Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6112 E. 2024/2508 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bedel indirimi↗ gizli ayıp↗ ödeme planı↗ tavzih↗ ayıp↗ delil tespiti↗ 3095 sayılı kanun↗ satış sözleşmesi↗ sözleşmenin feshi↗ bedelsizlik↗ mevduat hesabı↗ hakkaniyet↗ uyuşmazlık konusu↗ temerrüt faizi↗ esastan ret↗ iflas↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/644 E., 2019/783 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kalıp firması sahibi olduğunu, davalı ile 15.10.2016 tarihinde sözleşme imzalanarak CNC takım tezgahının 65.000,00 USD bedelle satın alınmasının kararlaştırıldığını, davacının bugüne kadar 49.000,00 USD’nı ödediğini, 16.000,00 USD için 5 adet senet verildiğini, tezgahın 28.10.2016 tarihinde kurulumunun yapıldığını, aynı tarihli servis formunda yağ pompasında sorun olduğunun, yenisi ile değiştirileceğinin belirtildiğini, sonradan servis tarafından yapılan kontrollerde arızanın giderilemediğini ileri sürerek davalıya ödenen 49.000,00 USD’nın dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile tahsilini, 30.05.2017 vadeli 3.500,00 USD 30.06.2017 vadeli 3.500,00 USD 30.07.2017 vadeli 3.500,00 USD, 30.08.2017 vadeli 3.500,00 USD, 30.09.2017 vadeli 3.500,00 USD vadeli senetler yönünden borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tezgahın eksiksiz ve çalışır durumda davacıya teslim edildiğini, makine kurulduktan sonra gerekli servis hizmetinin verildiğini, halen makinenin tam ve çalışır durumda olduğunu, davacının makineye ilişkin ödeme planına uymadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 15.10.2016 tarihinde CNC tezgahı alımı konusunda sözleşme düzenlendiği, tezgâhın bedelinin 65.000,00 USD olduğunu, 49.000,00 USD ile 16.000,00 USD için senetlerin düzenlendiği, makinede yağ ve su kaçağı olduğu, talaş konveyörünün yetersiz ve talaş birikmelerinin bulunduğu, arızaların giderilemediği, arızaların gizli ayıp niteliğinde bulunduğu, tezgahtan beklenen faydanın elde edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, satış sözleşmesinin feshine, toplam 16.000,00 USD bedelli senetlerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, CNC tezgahının davacıdan alınarak davalıya teslimine, 49.000,00 USD bedelin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili, mahkemenin hüküm kısmında 49.000,00 USD’nin hangi tarihteki kur üzerinden tahsiline karar verilmiş olduğunun belirtilmediğini, hükmün infazında tereddüt olacağını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, 49.000,00 USD’nin dava tarihindeki kur üzerinden tahsil edilmesi şeklinde hükmün düzeltilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, 25.07.2019 tarihli ek kararla, davacının USD'nin aynen iadesini istediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 99 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre, davacının seçimlik hakkı bulunduğu, 6100 sayılı Kanun 305. maddesine göre, hüküm fıkrasında taraflara tanınan hakların tavzih yoluyla sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği, değiştirilemeyeceği gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yağ kaçağı, su kaçağı ve talaş konveyörün birikmesinin kullanıcı hatasından kaynaklandığını, semen tenzili ile ayıplı CNC tezgahının kullanılabileceğini, %10 semen tenzilinin 17.148,45 TL olarak belirlendiğini, delil tespiti raporunda tezgahın hatasız çalıştığının belirlendiğini, raporlarda belirtilen ayıpların %10’luk kısmı kapsadığını, mahkemece ancak bedelde indirime gidilebileceğini, davacının makineyi iki yıldır elinde bulundurduğunu, elde ettiği ve elde etmeyi ihmal ettiği semerelerin hesaplanması gerektiğini, mahkemenin hüküm kısmında 49.000,00 USD’nin hangi tarihteki kur üzerinden tahsiline karar verilmiş olduğunun belirtilmediğini, hükmün infazında tereddüt olacağını belirterek, 6100 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrasına, 49.000,00 USD’nin dava tarihindeki kur üzerinden tahsil edilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmediğini, mahkemenin ek karar ile tavzih taleplerini reddetmesinin hatalı olduğunu, 49.000,00 USD’nin hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin belli olmadığını belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin dosyaya uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlık konusu maddi olgulara yönelik tespit ve hukuki değerlendirmelerinde isabetsizlik bulunmadığı davacı ile davalı arasında 15.10.2016 tarihli CNC tezgahı satış sözleşmesi imzalandığı, 28.10.2016 tarihinde kurulumu yapılarak davacıya teslim edildiği, teslim edildiği tarihten başlayarak su kaçağı, yağ kaçağı ve diğer arızalar verdiği, servis tarafından yapılan müdahalelere rağmen arızanın devam ettiği, hükme alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere halen arızaların tezgahta bulunduğu, davacının makineden beklenen faydayı elde edemediği, semen tenzili yapılarak, davacının sıfır aldığı tezgahı bu şekilde kullanmasının beklenmesinin hakkaniyet ile bağdaşmadığı, davacının 49.000,00 USD ödediği tutar için 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'nun (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (a) bendine göre dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğu, mahkemece tezgahın davalıya teslim tarihinden itibaren anılan kanuna göre faize hükmedildiği, davacının USD cinsinden talepte bulunduğu, USD cinsinden paranın fiili ödeme günündeki TL karşılığının istenmediği, davacı taraf makineden iade süresine kadar fayda elde ettiği gibi, davalının da aldığı paradan fayda elde etmesi nedeniyle, herhangi bir indirim yapılamayacağının anlaşıldığı yine 25.07.2019 tarihli davalı vekilinin tavzih talebinin reddine dair ek karara yönelik istinaf başvurusu tavzih şartları taşımadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı tarafından satılan CNC tezgahının ayıplı çıkması sonucu bu satım nedeniyle verilen senetlerin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3.3095 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin (a) bendi.
4.6098 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2539 E. 2019/86 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kanuni temsilci · kar payı dağıtımı · infazda tereddüt · kâr payı dağıtımı · kar payı · yargılama giderleri · infaz · fesih
Benzer bu karardaŞti.'nin 2012 yılındaki net karını 1.350,37 TL olduğu, «kar payının dağıtımına» ilişkin ortaklar kararının bulunmadığı, 2013 yılında zarardan dolayı kar payının dağıtımının mümkün olmadığı, birleşen ... ...
… lmesi ve gerekçeli karar yazıldıktan sonra ek karar adı altında ayrı bir gerekçeli karar yazılması, 6100 sayılı HMK 297. maddesindeki kanuni düzenlemeye aykırı olup «infazda tereddüte» sebebiyet verecek nitelikte olduğundan, kararın temyiz eden davacı-karşı davalı-birleşen davalarda davacı ve davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmişt …
Şti'ndeki hisselerini ....01.2012 tarihinde devrederek 480 payın sahibi olduğu, tarafların her iki şirketin de «fesih» ve tasfiyesini istediği, bu hususta uyuşmazlığın bulunmadığı, davacı ...'ın birleşen davacı-davalı Free....
Cnc Tezgahları San.Tic.Ltd.Şti.'nin «fesih» ve tasfiyesine, karşı davanın reddine, birleşen ... ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15765 E. 2017/4056 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tezgahın eksiksiz ve çalışır durumda davacıya «teslim» edildiğini, makine kurulduktan sonra gerekli servis hizmetinin verildiğini, halen makinenin tam ve çalışır durumda olduğunu, davacının makineye ilişkin «ödeme planına» uymadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
… için senetlerin düzenlendiği, makinede yağ ve su kaçağı olduğu, talaş konveyörünün yetersiz ve talaş birikmelerinin bulunduğu, arızaların giderilemediği, arızaların «gizli ayıp» niteliğinde bulunduğu, tezgahtan beklenen faydanın elde edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, «satış sözleşmesinin feshine», toplam 16.000,00 USD bedelli senetlerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, CNC tezgahının davacıdan alınarak davalıya «teslimine», 49.000,00 USD bedelin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… arih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin dosyaya uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesinin «uyuşmazlık konusu» maddi olgulara yönelik tespit ve hukuki değerlendirmelerinde isabetsizlik bulunmadığı davacı ile davalı arasında 15.10.2016 tarihli CNC tezgahı «satış sözleşmesi» imzalandığı, 28.10.2016 tarihinde kurulumu yapılarak davacıya «teslim» edildiği, teslim edildiği tarihten başlayarak su kaçağı, yağ kaçağı ve diğer arızalar verdiği, servis tarafından yapılan müdahalelere rağmen arızanın devam ettiği, hükme alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere halen arızaların tezgahta bulunduğu, davacının makineden beklenen faydayı elde edemediği, semen tenzili yapılarak, davacının sıfır aldığı tezgahı bu şekilde kullanmasının beklenmesinin «hakkaniyet» ile bağdaşmadığı, davacının 49.000,00 USD ödediği tutar için 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'nun (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (a) bendine göre dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğu, mahkemece tezgahın davalıya teslim tarihinden itibaren anılan kanuna göre faize hükmedildiği, davacının USD cinsinden talepte bulunduğu, USD cinsinden paranın fiili ödeme günündeki TL karşılığının istenmediği, davacı taraf makineden iade süresine kadar fayda elde ettiği gibi, davalının da aldığı paradan fayda elde etmesi nedeniyle, herhangi bir indirim yapılamayacağının anlaşıldığı yine 25.07.2019 tarihli davalı vekilinin «tavzih» talebinin reddine dair ek karara yönelik istinaf başvurusu tavzih şartları taşımadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veri …
Benzer bu kararda… ahının davacıya ait olduğunun tespit edildiği, dosyada toplanan tüm deliller, alınan bilirkişi raporları ve özellikle talimat mahkemesi kanalı ile alınan 08.02.2015 «havale» tarihli bilirkişi heyet raporuna göre: davacıya ait CNC tezgahına el konulduğu 01.10.2011 tarihi ile makinenin davacı tarafça «teslim» alındığı 17.09.2009 tarihleri arasında davacının toplam 174.205,00 TL «kazanç kaybına» uğradığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, 174.205,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davalılar vekilinin ayrı bir yargılama konusunu oluşturan «takas» ve «mahsup» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kazanç kaybı · takas-mahsup · takas · ihtiyati tedbir · mahsup · hak düşürücü süre · kâr kaybı · haksız fiil
Benzer bu kararda… ahının davacıya ait olduğunun tespit edildiği, dosyada toplanan tüm deliller, alınan bilirkişi raporları ve özellikle talimat mahkemesi kanalı ile alınan 08.02.2015 «havale» tarihli bilirkişi heyet raporuna göre: davacıya ait CNC tezgahına el konulduğu 01.10.2011 tarihi ile makinenin davacı tarafça «teslim» alındığı 17.09.2009 tarihleri arasında davacının toplam 174.205,00 TL «kazanç kaybına» uğradığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, 174.205,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davalılar vekilinin ayrı bir yargılama konusunu oluşturan «takas» ve «mahsup» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
3- Davalı yan cevap dilekçesinde, usulüne uygun «takas mahsup» talebi bulunduğu halde, bu talebin reddi doğru olmadığından mahkemece takas mahsup istemi değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalının takas-mahsup taleplerinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Haksız «ihtiyati tedbir» nedeniyle uğranılan zarar iddiası «haksız fiilin» bir türü olup zarar süreç içinde oluşmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davada herhangi bir «hak düşürücü sürenin» olmadığı, taraflar arasındaki mülkiyet çekişmesinin karara bağlanmasından dava tarihine kadar zaman aşımı süresinin de dolmadığı gerekçesiyle bu itirazların reddine, esastan yapılan değerlendirmede ise; ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2168 E. 2015/7296 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda… un) 99 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre, davacının seçimlik hakkı bulunduğu, 6100 sayılı Kanun 305. maddesine göre, hüküm fıkrasında taraflara tanınan hakların «tavzih» yoluyla sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği, değiştirilemeyeceği gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
… kmesinin kullanıcı hatasından kaynaklandığını, semen tenzili ile ayıplı CNC tezgahının kullanılabileceğini, %10 semen tenzilinin 17.148,45 TL olarak belirlendiğini, «delil tespiti» raporunda tezgahın hatasız çalıştığının belirlendiğini, raporlarda belirtilen ayıpların %10’luk kısmı kapsadığını, mahkemece ancak «bedelde indirime» gidilebileceğini, davacının makineyi iki yıldır elinde bulundurduğunu, elde ettiği ve elde etmeyi ihmal ettiği semerelerin hesaplanması gerektiğini, mahkemenin hüküm kısmında 49.000,00 USD’nin hangi tarihteki kur üzerinden tahsiline karar verilmiş olduğunun belirtilmediğini, hükmün infazında tereddüt olacağını belirterek, 6100 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrasına, 49.000,00 USD’nin dava tarihindeki kur üzerinden tahsil edilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmediğini, mahkemenin ek karar ile «tavzih» taleplerini reddetmesinin hatalı olduğunu, 49.000,00 USD’nin hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin belli olmadığını belirterek istinaf isteminde bulunmuş …
… arih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin dosyaya uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesinin «uyuşmazlık konusu» maddi olgulara yönelik tespit ve hukuki değerlendirmelerinde isabetsizlik bulunmadığı davacı ile davalı arasında 15.10.2016 tarihli CNC tezgahı «satış sözleşmesi» imzalandığı, 28.10.2016 tarihinde kurulumu yapılarak davacıya «teslim» edildiği, teslim edildiği tarihten başlayarak su kaçağı, yağ kaçağı ve diğer arızalar verdiği, servis tarafından yapılan müdahalelere rağmen arızanın devam ettiği, hükme alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere halen arızaların tezgahta bulunduğu, davacının makineden beklenen faydayı elde edemediği, semen tenzili yapılarak, davacının sıfır aldığı tezgahı bu şekilde kullanmasının beklenmesinin «hakkaniyet» ile bağdaşmadığı, davacının 49.000,00 USD ödediği tutar için 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'nun (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (a) bendine göre dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğu, mahkemece tezgahın davalıya teslim tarihinden itibaren anılan kanuna göre faize hükmedildiği, davacının USD cinsinden talepte bulunduğu, USD cinsinden paranın fiili ödeme günündeki TL karşılığının istenmediği, davacı taraf makineden iade süresine kadar fayda elde ettiği gibi, davalının da aldığı paradan fayda elde etmesi nedeniyle, herhangi bir indirim yapılamayacağının anlaşıldığı yine 25.07.2019 tarihli davalı vekilinin «tavzih» talebinin reddine dair ek karara yönelik istinaf başvurusu tavzih şartları taşımadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veri …
Benzer bu karardaMahkemece, HMK'nın 305.maddesinin ikinci fıkrasında "hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, «tavzih» yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez, değiştirilemez" hükmü uyarınca tavzih talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «tavzih» talep eden davalı vekili temyiz etmiştir.
Talep, mahkeme hükmündeki açık «maddi hatanın düzeltilmesine» ilişkin olup, mahkemece HMK'nın 305/2. maddesine göre hüküm fıkrasındaki taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların «tavzih» yolu ile değiştirilmeyeceği gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi hatanın düzeltilmesi · maddi hata
Benzer bu karardaTalep, mahkeme hükmündeki açık «maddi hatanın düzeltilmesine» ilişkin olup, mahkemece HMK'nın 305/2. maddesine göre hüküm fıkrasındaki taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların «tavzih» yolu ile değiştirilmeyeceği gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, HMK'nın 304. maddesi gereğince açık maddi hataların düzeltilmesinin her zaman mümkün olduğu ve davalının «maddi hatanın düzeltilmesi» isteminin yerinde olduğu nazara alınmadan talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6112 E. , 2024/2508 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2268 Esas, 2022/904 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/644 E., 2019/783 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kalıp firması sahibi olduğunu, davalı ile 15.10.2016 tarihinde sözleşme imzalanarak CNC takım tezgahının 65.000,00 USD bedelle satın alınmasının kararlaştırıldığını, davacının bugüne kadar 49.000,00 USD’nı ödediğini, 16.000,00 USD için 5 adet senet verildiğini, tezgahın 28.10.2016 tarihinde kurulumunun yapıldığını, aynı tarihli servis formunda yağ pompasında sorun olduğunun, yenisi ile değiştirileceğinin belirtildiğini, sonradan servis tarafından yapılan kontrollerde arızanın giderilemediğini ileri sürerek davalıya ödenen 49.000,00 USD’nın dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile tahsilini, 30.05.2017 vadeli 3.500,00 USD 30.06.2017 vadeli 3.500,00 USD 30.07.2017 vadeli 3.500,00 USD, 30.08.2017 vadeli 3.500,00 USD, 30.09.2017 vadeli 3.500,00 USD vadeli senetler yönünden borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tezgahın eksiksiz ve çalışır durumda davacıya teslim edildiğini, makine kurulduktan sonra gerekli servis hizmetinin verildiğini, halen makinenin tam ve çalışır durumda olduğunu, davacının makineye ilişkin ödeme planına uymadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 15.10.2016 tarihinde CNC tezgahı alımı konusunda sözleşme düzenlendiği, tezgâhın bedelinin 65.000,00 USD olduğunu, 49.000,00 USD ile 16.000,00 USD için senetlerin düzenlendiği, makinede yağ ve su kaçağı olduğu, talaş konveyörünün yetersiz ve talaş birikmelerinin bulunduğu, arızaların giderilemediği, arızaların gizli ayıp niteliğinde bulunduğu, tezgahtan beklenen faydanın elde edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, satış sözleşmesinin feshine, toplam 16.000,00 USD bedelli senetlerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, CNC tezgahının davacıdan alınarak davalıya teslimine, 49.000,00 USD bedelin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili, mahkemenin hüküm kısmında 49.000,00 USD’nin hangi tarihteki kur üzerinden tahsiline karar verilmiş olduğunun belirtilmediğini, hükmün infazında tereddüt olacağını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, 49.000,00 USD’nin dava tarihindeki kur üzerinden tahsil edilmesi şeklinde hükmün düzeltilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, 25.07.2019 tarihli ek kararla, davacının USD'nin aynen iadesini istediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 99 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre, davacının seçimlik hakkı bulunduğu, 6100 sayılı Kanun 305. maddesine göre, hüküm fıkrasında taraflara tanınan hakların tavzih yoluyla sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği, değiştirilemeyeceği gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yağ kaçağı, su kaçağı ve talaş konveyörün birikmesinin kullanıcı hatasından kaynaklandığını, semen tenzili ile ayıplı CNC tezgahının kullanılabileceğini, %10 semen tenzilinin 17.148,45 TL olarak belirlendiğini, delil tespiti raporunda tezgahın hatasız çalıştığının belirlendiğini, raporlarda belirtilen ayıpların %10’luk kısmı kapsadığını, mahkemece ancak bedelde indirime gidilebileceğini, davacının makineyi iki yıldır elinde bulundurduğunu, elde ettiği ve elde etmeyi ihmal ettiği semerelerin hesaplanması gerektiğini, mahkemenin hüküm kısmında 49.000,00 USD’nin hangi tarihteki kur üzerinden tahsiline karar verilmiş olduğunun belirtilmediğini, hükmün infazında tereddüt olacağını belirterek, 6100 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrasına, 49.000,00 USD’nin dava tarihindeki kur üzerinden tahsil edilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmediğini, mahkemenin ek karar ile tavzih taleplerini reddetmesinin hatalı olduğunu, 49.000,00 USD’nin hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin belli olmadığını belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin dosyaya uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlık konusu maddi olgulara yönelik tespit ve hukuki değerlendirmelerinde isabetsizlik bulunmadığı davacı ile davalı arasında 15.10.2016 tarihli CNC tezgahı satış sözleşmesi imzalandığı, 28.10.2016 tarihinde kurulumu yapılarak davacıya teslim edildiği, teslim edildiği tarihten başlayarak su kaçağı, yağ kaçağı ve diğer arızalar verdiği, servis tarafından yapılan müdahalelere rağmen arızanın devam ettiği, hükme alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere halen arızaların tezgahta bulunduğu, davacının makineden beklenen faydayı elde edemediği, semen tenzili yapılarak, davacının sıfır aldığı tezgahı bu şekilde kullanmasının beklenmesinin hakkaniyet ile bağdaşmadığı, davacının 49.000,00 USD ödediği tutar için 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'nun (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (a) bendine göre dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğu, mahkemece tezgahın davalıya teslim tarihinden itibaren anılan kanuna göre faize hükmedildiği, davacının USD cinsinden talepte bulunduğu, USD cinsinden paranın fiili ödeme günündeki TL karşılığının istenmediği, davacı taraf makineden iade süresine kadar fayda elde ettiği gibi, davalının da aldığı paradan fayda elde etmesi nedeniyle, herhangi bir indirim yapılamayacağının anlaşıldığı yine 25.07.2019 tarihli davalı vekilinin tavzih talebinin reddine dair ek karara yönelik istinaf başvurusu tavzih şartları taşımadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı tarafından satılan CNC tezgahının ayıplı çıkması sonucu bu satım nedeniyle verilen senetlerin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3.3095 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin (a) bendi.
4.6098 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051520700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz