Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3880 E. 2012/5991 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/14247 Esas, 2011/16273 Karar sayılı ilamıyla davalı yararına bozulmuştur.
Taraf vekilleri bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1913 E. 2021/1928 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güveni kötüye kullanma · mükerrerlik · hak düşürücü süre · kâr kaybı · kâr dağıtımı · terkin · kötüniyet · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… ği tarihlerde tanınmış marka olduğu, yine davalıya ait 2008 16273 numaralı markasının 29.04.2009 tarihinde tescil edilmesi nedeniyle dava tarihi itibariyle 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolmadığı, dava dışı şirkete ait olan 99/015983 ve 98/017587 sayılı markaların da davalı ile ilgisi bulunmadığı, bu halde sessiz kalma nedeniyle hak «kaybının» mevcut olup olmadığı konusunda dikkate alınamayacağı, kaldı ki davacıya ait markaların geniş bir coğrafyada kullanılıp tanındığı, gerek Türkiye'de gerekse başka ülkelerde tescilli olduğu, davalının ve davacının faaliyet alanlarının giyim ve aksesuar olduğu, faaliyet alanlarının birbiri ile ilişkili olması nedeniyle davalının "ann taylor" markasını devraldığı ve tescil ettirdiği tarihlerde davacıya ait markalardan haberdar olmamasının mümkün olmadığı, bu haliyle markaların «kötüniyetle» tescil edildiğinin anlaşıldığı, kötü niyetli marka tescili halinde, 5 yıllık hak düşürücü süre dikkate alınmayacağı, davacı markalarının da tanınmış marka olması k …
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı markası tanınmış olduğu, yine dava konusu markaların tescil tarihleri nazara alındığında sessiz kalma suretiyle hak «kaybının» oluşmadığı ancak dava dışı Ronant Şirketince 09.12.1998 tarihinde 14.sınıfta "saatler" emtiasında 98/017587 sayılı marka, 30.09.1999 tarihinde 9.sınıfta "gözlükler" emtiasında 99/015983 sayılı marka başvurusunda bulunularak tecil edildiği, daha sonra her iki markanın dava dışı Meridyen Şirketine devredildiği, bu şirket tarafından her iki markanın yürürlükte ve geçerli olduğu 21.03.2008 tarihinde “gözlük ve saatler” emtiasının da içinde bulunduğu 09 ve 14.sınıfta yer alan tüm emtia yönünden 2008/16273 sayılı marka başvurusunda bulunulduğu, markanın 29.04.2009 tarihinde tescil edildiği, daha sonra 06.08.2010 tarihinde davalı şirkete devredildiği, 17.08.2010 tarihinde de davalı şirketin davaya konu 03/18/35.sınıflarda 17.08.2010 tarihinde marka başvurusunda bulunduğu, 2008/16273 sayılı markanın “gözlükler ve saatler” emtiasında ciddi kullanımının bulunduğu, davacı adına Türkiye'de ilk olarak 07.04.2006 tarihinde, 25.sınıfta “ANN TAYLOR” markasının tescil edildiği, davacı şirketin dava dışı şirketler Ronart ve Meridyen'in tescillerine ve fiili kullanımlarına itiraz etmediği, yasal başvuruda bulunmadığı, “ANN TAYLOR” markasını “gözlük ve saat emtiası” yönünden Türkiye piyasasında serbest bıraktığı ve bu şirketlere «terk» ettiği, basiretli davranmakla yükümlü davacı şirketin 2006 tescil tarihinde bu markalardan haberdar olmamasının düşünülemeyeceği, davacı markasının 25.sınıfta dava …
Tanınmış marka, gerek tüketici kitlesi, gerekse «dağıtım» kanalları itibariyle toplumun zihnine yerleşmiş olan, o markaya konu ibare veya işaret zikredildiğinde veya görüldüğünde her hangi bir zihinsel faaliyet gerektirmeden derhal çağrışım yaparak akla gelen yüksek «ayırt edicilik» düzeyi olan işaretlerdir.
… geçmişinin 1998 ve 1999 tarihli markalara dayanması nedeniyle saat ve gözlük emtiaları yönünden davanın reddine, markaların tescilinin davacının tanınmış markasının «ayırt ediciliğine» zarar vereceği ve markanın tanınmışlığından haksız olarak yararlanmasına yol açacağı gerekçesiyle 03, 18 ve 35.sınıf mal ve hizmetler yönünden ise markaların hüküm …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/3880 E. , 2012/5991 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.07.2009 gün ve 2006/603 - 2009/502 sayılı kararı bozan Daire’nin 01.12.2011 gün ve 2009/14247 - 2011/16273 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 10 yılın sonunda toplu para ödeneceği vaadiyle davalı şirket nezdinde birikimli hayat sigortası yaptırdığını ve sigorta süresi boyunca prim ödemelerini düzenli olarak yerine getirdiğini, 10 yıllık sürenin 12.07.2005 tarihinde dolduğu halde davalının müvekkiline karşı olan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sigortalılık süresinin sonunda müvekkiline ödenmesi gereken muhtemel para miktarının 47.316.511.000.-TL olduğu açıkça belirtilmesine rağmen bu miktarın ödenmediğini ve müvekkilinin sigorta süresinin bitmediği düşüncesiyle 2006 yılının Temmuz ayına kadar prim ödemeyi sürdürerek fazladan ödemede bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 35.000,00 YTL toplu alacağın 12.07.2005 tarihinden, 1.768,00 YTL fazladan ödenen prim alacağının ise ödendiği tarihlerden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kabul edilen miktarları aşan taleplerinin reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/14247 Esas, 2011/16273 Karar sayılı ilamıyla davalı yararına bozulmuştur.
Taraf vekilleri bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90'ar TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00'ar TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen taraflardan ayrı ayrı alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 13.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057918500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz