6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka Kurum kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6345 E. 2023/7584 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mazeret direnme kararı istinaf incelemesi harç fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 28.11.2014 tarihinde 2014/97817 başvuru numarası ile "MGNGRUP” ibareli markanın tescili için davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, davalı şirketin 556 sayılı KHK 8 inci md. gerekçe gösterip 183233, 191586, 2008/51133, 2013/08998, 2011/116426, 2008/51135, 2011/116430, 2011/116540, 2011/116545, 2009/23954, 200834307 ve 2009/24202 tescil numaralı “MNG” esas unsurlu markarı ile karıştırma ve ilişkilendirme olasılığı sebebiyle haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu, davalının itirazının reddedildiğini, davalının bu kez YİDK’e müracaatta bulunduğunu, YİDK’in inceleme sonucunda 2016-M-4407 sayılı kararı ile başvuru konusu mal/hizmetlerden 35, 36 ve 39. sınıflarda yer alan tüm hizmetlerin çıkartılarak tescil işlemlerinin devamına karar verdiğini, davalı şirket markaları ile başvuru konusu markaları arasında ayırd edilemeyecek derecede işaret benzerliği ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, telaffuzların birbirinden farklı olduğunu, markalar arasında görsel farklılıklar bulunduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2016-M-4407 sayılı kararının iptaline müvekkili markasının 35, 36 ve 39. sınıflarda tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin markasının tanınmış olduğunu, 1976 yılından beri kullanıldığını, bu nedenle tüm sınıflardaki mal ve hizmetlerde korunmasının gerektiğini, davacının markasının müvekkilinin markasına birebir benzediğini, iki marka arasındaki tek farkın “N” ve “G” harflerinin yerinin değiştirilmesi olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, sektörel bazda aynı bölgede faaliyet gösterdiklerinde tüketici nezdinde karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalinin doğacağını, davacının markasının reddedilen sınıflarda tescili halinde müvekkilinin ticari anlamda zarara uğrayacağını, davacının ise haksız kazanç elde edeceğini, müvekkili şirketin markalarındaki “MNG” ibaresinin şirket kurucusunun adının baş harflerinden oluşturulmuş özgün marka olmasına karşılık davacının anlamsal mazeretinin bulunmaması sebebiyle davacının kötü niyetli olarak müvekkilinin markasından yararlanmaya çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, markalar arasında benzerlik olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2017 tarih ve 2016/284 Esas, 2017/262 Karar sayılı kararıyla; “MGNGRUP” ibareli başvuru ile redde mesnet "MNG" asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, iptali istenen Kurum kararının iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 24.05.2018 tarih, 2017/1698 E. ve 2018/604 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 17.09.2009 tarih, 2018/4108 E. ve 2019/5503 K. sayılı kararıyla davacının marka başvurusu kapsamında 24. sınıfta yer alan “Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev Tekstil ürünleri; perdeler yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebek için kundak örtüleri.” malları yönünden markalar arasında karıştırma ihtimali bulunmadığı kabul edildiği halde, aynı malların 35.06 sınıfta yer alan perakendecilik hizmetleri yönünden tescil olunmasının karıştırılmaya sebep olacağının söylenmesinin çelişkili olduğu, ayrıca sadece 35.06 sınıfta genel mağazacılık ve perakendecilik hizmetlerinde tescilli markaya dayanılarak, davalının bu hizmet kapsamında fiilen satışını yaptığı mallar ile yine bu mallar ile sektörel ilişkisi bulunan mallar dışında kalan mallar yönünden başkalarının marka başvurusu yapmasının da önlenemeyeceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davayı marka başvurusunda bulunan şirketin açtığı ve YİDK iptal talebinde bulunduğu, dava konusunun YİDK kararı ile başvuruya davalının itirazı üzerine başvurudan 35, 36, 39. sınıf hizmetlerin çıkarıldığı, davanın da başvurudan çıkartılan 35, 36, 39. sınıf hizmetler yönünden tescil talebi ile ve YİDK iptal talebi ile başvuru sahibi tarafından açıldığı, davalının itirazı YİDK'da kısmen reddedilmiş ise de, davalının YİDK iptal talebi ile ilgili bir talebinin olmadığı, bu durumda başvuruda 24. sınıfın YİDK kararı ile kaldığı, bu karara yalnızca başvuru sahibinin dava açtığı, bu durumda açılan bu davada 24. sınıfla ilgili bir talebin bulunmadığı ve mahkemece 24. sınıf ürünlerin benzerliği konusunda benzer olduğu veya benzemediği konusunda bir karar verilmediği, davacının da kendi açtığı YİDK iptal davasında YİDK incelemesinde başvuruda bırakılan 24. sınıf yönünden iptal talep etmeyeceğinin açık olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl bozma gerekçesinin 35.06. sınıfla ilgili kısım olduğunu, bozmaya uygun karar verilmesi gerektiğini ve direnme kararının yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; işbu davada 24. sınıfla ilgili bir davacı talebinin bulunmadığı ve mahkemece 24. sınıf ürünlerin benzerliği konusunda benzer olduğu veya benzemediği konusunda bir karar verilmediği, dolayısıyla çelişkili hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4108 E. 2019/5503 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Ispat şartı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7815 E. 2022/2760 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/920 E. 2023/7371 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1010 E. 2023/4486 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/6345 E.  ,  2023/7584 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2019/345 Esas, 2020/88 Karar

HÜKÜM

Direnme

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen marka ile ilgili kurum kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 28.11.2014 tarihinde 2014/97817 başvuru numarası ile "MGNGRUP” ibareli markanın tescili için davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, davalı şirketin 556 sayılı KHK 8 inci md. gerekçe gösterip 183233, 191586, 2008/51133, 2013/08998, 2011/116426, 2008/51135, 2011/116430, 2011/116540, 2011/116545, 2009/23954, 200834307 ve 2009/24202 tescil numaralı “MNG” esas unsurlu markarı ile karıştırma ve ilişkilendirme olasılığı sebebiyle haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu, davalının itirazının reddedildiğini, davalının bu kez YİDK’e müracaatta bulunduğunu, YİDK’in inceleme sonucunda 2016-M-4407 sayılı kararı ile başvuru konusu mal/hizmetlerden 35, 36 ve 39.

sınıflarda yer alan tüm hizmetlerin çıkartılarak tescil işlemlerinin devamına karar verdiğini, davalı şirket markaları ile başvuru konusu markaları arasında ayırd edilemeyecek derecede işaret benzerliği ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, telaffuzların birbirinden farklı olduğunu, markalar arasında görsel farklılıklar bulunduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2016-M-4407 sayılı kararının iptaline müvekkili markasının 35, 36 ve 39. sınıflarda tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin markasının tanınmış olduğunu, 1976 yılından beri kullanıldığını, bu nedenle tüm sınıflardaki mal ve hizmetlerde korunmasının gerektiğini, davacının markasının müvekkilinin markasına birebir benzediğini, iki marka arasındaki tek farkın “N” ve “G” harflerinin yerinin değiştirilmesi olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, sektörel bazda aynı bölgede faaliyet gösterdiklerinde tüketici nezdinde karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalinin doğacağını, davacının markasının reddedilen sınıflarda tescili halinde müvekkilinin ticari anlamda zarara uğrayacağını, davacının ise haksız kazanç elde edeceğini, müvekkili şirketin markalarındaki “MNG” ibaresinin şirket kurucusunun adının baş harflerinden oluşturulmuş özgün marka olmasına karşılık davacının anlamsal mazeretinin bulunmaması sebebiyle davacının kötü niyetli olarak müvekkilinin markasından yararlanmaya çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, markalar arasında benzerlik olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2017 tarih ve 2016/284 Esas, 2017/262 Karar sayılı kararıyla; “MGNGRUP” ibareli başvuru ile redde mesnet "MNG" asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, iptali istenen Kurum kararının iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 24.05.2018 tarih, 2017/1698 E. ve 2018/604 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 17.09.2009 tarih, 2018/4108 E. ve 2019/5503 K. sayılı kararıyla davacının marka başvurusu kapsamında 24. sınıfta yer alan “Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev Tekstil ürünleri; perdeler yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebek için kundak örtüleri.” malları yönünden markalar arasında karıştırma ihtimali bulunmadığı kabul edildiği halde, aynı malların 35.06 sınıfta yer alan perakendecilik hizmetleri yönünden tescil olunmasının karıştırılmaya sebep olacağının söylenmesinin çelişkili olduğu, ayrıca sadece 35.06 sınıfta genel mağazacılık ve perakendecilik hizmetlerinde tescilli markaya dayanılarak, davalının bu hizmet kapsamında fiilen satışını yaptığı mallar ile yine bu mallar ile sektörel ilişkisi bulunan mallar dışında kalan mallar yönünden başkalarının marka başvurusu yapmasının da önlenemeyeceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davayı marka başvurusunda bulunan şirketin açtığı ve YİDK iptal talebinde bulunduğu, dava konusunun YİDK kararı ile başvuruya davalının itirazı üzerine başvurudan 35, 36, 39. sınıf hizmetlerin çıkarıldığı, davanın da başvurudan çıkartılan 35, 36, 39. sınıf hizmetler yönünden tescil talebi ile ve YİDK iptal talebi ile başvuru sahibi tarafından açıldığı, davalının itirazı YİDK'da kısmen reddedilmiş ise de, davalının YİDK iptal talebi ile ilgili bir talebinin olmadığı, bu durumda başvuruda 24. sınıfın YİDK kararı ile kaldığı, bu karara yalnızca başvuru sahibinin dava açtığı, bu durumda açılan bu davada 24. sınıfla ilgili bir talebin bulunmadığı ve mahkemece 24.

sınıf ürünlerin benzerliği konusunda benzer olduğu veya benzemediği konusunda bir karar verilmediği, davacının da kendi açtığı YİDK iptal davasında YİDK incelemesinde başvuruda bırakılan 24. sınıf yönünden iptal talep etmeyeceğinin açık olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl bozma gerekçesinin 35.06. sınıfla ilgili kısım olduğunu, bozmaya uygun karar verilmesi gerektiğini ve direnme kararının yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; işbu davada 24. sınıfla ilgili bir davacı talebinin bulunmadığı ve mahkemece 24. sınıf ürünlerin benzerliği konusunda benzer olduğu veya benzemediği konusunda bir karar verilmediği, dolayısıyla çelişkili hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle ;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1054692200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.