6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı mahkeme kararının tenfizi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14624 E. 2012/5173 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kamu düzeni tenfiz temsil

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 438

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, yabancı mahkemenin Alman hukukuna göre davayı yürüttüğü ve sonuçlandırdığı, davaya konu mahkeme kararının Lahey Sözleşmesine uygun olarak değil, postaya verilmek suretiyle tebliğ edildiği, kesinleşmiş bir mahkeme kararından sözedilemeyeceği, karar kesinleşmedikçe tenfizinin de mümkün olmadığı, yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının bir kısım gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yabancı mahkeme kararının tenfiz edilebilmesi için kararın Lahey Sözleşmesi hükümleri uyarınca kesinleşmesinin gerekmesine, somut olayda ise tenfizi talep edilen kararın Lahey Sözleşmesi uyarınca yetkili makamlar aracılığıyla tebliğ edilmeyip, posta yoluyla tebliğ edilmesi nedeniyle kesinleşmediğinden mahkemece sırf bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ayrıca yerinde bulunmayan diğer gerekçelerin de davanın reddine dayanak yapılması doğru değil ise de yukarıda da belirtildiği üzere usulünce kesinleştirilmiş bir karar bulunmadığından yerinde olan bu gerekçeye göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak, davada kendisini vekille temsil ettirmeyen davalı lehine ücreti vekalete hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14624 E. 2012/5173 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14624 E. 2012/5173 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/14624 E.  ,  2012/5173 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.07.2010 tarih ve 2010/157-2010/458 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden para tahsil ettiğini, birçok defa istemesine rağmen geri verilmediğini, davalı şirket aleyhine açılan dava sonucunda Essen Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesinin 3 O 33/88 numaralı dosyasından verilen 10.11.2008 tarihli kararla davalı şirketin 11.913,10 EURO anaparayı faiziyle birlikte ödemesine ve ödemenin 301511 ve 017203 seri nolu hisse senetlerinin iadesi karşılığı yapılmasına hükmedildiğini ileri sürerek, anılan yabancı mahkeme kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.

Davalı, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, yabancı mahkemenin Alman hukukuna göre davayı yürüttüğü ve sonuçlandırdığı, davaya konu mahkeme kararının Lahey Sözleşmesine uygun olarak değil, postaya verilmek suretiyle tebliğ edildiği, kesinleşmiş bir mahkeme kararından sözedilemeyeceği, karar kesinleşmedikçe tenfizinin de mümkün olmadığı, yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının bir kısım gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yabancı mahkeme kararının tenfiz edilebilmesi için kararın Lahey Sözleşmesi hükümleri uyarınca kesinleşmesinin gerekmesine, somut olayda ise tenfizi talep edilen kararın Lahey Sözleşmesi uyarınca yetkili makamlar aracılığıyla tebliğ edilmeyip, posta yoluyla tebliğ edilmesi nedeniyle kesinleşmediğinden mahkemece sırf bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ayrıca yerinde bulunmayan diğer gerekçelerin de davanın reddine dayanak yapılması doğru değil ise de yukarıda da belirtildiği üzere usulünce kesinleştirilmiş bir karar bulunmadığından yerinde olan bu gerekçeye göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak, davada kendisini vekille temsil ettirmeyen davalı lehine ücreti vekalete hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının (Hüküm) bölümünün 3'üncü bendinin hükümden çıkarılmak suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056102700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.