6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | Sözleşme koşulları kapsamında

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12290 E. 2012/6671 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahsilat yetkisi sigorta tazminatı sigorta teminatı sigorta ettiren cari hesap ek prim ispat yükü mahsup sigorta poliçesi hasar teminat e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta ettiren Warranty ile davalı arasındaki yönetim anlaşmasının 3.4. maddesi uyarınca davalının kuvertür notu talep etmesinin haklı ve yerinde bir talep olduğu, bu şart gereği gibi yerine getirilmediğinden prim ödenmeksizin sigorta teminatının başladığının ve mahsuplaşma yazılarının içeriğine uygun bir işleyişin gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği, öte yandan prim borcunun ödendiğini ispat yükünün davacının üzerinde bulunduğu, davalının halen Warranty'den cari hesap kapsamında alacaklı olduğu, davalıya ödenen 25.000 USD'nin davaya dayanak poliçeler için ödendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, sigorta tazminatının tahsili amacıyla girişilen takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı ile poliçelerde sigorta ettiren durumunda olan dava dışı Warranty A.Ş. arasında imzalanan Yönetim Antlaşması gereğince, davalı şirket tarafından düzenlenen sigorta poliçelerinden dolayı, dava dışı firmanın sigorta primlerini tahsil ettiği, hasar bedellerini davacının ve benzer durumda olan firmaların müşterilerine ödediği ve tarafından toplanan sigorta primlerini, gerekli mahsuplaşma yapıldıktan sonra davalıya intikal ettirdiği hazırlanan bilirkişi raporuyla saptanmış bulunmaktadır.

Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bir kısım koşulları yerine getirilmemiş olsa dahi davalıyla dava dışı Warranty ve Warranty ile davacı arasında imzalanan sözleşmeler işlerlik kazanmış bulunduğundan kuvertür verilmemiş olması davacının tazminat istemesine engel teşkil etmez. Mahkemece, emsal alınan ilamda kuvertür notlarının verilip verilmediğinin araştırılmasının belirtilmesi nedeniyle 31.03.2003 tarihinden sonra verilmiş bir kuvertür notunun bulunmaması davanın reddine gerekçe gösterilmiş ise de, ilamda anılan hususlarda gerekli araştırma yapılmaması nedeniyle, bu konuların araştırılmasına değinilmiştir. İlam içeriği de nazara alınarak inceleme yapılan işbu davada ise yukarıda da belirtildiği üzere sözleşmelerin işlerlik kazandığı, davalı ... şirketinin defterleri üzerinde yapılan incelemelerden dava dışı Warranty firmasıyla mahsuplaşmaların yapılarak anılan firmadan yapılan ödemelerin defterlere işlendiği anlaşıldığından, mahkemenin kuvertür koşulunun gerçekleşmediğine dayalı gerekçesine itibar olunamaz.

Öte yandan, mahkemece, Dairemizin emsal bozma ilamında sözü edilen 25.000 USD'lik ödemenin dava dışı firmanın 31.12.2003 tarihinden önceki borçlarına karşılık yapıldığı saptandığına göre, anılan ödemenin bu tarihten önce düzenlenen poliçelere istinaden kısmi bir prim ödemesi olduğunun kabulü, 31.12.2003 tarihinden sonra düzenlenen poliçeler bakımından ise, davalı, dava dışı firmaya prim tahsil yetkisi vermiş bulunduğundan ve davacı da Warranty firmasının düzenlettirdiği poliçelere istinaden kendi müşterilerine ödeme yaptığından, poliçe düzenlendikten sonra ödeme yapılmış olması halinde, davacının yaptığı bu ödemelerin prim karşılığı olduğunun kabulü gerekir.

Mahkemece, açıklanan tüm bu hususlar nazara alınarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | Sözleşme koşulları kapsamında 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12789 E. 2012/5121 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | Sözleşme koşulları kapsamında | İtirazın iptali ile inkar tazminatının tahsiline karar verilmesi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12777 E. 2012/4038 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali | Sözleşme koşulları kapsamında 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12800 E. 2012/3700 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • İtirazın iptali | Sözleşme koşulları kapsamında | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12780 E. 2012/7423 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | Sözleşme koşulları kapsamında | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12778 E. 2012/3850 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12792 E. 2012/6522 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | Sözleşme koşulları kapsamında | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12793 E. 2012/3851 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9950 E. 2012/15813 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/12290 E.  ,  2012/6671 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/06/2010 tarih ve 2007/224-2010/267 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ile dava dışı Warranty unvanlı şirketin, ikinci el araçlara ilişkin uzatılmış satıcı garantisi verilmesi riskinin sigorta ettirilmesi hususunda anlaştıklarını, bu uygulamanın ikinci el Renault otomobiller ile başlatıldığını, uygulamanın tutulması üzerine davalının, müvekkilinin bayiliğini yaptığı Nissan Otomotiv A.Ş.'ye de dava dışı Warranty firmasını tavsiye ederek Nissan marka ikinci el araçlara ilişkin uzatılmış garanti sigortası yapılması yönünde Nissan bayileri ile de çalışma niyetini ortaya koyduğunu, bu doğrultuda ikinci el Nissan marka otomobiller için müvekkili ile Warranty firması arasında işbirliği ve yetkili bayilik sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca Warranty firmasının üstlenmiş olduğu garanti riskini davalı şirkete sigorta ettirdiğini, sigorta poliçesi kapsamında kalan hasarların müvekkili tarafından giderildiğini, ancak davalının sigorta kapsamında olan bu hasarları müvekkiline ödemediğini, bu amaçla başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, sigorta ettiren konumunda olan Warranty şirketinin TTK'nun 1295. maddesi uyarınca sigorta primlerini ödemediğinden müvekkilinin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun başlamadığını, bir an için müvekkilinin sorumluluğunun başladığı kabul edilse bile 17.09.2004 tarihli ihtarname ile poliçelerin iptal edildiğini, bu tarihten sonra meydana gelen hasarların teminat dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta ettiren Warranty ile davalı arasındaki yönetim anlaşmasının 3.4. maddesi uyarınca davalının kuvertür notu talep etmesinin haklı ve yerinde bir talep olduğu, bu şart gereği gibi yerine getirilmediğinden prim ödenmeksizin sigorta teminatının başladığının ve mahsuplaşma yazılarının içeriğine uygun bir işleyişin gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği, öte yandan prim borcunun ödendiğini ispat yükünün davacının üzerinde bulunduğu, davalının halen Warranty'den cari hesap kapsamında alacaklı olduğu, davalıya ödenen 25.000 USD'nin davaya dayanak poliçeler için ödendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, sigorta tazminatının tahsili amacıyla girişilen takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı ile poliçelerde sigorta ettiren durumunda olan dava dışı Warranty A.Ş. arasında imzalanan Yönetim Antlaşması gereğince, davalı şirket tarafından düzenlenen sigorta poliçelerinden dolayı, dava dışı firmanın sigorta primlerini tahsil ettiği, hasar bedellerini davacının ve benzer durumda olan firmaların müşterilerine ödediği ve tarafından toplanan sigorta primlerini, gerekli mahsuplaşma yapıldıktan sonra davalıya intikal ettirdiği hazırlanan bilirkişi raporuyla saptanmış bulunmaktadır.

Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bir kısım koşulları yerine getirilmemiş olsa dahi davalıyla dava dışı Warranty ve Warranty ile davacı arasında imzalanan sözleşmeler işlerlik kazanmış bulunduğundan kuvertür verilmemiş olması davacının tazminat istemesine engel teşkil etmez. Mahkemece, emsal alınan ilamda kuvertür notlarının verilip verilmediğinin araştırılmasının belirtilmesi nedeniyle 31.03.2003 tarihinden sonra verilmiş bir kuvertür notunun bulunmaması davanın reddine gerekçe gösterilmiş ise de, ilamda anılan hususlarda gerekli araştırma yapılmaması nedeniyle, bu konuların araştırılmasına değinilmiştir. İlam içeriği de nazara alınarak inceleme yapılan işbu davada ise yukarıda da belirtildiği üzere sözleşmelerin işlerlik kazandığı, davalı ...

şirketinin defterleri üzerinde yapılan incelemelerden dava dışı Warranty firmasıyla mahsuplaşmaların yapılarak anılan firmadan yapılan ödemelerin defterlere işlendiği anlaşıldığından, mahkemenin kuvertür koşulunun gerçekleşmediğine dayalı gerekçesine itibar olunamaz.

Öte yandan, mahkemece, Dairemizin emsal bozma ilamında sözü edilen 25.000 USD'lik ödemenin dava dışı firmanın 31.12.2003 tarihinden önceki borçlarına karşılık yapıldığı saptandığına göre, anılan ödemenin bu tarihten önce düzenlenen poliçelere istinaden kısmi bir prim ödemesi olduğunun kabulü, 31.12.2003 tarihinden sonra düzenlenen poliçeler bakımından ise, davalı, dava dışı firmaya prim tahsil yetkisi vermiş bulunduğundan ve davacı da Warranty firmasının düzenlettirdiği poliçelere istinaden kendi müşterilerine ödeme yaptığından, poliçe düzenlendikten sonra ödeme yapılmış olması halinde, davacının yaptığı bu ödemelerin prim karşılığı olduğunun kabulü gerekir.

Mahkemece, açıklanan tüm bu hususlar nazara alınarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057087800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.