6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/16350 E. 2012/6082 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 308/b imza incelemesi kredi sözleşmesi eksik inceleme kesin hüküm i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 308

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu raporuna dayanılarak, İstanbul Adli Tıp Kurumunun kredi sözleşmesi altındaki imzanın davalının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğini bildirdiği, adli tıp kurumun bu konuda en son mercii olduğu, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Adli Tıp Kurumundan alınan raporda kredi sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunun tespit edilemediği belirtilmiştir. Oysa, Adli Tıp Kurumu bu konuda son merci olmadığından mahkemece grafoloji dalında üç kişilik bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılması gerekir.

Ayrıca, yukarıda belirtildiği şekilde mahkemece bilirkişi heyetine yaptıracak imza incelemesi sonunda, sözleşmedeki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunda kesin bir kanaat sahibi olunmazsa, kredi sözleşmesinde başka şahısların da imzası bulunduğu anlaşılmakla HUMK’nun 308. ve 309. maddeleri gereğince imzanın atıldığını görenlerin veya bunlara kesin surette delalet eden vakıalara tanık olanların dinlenmesine karar verilmelidir.

Bu nedenle, mahkemece eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/16350 E.  ,  2012/6082 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/07/2010 tarih ve 2008/164-2010/541 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili bankanın 18/01/2006 tarihli genel ticari kredi sözleşmesi uyarınca dava dışı Laloğlu otomotiv Ltd. Şti.’ne 40.000 TL kredi kullandırıldığını, davalı ...'in de müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile bu sözleşmeye imza attığını, borcun ödenmediğini ileri sürerek, 7.000 TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, genel ticari kredi sözleşmesindeki ...'in farklı kişi olduğunu, müvekkilinin dava konusu sözleşme ile ilgisinin bulunmadığını, imza kendisine ait olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu raporuna dayanılarak, İstanbul Adli Tıp Kurumunun kredi sözleşmesi altındaki imzanın davalının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğini bildirdiği, adli tıp kurumun bu konuda en son mercii olduğu, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Adli Tıp Kurumundan alınan raporda kredi sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunun tespit edilemediği belirtilmiştir. Oysa, Adli Tıp Kurumu bu konuda son merci olmadığından mahkemece grafoloji dalında üç kişilik bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılması gerekir.

Ayrıca, yukarıda belirtildiği şekilde mahkemece bilirkişi heyetine yaptıracak imza incelemesi sonunda, sözleşmedeki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunda kesin bir kanaat sahibi olunmazsa, kredi sözleşmesinde başka şahısların da imzası bulunduğu anlaşılmakla HUMK’nun 308. ve 309. maddeleri gereğince imzanın atıldığını görenlerin veya bunlara kesin surette delalet eden vakıalara tanık olanların dinlenmesine karar verilmelidir.

Bu nedenle, mahkemece eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 16/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057671900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.