Mal mukabili ödemede konişmentosuz teslim ve illiyet bağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/392 E. 2024/3999 K. · · İlk derece: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Deniz taşımasında yükün, konişmento asılları ibraz edilmeksizin alıcıya teslim edilmesi, taşıyanın tahsil edilemeyen satış bedelinden sorumluluğunu tek başına doğurmaz; sorumluluk, satıştaki ödeme şeklinin vesaik mukabili mi yoksa mal mukabili mi olduğuna göre belirlenir. Ödeme mal mukabili ise ihracatçı bedeli almadan malı gönderdiğinden bedeli hiç veya zamanında alamama riskini üstlenmiştir; alıcının konişmento aslını taşıyana sunması ile bedeli ödemesi arasında illiyet bağı bulunmadığından, konişmentosuz teslim salt bu nedenle sözleşmeye aykırılık sayılıp taşıyan tahsil edilemeyen mal bedelinden sorumlu tutulamaz.
Ele alınan sorunlar
Konişmento ibraz edilmeksizin teslimde taşıyanın sorumluluğunun ödeme şekline göre belirlenmesi → ret
İddia: Davacı, satışın mal mukabili değil konişmento mukabili olduğunu, faturada bedelin %30'unun peşin, %70'inin konişmento karşılığı ödeneceğinin yazdığını, konişmentonun düzenlendiği andan itibaren malı temsil eden kıymetli evrak olduğunu, asılları elinde bulunduğuna göre malın zilyetliği ve sahipliğinin kendisine ait olduğunu, taşıyanın konişmentoyu elinde tutandan başkasına malı teslim etmesinin ağır kusur teşkil ettiğini ve konişmentodan doğan gönderilene teslim borcunun yerine getirilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Aldırılan bilirkişi raporunda, emtia bedeli dava dışı şirketten tahsil edilemediğinden taşıyanın malın piyasa değeriyle sorumlu olduğu yolunda kanaat bildirilmişse de, uyuşmazlıkta davacı ihracat işlemini mal mukabili yapmıştır. Mal mukabili ödemede ihracatçı, bedelini almadan malı alıcısına gönderir; bu ödeme şeklinde ihracatçı, malın bedelini zamanında alamamak veya hiç alamamak gibi risklerle karşı karşıyadır. Konişmento ibraz edilmeksizin eşyanın taşıyan tarafından teslim edilmesi hâlinde taşıyana karşı tazminat istemi yöneltilip yöneltilemeyeceği, ödeme şeklinin vesaik mukabili yahut mal mukabili olmasına göre farklı biçimde irdelenir. Taşıyanın konişmento aslını teslim almaksızın emtiayı alıcıya teslim etmesi hâlinde dahi alıcının mal bedelini ödememe imkân ve ihtimalinin mevcudiyeti karşısında, davalının salt bu eylemi nedeniyle sözleşmeye aykırı davrandığının kabulü ile sonuca gidilmesi hatalıdır; zira alıcının konişmento aslını taşıyana sunması ile mal bedelini ödemesi arasında illiyet bağı yoktur. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Konişmentosuz teslimde taşıyanın sorumluluğunun, satıştaki ödeme şekline (mal mukabili / vesaik mukabili) göre ayrıştırılması ve mal mukabili ödemede illiyet bağının bulunmadığının kabulü bakımından emsal değer taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konişmento↗ konişmento ibraz edilmeksizin teslim↗ mal mukabili ödeme↗ vesaik mukabili ödeme↗ taşıyanın gönderilene teslim borcu↗ illiyet bağı↗ itirazın iptali↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4784 E. 2024/776 K.
Ortak:mal mukabili ödeme · konişmento · illiyet bağı
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesi'nin 2010/15103 E., 2012/5643 K. sayılı kararı incelendiğinde de görüleceği üzere, bu kararda «konişmento» «ibraz» edilmeksizin eşyanın «taşıyan» tarafından «teslim» edilmesinde taşıyana karşı tazminat isteminin yöneltilip yöneltilemeyeceğinin ödeme şeklinin vesaik mukabili yahut mal mukabili olmasına göre farklı farklı şekilde irdelendiği, kararda davalı taşıyanın konişmento aslını teslim almaksızın emtiayı alıcıya teslimi halinde dahi alıcının mal bedelini ödememe imkan ve ihtimalinin mevcudiyeti karşısında, davalının salt bu eylemi nedeniyle sözleşmeye aykırı davrandığının kabulü ile sonuca gidilmesinin hatalı görüldüğü, nitekim alıcının konişmento aslını taşıyana sunması ile mal bedelini ödemesi arasında «illiyet bağının» mevcut olmadığının ifade edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin emtianın yük alıcısına «konişmento» asılları olmaksızın «teslimi» dolayısıyla yükün «zayi» hükmünde olduğundan bahisle, emtia bedeli kadar olan zararının tazminini talep ettiği, her ne kadar aldırılan bilirkişi raporunda emtia bedeli dava dışı şirketten tahsil edilemediğinden, davalı «taşıyanın» malın piyasa değeri ile sorumlu olduğu yolunda kanaat bildirilmiş ise de; «görevsiz» mahkemede alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu görüldüğü, dava konusu olayda davacının ihracat işlemini mal mukabili olarak yaptığı, bu ödeme şeklin …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan satışın mal mukabili olmayıp «konşimento» mukabili olduğunu, proforma faturada da %30 peşin, %70 «konişmento» karşılığı yazdığını, ancak mahkemece hiçbir değerlendirme yapılmadığını, mahkemenin dayanak yaptığı Yargıtay kararının yanlış yorumlandığını, konişmento «kıymetli evrak» niteliğini haiz bir senet olup, düzenlendiği andan itibaren malı «temsil» etmekte, konişmento aslı kimde ise malın sahibinin konişmentoyu elinde tutan kişiye ait olduğu anlamına geldiğini, konişmento asılları müvekkilinde olduğuna göre, malın «zilyetliği» ve sahipliği müvekkiline ait olup, davalı «taşıyıcının» konişmentoyu elinde tutandan başkasına malı «teslim» etmesinin hukuken «ağır kusur» teşkil ettiğini, konişmento ile yapılan taşımalarda «taşıyanın» yükümlülüklerinin, yükün taşınmak üzere teslim alındığına dair bir beyan ve «ikrarını» ve yolculuk sonucunda varma limanında senedin yasal «hamiline» teslim «taahhüdünü» kapsadığını, ancak uyuşmazlığa konu olayda davalı şirketin konişmento «ibraz» edilmeden yükü teslim ettiğini, bu nedenle konişmentodan doğan gönderilene teslim borcunu yerine getirmediğini, davalı şirketin kusur ve hatası ile müvekkilinin «mahrum» kaldığı bedelden sorumlu tutulması gerektiğini, dosyada mübrez raporlar arasında fahiş çelişki bulunmakla birlikte bu çelişki giderilmeksizin ve itirazları gözetil …
Benzer bu kararda… le mali müşavir raporunda davaya konu mal bedelinin dava dışı şirketten 31.12.2017 tarihi itibarıyla tahsil edilmemiş olduğunun bildirildiği, davacı tarafça üç asıl «konişmento» nüshasının mahkeme kasasına «ibraz» edildiği, uyuşmazlığa konu olan «taşıma senedinin» dava-dışı alıcı Alokhua Almotaheddon Company adına düzenlendiği, taşıma senedinde non-negoitable = devredilemez «kaydı» yer almadığı, aynı şekilde taşıma senedinin sağ alt köşesinde "One of the Bs/L must be surrendered duly endorsed in exchange for the goods or delivery order = asıl konişmento nüshalarından biri usulüne uygun bir şekilde «ciro» edilmiş bir şekilde eşya yahut «ordino» karşılığında sunulmalıdır" ibaresi yer aldığı, senedin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1228 ... maddesinin üçüncü fıkrası anlamında nama yazılı bir konişmento niteliğinde olduğu kanaatine varıldığı, taraflar arasındaki «satış sözleşmesinde» ödeme şekli olarak «mal mukabili ödeme» kararlaştırıldığı, bu ödeme şeklinde ihracatçının bedelini almadan malı alıcısına gönderdiği, mal mukabili ödemede ihracatçı zamanında malın bedelini alamamak veya …
Hukuk Dairesi'nin 2010/15103 E., 2012/5643 K. ve 9.4.2012 tarihli kararı incelendiğinde de görüleceği üzere bu kararda «konişmento» «ibraz» edilmeksizin eşyanın «taşıyan» tarafından «teslim» edilmesinde taşıyana karşı tazminat isteminin yöneltilip yöneltilemeyeceği ödeme şeklinin vesaik mukabili yahut mal mukabili olmasına göre farklı şekilde irdelendiği, kararda davalı taşıyanın konişmento aslını teslim almaksızın emtiayı alıcıya teslimi halinde dahi alıcının mal bedelini ödememe imkan ve ihtimalinin mevcudiyeti karşısında davalının salt bu eylemi nedeniyle sözleşmeye aykırı davrandığının kabulü ile sonuca gidilmesinin hatalı görüldüğü, nitekim alıcının konişmento aslını taşıyana sunması ile mal bedelini ödemesi arasında «illiyet bağının» mevcut olmadığının ifade edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda nama yazılı «konşimento» olduğunu, müvekkil davacı şirket ile Libya'daki alıcı firma arasındaki ticari ilişkide yazılı «satış sözleşmesi» bulunmadığını, satışların şifahi anlaşma ile yapıldığını, Libya'daki firma ile «mutabakata» varıldığında müvekkili şirketin ürünleri konşimento «ibraz» şartına bağlı olarak gönderdiğini, yani «konişmentonun» «garanti» fonksiyonundan yararlanılarak ticaret yaptığını, taraflar arasında yazılı bir satış sözleşmesi olmadığını, buna rağmen Mahkemenin dosyada olmayan bir bilgi ve delili var gibi kabul ederek sözleşme varmış gibi değerlendirme yapmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, faturada yer ... mal mukabili ibaresi ile taraflar arasında mal mukabili satış kararlaştırıldığı sonucuna varılamayacağını, faturada yer ... mal mukabili ibaresinin mal alıcıya «teslim» edildikten sonra ödeme yapılması anlamına gelmeyeceğini, mal mukabili ibraresinin sadece ödemenin peşin alınmadığını ifade için kullanıldığını, bu durumun "satıcı malı yükler, alıcı yükün «taşıyana» teslim edildiğini veya duruma göre varış limanına ulaştığını teyit alınca satıcıya ödemesini yapar, satıcı ise ödeme yapıldığında elindeki konşimentoyu alıcıya (kargo ile) göndererek onun taşıyandan malı teslim almasını sağlar" şeklinde işlediğini, davalı şirketin, konişmento olmaksızın malları teslim ettiğini, alıcı firmanın ise müvekkili şirkete ödeme yapmadığını, somut olayda taşıma nama yazılı konişmento ile yapılmış olup, davacı müvekkilinin, yükün, konişmente olmaksızın alıcısına teslim edilmesi yönünde bir izni ya da «muvafakati» olmadığını, yükün alıcısına konişmentosuz ve böylece «navlun sözleşmesinden» ... akdi sorumluluk açıkça ihlal edilerek teslim edildiğini, davalının hukuka aykırı eylemi ve zararın sübut bulduğunu, zarar ile davalı taşıyanın hukuka aykırı eylemi arasındaki «illiyet bağının» bulunduğunu, mahkemece ... ve ek «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, dosyaya ibraz edilen uzman mütalaasının mahkemece hiç bir şekilde tartışılmadığını belirterek İlk Der …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ordino · taşıma senedi · navlun sözleşmesi · bilirkişi raporları arasında çelişki · taşıyanın sorumluluğu · taşıtan · konşimento · mutabakat
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda nama yazılı «konşimento» olduğunu, müvekkil davacı şirket ile Libya'daki alıcı firma arasındaki ticari ilişkide yazılı «satış sözleşmesi» bulunmadığını, satışların şifahi anlaşma ile yapıldığını, Libya'daki firma ile «mutabakata» varıldığında müvekkili şirketin ürünleri konşimento «ibraz» şartına bağlı olarak gönderdiğini, yani «konişmentonun» «garanti» fonksiyonundan yararlanılarak ticaret yaptığını, taraflar arasında yazılı bir satış sözleşmesi olmadığını, buna rağmen Mahkemenin dosyada olmayan bir bilgi ve delili var gibi kabul ederek sözleşme varmış gibi değerlendirme yapmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, faturada yer ... mal mukabili ibaresi ile taraflar arasında mal mukabili satış kararlaştırıldığı sonucuna varılamayacağını, faturada yer ... mal mukabili ibaresinin mal alıcıya «teslim» edildikten sonra ödeme yapılması anlamına gelmeyeceğini, mal mukabili ibraresinin sadece ödemenin peşin alınmadığını ifade için kullanıldığını, bu durumun "satıcı malı yükler, alıcı yükün «taşıyana» teslim edildiğini veya duruma göre varış limanına ulaştığını teyit alınca satıcıya ödemesini yapar, satıcı ise ödeme yapıldığında elindeki konşimentoyu alıcıya (kargo ile) göndererek onun taşıyandan malı teslim almasını sağlar" şeklinde işlediğini, davalı şirketin, konişmento olmaksızın malları teslim ettiğini, alıcı firmanın ise müvekkili şirkete ödeme yapmadığını, somut olayda taşıma nama yazılı konişmento ile yapılmış olup, davacı müvekkilinin, yükün, konişmente olmaksızın alıcısına teslim edilmesi yönünde bir izni ya da «muvafakati» olmadığını, yükün alıcısına konişmentosuz ve böylece «navlun sözleşmesinden» ... akdi sorumluluk açıkça ihlal edilerek teslim edildiğini, davalının hukuka aykırı eylemi ve zararın sübut bulduğunu, zarar ile davalı taşıyanın hukuka aykırı eylemi arasındaki «illiyet bağının» bulunduğunu, mahkemece ... ve ek «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, dosyaya ibraz edilen uzman mütalaasının mahkemece hiç bir şekilde tartışılmadığını belirterek İlk Der …
… le mali müşavir raporunda davaya konu mal bedelinin dava dışı şirketten 31.12.2017 tarihi itibarıyla tahsil edilmemiş olduğunun bildirildiği, davacı tarafça üç asıl «konişmento» nüshasının mahkeme kasasına «ibraz» edildiği, uyuşmazlığa konu olan «taşıma senedinin» dava-dışı alıcı Alokhua Almotaheddon Company adına düzenlendiği, taşıma senedinde non-negoitable = devredilemez «kaydı» yer almadığı, aynı şekilde taşıma senedinin sağ alt köşesinde "One of the Bs/L must be surrendered duly endorsed in exchange for the goods or delivery order = asıl konişmento nüshalarından biri usulüne uygun bir şekilde «ciro» edilmiş bir şekilde eşya yahut «ordino» karşılığında sunulmalıdır" ibaresi yer aldığı, senedin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1228 ... maddesinin üçüncü fıkrası anlamında nama yazılı bir konişmento niteliğinde olduğu kanaatine varıldığı, taraflar arasındaki «satış sözleşmesinde» ödeme şekli olarak «mal mukabili ödeme» kararlaştırıldığı, bu ödeme şeklinde ihracatçının bedelini almadan malı alıcısına gönderdiği, mal mukabili ödemede ihracatçı zamanında malın bedelini alamamak veya …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşımaya ilişkin «konişmentoda» "asıl konişmento nüshalarından biri usulüne uygun bir şekilde eşya yahut «ordino» karşılığında sunulmalıdır" «şerhi» bulunduğu, bu şerhe ve anılan kanuni düzenlemelere rağmen taşınan eşyanın konişmento sunulmadan alıcısına «teslim» edildiği, bu durumun ... başına alıcının satım bedelini ödememesi nedeniyle oluşan zarardan «taşıyanın sorumlu» olması için yeterli olmadığı, mal mukabili satımda satılan malın teslim yerine ulaşması ve malın alıcısına teslim edilmesinden sonra satım bedelinin ödendiği, davacı tarafından resmi makamlardaki işlemlerde de satışın mal mukabili olduğunun bildirildiği, davacı tarafından da davalı «taşıyıcının» ancak satılan emtia bedelinin tahsilinin sağlanmasını müteakip gönderilene malı teslim edilmesi gerektiği ya da konişmentonun başka bir alıcıya «ciro» ve teslim edildiğinin iddia ve ispat edilmediği, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde gör …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «konşimento» «ibraz» edilmeden alıcısına «teslim» edilen eşya nedeniyle «taşıtanın» uğradığı zararın tazmini istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3594 E. 2015/5416 K.
Ortak:konişmento
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin emtianın yük alıcısına «konişmento» asılları olmaksızın «teslimi» dolayısıyla yükün «zayi» hükmünde olduğundan bahisle, emtia bedeli kadar olan zararının tazminini talep ettiği, her ne kadar aldırılan bilirkişi raporunda emtia bedeli dava dışı şirketten tahsil edilemediğinden, davalı «taşıyanın» malın piyasa değeri ile sorumlu olduğu yolunda kanaat bildirilmiş ise de; «görevsiz» mahkemede alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu görüldüğü, dava konusu olayda davacının ihracat işlemini mal mukabili olarak yaptığı, bu ödeme şeklin …
Hukuk Dairesi'nin 2010/15103 E., 2012/5643 K. sayılı kararı incelendiğinde de görüleceği üzere, bu kararda «konişmento» «ibraz» edilmeksizin eşyanın «taşıyan» tarafından «teslim» edilmesinde taşıyana karşı tazminat isteminin yöneltilip yöneltilemeyeceğinin ödeme şeklinin vesaik mukabili yahut mal mukabili olmasına göre farklı farklı şekilde irdelendiği, kararda davalı taşıyanın konişmento aslını teslim almaksızın emtiayı alıcıya teslimi halinde dahi alıcının mal bedelini ödememe imkan ve ihtimalinin mevcudiyeti karşısında, davalının salt bu eylemi nedeniyle sözleşmeye aykırı davrandığının kabulü ile sonuca gidilmesinin hatalı görüldüğü, nitekim alıcının konişmento aslını taşıyana sunması ile mal bedelini ödemesi arasında «illiyet bağının» mevcut olmadığının ifade edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan satışın mal mukabili olmayıp «konşimento» mukabili olduğunu, proforma faturada da %30 peşin, %70 «konişmento» karşılığı yazdığını, ancak mahkemece hiçbir değerlendirme yapılmadığını, mahkemenin dayanak yaptığı Yargıtay kararının yanlış yorumlandığını, konişmento «kıymetli evrak» niteliğini haiz bir senet olup, düzenlendiği andan itibaren malı «temsil» etmekte, konişmento aslı kimde ise malın sahibinin konişmentoyu elinde tutan kişiye ait olduğu anlamına geldiğini, konişmento asılları müvekkilinde olduğuna göre, malın «zilyetliği» ve sahipliği müvekkiline ait olup, davalı «taşıyıcının» konişmentoyu elinde tutandan başkasına malı «teslim» etmesinin hukuken «ağır kusur» teşkil ettiğini, konişmento ile yapılan taşımalarda «taşıyanın» yükümlülüklerinin, yükün taşınmak üzere teslim alındığına dair bir beyan ve «ikrarını» ve yolculuk sonucunda varma limanında senedin yasal «hamiline» teslim «taahhüdünü» kapsadığını, ancak uyuşmazlığa konu olayda davalı şirketin konişmento «ibraz» edilmeden yükü teslim ettiğini, bu nedenle konişmentodan doğan gönderilene teslim borcunu yerine getirmediğini, davalı şirketin kusur ve hatası ile müvekkilinin «mahrum» kaldığı bedelden sorumlu tutulması gerektiğini, dosyada mübrez raporlar arasında fahiş çelişki bulunmakla birlikte bu çelişki giderilmeksizin ve itirazları gözetil …
Benzer bu kararda… esaik mukabili ödeme usûlünü seçerek aracı bankayı tayin ettiği, ihracat evraklarını gereğince hazırlamış olduğu, ancak davacının davalı taşıma şirketine gönderdiği «konişmento» talimatlarını başlangıçta tayin ettiği vesaik mukabili ödeme usûlüne uygun içerikte hazırlamadığı, davacının tazminat talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın …
Mahkemece, davacının davalı taşıma şirketine gönderdiği «konişmento» talimatlarını başlangıçta tayin ettiği vesaik mukabili ödeme usûlüne uygun içerikte hazırlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İncelenen «konişmento» talimatlarında alıcı firmanın unvanı, adresi, iletişim bilgileri, kap sayısı ve ölçüleri, brüt ağırlık, net ağırlık, malın cinsi, «teslim şeklinin» FOB olduğu, satış şeklinin vesaik mukabili olduğu, gümrük bilgilerinin (...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teslim şekli · müterafik kusur · taşıyıcı · kusur · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece taşıma konusunda uzman başka bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davalı taşımacının «konişmento» talimatlarına uygun davranıp davranmadığı, davalının sorumluluğu halinde davacının «müterafik kusuru» bulunup bulunmadığının belirlenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava,davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İncelenen «konişmento» talimatlarında alıcı firmanın unvanı, adresi, iletişim bilgileri, kap sayısı ve ölçüleri, brüt ağırlık, net ağırlık, malın cinsi, «teslim şeklinin» FOB olduğu, satış şeklinin vesaik mukabili olduğu, gümrük bilgilerinin (...
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda «konişmento» talimatlarında alıcı kısmına tahsil bankasının adının yazılması gerekirken ithalatçı firmanın yazılması nedeniyle davalı «taşıyıcının» kusursuz olduğu belirtilmişse de; konişmento talimatlarında satış şeklinin vesaik mukabili olduğu açıkça yazılı olması nedeniyle taşımacının bu talimatlara uyması ve şüpheli görünen hususlarda da davacıdan talimat alması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3626 E. 2010/9671 K.
Ortak:konişmento
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin emtianın yük alıcısına «konişmento» asılları olmaksızın «teslimi» dolayısıyla yükün «zayi» hükmünde olduğundan bahisle, emtia bedeli kadar olan zararının tazminini talep ettiği, her ne kadar aldırılan bilirkişi raporunda emtia bedeli dava dışı şirketten tahsil edilemediğinden, davalı «taşıyanın» malın piyasa değeri ile sorumlu olduğu yolunda kanaat bildirilmiş ise de; «görevsiz» mahkemede alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu görüldüğü, dava konusu olayda davacının ihracat işlemini mal mukabili olarak yaptığı, bu ödeme şeklin …
Hukuk Dairesi'nin 2010/15103 E., 2012/5643 K. sayılı kararı incelendiğinde de görüleceği üzere, bu kararda «konişmento» «ibraz» edilmeksizin eşyanın «taşıyan» tarafından «teslim» edilmesinde taşıyana karşı tazminat isteminin yöneltilip yöneltilemeyeceğinin ödeme şeklinin vesaik mukabili yahut mal mukabili olmasına göre farklı farklı şekilde irdelendiği, kararda davalı taşıyanın konişmento aslını teslim almaksızın emtiayı alıcıya teslimi halinde dahi alıcının mal bedelini ödememe imkan ve ihtimalinin mevcudiyeti karşısında, davalının salt bu eylemi nedeniyle sözleşmeye aykırı davrandığının kabulü ile sonuca gidilmesinin hatalı görüldüğü, nitekim alıcının konişmento aslını taşıyana sunması ile mal bedelini ödemesi arasında «illiyet bağının» mevcut olmadığının ifade edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan satışın mal mukabili olmayıp «konşimento» mukabili olduğunu, proforma faturada da %30 peşin, %70 «konişmento» karşılığı yazdığını, ancak mahkemece hiçbir değerlendirme yapılmadığını, mahkemenin dayanak yaptığı Yargıtay kararının yanlış yorumlandığını, konişmento «kıymetli evrak» niteliğini haiz bir senet olup, düzenlendiği andan itibaren malı «temsil» etmekte, konişmento aslı kimde ise malın sahibinin konişmentoyu elinde tutan kişiye ait olduğu anlamına geldiğini, konişmento asılları müvekkilinde olduğuna göre, malın «zilyetliği» ve sahipliği müvekkiline ait olup, davalı «taşıyıcının» konişmentoyu elinde tutandan başkasına malı «teslim» etmesinin hukuken «ağır kusur» teşkil ettiğini, konişmento ile yapılan taşımalarda «taşıyanın» yükümlülüklerinin, yükün taşınmak üzere teslim alındığına dair bir beyan ve «ikrarını» ve yolculuk sonucunda varma limanında senedin yasal «hamiline» teslim «taahhüdünü» kapsadığını, ancak uyuşmazlığa konu olayda davalı şirketin konişmento «ibraz» edilmeden yükü teslim ettiğini, bu nedenle konişmentodan doğan gönderilene teslim borcunu yerine getirmediğini, davalı şirketin kusur ve hatası ile müvekkilinin «mahrum» kaldığı bedelden sorumlu tutulması gerektiğini, dosyada mübrez raporlar arasında fahiş çelişki bulunmakla birlikte bu çelişki giderilmeksizin ve itirazları gözetil …
Benzer bu kararda… ulüne ilişkin verilen kararı, temyizi üzerine, Dairemizce, taşımanın gerçekleştirildiğini ve ücrete hak kazanıldığını kanıtlama yükünün davacıya ait olduğu, sunulan «konişmentoların» dava konusu taşımanın gerçekleştirildiğini kanıtlamak için yeterli olmadığı, taşımaya ilişkin olduğu iddia edilen faturaların davalıya tebliğinin ispatlanamadığı, bunların davacı «defterlerinde» kayıtlı olmasının da, davacı lehine tek başına yeterli bir kanıt olamayacağı, davalı defterlerinin incelenerek dava konusu taşımanın gerçekleştirildiğine dair bir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:e-defter
Benzer bu kararda… ulüne ilişkin verilen kararı, temyizi üzerine, Dairemizce, taşımanın gerçekleştirildiğini ve ücrete hak kazanıldığını kanıtlama yükünün davacıya ait olduğu, sunulan «konişmentoların» dava konusu taşımanın gerçekleştirildiğini kanıtlamak için yeterli olmadığı, taşımaya ilişkin olduğu iddia edilen faturaların davalıya tebliğinin ispatlanamadığı, bunların davacı «defterlerinde» kayıtlı olmasının da, davacı lehine tek başına yeterli bir kanıt olamayacağı, davalı defterlerinin incelenerek dava konusu taşımanın gerçekleştirildiğine dair bir …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/392 E. , 2024/3999 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/16 Esas, 2022/1206 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/137 E., 2019/274 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili firmanın yurt dışında mukim ...firmasına 31.03.2016 tarihli faturaya konu bir kısım emtianın satışını yaptığını, müvekkili ile karşı tarafın anlaşması gereği taşıma işlemi müşteriye ait olacağından, müşteri tarafından müvekkili firmaya yönlendirildiğini ve 03.04.2016 tarihli konşimento ile davalı şirketin yükü teslim alarak tanzim ettiği 3 adet konşimento aslını da müvekkiline teslim ettiğini, davalı taşıyanın ancak konşimento ibrazında malı teslim ile yükümlü olduğunu, ancak davalının konşimento asılları olmaksızın malları alıcıya teslim ettiğini, bu nedenle ağır kusurlu olduğunu, bu güne kadar mal bedelinin alıcı firma tarafından ödenmediğini, davalının kusurlu davranışıyla müvekkilinin zararına neden olduğunu, bunun üzerine davalı aleyhine takibe geçildiğini, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili karşı cevap dilekçesinde; davacı tarafından düzenlenmiş olan 31.03.2016 tarihli fatura incelendiğinde, ödeme detayları (payment details- terms of payment) bölümünde dava konusu fatura bedelinin %30'unun ön ödemeli, %70'inin konşimento kopyasının ibrazında ödeneceğinin açıkça belirtildiğini, davacı iddialarının aksine fatura üzerinde yazılı olduğu üzere Brezilya kökenli ithalatçı firmanın emtiayı teslim almasının konşimento orjinalinin değil, kopyasının ibrazıyla mümkün olacağını, davacının dava konusu olan fatura bedelinin %30 miktarı olan bedeli ön ödeme-avans olarak peşin aldığını, buna rağmen müvekkilinden fatura bedelinin tamamının talep edilmesinin haksız olduğunu, davacının, dava konusu bedele dayalı ihracat işlemini ”mal mukabili” olarak yaptığını, bu teslim şeklinde mal bedelinin malın tesliminden sonra ödenmesi nedeniyle, alıcının mal bedelini ödememesinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, Brezilya gümrük mevzuatı uyarınca alıcının, davacı tarafından adına düzenlenmiş ve davacı delilleri arasında olan fatura veya muadili bir belge ile ithal ettiği emtiayı teslim alma olanağına ve hakkına sahip olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin emtianın yük alıcısına konişmento asılları olmaksızın teslimi dolayısıyla yükün zayi hükmünde olduğundan bahisle, emtia bedeli kadar olan zararının tazminini talep ettiği, her ne kadar aldırılan bilirkişi raporunda emtia bedeli dava dışı şirketten tahsil edilemediğinden, davalı taşıyanın malın piyasa değeri ile sorumlu olduğu yolunda kanaat bildirilmiş ise de; görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu görüldüğü, dava konusu olayda davacının ihracat işlemini mal mukabili olarak yaptığı, bu ödeme şeklinde ihracatçının, bedelini almadan malı alıcısına gönderdiği, mal mukabili ödemede ihracatçının zamanında malın bedelini alamamak veya hiç alamamak gibi risklerle karşı karşıya olduğu, Yargıtay 11.
Hukuk Dairesi'nin 2010/15103 E., 2012/5643 K. sayılı kararı incelendiğinde de görüleceği üzere, bu kararda konişmento ibraz edilmeksizin eşyanın taşıyan tarafından teslim edilmesinde taşıyana karşı tazminat isteminin yöneltilip yöneltilemeyeceğinin ödeme şeklinin vesaik mukabili yahut mal mukabili olmasına göre farklı farklı şekilde irdelendiği, kararda davalı taşıyanın konişmento aslını teslim almaksızın emtiayı alıcıya teslimi halinde dahi alıcının mal bedelini ödememe imkan ve ihtimalinin mevcudiyeti karşısında, davalının salt bu eylemi nedeniyle sözleşmeye aykırı davrandığının kabulü ile sonuca gidilmesinin hatalı görüldüğü, nitekim alıcının konişmento aslını taşıyana sunması ile mal bedelini ödemesi arasında illiyet bağının mevcut olmadığının ifade edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan satışın mal mukabili olmayıp konşimento mukabili olduğunu, proforma faturada da %30 peşin, %70 konişmento karşılığı yazdığını, ancak mahkemece hiçbir değerlendirme yapılmadığını, mahkemenin dayanak yaptığı Yargıtay kararının yanlış yorumlandığını, konişmento kıymetli evrak niteliğini haiz bir senet olup, düzenlendiği andan itibaren malı temsil etmekte, konişmento aslı kimde ise malın sahibinin konişmentoyu elinde tutan kişiye ait olduğu anlamına geldiğini, konişmento asılları müvekkilinde olduğuna göre, malın zilyetliği ve sahipliği müvekkiline ait olup, davalı taşıyıcının konişmentoyu elinde tutandan başkasına malı teslim etmesinin hukuken ağır kusur teşkil ettiğini, konişmento ile yapılan taşımalarda taşıyanın yükümlülüklerinin, yükün taşınmak üzere teslim alındığına dair bir beyan ve ikrarını ve yolculuk sonucunda varma limanında senedin yasal hamiline teslim taahhüdünü kapsadığını, ancak uyuşmazlığa konu olayda davalı şirketin konişmento ibraz edilmeden yükü teslim ettiğini, bu nedenle konişmentodan doğan gönderilene teslim borcunu yerine getirmediğini, davalı şirketin kusur ve hatası ile müvekkilinin mahrum kaldığı bedelden sorumlu tutulması gerektiğini, dosyada mübrez raporlar arasında fahiş çelişki bulunmakla birlikte bu çelişki giderilmeksizin ve itirazları gözetilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin mal bedelini alıcıdan tahsil etme olanağının bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mal mukabili teslim şekline konu emtianın, alıcısına davalı taşıyıcı tarafından konşimento ibraz edilmeksizin teslimi nedeniyle, alıcıdan tahsil edilemeyen mal bedelinin davalıdan tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1054348300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz