Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2453 E. 2012/9460 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemleri↗ eş rızası↗ mahsup↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemize ait 10.07.2008 tarihli ilama dayanılarak, davalı Banka'nın davacının rızası olmadan başka bir bankaya aktardığı emekli maaşı hesabına, limit artırımına gidip kredi hesabından para aktardığı, kredi kartı ve diğer borçlarını bu hesaptan finanse ettiği, yapılan işlemin haksız olduğu ve davacının hesabından yapılan kesintilerin geri ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının davalı banka nezdinde, birisi kredi hesabı diğeri emeklilik maaşını aldığı hesap olmak üzere iki adet hesabının bulunduğu, davalı bankanın ise aynı zamanda kredili hesap niteliğindeki emeklilik maaşı hesabından, davacıya (2.104,06) TL. kredi kullandırmak suretiyle, diğer hesabı olan kredi hesabındaki borcunu kapattığı anlaşılmaktadır. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda ise Dairemize ait emsal kararlara ve SGK. mevzuatına dayanılarak, davalı bankanın böyle bir yetkisinin bulunmadığı bildirilmiş, mahkemece de aynı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Gerçekten de 5510 sayılı SGK. Kanunu’nun 93. maddesi uyarınca, davacıya bağlanan emekli maaşının tamamının haczedilmesi veya bankanın alacağına mahsup edilmesi mümkün değildir. Ancak somut uyuşmazlıkta davalı bankaca davacının emeklilik maaşını aldığı kredili hesabından davacıya kullandırılan kredi, anılan Kanun uyarınca davacıya bağlanan gelir veya aylıklar ile sağlanan yardımlar kapsamında değildir. Dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmede hüküm bulunması kaydıyla bu kredi miktarının, davalı banka alacağına mahsup edilmesi mümkündür. Taraflar arasındaki sözleşmenin 4, 11 ve 34. maddelerinde de davalı bankaya, davacıya ait hesaplar üzerinde bu şekilde işlemler yapabilme yetkisi verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı bankanın davacıya ait hesaplar üzerinde bu şekilde işlemler yapma yetkisinin bulunduğu kabul edilerek, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7738 E. 2016/1966 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra hukuk mahkemesi · şikayet · haciz · ıslah
Benzer bu kararda… 5754 sayılı Yasa'nın 56. maddesi ile değişik 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi gereğince Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan maaşın haczinin mümkün olmadığı, davacının «şikayeti» üzerine «icra hukuk» mahkemesince haczin kaldırılmasına karar verildiği, icra müdürlüğünden alınan yazıya göre davacının emekli maaşından 3.979,82 TL haksız kesinti yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.979,82 TL alacağın 3.686,13 TL'sinin dava, bakiyesinin «ıslah» tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2- Dava, emekli maaşı üzerine konulan haczin «icra hukuk» mahkemesince kaldırılması sonrasında «haciz» nedeniyle haksız tahsil edilen paranın iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi gereğince SGKdan alınan emekli maaşının haczi mümkün olmadığından davanın kabulü ile haksız kesintilerin iadesine karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2011/15151 esas sayılı dosyasında davacı-borçlu aleyhine takibe girişilmiş, 07.06.2012 tarihi itibariyle borçlunun maaşının 1/4'ü üzerine «haciz» tatbik edilmiştir.
Ancak emeklilik durumu dosyaya bildirildikten sonraki süreçte de davacı-borçlunun maaşı üzerindeki 1/4 oranındaki «haciz» devam etmiş ve düzenli olarak kesintiler yapılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2453 E. , 2012/9460 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 tarih ve 2008/1761-2010/2112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı Banka nezdinde emekli maaşını aldığı bir hesabı ile kredi hesabının bulunduğunu, daha sonra emekli maaşı hesabının başka bir bankaya aktarıldığını, davalının buna rağmen kapatılan emekli maaşı hesabına, kendisinin rızası olmadan kredi hesabından (2.000) TL yatırıp aynı gün geri çekmek suretiyle kredi borcunu kapattığını, davalının tek taraflı bu işleminin yasal olmadığını ileri sürerek, şimdilik (1.800) TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yaptığı işlemin hukuka uygun ve davacı yararına olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 10.07.2008 tarihli ilama dayanılarak, davalı Banka'nın davacının rızası olmadan başka bir bankaya aktardığı emekli maaşı hesabına, limit artırımına gidip kredi hesabından para aktardığı, kredi kartı ve diğer borçlarını bu hesaptan finanse ettiği, yapılan işlemin haksız olduğu ve davacının hesabından yapılan kesintilerin geri ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının davalı banka nezdinde, birisi kredi hesabı diğeri emeklilik maaşını aldığı hesap olmak üzere iki adet hesabının bulunduğu, davalı bankanın ise aynı zamanda kredili hesap niteliğindeki emeklilik maaşı hesabından, davacıya (2.104,06) TL. kredi kullandırmak suretiyle, diğer hesabı olan kredi hesabındaki borcunu kapattığı anlaşılmaktadır. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda ise Dairemize ait emsal kararlara ve SGK. mevzuatına dayanılarak, davalı bankanın böyle bir yetkisinin bulunmadığı bildirilmiş, mahkemece de aynı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Gerçekten de 5510 sayılı SGK. Kanunu’nun 93. maddesi uyarınca, davacıya bağlanan emekli maaşının tamamının haczedilmesi veya bankanın alacağına mahsup edilmesi mümkün değildir. Ancak somut uyuşmazlıkta davalı bankaca davacının emeklilik maaşını aldığı kredili hesabından davacıya kullandırılan kredi, anılan Kanun uyarınca davacıya bağlanan gelir veya aylıklar ile sağlanan yardımlar kapsamında değildir. Dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmede hüküm bulunması kaydıyla bu kredi miktarının, davalı banka alacağına mahsup edilmesi mümkündür. Taraflar arasındaki sözleşmenin 4, 11 ve 34. maddelerinde de davalı bankaya, davacıya ait hesaplar üzerinde bu şekilde işlemler yapabilme yetkisi verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı bankanın davacıya ait hesaplar üzerinde bu şekilde işlemler yapma yetkisinin bulunduğu kabul edilerek, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058429800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz