Haksız Rekabetin Tespiti ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13067 E. 2012/3816 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Üniversitenin isim ve logosunun kullanıldığı afiş ve ilanların, davalı tarafından asıldığının ispat edilemediği gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava haksız rekabetin tespiti ve manevi tazminatın tahsiline ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı Üniversite logosunu taşıyan ve davalının da ortağı bulunduğu sürücü kursunun reklamlarını içeren broşürlerin, davacı üniversite kampüsüne asıldığı çekişmesizdir. Hayatın olağan koşullarına göre, gider gerektiren ve davaya dayanak yapılan broşürlerin, ilgisiz kişiler tarafından bastırılıp asılması, tanıtım broşürlerinde yer alan bilgilerin niteliği ve doğruluğu karşısında mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece broşürlerin davalının ortağı olduğu işletme tarafından hazırlandığının kabulü ile neticesine göre bir karar vermek gerekirken, davalının hayatın olağan koşullarıyla bağdaşır mahiyette bulunmayan savunmasına itibar edilerek, davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9296 E. 2018/2229 K.
Ortak:taşıyan
İncelediğiniz karardaDava «haksız rekabetin» tespiti ve manevi tazminatın tahsiline ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı Üniversite logosunu «taşıyan» ve davalının da ortağı bulunduğu sürücü kursunun reklamlarını içeren broşürlerin, davacı üniversite kampüsüne asıldığı çekişmesizdir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, davacı markasını da «taşıyan» bilgilendirme yazısı (kimyasal analiz raporu) ticari amaçla piyasaya sunulan davalıya ait broşüre ve ürün etiketleri üzerinde mutad olarak yazılması gereken «bölüm» dışında olacak şekilde ve genel kompozisyondaki yer ve orantı itibariyle davacı üniversite adına tescilli markanın baskın bir biçimde ön plana çıkarıldığı şekilde yer almıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · iyiniyet · eş rızası · iş bölümü · dürüstlük kuralı · marka hakkına tecavüz
Benzer bu kararda… alı tarafın bu belgeyi alırken belgede yazan bilgileri sır olarak saklamak amacıyla değil, topluma sunmak amacıyla aldığı ve buna davacı üniversitenin örtülü olarak «rıza» gösterdiğinin kabulü gerektiği, davalının kullanımının «iyiniyetli» olduğu, davacı markasını kullanarak haksız bir kazanç sağlamak amacı taşımadığı, yine davalının tescilli markasının etiket ve broşürlerde ön planda olduğu, bu kabule göre davalı eyleminin 556 sayılı KHK kapsamında davacı üniversitenin «marka hakkına tecavüz» oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında yapılan ürün analiz sözleşmesi uyarınca düzenlenen kimyasal analiz sonucunun ürünü piyasaya sunan davalı tarafından broşür ve ürün etiketleri üzerinde kamuoyunun bilgisine sunulmasında kural olarak «ticari dürüstlük kurallarına» aykırı bir durum bulunmamaktadır.
Ne var ki, bu bildirimin de yukarıda belirtildiği üzere amacına uygun bir şekilde ve «ticari dürüstlük» kuralları içerisinde gerçekleştirilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı markasını da «taşıyan» bilgilendirme yazısı (kimyasal analiz raporu) ticari amaçla piyasaya sunulan davalıya ait broşüre ve ürün etiketleri üzerinde mutad olarak yazılması gereken «bölüm» dışında olacak şekilde ve genel kompozisyondaki yer ve orantı itibariyle davacı üniversite adına tescilli markanın baskın bir biçimde ön plana çıkarıldığı şekilde yer almıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13067 E. , 2012/3816 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.06.2010 tarih ve 2009/183-2010/203 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının üniversitenin kampüsündeki panolara ve diğer yerlere sürücü kursunun tanıtımına yönelik afişler astığını, bu afişlerde, davacının izni olmadan üniversitenin isim ve logolarının kullanıldığını, haksız rekabet oluşturup haksız kazanç elde ettiğini, davacının saygınlığına, itibar ve güvenilirliğine zarar verdiğini ileri sürerek, 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu ilanların, davalının firması olan Kâtibim Sürücü Kursunun reklâmlarını yapsa da, bu ilanların davalı tarafından yaptırılıp asılmadığını, kendi reklam afişlerinde üniversitenin ambleminin yer almadığını, bu afişlerden dolayı, bir kârı olmadığı gibi, davacının da zarara uğramadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Üniversitenin isim ve logosunun kullanıldığı afiş ve ilanların, davalı tarafından asıldığının ispat edilemediği gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava haksız rekabetin tespiti ve manevi tazminatın tahsiline ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı Üniversite logosunu taşıyan ve davalının da ortağı bulunduğu sürücü kursunun reklamlarını içeren broşürlerin, davacı üniversite kampüsüne asıldığı çekişmesizdir. Hayatın olağan koşullarına göre, gider gerektiren ve davaya dayanak yapılan broşürlerin, ilgisiz kişiler tarafından bastırılıp asılması, tanıtım broşürlerinde yer alan bilgilerin niteliği ve doğruluğu karşısında mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece broşürlerin davalının ortağı olduğu işletme tarafından hazırlandığının kabulü ile neticesine göre bir karar vermek gerekirken, davalının hayatın olağan koşullarıyla bağdaşır mahiyette bulunmayan savunmasına itibar edilerek, davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049300700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz