Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6524 E. 2012/6925 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 22.11.2004 tarihli genel kurulunun bilanço ve gelir-gider hesaplarının onanmasına dair kararının iptaline, sair taleplerin reddine dair kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.12.2008 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak, davacı ortağın genel kurulda karşı oy kullanmakla beraber oylama sonucu alındıktan sonra karara muhalif olduğunu genel kurul tutanağına geçirtmediği, bu itibarla dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Muhalefet şerhi bulunmayan pay sahibinin genel kurul kararının iptalini isteyememesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18887 E. 2015/13122 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:muhalefet şerhi · peşin muhalefet · genel kurul kararının iptali · özel denetçi
Benzer bu kararda… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının, yasa, anasözleşme ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalmasının ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin gerekmesine, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamasına, Dairemizin yerleşmiş kararlarında, oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağının istikrarlı bir şekilde kabul edilmesine, davacının iptali istenilen genel kurul kararları yönünden açıklanan biçimde bir «muhalefet şerhinin» bulunmamasına, bu durumda 25.03.2013 tarihli genel kurulda alınan 1,2,3 ve 4 nolu kararlar yönünden davanın açıklanan nedenle reddi gerekirken esasa ilişkin nedenl …
… irkete ortak olduğu, şirket ortakları arasında kişisel çekişmelerin bulunduğu ve bunun da genel kurul toplantılarına yansıdığı, davacının makul bir gerekçe sunmadan «peşin muhalefette» bulunmasının «objektif iyiniyet kuralları» ile bağdaşmadığı, davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan ve iptali istenilen 1,2,3 ve 4. nolu kararların «azlık hakkını» ihlal edici nitelikte olmadıkları, toplantının «kar dağıtılmamasına» ilişkin 5. nolu kararının ise haksız görüldüğü, davacının bu karara karşı muhalefetini tutanağa geçirttiği, kaldı ki «kar payı dağıtılmamasına» ilişkin karara karşı önceden veya oylama sonrası karşı çıkılmasının da farklı sonuç doğurmayacağı, feshi istenilen davalı şirketin ekonomik sıkıntı yaşamamasına rağmen daha fazla yatırım amacıyla kar payı dağıtmamasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu gibi azlık hakkını da ihlal edeceği, dolayısıyla bu maddeye yönelik iptal talebinin yerinde bulunduğu, davacının şirket «defter» ve bilançolarını yeterince inceleme fırsatı bulduğu, Manavgat 1.
Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile uzman muhasebeci eliyle «defterleri» incelediği, «özel denetçi» atanması koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 25.03.2013 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 5 nolu kararın iptaline, diğer maddelere yönalik iptal talebi ile özel denetçi atanması yönündeki talebin reddine karar verilmiştir.
1- 6102 sayılı TTK'nın 440/2 maddesi uyarınca, mahkemece şirkete «özel denetçi» atanması talepleri hakkında verilen kararlar kesindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6524 E. , 2012/6925 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.07.2009 tarih ve 2009/350-2009/437 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.04.2012 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin 2002 ve 2003 faaliyet yıllarına ilişkin olarak yapılan 18.10.2004 tarihli genel kurulda müvekkili tarafından bilanço ile gelir ve gider hesaplarının gerçeği yansıtmadığının ileri sürülmesi üzerine bu hususların müzakeresinin bir ay geri bırakılmasına ve özel denetçi olarak tayinine karar verildiğini, ertelenen bilanço ve gelir-gider hesaplarının görüşülmesi için genel kurulun 22.11.2004 tarihinde toplandığını, özel denetçi tarafından hazırlanan raporun da eksik incelemeye dayandığını, raporda davalı şirketin mali durumunun gerçek boyutlarda yansıtılmadığını, buna karşın anılan genel kurulda davalı şirketin bilançosu ile gelir-gider hesaplarının onanmasına karar verildiğini, müvekkilinin kararına muhalif kaldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu ileri sürerek, davalı şirketin 2002 ve 2003 yıllarına ilişkin gerçek bilançosunun ve gerçek gelir-gider hesaplarının ne olması gerektiği ile genel kurullara sunulan hesap ve raporların gerçeği yansıtmadığının tespitine, 22.11.2004 tarihli genel kurulda alınan onama kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iptalini istediği 18.10.2004 tarihindeki genel kurula kadar şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu başkan vekili olduğunu, davacının iddia ettiği gibi kayıtlara girmemiş bir şirket gelirinin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 22.11.2004 tarihli genel kurulunun bilanço ve gelir-gider hesaplarının onanmasına dair kararının iptaline, sair taleplerin reddine dair kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.12.2008 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak, davacı ortağın genel kurulda karşı oy kullanmakla beraber oylama sonucu alındıktan sonra karara muhalif olduğunu genel kurul tutanağına geçirtmediği, bu itibarla dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 04,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057756800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz