme hakkı · sözleşmeden dönme · değer kaybı · mahrum kalınan kâr · kâr mahrumiyeti · denetime elverişlilik · kâr kaybı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
227/4, “Alıcının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
Dava; ayıplı aracın misliyle değiştirilmesi, bu talep kabul edilmediği takdirde «değer kaybı» tazminatı ve aracın kullanılmadığı süre için «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/815 E. , 2024/4386 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/12 Esas, 2022/1621 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/673 E., 2019/1058 K.
Taraflar arasındaki ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya bedelin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan 29.09.2016 tarihinde ...Volkswagen marka araç satın aldığını, debriyaj takılması nedeniyle aracın 3 kez servise götürüldüğünü, garanti kapsamında parçaların değiştirildiğini, ancak sorunun giderilmediğini, delil tespiti ile yapılan inceleme sonucu aracın ayıplı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, aracın ayıpsız misli ile değişimi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; delil tespitinin yokluklarında yapıldığını, aracın ayıplı olmadığını, arızanın kullanım hatasından kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla araçta üretim hatası olmadığı, arızaların kullanıcı kaynaklı olduğunun tespit edildiği, garanti süresi içinde arızanın giderildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aracın 3000 km debriyajda takılma şeklinde arıza yaptığını, arızanın ikinci kez tekrar ettiğini, bu kez ücretsiz değiştirildiğini, araç üzerinde yeterince inceleme yapılmadığını, araç parçalarının sökülmediğini, bilirkişi raporunun çelişkilerle dolu olduğunu, debriyaj elemanlarının 100.000 km'lik bir kullanma ömrü olduğunun söylendiğini, bu dönemde 2 kez komple değiştiğini, üçüncü kez arızalandığını, bu nedenle üretim hatası olmadığı sonucuna varılamayacağını, ilk debriyaj arızasının 3.269 km'de olduğunu, bu husunun iş emri ile ortada olduğunu, aynı arızayı 91.072 km'de yinelediğini, 100.000 km için iki kez değiştiğini, Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/190 D.
İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda araçtaki arızanın gizli ayıp teşkil ettiği, debriyaj sorunu ile ilgili arızanın garanti kapsamında yapılan onarıma rağmen çözülemediği, arızanın aralıklı olarak tekrarlandığının tespit edildiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunduğu, davaya konu aracın üretim veya tasarım hatası nedeniyle ayıplı olmadığının anlaşıldığı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ayıplı aracın ayıpsız misliyle değişimi veya bedelin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219 uncu ve 227 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058438700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz