Ticari defter delili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/16180 E. 2012/6324 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter delili↗ kapalı fatura↗ ödeme savunması↗ yazılı delille ispat↗ karine↗ tasdik kararı↗ zamanaşımı def'i↗ olumsuz oy↗ ispat yükü↗ def'i↗ işlemiş faiz↗ ticari defter↗ fatura↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; takibe esas faturaların davacı tarafın ibraz ettiği işletme defterlerinde kayıtlı olduğu, ödeme yapıldığına dair kayıt bulunmadığı, davalının ibraz edilen 2007 ve 2008 yıllarına ait defterlerinde fatura kayıtlarının bulunduğu, ancak TTK 70/Son maddesi gereğince kapanış tasdikinin bulunmadığı, faturaların peşin ödendiğinin kayıtlı olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin tamamını ibraz etmemesi, davalının defterlerinin de TTK 70/Son maddesi gereğince kapanış tasdikinin yapılmaması sebebiyle TTK 85. maddesi gereğince ticari defterlerin delil sayılamayacağı, ancak davalı tarafından taşıma ilişkisinin kabul edilmesi sebebiyle ödeme savunmasını ispat yükünün davalıda olduğu, davalının ödemeyi yazılı delille ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının 7. İcra Müdürlüğünün 2009/1879 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin asıl alacak üzerinden devamına, işlemiş faiz talebinin reddine, faizin takipten itibaren yürütülmesine, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, yük taşımasından kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsili amacıyla girişilen takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olup, basit usule tabi davada davalı takip tarihi itibariyle takip konusu edilen alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. Bu durumda, mahkemece öncelikle Türk Ticaret Kanunu'nun 767. maddesi hükmü göz önünde bulundurularak davalının zamanaşımı def'ini değerlendirmesi gerekirken, davalının bu savunması hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden ve gerekçede de bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Öte yandan, davalı takip konusu yapılan faturaların kapalı fatura olduğunu ve bedelinin ödendiğini savunduğuna göre, mahkemece takip konusu yapılan tüm fatura asılları dosya içine celbedilip faturaların kapalı fatura olup olmadığı, kapalı ise Türk Ticaret Kanununun 2. maddesi uyarınca kapalı fatura kesilmesinin bedelin ödendiğine karine teşkil edip etmediği ve bu durumda kanıt yükünün hangi tarafta bulunduğu tespit edilip sonucuna göre bir hüküm oluşturulması gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi kabul şekli bakımından doğru olmamış, hükmün bu nedenle de temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/16180 E. , 2012/6324 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/11/2010 tarih ve 2009/333-2010/1628 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin davalı şirkete 2.095,02.TL değerinde taşıma işi yaptığını, borç ödemediğinden davalı hakkında Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2009/1879 sayılı dosyası ile takip yaptıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş ve ayrıca da müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, dava konusu faturaların kapalı fatura olmasının davacının taşıma ücretlerini peşin olarak aldığını gösterdiğini, taşımanın davacının kocası Yaşar Özatak tarafından yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; takibe esas faturaların davacı tarafın ibraz ettiği işletme defterlerinde kayıtlı olduğu, ödeme yapıldığına dair kayıt bulunmadığı, davalının ibraz edilen 2007 ve 2008 yıllarına ait defterlerinde fatura kayıtlarının bulunduğu, ancak TTK 70/Son maddesi gereğince kapanış tasdikinin bulunmadığı, faturaların peşin ödendiğinin kayıtlı olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin tamamını ibraz etmemesi, davalının defterlerinin de TTK 70/Son maddesi gereğince kapanış tasdikinin yapılmaması sebebiyle TTK 85. maddesi gereğince ticari defterlerin delil sayılamayacağı, ancak davalı tarafından taşıma ilişkisinin kabul edilmesi sebebiyle ödeme savunmasını ispat yükünün davalıda olduğu, davalının ödemeyi yazılı delille ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının 7.
İcra Müdürlüğünün 2009/1879 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin asıl alacak üzerinden devamına, işlemiş faiz talebinin reddine, faizin takipten itibaren yürütülmesine, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, yük taşımasından kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsili amacıyla girişilen takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olup, basit usule tabi davada davalı takip tarihi itibariyle takip konusu edilen alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. Bu durumda, mahkemece öncelikle Türk Ticaret Kanunu'nun 767. maddesi hükmü göz önünde bulundurularak davalının zamanaşımı def'ini değerlendirmesi gerekirken, davalının bu savunması hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden ve gerekçede de bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Öte yandan, davalı takip konusu yapılan faturaların kapalı fatura olduğunu ve bedelinin ödendiğini savunduğuna göre, mahkemece takip konusu yapılan tüm fatura asılları dosya içine celbedilip faturaların kapalı fatura olup olmadığı, kapalı ise Türk Ticaret Kanununun 2. maddesi uyarınca kapalı fatura kesilmesinin bedelin ödendiğine karine teşkil edip etmediği ve bu durumda kanıt yükünün hangi tarafta bulunduğu tespit edilip sonucuna göre bir hüküm oluşturulması gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi kabul şekli bakımından doğru olmamış, hükmün bu nedenle de temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057019300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz