Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/436 E. 2024/2478 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayrılma akçesi↗ ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)↗ gerekçe-hüküm çelişkisi↗ kar payı alacağı↗ kar payı dağıtımı↗ kâr payı alacağı↗ kâr payı dağıtımı↗ şirket müdürlüğü↗ pay sahipliği↗ kar payı↗ müktesep hak↗ davanın konusu↗ münhasırlık↗ muacceliyet↗ mahsup↗ kâr dağıtımı↗ kâr payı↗ ıslah↗ ihtarname↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının dava konusu dönemler için kar payı talep edip edemeyeceği ve miktarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 608 inci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1964 E. 2020/5690 K.
Ortak:kâr payı alacağı · mahsup · kâr payı · ıslah
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının «dava konusu» dönemler için «kar payı» talep edip edemeyeceği ve miktarına ilişkindir.
Benzer bu kararda… e Ticaret Mahkemesi'nin 2011/499 E. sayılı dosyası ile ödenmesine karar verilen miktara ayrıca karar tarihine kadarki faiz de hesaplanarak bulunan 100.232,12 TL'nin «mahsup» edildiği sehven bu hususun görülmediği, aslında bu durumda hüküm altına alınması gereken toplam miktarın 196.454,97 TL olması gerekirken sehven 278.518,88 olarak karar verilidği gerekçesiye, dava ve «ıslah» dilekçesinin kabulüne 20.000,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 11.03.2014, «258»,518,88 TL'nin ıslah tarihi olan 26.06.2018 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, kâr «payı alacağının» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
… e Ticaret Mahkemesi'nin 2011/499 E. sayılı dosyası ile ödenmesine karar verilen miktara ayrıca karar tarihine kadarki faiz de hesaplanarak bulunan 100.232,12 TL'nin «mahsup» edildiği, mahkememizce sehven bu husus görülmediği, aslında bu durumda hüküm altına alınması gereken toplam miktarın 196.454,97 TL olması gerekirken sehven 278.518,88 TL olarak karar verildiği’’ belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında ‘’Davacının dava ve «ıslah» dilekçesinin kabulüne 20.000,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 11.03.2014 tarihinden itibaren «258».518,88 TL'nin ıslah tarihi olan 26.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine’’ ifadesine yer verilmek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğr …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 258 · temerrüt tarihi · infaz · avans faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… e Ticaret Mahkemesi'nin 2011/499 E. sayılı dosyası ile ödenmesine karar verilen miktara ayrıca karar tarihine kadarki faiz de hesaplanarak bulunan 100.232,12 TL'nin «mahsup» edildiği, mahkememizce sehven bu husus görülmediği, aslında bu durumda hüküm altına alınması gereken toplam miktarın 196.454,97 TL olması gerekirken sehven 278.518,88 TL olarak karar verildiği’’ belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında ‘’Davacının dava ve «ıslah» dilekçesinin kabulüne 20.000,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 11.03.2014 tarihinden itibaren «258».518,88 TL'nin ıslah tarihi olan 26.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine’’ ifadesine yer verilmek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğr …
… e Ticaret Mahkemesi'nin 2011/499 E. sayılı dosyası ile ödenmesine karar verilen miktara ayrıca karar tarihine kadarki faiz de hesaplanarak bulunan 100.232,12 TL'nin «mahsup» edildiği sehven bu hususun görülmediği, aslında bu durumda hüküm altına alınması gereken toplam miktarın 196.454,97 TL olması gerekirken sehven 278.518,88 olarak karar verilidği gerekçesiye, dava ve «ıslah» dilekçesinin kabulüne 20.000,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 11.03.2014, «258»,518,88 TL'nin ıslah tarihi olan 26.06.2018 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4671 E. 2017/2423 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak iptali · karşılıksız çek · kıymetli evrak · zayi · çek · ibraz · teslim
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin davalı şirket ile ticari ilişki içerisine girdiği, davacı şirketin satış ve «teslimini» yaptığı kimya ürünleri için davalı şirketten 3.499,41 TL «karşılığında çek» aldığı, alınan çekin «zayi» olduğu, davacı şirket tarafından açılan «kıymetli evrakın iptali» davasında söz konusu çekin dava dışı ... tarafından bankaya «ibraz» edildiğinin anlaşıldığı, davacı şirketçe zayi olan çek bedelinin davalı şirketten talep edildiği, ancak davalı şirketin satın aldığı mal karşılığı çek vermekle dav …
-
Ortaklar kurulu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/791 E. 2015/5599 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali · davanın konusuz kalması · ortaklıktan çıkarılma · vekalet ücreti takdiri · ortaklar kurulu kararı · yargılama giderleri · limited şirket · hukuki yarar
Benzer bu karardaDava «limited şirket» «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, «yargılama giderleri» davacı taraf üzerinde bırakılmış ve taraflar yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemiştir.
Oysa ki, mahkemece karar «verilmesine yer olmadığına» dair bir karar verilmesi halinde «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» ilişkin olarak davalı tarafın aleyhine dava açılmasına kendisinin sebep olup olmadığı ve davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» olup olmadığı hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılması ve «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir .
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/577 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, açılan dava sonucunda yapılan yargılama sonunda mahkemenin 24/09/2013 tarih 2013/499 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, ...'un şirket «ortaklığından çıkarılması» talebi ile ilgili olarak karar verilmiş olduğu gerekçesiyle davacı tarafça açılan «davanın konusuz kalması» nedeni ile karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının şirket «ortaklığından çıkarılması» talebiyle ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/436 E. , 2024/2478 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/177 Esas, 2022/565 Karar
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı,Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.03.2024 günü hazır bulunan davacı ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve temsilcisi iken müvekkilinin katılmadığı 30.06.2011 tarihli genel kurulda alınan kararla şirket müdürlüğünden azledildiğini, bunun üzerine müvekkilinin ortaklıktan çıkmaya izin, ayrılma payı ve kar payı taleplerini içeren Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2011/499 E. sayılı davayı açtığını, Mahkemece, ortaklıktan çıkmaya izin verilip 2009, 2010 ve 2011 yılı 7. ayının 25'ine kadar olan döneme ilişkin kar paylarının ödenmesine karar verildiğini ileri sürerek 2011 yılından bakiye ve 2012-2013 yılı kar payı alacaklarından şimdilik 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 26.08.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 278.518,88 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan ortaklıktan çıkmaya izin, kar payı ve ayrılma payına ilişkin Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmeksizin 11.03.2014 tarihinde kesinleştiğini, anılan davada davacının ıslahla dava tarihinden sonrasına ilişkin talepte bulunduğunu; ancak Mahkemece dava tarihi olan 25.07.2011 tarihinden sonraya ilişkin kar payı alacağı talebinin reddedildiğini, bu kararın kesin hüküm oluşturduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemenin 26.09.2014 tarihli 2014/1000 E., 2014/506 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 01.06.2015 tarihli, 2015/2450 E., 2015/7345 K. sayılı kararıyla taraflar arasında görülen ilk davada verilen ve kesinleşen hükmün işbu dava bakımından kesin hüküm oluşturması mümkün olmadığı gibi o kararın davacı yanca temyiz edilmemiş olmasının da karşı taraf bakımından usuli müktesep hak oluşturur nitelikte olmadığı, bu nedenle davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 23.10.2018 tarihli 2016/649 E., 2018/812 K. sayılı ilamı ile davacının dava ve ıslah dilekçesinin kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 03.12.2020 tarihli 2019/1964 E., 2020/5690 K. sayılı kararıyla gerekçe hüküm çelişkisi yaratır şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 01.06.2015 tarihli ilk bozma ilamı içeriği de dikkate alındığında işbu davada dava konusu yapılan dönmeler ile Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/499 E. sayılı dosyasında dava konusu yapılan dönemlerin farklı olması sebebiyle kesin hüküm engeli bulunmadığı, davacının şirket ortaklığının kesin olarak sona erdiği tarih 11.03.2014 olup, 25.07.2011 tarihinden bu tarihe kadarki döneme isabet eden kardan payını talep etme hakkının bulunduğu, davacının 2011 yılı bakiye dönem, 2012 ve 2013 yılları kar payı alacağının 293.117,24 TL olarak belirlendiği, davacı 26.08.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 278.518,88 TL olarak ıslah etmiş olup, bu miktar üzerinden hüküm tesis etmek gerektiği, Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.12.2013 tarihli 2011/499 E., 2013/719 K.
sayılı kararında hükmedilen davacı kâr payı alacağı 60.823,75 TL ile ayrılma payı alacağı 248.436,26 TL'nin faizleri ile birlikte 19.12.2013 tarihinde ödendiği, yapılan ödeme bir mahkeme ilamına dayalı olarak yapılmış olup belirlenmiş ve ihtarname gönderilmek suretiyle muaccel hale gelmesi sağlanmış bir alacak için faiz işletilmesi ve hesaplanan faizin de davacı alacağından mahsup edilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu döneme ait olarak şirketçe kar payının dağıtımına ilişkin alınmış genel kurul kararı bulunmadığını, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/499 E. sayılı dosyasında verilen kararın kesin hüküm oluşturduğunu, Dairenin ilk bozma ilamında kesin hüküm kuralının çiğnendiğini, tarafların temyiz etmeyerek kesinleştirdikleri ilk kararın münhasıran davacı aleyhine sonuç doğurmadığını, anılan davada karar tarihinden başlatılması gereken ayrılma akçesi faizinin anılan davanın açılış tarihinden başlatılarak davalı aleyhine sonuç yaratıldığını, Mahkemece bu döneme faiz işletildiğini, çıkmanın kesinleştiği dönemden sonrası için kar payı talep edilemeyeceğini, davacının işbu dava tarihi itibarıyla pay sahipliği bulunmadığından ve çıkma öncesine ait bağımsız alacak haline dönüşmüş kar payı da olmadığından kar payı talep edemeyeceğini ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının dava konusu dönemler için kar payı talep edip edemeyeceği ve miktarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 608 inci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051504700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz