6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Likit alacağa haksız itirazda icra inkar tazminatı reddedilemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/502 E. 2022/423 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasında, fatura bedeline ilişkin alacağın miktarı bilirkişi incelemesiyle belirlenebiliyor ve borçlunun bütün unsurları bilinebiliyorsa alacak likit sayılır; likit alacağa yönelik haksız itiraz halinde, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi hatalıdır, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Bilirkişi raporuyla belirlenen alacak miktarı dışındaki fazla istemin reddi → ret

İddia: Davacı vekili, müvekkilinin alacağının ticari kayıtlar ve faturalarla sabit olan tutarın tamamı olduğunu, davanın 558,96-TL yönünden reddinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Usulüne uygun tutulan davacı ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda 20.604,68-TL tutarındaki alacağın varlığı kanıtlanmış olup, davanın bu miktar kadar kabulüne karar verilmiştir. Bu nedenle fazla istemin reddine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Likit alacağa haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddi → kabul

İddia: Davacı vekili, alacağın faturaya dayandığından likit bir alacak olduğunu, bu nedenle lehine en az %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekir. Bu kapsamda takip ve dava konusu alacağın likit olduğu açıktır. Bu nedenle likit alacağa haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Fatura bedeline ilişkin alacağın miktarının bilirkişi incelemesiyle tespit edilebilir olması halinde alacağın likit sayılacağı ve bu durumda haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği yönündeki değerlendirme bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali icra inkar tazminatı likit alacak ticari defter Ba-Bs formu bilirkişi incelemesi

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/502

KARAR NO 2022/423

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 23/11/2021

NUMARASI 2021/55 Esas - 2021/941 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/03/2022

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile aralarındaki ticari ilişki sebebiyle davalıya mal verdiğini ve bu ticari ilişki sebebiyle faturalar tanzim edildiğini, söz konusu faturaların davalıya tebliğ edildiğini ve ticari defterlere işlendiğini, davalının söz konusu fatura bedellerini müvekkiline ödemediğini, bu sebeple davalıya karşı müvekkilinin alacağına istinaden İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının itiraz ettiğini, itirazının haksız olduğunu,davalının itirazının iptalini ve davalının %20’den aşağı kalmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; dayanak faturaların müvekkili tarafından teslim alınmadığını,faturalar sunulduğunda faturalarda davalı müvekkilinin kaşesinin, imzasının bulunmadığını, davacı tarafın düzenlediği faturaları, BA-BS formlarını sunmak, malların davalıya teslim edildiğini ispatlamak durumunda olduğunu, zira malların davalıya teslim edilmemiş olması halinde davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılması davalıdan beklenilemeyeceğini, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı tarafın yerinde inceleme gününde, uyuşmazlık konusu döneme ait ticari defterlerini sunmadığını, davalının faturalara itirazının söz konusu olmadığını, Ba-Bs formlarına göre faturaların defter kayıtlarına intikal ettirildiği anlaşıldığından; usulüne uygun tutulan davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile 20.604,68-TL tutarındaki alacağın varlığı kanıtlandığını, davalının itirazının kısmen haksız olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkili davalı taraftan 21.163,64-TL alacaklı olduğunu, bu durumun, ticari kayıtlar ve faturalar ile sabit olduğunu, davanın 558,96-TL yönünden reddinin doğru olmadığını, müvekkilinin alacağı faturaya dayandığını, fatura alacağı likit bir alacak olduğunu, bu sebeplerle müvekkili lehine kabul olunan miktar üzerinden en az %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı taraf, davalıya ürün sattığını, faturaların tahsili için başlattılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu beyan ederek takibe yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava etmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesi düzenlenen raporda Ba-Bs formlarına göre faturaların davalı tarafından gelir idaresi başkanlığına bildirim yapıldığı, usulüne uygun tutulan davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile 20.604,68-TL tutarındaki alacağın varlığı kanıtlanmıştır.Davacı vekili red edilen kısım bakımından verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de ,davacının ticari defterlerinde tesbit edilen alacak kadar davanın kabulüne karar verilmiş olmakla fazla istemin reddine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

İİK’nın 67. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasında borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Bu kapsamda takip ve dava konusu alacağın likit olduğu açıktır. Açıklanan nedenlerle; likit alacağa haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken ,alacağın likit olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Ancak yapılan hata/eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ,hükmün kaldırılmasına ,kesinleşen kısımların tekrarı ile yeniden hüküm verilerek davalının itirazının kısmen iptali ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/55 Esas - 2021/941 Karar sayılı 23/11/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne , İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin 20.604,68-TL üzerinden devamına, fazla istemin reddine ,asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, %20 oranında hesaplanan 4.120,93-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 1.407,51-TL karar harcından 255,61-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.151,90‬-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından ödenen toplam 314,91-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 800-TL bilirkişi ücreti, 63-TL teb-müz masrafı olmak üzere toplam 863-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 840-TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan giderin üzerinde bırakılmasına.

Suçüstü ödeneğinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücreti'nin 6325 sayılı HUAK 18/A-13 maddesine göre davanın kabulü oranına göre hesaplanan 1.285,14 TL'nin davalıdan, 34,86 TL'nin davacıdan tahsili ile haineye gelir kaydına , Davacı vekili için takdir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalı vekili için takdir olunan davanın reddolunan kısmı üzerinden hesaplanan 558,96-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine , Davacı tarafça yatırılan 80,70- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Davacı tarafından yapılan 43- TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 42-TL sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalanın üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.

17/03/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/105411 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.