6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstirdat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5143 E. 2024/2216 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işçi-işveren ilişkisi haciz ihbarnamesi istirdat davası zimmet ispat külfeti üçüncü kişi ispat yükü sebepsiz zenginleşme istirdat kötü niyet haksız fiil haciz iflas kötüniyet menfi tespit kusur dava sebebi yükleten (shipper) avans faizi

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 89 · TBK — TBK 77

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Uyuşmazlık, istirdat istemine istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 6098 sayılı Kanun'un 77 inci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3631 E. 2021/973 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/5143 E.  ,  2024/2216 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2021/153 Esas, 2021/301 Karar

HÜKÜM

Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in davacının işyerinde 21.04.2013 - 25.10.2013 tarihleri arasında çalıştığını, davalı ...'un alacaklı olduğu icra dosyasından davacıya 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 355 inci maddesine istinaden düzenlenmiş maaş haciz müzekkeresi gönderildiğini, daha sonra davacıya aynı Kanun'un 89 uncu maddesine göre 1, 2 ve 3. haciz ihbarnameleri gönderildiğini, davacının ihbarnamelere kusuru olmadan itiraz etmemesi sonucu icra dosyasında borçlu haline geldiğini, banka hesabına haciz konularak tahsilat yapıldığını, davalıların kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davacıdan tahsil edilen 4.686,00 TL'nin 31.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; diğer davalının 2012 yılının mayıs ayından itibaren davacının işyerinde çalıştığını, davacıya gönderilen maaş haciz müzekkeresinin 31.08.2012 tarihinde tebliğ alınmasına karşılık müzekkerenin gereğinin davacı tarafından yerine getirilmediğini, diğer davalının davacının işyerinde çalıştığının tespiti üzerine davacıya yeniden maaş haciz müzekkeresi gönderildiğini, diğer taraftan davacının haciz ihbarnamelerine itirazda bulunmadığını, borç zimmetinde sayılan davacının haciz ihbarnamelerindeki tutardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyarak verdiği 22.01.2019 tarih, 2016/1259 E. ve 2019/14 K. sayılı kararı ile 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin beşinci fıkrasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 77 inci maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine atıf yapıldığı, davanın anılan maddede düzenlenen süre içerisinde açıldığını, davada ispat yükünün davalıda olduğunu, davalının menfi tespit isteminde bulunan davacı ile asıl borçlu arasındaki alacak borç durumunu ortaya koyup kanıtlaması gerektiği, davalı tarafından ispat külfetinin yerine getirilmediği, davacının maaş haczi nedeniyle 1.906,49 TL'den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.481,64 TL'nin 31.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ...

vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 09.02.2021 tarihli, 2020/3631 E. ve 2021/973 K. sayılı kararı ile "davanın 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin beşinci fıkrasına dayalı olarak açılmış istirdat davası olduğu, üçüncü kişinin kötüniyetli olan takip alacaklısına karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı meblağı geri alabileceği, burada üçüncü kişinin, kötüniyetli takip alacaklısına karşı açtığı davanın hukuki sebebinin 6098 sayılı Kanun'un 49 uncu ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız fiil, takip borçlusuna karşı açılan davanın hukuki sebebinin ise sebepsiz zenginleşme olduğu, dolayısıyla somut olayda üçüncü kişi konumunda olan davacının, temyiz eden takip alacaklısı yönünden davacı üçüncü kişinin, takip borçlusuna borçlu olmadığını bilebilecek durumda olduğunu, üçüncü kişinin herhangi bir borcu olmadığını bilerek kötüniyetli olarak haciz ihbarnamelerini gönderdiği hususunu ispatlaması gerekirken, ispat yükünde yanılgıya düşülerek ve 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü yanlış değerlendirilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... ile davacı arasında işçi-işveren ilişkisinin bulunduğu, bu hususun SGK kayıtları ile sabit olduğu, davalı ...'nın kötüniyetli olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı dolayısıyla davacının iddiasını usule uygun delillerle ispatlayamadığı, diğer davalının ise hakkında daha önceden verilen hükmü temyiz etmediği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı alacaklı ...'un da kabulünde olduğu üzere müvekkili ile diğer davalı arasında işçi işveren ilişkisi dışında başka bir bağ bulunmadığı, bunun bilincinde olan davalının müvekkiline aynı Kanun'ın 89 uncu maddesine göre haciz ihbarnamesi göndermesinin kötü niyetin göstergesi olduğunu, bundan daha bariz bir kötü niyet durumunun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, istirdat istemine istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 6098 sayılı Kanun'un 77 inci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051308300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.