6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetim kurulu üyesine ödenen ücretin örtülü kar aktarımı niteliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/412 E. 2022/369 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

Yönetim kurulu üyelerine genel kurul kararıyla ödenecek ücret, huzur hakkı, ikramiye gibi mali hakların miktarı şirketin mali yapısı ve yöneticinin harcadığı emek/mesai ile orantılı olmalı, pay sahiplerinin kârdan pay alma hakkını ihlal etmemelidir. Belirlenen ücretin şirketin geçmiş yıllar ortalamasını misliyle aşması, şirketin net kârının önemli bir bölümüne (örneğin yarısına yakın) tekabül etmesi ve diğer ortakların kâr payı alma hakkını engelleyecek nitelikte olması halinde, bu ücreti onaylayan genel kurul kararı örtülü kâr aktarımı niteliği taşır ve iptal edilir.

Ele alınan sorunlar

Yönetim kurulu başkanına belirlenen aylık ücretin örtülü kar aktarımı niteliği taşıyıp genel kurul kararının iptalini gerektirip gerektirmediği → ret

İddia: Davalı vekili, takdir edilen ücretin emsallerine ve şirketin mali yapısına uygun makul bir tutar olduğunu, önceki uygulamaların ve 2019 yılı kârındaki düşüşe davacının kendisinin sebep olduğunun dikkate alınmadığını, dolayısıyla ilk derece kararının kaldırılıp davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 394(1) uyarınca yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşme veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir; şirket emeğini ve mesaisini şirkete tahsis eden yöneticinin ücretsiz çalışması söz konusu olamaz ve bu mali haklar şirketin kârlılık durumuna bağlı değildir, şirket zarar etse bile huzur hakkı ödenebilir. Bununla birlikte şirketin kârlılık durumu, yöneticilere sağlanacak mali hakların miktarının fahiş olup olmadığının tespitinde önemli bir kriterdir; ücretin miktarı şirketin mali yapısı ile yönetim kurulunun harcadığı emek ve mesaiyle orantılı olmalı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kârdan pay alma hakkını ihlal etmeyecek şekilde belirlenmelidir. Somut olayda, davalı şirketin geliri yalnızca kira gelirine dayanmakta olup yönetim kurulu başkanına yapılan huzur hakkı ödemelerinin şirket akarına oranı geçmiş yıllarda %5 ile %12 arasında iken, dava konusu dönemde bu oranın %34'e yükseldiği; karara bağlanan tutarın şirkete vergiler dahil yıllık maliyetinin 677.014,24-TL olup bunun 2019 yılı net kârının (1.306.430,94-TL) %51'ine tekabül ettiği tespit edilmiştir. Bilirkişi tespitlerine göre bu tutar, yönetimde bulunmayan ortakların şirket kârından pay almalarını engelleyecek derecede, geçmiş yıllar ortalamasını misliyle aşan ve ortakların alabileceği kârın yarısını aşan düzeyde yüksek bulunduğundan, kararın örtülü kâr dağıtımı niteliğinde olduğu ve diğer ortakların kâr payı alma hakkını ihlal ettiği kabul edilmiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin kararın iptaline ilişkin gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiş, ücretin makul olduğuna ve kârlılıktaki düşüşe davacının sebebiyet verdiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yönetim kurulu üyesine ödenecek ücretin miktarının belirlenmesinde şirketin mali yapısı, geçmiş yıllar uygulaması ve net kâra oranının esas alınması gerektiğine; bu kriterler ışığında fahiş bulunan ücretin örtülü kar aktarımı sayılarak genel kurul kararının iptaline karar verilebileceğine ilişkin somut ölçütler içermesi nedeniyle emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali yönetim kurulu üyesine ücret/huzur hakkı örtülü kar aktarımı kar payı alma hakkının ihlali TTK 394

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 394(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/412

KARAR NO 2022/369

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/11/2021

NUMARASI 2020/542 Esas - 2021/924 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/03/2022

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davacının davalı şirketin toplam 2.037.520 adet payının davacıya ait olduğunu, genel kurul toplantısının "YK üyelerine ödenecek ücrete, huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi maddi hakların belirlenmesi" başlıklı 6.numaralı gündem maddesi uyarınca YK ...'a 0101/2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 40.000-TL net ücret ödenmesi yönündeki karara ilişkin oylamada davacının olumsuz oy kullanarak karara muhalif kaldığını, davalı şirketin karının bir önceki yıla nazaran %80 düşüş gösterdiğini, ödenecek bedelin, net olup, vergi, stopaj ve diğer yasal giderler dahil aylık ortalama 65.000-TL'ye tekabül ettiğini, dolayısıyla bu ücretin davalı şirkete esasen oluşturduğu yıllık brüt yükün 780.000-TL civarında olduğunu, kararlaştırılan bu ücretin şirketin mali yapısı nazara alındığında orantısızlık teşkil ettiğini , pay sahiplerinin kar payı alma hakkını ihlal ettiğini, yönetim kurulu üyesi ...'a örtülü kazanç sağlandığını, kararlaştırılan ücretin şirket yöneticilerinin aldığı emsal ücretlerle orantılı olmadığını,geçmiş uygulamalara aykırılık gösterdiğini beyanla, davalı şirketin 09/07/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan 6 gündem numaralı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davalı şirketin yönetim kurulu başkanına ödenen huzur hakkının yıllık kar ile orantılı ve makul seviyede olduğunu, yönetim kurulu başkanının görevini başarı ile yürüttüğünü, kendisine ücret ödenmesinin hem kanunen hem de şirketin menefaatleri açısından gerekli olduğunu, huzur hakkının şirketin kurucusu aynı zamanda davacı ile yönetim kurulu başkanı olan babaları ... zamanından bu yana devam eden bir uygulama olduğunu, huzur hakkında da olduğu gibi ücretlerin miktarını da tespit etme yetkisinin münhasıran genel kurula ait olduğunu, bu kapsamda bahsi geçen genel kurul kararının alınmış olup, kararın hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece,somut olayda şirketin gelirinin tamamının yalnızca kira gelirine dayandığını, YK başkanına yapılan huzur hakkı ödemelerinin şirket akarına oranı incelendiğinde, 2014 yılında %10, 2015 yılında %7, 2016 yılında %5, 2017 yılında %12, 2018 yılında %6 iken, 2019 yılında bu oranın %34 olarak gerçekleştiğinı, 2019 yılında ödenen huzur hakkının geçmiş yıllar uygulamasına nazaran yüksek olduğu,şirketin yönetim kurulu başkanına verilmesi karara bağlanan 40.000-TLnin, şirkete vergiler dahil yıllık maliyetinin 677.014,24-TL olup, söz konusu tutarın 2019 yılı net karı olan 1.306.430,94-TLsinin %51 oranına tekabül ettiğini, bu durumun örtülü kar aktarımı niteliği taşıdığı gerekçesiyle alınan 6 nolu kararının iptaline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili;Yargıtay'ın yönetim kurulu üyelerine tanınan ücretin miktarının belirlenmesinde esas aldığı kriterler topyekun olarak göz önünde bulundurulmadan kanaat belirtildiğini, sadece 2019 yılı net karı üzerinden değerlendirme yapıldığını, önceki uygulamaların görmezden gelindiğini,ödenen ücret ve uygulanan artışların makul sınırlar içerisinde kaldığını, 2019 yılı net karında yaşanan düşüşün nedeninin davacı ...'ın olduğunun dikkate alınmadığını ve bu hususta hiçbir inceleme yapılmadan, davacının kötüniyetli yaklaşımları korunduğunu, şirketin faaliyetinin sadece kira toplamak olarak basite indirgenemeyeceğini, yönetim kurulu başkanlarının en az 60.000-TL aldığını, müvekkili şirket yönetim kurulu başkanı ise bu ücretin 2/3'ünü aldığını, bu da açıkça belirlenen ücret hakkının makul olduğunu ortaya koyduğunu,kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı şirketin 09/07/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan 6 nolu YK başkanına aylık ücret ödenmesine yönelik kararın iptaline ilişkindir. İptali istenen 6 numaralı karar ile " YK Başkanı ...'a 01/01/2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık net 40.000-TL ücret verilmesi, ..., ..., ... vekilleri Av. ... ile ...'ın 2.037.550 adet olumsuz oyulan karşılık, diğer ortakların 5.729.750 adet olumlu oyu ve oy çokluğu ile " karar verildiği, davacı ...'ın muhalefetini tutanağa geçirdiği tespit edilmiştir. TTK 394(1) gereği YK üyelerine ,tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olma şartıyla huzur hakkı,ücret,ikramiye,prim ve yıllık paydan kar ödenebilir. Şirkete emek ve mesaisini harcayan yöneticilerin ücretsiz çalışması sözkonusu olamaz.Yönetim kurulu üyelerine tanınan mali haklar esasen şirketin karlılık durumu ile bağlantılı değildir.

Şirket kar etmese hatta zarar ederek kapatsa bile huzur hakkı ödenebilir. Ne var ki, şirketin karlılık durumu, yöneticilere sağlanacak bu mali hakların miktarını ve bu miktarın fahiş olup olmadığının tespitinde önemli bir kriterdir.Huzur hakkı her toplantı için ayrı ayrı belirlenebileceği gibi aylık olarak belirli bir ücret biçiminde de tespit edilebilir. Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı,yönetim kurulunun bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır. Yönetim kurulu üyeleri için belirlenen ücretlerin pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kardan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerekmektedir. Somut olayda, ilk derece mahkemesince "takdir edilen ücretin emsallerine uygun olup olmadığı,şirketin finansal yapısı incelenmiş olup, 2019 yılında 1.166.998,45-TL kar dağıtabilecekken önceki yıldan dağıtılmamış fazla olan karların 2019 yılına eklenerek önceki yıllara paralel 3.660.000-TL kar dağıtılmasının genel kurulda kabul edildiği, şirketin gelirinin tamamının yalnızca kira gelirine dayandığı, YK başkanı'na yapılan huzur hakkı ödemelerinin şirket akarına oranlarının, 2014 yılında %10, 2015 yılında %7, 2016 yılında %5, 2017 yılında %12, 2018 yılında %6 iken, 2019 yılında bu oranın %34 olarak gerçekleştiği, ödenmesine karar verilen 40.000-TL net aylık ücretin şirketin finansal gücü açısından olumsuzluk teşkil edebileceği, davalı şirketin fiilen aktif olarak çalışmadığı, sadece uhdesinde bulunan gayrimenkul kiralarının tahsilinin yapıldığı,karara bağlanan tutarın, şirkete vergiler dahil yıllık maliyetinin 677.014,24-TL olduğu, 2019 yılı net karı olan 1.306.430,94TLsinin %51 oranına tekabül ettiği, ve örtülü kar aktarımı niteliği taşıdığı belirlenmiştir.Bilirkişi kurulu tarafından yapılan tesbitlere göre yönetimde bulunmayan ortakların şirket karından pay almalarını engeller derecede,geçmiş yıllar ortalamasını da misliyle aşan tutarda ve ortakların alabileceği karın yarısını aşan tutarda yüksek bulunduğundan kararın örtülü kar dağıtım niteliğinde bulunduğu ve diğer ortakların kar payı alma hakkını ihlal eder nitelikde bulunduğunun kabulü ile kararın iptaline ilişkin kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ücretin yüksek olmayıp şirketin finansal durumuna uygun olan ödeme kararının makul miktarda olduğuna,şirketin karlığındaki düşüşe davacının sebeb olduğuna yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş,davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 11-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.10/03/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/105776 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2745 E. 2023/6566 K. · Onandı

Ortakların kâr payını engelleyecek ölçüde yüksek yönetici ücreti örtülü kâr aktarımı olup iptale tabidir

Gerekçe özeti

Yönetim kurulu üyesine, geçmiş yıllar ortalamasını misliyle aşan ve ortakların elde edebileceği kârın yarısını geçen ölçüde yüksek ücret belirleyen genel kurul kararı, yönetimde yer almayan ortakların kâr payı hakkını engelleyip örtülü kâr aktarımı ve eşit işlem ilkesine aykırılık oluşturduğundan iptale tabidir.

Emsal değeri

Ortakların kâr payı hakkını engelleyecek ölçüde yüksek yönetici ücretinin örtülü kâr aktarımı ve eşit işlem ilkesine aykırılık nedeniyle iptali yönünden emsaldir.

Kavramlar: genel kurul kararının iptali örtülü kâr aktarımı eşit işlem ilkesi yönetici ücreti / huzur hakkı kâr payı hakkı

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/2745 E.  ,  2023/6566 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/412 Esas, 2022/369 Karar

HÜKÜM

Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2020/542 E., 2021/921 K.

Taraflar arasındaki genel kurul karar iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin de ortağı olduğu davalı şirketin 09.07.2020 tarihli genel kurul toplantısının 6 numaralı kararı ile yönetim kurulu üyesine aylık 40.000,00 TL net ücret ödenmesi yönünde karar alındığını, bunun vergi ve diğer giderlerle 65.000,00 TL’ye tekabül ettiğini, şirkete yıllık 780.000,00 TL civarında yük oluşturduğunu, müvekkilinin olumsuz oy kullanıp muhalif kaldığını, şirket kârının bir önceki yıla nazaran %80 oranında düşüş gösterdiğini, kararlaştırılan ücretin pay sahiplerinin kâr payı haklarını ihlal ettiğini, yönetim kurulu üyesine örtülü kazanç sağladığını, eşit işlem ilkesine aykırılık taşıdığını, şirketin yegane faaliyetinin taşınmazlarını kiralamak olduğunu, hiçbir komplike faaliyetinin bulunmadığını, çalışana dahi ihtiyaç duymayan bir faaliyetle iştigal ettiğini ileri sürerek davalı şirketin 09.07.2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan 6 numaralı kararın iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; belirlenen huzur hakkının yıllık kâr ile orantılı ve makul seviyede olduğunu, yönetim kurulu başkanının tüm mesaisini şirket yönetim ve işlerine harcadığını, aslında 4 şirketi başarı ile idare ettiği halde sadece davalı şirketten huzur hakkı aldığını, şirkette huzur hakkı ödemesinin süregelen bir uygulama olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin gelirinin tamamının yalnızca kira gelirine dayandığı, yönetim kurulu başkanına yapılan huzur hakkı ödemelerinin şirket kârına oranı incelendiğinde, 2014 yılında %10, 2015 yılında %7, 2016 yılında %5, 2017 yılında %12, 2018 yılında %6 iken, 2019 yılında bu oranın %34 olarak gerçekleştiği, 2019 yılında ödenen huzur hakkının şirketin geçmiş yıllar uygulamasına nazaran yüksek olduğu da düşünüldüğünde yönetim kurulu başkanına 40.000,00 TL net aylık ücretin yüksek olduğu, bu derece yüksek yönetim kurulu mali haklarının firmanın finansal gücü açısından olumsuzluk teşkil edebileceği, davalı şirketin fiilen aktif olarak çalışmadığı, sadece uhdesinde bulunan gayrimenkullerin kiralarının tahsilinin yapıldığı, bunun dışında başkaca satış, üretim ya da bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin fiili iştigal konusu ve büyüklüğü/ mevcut kârlılığı dikkate alındığında, yönetim kurulu başkanına verilmesi karara bağlanan 40.000,00 TL’nin, şirkete vergiler dahil yıllık maliyetinin 677.014,24 TL’ye, bu tutarın da 2019 yılı net kârı olan 1.306.430,94 TL’nin %51 oranına tekabül ettiği, bu durumun davalı şirketin sermaye yapısını bozabileceği, fiilen faaliyeti bulunmayan sadece kira getirileri olup bu kira getirilerinin tahsil ve şirket hesaplarına aktarmaktan ibaret olduğu, yöneticiye bu miktarda yüksek huzur hakkı ödemesi yapılmasının aynı zamanda eşitlik ilkesine aykırılık ve örtülü kâr aktarımı niteliği taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 09.07.2020 tarihli genel kurulunda gündemin 6 ncı maddesi ile yönetim kurulu başkanına aylık net 40.000,00 TL ücret verilmesine ilişkin kararın eşitlik ilkesine aykırılığı ve örtülü kazanç aktarımı niteliği taşıması nedeniyle iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sadece 2019 kârını değerlendirildiğini, önceki uygulamaların görmezden gelindiğini, huzur hakkı ile ücretin farklılık arzettiğini, yönetim kurulu başkanına 2014 yılı genel kurulunda 15.000,00 TL ücret belirlenirken bu rakamın 2020 yılında 40.000,00 TL’ye çıktığını, bunun asgari ücret artışının altında kaldığını, yönetim kurulu başkanına görevi sebebiyle ödenen ücretin keyfi bir eşitsizlik kapsamında değerlendirilemeyeceğini, kâr oranındaki artışın ücretin artışından değil kâr düşmesinden kaynaklandığını, kârın düşmesinin de davacıdan kaynaklandığını, ücretin bir önceki yıla göre düşük artış gösterdiğini, bu ücretin dahi tek kişi olan yönetim kurulu üyesinin emek ve mesaisine ekonomik olarak karşılık gelmediğini, diğer üç şirkette de yöneticilik yapan kişi için sembolik bir miktar olduğunu, davacının yönetimde olduğu yıllarda imara aykırı işlemler yaptığını, davacının buna ilişkin şikayetleri sebebiyle bazı taşınmazların kiralanamadığını, bazı yerlerde kira değerinin düştüğünü, böylece kârın engellendiğini, ücret hakkının kâra bağlanamayacağını, önceki yıllarda kâr artış oranı kadar ücret artışı yapılmadığını, kâr düşünce de ücretin düşülemeyeceğini, yöneticinin 101 adet bağımsız bölümün kiralanması, bakımı, sigortası, güvenliği, onarımı vs.

gibi işleri takip ettiğini, şirketin faaliyetinin sadece kira toplamak gibi basite indirgenemeyeceğini, binaların bir çok sorumluluğu içerdiğini, davacının imara aykırılıkları sebebiyle alınan yapı kayıt belgesi masrafları, Cumhurbaşkanlığı kararı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı tebliğleri uyarınca kira sözleşmelerinin döviz cinsinden TL’ye düşük kurdan çevrildiğini, kira artış oranlarının sınırlandırıldığını, bu hususların da kârı düşürdüğünü ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yönetici ücretinin yönetimde bulunmayan ortakların şirket kârından pay almalarını engeller derecede, geçmiş yıllar ortalamasını misliyle aşan ve ortakların alabileceği kârın yarısını geçen tutarda yüksek bulunduğundan kararın örtülü kâr dağıtım niteliği taşıdığı, diğer ortakların kâr payı alma hakkını ihlal ettiği, kararın iptaline ilişkin kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerinin incelenmediğini, ücretin mahiyetinin yanlış değerlendirildiğini, huzur hakkı gibi değerlendirme yapıldığını, bu ikisinin farklılık arzettiğini, yönetici ücretinin şirket kârına oranına göre belirlenemeyeceğini, 2014 yılından beri asgari ücret artış oranından daha az bir oranda, önceki yıla göre de sadece %7 yönetici ücretinin arttırıldığını, emsallerinden daha ücret kararlaştırıldığının tespit edildiğini, 2018 yılında şirket kârı %150 oranında arttığı halde yönetici ücretinin %25 oranında artırıldığını, bu durumda şirket kârının düşmesine bağlı ücretin de düşürülemeyeceğini, yöneticinin diğer aile şirketlerini de başarıyla yönettiğini, diğer şirketlerden ücret almadığını, kârın düşmesinin davacının şikayetleri sebebiyle oluştuğunu, yöneticinin 101 adet bağımsız bölümün kiralanması, bakımı, sigortası, güvenliği, onarımı vs.

gibi işleri takip ettiğini, şirketin faaliyetinin sadece kira toplamak gibi basite indirgenemeyeceğini, binaların bir çok sorumluluğu içerdiğini, davacının imara aykırılıkları sebebiyle alınan yapı kayıt belgesi masrafları, Cumhurbaşkanlığı kararı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı tebliğleri uyarınca kira sözleşmelerinin döviz cinsinden TL’ye düşük kurdan çevrildiğini, kira artış oranlarının sınırlandırıldığını, bu hususların da kârı düşürdüğünü, davacının kötü niyetinin korunduğunu, yönetim kurulu üyelerine ücret belirlenmesinin genel kurulun tekel niteliğindeki haklarından olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kurul karar iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 445 vd. maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.