İi̇k 308/b
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3675 E. 2023/7244 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 308/b↗ ticari işletme↗ cy/cy şerhi↗ komisyon↗ bilirkişi incelemesi↗ esastan ret↗ ihtarname↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/137 E., 2021/308 K.
Taraflar arasındaki endüstriyel tasarıma tecavüzün durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Türk Patent ve Marka Kurumunun 2016/00658 tescil no.lu "bebe oturma koltuğu" ürününün tasarım sahibi olduğunu, ürün tasarımlarınınn 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 12 nci maddesi gereğince 5 yıl süre ile korunduğunu, davalı şirket bünyesinde www.n11.com isimli sanal e-ticaret adresinde belirtilen linklerde patenti firmalarına ait olan ürünlerin satıldığını, davalı firmanın bu ürünlere aracılık ettiğini ve bundan komisyon aldığını ileri sürerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 149 uncu maddesine istinaden davalının endüstriyel tasarımı firmalarına ait olan ürünü ticaret alanına çıkarmak suretiyle patent hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına, muhtemel tecavüzün önlenmesine, tecavüze konu ürünlerin satışının yayından kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin Türkiye’nin önde gelen pazar yeri sitelerinden N11.com internet sitesinin sahibi olup 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'a (5651 sayılı Kanun) dayalı olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu nezdinde “Yer Sağlayıcı” sıfatı ile sektörde yer sağlayıcı hizmetini sağlayarak faaliyetlerini devam ettirdiğini, müvekkili şirketin yer sağlayıcılık hizmetlerini sağlayarak müşteriler ile üye iş yerleri arasında aracı gibi alışverişin gerçekleştirilmesini sağladığını, satıcıların platform aracılığıyla ürünlerini halka arz ettiklerini, satıcıların ürünlerini kendilerinin seçtiğini, satış görsellerinin sisteme kendilerinin girdiğini, müvekkili şirketin sahibi olduğu N11.com üzerinden sergilenen mal ve/ veya hizmetle ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin hukuka aykırılık bildirimlerini takiben gerekli incelemeleri yapmakta ihlal içerir yayınları engellediğini, tecavüz iddiasına konu ürünlerin ihlal konusu olup olmadığı hususu bu aşamada tespit edilemediğinden ve müvekkili şirketin tasarım benzerliği incelemesi yapamayacağı sabit olduğundan işbu davanın müvekkili şirkete karşı ikame edilmesi kabul edilebilir olmadığını davacı tarafın üzerine düşen ispat yükümlülüğünü yerine getirmeden huzurdaki davanın ikame edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait tescilli Bebe Oturma Koltuğu tasarımının genel izlenim olarak yüksek oranda benzerlerinin davalıya ait www.n11.com isimli internet sitesinde satışa sunulduğu, internet sitesinde satıcılar tarafından hesap açılarak kendi nam ve hesaplarına satış yapıldığı, satış sayfalarının satıcılar tarafından kontrol edildiği, ürün görselleri ve açıklamalarının satıcılar tarafından belirlendiği/ yüklendiğinin tespit edildiği, davalının www.nl1.com alan adlı online satış sitesinin sahibi olmakla satıcılara mecra sağladığı görülmekle 5651 sayılı Kanun bağlamında “yer sağlayıcı” olduğu, yer sağlayıcı durumunda olan davalının tasarım hakkına tecavüzden sorumlu tutulabilmesi için davalının önceden haberdar edilmesi ve buna rağmen haklı ve yasal bir neden olmaksızın ihlal oluşturan içeriğin davalı tarafça servis hizmeti verilen web sitesinden çıkartılmaması gerektiği, Mahkemelerinin 2018/28 D.İş dosyası kapsamında hazırlanan raporun davalıya tebliğ edildiği,
davalının ise rapora ilişkin beyanında, bilirkişi raporunun tebliğini takiben umaybebek isimli
mağazanın ürünlerini satışa kapattıklarını ve ek raporda görülen ürünün de bildirim üzerine
satışa kapatıldığını ve somut delillerle hukuka aykırılık bildirimi yapılması durumunda ilgili ürünlerin satışını engelleyeceklerini belirtmiş olmakla davalının kendisine ait web sitesinde üçüncü kişilerce gerçekleştirilen tecavüze
konu ürün satışlarını, bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca yargılama dosyasına sundukları delillerin, yerel mahkeme tarafından değerlendirilmediğini ve eksik inceleme sonucu söz konusu hukuka aykırı kararın verildiğini, müvekkilinin, Türk Patent ve Marka Kurumu`nun 2016/00658 tescil no.lu “bebe oturma koltuğu ürününün tasarım sahibi ve patent sahibi olduğunu, müvekkilinin sahibi olduğu ticari işletme ile halihazırda bu ürünü “bebeyatmaz” markası adı altında üretimini ve satışını da devam ettirdiğini, söz konusu ürüne ilişkin tescil koruma süresinin halen devam ettiğini, davacının tesciline sahip olduğu ve üretimini yapmakta olduğu ürünün, tamamen yenilikçi ve farkındalık yaratan bir ürün olduğunu, dava konusu ürünün, davacının ticari işletmesi ve ünvanı ile bütünleştiğini, davacı adına tescilli dava konusu ürünün, davalı şirketin sahibi olduğu “n11” markalı sanal alışveriş sitesi üzerinden başka firmalar tarafından şahsının izni ve onayı bulunmadan taklit ürünlerinin satışının yapıldığının tespit edildiğini, yasal düzenlemeler kapsamında alınan tescille koruması olan ve müvekkilinin izni olmadan üretiminin ve satılmasının yasak olduğu ürünün çeşitli firmalar tarafından davalı firmanın sahibi olduğu internetten satış sitesi üzerinden satışının yapıldığını öğrenmesi üzerine taraflarınca, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/59 D.İş sayılı dosyası kapsamında söz konusu tecavüzün tespiti amacıyla tespit talebinde bulunulduğunu, değişik iş dosyasındaki bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, gerekse de yerel mahkemenin iş bu yargılama dosyası kapsamında yaptırdığı bilirkişi incelemesi sonrasında düzenlenen raporda, davaya konu etmiş oldukları haksız rekabetin oluşmasına sebep olan ve davalı firmanın internet sitesinde satmış olduğu ürünlerin, müvekkilinin TPE 2016/00658 sayılı tescil haklarına sahip olduğu bebe oturma koltuğu koltuğu tasarımının genel izlenim olarak yüksek oranda benzediğinin tespit edildiğini, ancak yerel mahkemenin vermiş olduğu hükme dayanak olarak, "yer sağlayıcı" olarak değerlendirilen davalının, bu ürünlerin tecavüze konu olup olmadığı bildiğinin ya da bilebilecek durumda olduğunun ispat edilemediği gösterildiğini, Yerel mahkemenin eksik ve hatalı değerlendirme yaptığını ve dosya kapsamında bulunan delilleri tümüyle değerlendirmediğini, tecavüze konu olan yayınların halen devam ettiği hususunu da gözardı ettiğini, söz konusu ürünlerin davalı şirketin internet sitesinde satışının halen devam ettiğini, tespit raporunun yanında, dosyada müvekkili tarafından, davalı firmaya, söz konusu tecavüzün olduğu ve bunun sonlandırılması talebini içeren ihtarname ve tebliğ şerhinin de bulunduğunu, davalının tecavüzü bilmediği veya bilebilecek durumda olmadığından söz edebilmenin mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelere, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında vurgulandığı, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un (6563 sayılı Kanun) 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtildiği üzere internet yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşların tazminat sorumluluğu açısından içeriği kontrol ve hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüklerinin bulunmaması, davaya konu somut olayda (tecavüz sayılan fiil açısından) delil olarak gösterilen D.iş dosyasında raporla bildirimi yapılan mağaza ürünlerinin satışa kapatıldığının belirtilmesi ve ilk derece mahkemesinin kanıtları takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2606 E. 2024/5552 K.
Ortak:ihtarname · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… nde bulunulduğunu, değişik iş dosyasındaki bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, gerekse de yerel mahkemenin iş bu yargılama dosyası kapsamında yaptırdığı «bilirkişi incelemesi» sonrasında düzenlenen raporda, davaya konu etmiş oldukları «haksız rekabetin» oluşmasına sebep olan ve davalı firmanın internet sitesinde satmış olduğu ürünlerin, müvekkilinin TPE 2016/00658 sayılı tescil haklarına sahip olduğu bebe oturma koltuğu koltuğu tasarımının genel izlenim olarak yüksek oranda benzediğinin tespit edildiğini, ancak yerel mahkemenin vermiş olduğu hükme dayanak olarak, "yer sağlayıcı" olarak değerlendirilen davalının, bu ürünlerin tecavüze konu olup olmadığı bildiğinin ya da bilebilecek durumda olduğunun ispat edilemediği gösterildiğini, Yerel mahkemenin eksik ve hatalı değerlendirme yaptığını ve dosya kapsamında bulunan delilleri tümüyle değerlendirmediğini, tecavüze konu olan yayınların halen devam ettiği hususunu da gözardı ettiğini, söz konusu ürünlerin davalı şirketin internet sitesinde satışının halen devam ettiğini, tespit raporunun yanında, dosyada müvekkili tarafından, davalı firmaya, söz konusu tecavüzün olduğu ve bunun sonlandırılması talebini içeren «ihtarname» ve tebliğ «şerhinin» de bulunduğunu, davalının tecavüzü bilmediği veya bilebilecek durumda olmadığından söz edebilmenin mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemişti …
Benzer bu kararda… mak isteyen satıcılarla üyelik sözleşmesi akdederek onlara platformda yer vermekte ve açık pazar modeli ile çalışmakta olduğunu, stok tutmadığını, ürün satmadığını, «satış sözleşmelerine» taraf olmadığını, yer sağlayıcı olduğunu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından kendisine ayrıca Yer Sağlayıcı Yetki Belgesi verildiğini, bu içerikten dolayı herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, 5651 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereği haberdar olduğu hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlü olduğunu, bu bakımdan davadan haberdar olunduğunda diğer davalıya elektronik posta ve «ihtarname» gönderildiğini ve fotoğrafların kaldırılmasının sağlandığını, diğer yandan müvekkili şirketin diğer davalı ile «müteselsil sorumlu» olabilmesi için davacının somut bir zararının olması, bu zararın oluşumunda müvekkili şirketin kusurunun bulunmasının ve müteselsil sorumluluk gereği «haksız rekabet» sebebiyle tazminat talep edilebilmesi için «kusura» ilaveten, hukuka aykırılık, zarar ve «uygun illiyet bağı» şartlarının da oluşmasının gerektiğini, ancak dava konusu olayda müvekkili şirketin kusur ile gerçekleştirdiği hukuka aykırı bir fiil ve bu fiil sebebiyle davacını …
Taraflar arasındaki «haksız rekabete» dayalı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… sinde yayınlanan fotoğrafları kopyalayarak, izinsiz ürün satışı ve tanıtımı yaptıklarını, müvekkilinin sitesinden alım yaptığını, gelen faturada diğer davalı ...'ın «fatura» kestiğinin görüldüğünü, davalı tarafın müvekkillerinin rakibi olduğunu, davalıların resim kopyalamalarının «dürüstlük kuralına» aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlardan olduğunu, her iki davalının ilgili ürün satışından elde ettiği karın tespiti ile bu karın «maddi tazminat» olarak müvekkili şirkete verilmesini, müvekkilinin «kişilik haklarının» zedelenmesinden ve «ticari itibarının zedelenmesinden» ötürü manevi tazminat talep ettiklerini, davalılar tarafından satılan ürünlerin görsel olarak birbirlerinin aynı olduğunu, davalılar tarafından satılan ürünlerinin kumaş kalitesinin çok düşük olduğunu, müvekkilinin bu bakımdan da itibar «kaybına» uğradığını ileri sürerek davanın kabulü ile «haksız rekabetin» her iki davalı açısından ayrı ayrı tespitine, ilgili resimlerin davalıya ait n11.com adlı internet sitesinden kaldırılmasına ve diğer davalı ... tarafından da kullanılmasının önlenmesine, «hükmün kesinleşmesine» müteakip mahkeme ilamının ulusal bir gazetede «ilan» edilmesine, davalı n11.com aleyhine şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın tahsiline, davalı ... aleyhine şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın tahsiline, davalı n11.com aleyhine 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, davalı ... aleyhine 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, «yargılama giderleri» ile «vekalet ücretinin» davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile davalı ...'dan olan tazminat talebini 9.026,14 TL'ye artırmışlardır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aracı hizmet sağlayıcı · hakkaniyet indirimi · müşteri portföyü · uygun illiyet bağı · tazmin talebi · ticari itibarın zedelenmesi · hükmün kesinleşmesi · sahtelik
Benzer bu kararda… sinde yayınlanan fotoğrafları kopyalayarak, izinsiz ürün satışı ve tanıtımı yaptıklarını, müvekkilinin sitesinden alım yaptığını, gelen faturada diğer davalı ...'ın «fatura» kestiğinin görüldüğünü, davalı tarafın müvekkillerinin rakibi olduğunu, davalıların resim kopyalamalarının «dürüstlük kuralına» aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlardan olduğunu, her iki davalının ilgili ürün satışından elde ettiği karın tespiti ile bu karın «maddi tazminat» olarak müvekkili şirkete verilmesini, müvekkilinin «kişilik haklarının» zedelenmesinden ve «ticari itibarının zedelenmesinden» ötürü manevi tazminat talep ettiklerini, davalılar tarafından satılan ürünlerin görsel olarak birbirlerinin aynı olduğunu, davalılar tarafından satılan ürünlerinin kumaş kalitesinin çok düşük olduğunu, müvekkilinin bu bakımdan da itibar «kaybına» uğradığını ileri sürerek davanın kabulü ile «haksız rekabetin» her iki davalı açısından ayrı ayrı tespitine, ilgili resimlerin davalıya ait n11.com adlı internet sitesinden kaldırılmasına ve diğer davalı ... tarafından da kullanılmasının önlenmesine, «hükmün kesinleşmesine» müteakip mahkeme ilamının ulusal bir gazetede «ilan» edilmesine, davalı n11.com aleyhine şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın tahsiline, davalı ... aleyhine şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın tahsiline, davalı n11.com aleyhine 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, davalı ... aleyhine 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, «yargılama giderleri» ile «vekalet ücretinin» davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile davalı ...'dan olan tazminat talebini 9.026,14 TL'ye artırmışlardır.
… ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı ...'ın aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği, iş mahsulü mallarının genel itibariyle benzer ve ayniyet taşıdığı, aynı «müşteri portföyüne» yöneldikleri, internet üzerinden satış yaptıkları için coğrafi olarak aynı müşterilere hitap etmelerinin mümkün olduğu, davalı ...’ın davacının ürünlerinin benzerlerini «iltibas» (karıştırılma) yaratacak yöntemlerle ticarete konu ettiği, davaya konu fotoğrafların anonim ve kamuya mal olmuş fotoğraf zannıyla kullanıldığı, davaya konu fotoğraflar kullanılarak 40 adet eşofman satışı yaptığı, bu nedenle davalı ...’ın davacının «tescilsiz tasarımları» ile aynı ticaret ürünlerini karışıklığa meydan veren tasarım kıyafet, broşür, manken, modelleme ve reklam çalışması seçtiği, fotoğraf çekimi, reklamlarını kullanarak iltibasa meydan vermesi fiilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 4 üncü alt bendi kapsamında kaldığı, bu madde uyarınca «haksız rekabet» nedeniyle tazminat sorumluluğu zarar verenin kusurunun bulunması koşuluna bağlanmış olup dava konusu olayda davalı ...’m kusurlu olduğundan davacının haksız rekabet nedeniyle doğan zararının giderilmesi gerektiği, davalı ...'ın «ticari defterleri» üzerinde haksız rekabete konu ürün nedeni ile davacının «mahrum» kaldığı karın hesaplandığı, tespit edilen bu bedelden takdiren %30 «hakkaniyet indirimi» yapılmakla 6.318,20 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği, davalı ...'ın kötü niyetli kullanımının haksız rekabet teşkil ettiği ve davacının «ticari itibarın» sarsılmasına neden olduğu, takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın da davalı ...
… mak isteyen satıcılarla üyelik sözleşmesi akdederek onlara platformda yer vermekte ve açık pazar modeli ile çalışmakta olduğunu, stok tutmadığını, ürün satmadığını, «satış sözleşmelerine» taraf olmadığını, yer sağlayıcı olduğunu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından kendisine ayrıca Yer Sağlayıcı Yetki Belgesi verildiğini, bu içerikten dolayı herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, 5651 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereği haberdar olduğu hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlü olduğunu, bu bakımdan davadan haberdar olunduğunda diğer davalıya elektronik posta ve «ihtarname» gönderildiğini ve fotoğrafların kaldırılmasının sağlandığını, diğer yandan müvekkili şirketin diğer davalı ile «müteselsil sorumlu» olabilmesi için davacının somut bir zararının olması, bu zararın oluşumunda müvekkili şirketin kusurunun bulunmasının ve müteselsil sorumluluk gereği «haksız rekabet» sebebiyle tazminat talep edilebilmesi için «kusura» ilaveten, hukuka aykırılık, zarar ve «uygun illiyet bağı» şartlarının da oluşmasının gerektiğini, ancak dava konusu olayda müvekkili şirketin kusur ile gerçekleştirdiği hukuka aykırı bir fiil ve bu fiil sebebiyle davacını …
Planet’in elektronik ortamda mal ve hizmetlerin sunum pazarlama ve satışın gerçekleşmesinde 6563 sayılı kanun bağlamında «aracı hizmet sağlayıcı» olduğu, içeriğin yaratılmasında aktif rol oynamadığı, içeriği değiştirmediği davacıdan gelen şikâyet üzerine ürünlerin yasaklanmasına ilişkin işlemleri başlattığı, hizmet sağlayıcıların aleyhine dava açılabilmesi için hizmet sağlayıcısının «haksız rekabet» fiilini oluşturan içeriği seçmiş veya haksız rekabeti gerçekleştirecek şekilde içeriği değiştirmiş olması gerektiği, bu durumda davalı n11.com'un olası haksız reka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3675 E. , 2023/7244 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/525 Esas, 2022/665 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2021/137 E., 2021/308 K.
Taraflar arasındaki endüstriyel tasarıma tecavüzün durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Türk Patent ve Marka Kurumunun 2016/00658 tescil no.lu "bebe oturma koltuğu" ürününün tasarım sahibi olduğunu, ürün tasarımlarınınn 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 12 nci maddesi gereğince 5 yıl süre ile korunduğunu, davalı şirket bünyesinde www.n11.com isimli sanal e-ticaret adresinde belirtilen linklerde patenti firmalarına ait olan ürünlerin satıldığını, davalı firmanın bu ürünlere aracılık ettiğini ve bundan komisyon aldığını ileri sürerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 149 uncu maddesine istinaden davalının endüstriyel tasarımı firmalarına ait olan ürünü ticaret alanına çıkarmak suretiyle patent hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına, muhtemel tecavüzün önlenmesine, tecavüze konu ürünlerin satışının yayından kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin Türkiye’nin önde gelen pazar yeri sitelerinden N11.com internet sitesinin sahibi olup 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'a (5651 sayılı Kanun) dayalı olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu nezdinde “Yer Sağlayıcı” sıfatı ile sektörde yer sağlayıcı hizmetini sağlayarak faaliyetlerini devam ettirdiğini, müvekkili şirketin yer sağlayıcılık hizmetlerini sağlayarak müşteriler ile üye iş yerleri arasında aracı gibi alışverişin gerçekleştirilmesini sağladığını, satıcıların platform aracılığıyla ürünlerini halka arz ettiklerini, satıcıların ürünlerini kendilerinin seçtiğini, satış görsellerinin sisteme kendilerinin girdiğini, müvekkili şirketin sahibi olduğu N11.com üzerinden sergilenen mal ve/ veya hizmetle ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin hukuka aykırılık bildirimlerini takiben gerekli incelemeleri yapmakta ihlal içerir yayınları engellediğini, tecavüz iddiasına konu ürünlerin ihlal konusu olup olmadığı hususu bu aşamada tespit edilemediğinden ve müvekkili şirketin tasarım benzerliği incelemesi yapamayacağı sabit olduğundan işbu davanın müvekkili şirkete karşı ikame edilmesi kabul edilebilir olmadığını davacı tarafın üzerine düşen ispat yükümlülüğünü yerine getirmeden huzurdaki davanın ikame edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait tescilli Bebe Oturma Koltuğu tasarımının genel izlenim olarak yüksek oranda benzerlerinin davalıya ait www.n11.com isimli internet sitesinde satışa sunulduğu, internet sitesinde satıcılar tarafından hesap açılarak kendi nam ve hesaplarına satış yapıldığı, satış sayfalarının satıcılar tarafından kontrol edildiği, ürün görselleri ve açıklamalarının satıcılar tarafından belirlendiği/ yüklendiğinin tespit edildiği, davalının www.nl1.com alan adlı online satış sitesinin sahibi olmakla satıcılara mecra sağladığı görülmekle 5651 sayılı Kanun bağlamında “yer sağlayıcı” olduğu, yer sağlayıcı durumunda olan davalının tasarım hakkına tecavüzden sorumlu tutulabilmesi için davalının önceden haberdar edilmesi ve buna rağmen haklı ve yasal bir neden olmaksızın ihlal oluşturan içeriğin davalı tarafça servis hizmeti verilen web sitesinden çıkartılmaması gerektiği, Mahkemelerinin 2018/28 D.İş dosyası kapsamında hazırlanan raporun davalıya tebliğ edildiği,
davalının ise rapora ilişkin beyanında, bilirkişi raporunun tebliğini takiben umaybebek isimli
mağazanın ürünlerini satışa kapattıklarını ve ek raporda görülen ürünün de bildirim üzerine
satışa kapatıldığını ve somut delillerle hukuka aykırılık bildirimi yapılması durumunda ilgili ürünlerin satışını engelleyeceklerini belirtmiş olmakla davalının kendisine ait web sitesinde üçüncü kişilerce gerçekleştirilen tecavüze
konu ürün satışlarını, bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca yargılama dosyasına sundukları delillerin, yerel mahkeme tarafından değerlendirilmediğini ve eksik inceleme sonucu söz konusu hukuka aykırı kararın verildiğini, müvekkilinin, Türk Patent ve Marka Kurumu`nun 2016/00658 tescil no.lu “bebe oturma koltuğu ürününün tasarım sahibi ve patent sahibi olduğunu, müvekkilinin sahibi olduğu ticari işletme ile halihazırda bu ürünü “bebeyatmaz” markası adı altında üretimini ve satışını da devam ettirdiğini, söz konusu ürüne ilişkin tescil koruma süresinin halen devam ettiğini, davacının tesciline sahip olduğu ve üretimini yapmakta olduğu ürünün, tamamen yenilikçi ve farkındalık yaratan bir ürün olduğunu, dava konusu ürünün, davacının ticari işletmesi ve ünvanı ile bütünleştiğini, davacı adına tescilli dava konusu ürünün, davalı şirketin sahibi olduğu “n11” markalı sanal alışveriş sitesi üzerinden başka firmalar tarafından şahsının izni ve onayı bulunmadan taklit ürünlerinin satışının yapıldığının tespit edildiğini, yasal düzenlemeler kapsamında alınan tescille koruması olan ve müvekkilinin izni olmadan üretiminin ve satılmasının yasak olduğu ürünün çeşitli firmalar tarafından davalı firmanın sahibi olduğu internetten satış sitesi üzerinden satışının yapıldığını öğrenmesi üzerine taraflarınca, Kayseri 3.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/59 D.İş sayılı dosyası kapsamında söz konusu tecavüzün tespiti amacıyla tespit talebinde bulunulduğunu, değişik iş dosyasındaki bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, gerekse de yerel mahkemenin iş bu yargılama dosyası kapsamında yaptırdığı bilirkişi incelemesi sonrasında düzenlenen raporda, davaya konu etmiş oldukları haksız rekabetin oluşmasına sebep olan ve davalı firmanın internet sitesinde satmış olduğu ürünlerin, müvekkilinin TPE 2016/00658 sayılı tescil haklarına sahip olduğu bebe oturma koltuğu koltuğu tasarımının genel izlenim olarak yüksek oranda benzediğinin tespit edildiğini, ancak yerel mahkemenin vermiş olduğu hükme dayanak olarak, "yer sağlayıcı" olarak değerlendirilen davalının, bu ürünlerin tecavüze konu olup olmadığı bildiğinin ya da bilebilecek durumda olduğunun ispat edilemediği gösterildiğini, Yerel mahkemenin eksik ve hatalı değerlendirme yaptığını ve dosya kapsamında bulunan delilleri tümüyle değerlendirmediğini, tecavüze konu olan yayınların halen devam ettiği hususunu da gözardı ettiğini, söz konusu ürünlerin davalı şirketin internet sitesinde satışının halen devam ettiğini, tespit raporunun yanında, dosyada müvekkili tarafından, davalı firmaya, söz konusu tecavüzün olduğu ve bunun sonlandırılması talebini içeren ihtarname ve tebliğ şerhinin de bulunduğunu, davalının tecavüzü bilmediği veya bilebilecek durumda olmadığından söz edebilmenin mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelere, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında vurgulandığı, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un (6563 sayılı Kanun) 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtildiği üzere internet yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşların tazminat sorumluluğu açısından içeriği kontrol ve hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüklerinin bulunmaması, davaya konu somut olayda (tecavüz sayılan fiil açısından) delil olarak gösterilen D.iş dosyasında raporla bildirimi yapılan mağaza ürünlerinin satışa kapatıldığının belirtilmesi ve ilk derece mahkemesinin kanıtları takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1054685300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz