6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12301 E. 2012/3724 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahsilat yetkisi garanti süresi garanti kapsamı objektif iyiniyet komisyon bedeli iyiniyet kuralı takipsizlik kararı sorumluluk davası sigorta teminatı sigorta ettiren ispat külfeti cari hesap iyiniyet riziko ek prim icra takibine itiraz dürüstlük kuralı ispat yükü garantörlük mahsup komisyon ihtarname dosya masrafı sigorta poliçesi hasar teminat i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TMK · TTK — TTK 1295

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, poliçe gereğince prim veya prim taksitinin tam olarak ödendiğini ispat yükünün davacıda olduğu, Warranty A.Ş. tarafından yapılan kısmi ödemenin dava konusu poliçelerden dolayı yapıldığının ispatlanamadığı, dolayısıyla dava konusu hasarlara ilişkin poliçelerden dolayı davalının sorumluluğunun başladığının kabul edilemeyeceği, davalı ile dava dışı Warranty Genel Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. arasındaki sözleşmenin davacıyı da bağlayacağı, davalı mahsup işlemi yapılmasını kabul etmiş ise de, talep ettiği kuvertür notlarının verilmediği, davalının halen Warranty'den cari hesap kapsamında alacaklı olduğu, davalıya ödenen ve 02.01.2004 tarihinde muhasebeleşen 25.000,00 USD'nin davaya dayanak poliçelerin prim borçları için ödendiğinin somut olarak ispat edilemediği, oysa prim borcunun ödendiği iddiasını ispat külfetinin davacıya ait olduğu (T.M.K. madde 6) gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, 2. el uzatılmış garanti sigorta poliçesine dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Dava dışı Warranty Genel Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. ile davalı ... Oyak Sigorta A.Ş. arasında imzalanan 06.08.1999 tarihli "Yönetim Anlaşması" ile taraflar arasında otomobil ve elektrikli aletlerin mekanik bozulmalarına karşı bozulma garantisi satışı ve yönetimi konusunda işbirliği yapılmasının kararlaştırıldığı, bu kapsamda olmak üzere dava dışı Warranty A.Ş.'nin ilk olarak 15.03.2003 tarihinde Nissan Otomotiv A.Ş. ile "İşbirliği Anlaşması" yapmak suretiyle Nissan marka motorlu araçların Warranty A.Ş.'nin yöneteceği mekanik, elektrik ve elektronik aksam bozulma garantisi uygulamasını yürütmek üzere anlaşmaya varıldığı ve son olarak da, Nissan yetkili bayii olan davacı ile dava dışı Warranty A.Ş. arasında 01.04.2003 tarihli "Yetkili Bayi Anlaşması"nın düzenlenerek, garanti süresi bitmiş Nissan marka araçlara Warranty A.Ş.'nin yöneteceği yeni bir garanti verilmek suretiyle yetkili bayiinin bu garanti sistemine göre sattığı araçlara ilişkin primlerin Warranty A.Ş.'ye ödenmesi ve bu araçlarda arıza veya tamir olması durumunda bedelinin Warranty A.Ş. tarafından karşılanacağı hususunda anlaşmaya varıldığı anlaşılmıştır.

Dava dışı Warranty A.Ş., yüklendiği bu sorumluluğu davaya konu poliçeler vasıtasıyla davalıya sigorta teminatı altına aldırmıştır. Bu sigorta poliçelerinde sigorta ettiren; Warranty Genel Danışmanlık A.Ş., sigortalı; "Muhtelif Müşteriler" olarak belirtilmiştir.

Davacı, bu garanti kapsamında tamirini gerçekleştirdiği araçların tamir bedellerini dava dışı Warranty A.Ş.'den talep etmiş, ödenmemesi üzerine Warranty A.Ş. ile davalı ... aleyhine başlattığı icra takibine davalı ... şirketinin borcun bulunmadığına yönelik itirazı üzerine bu davayı açmıştır.

Her ne kadar, davalı ile dava dışı Warranty A.Ş. arasında düzenlenen 06.08.1999 tarihli sözleşmenin 6.1. maddesi uyarınca primlerin doğru ve peşin olarak ödenmesi sigortacının sorumluluğuna bırakılmış ise de, tüm dosya kapsamına ve bilirkişi raporlarına göre, tarafların uygulamasının bu şekilde gelişmediği, taraflar arasında yapılan mahsuplaşma yazışmalarına göre, sigorta poliçelerinin primlerini yetkili bayilerden toplayan Warranty A.Ş.'nin primleri günü gününe davalı ... şirketine göndermek yerine, bu arada gerçekleşen tamiratlardan doğan masrafları ve komisyonunu bu primlerden aldıktan sonra kalan miktarı davalı ... şirketine gönderme şeklinde bir uygulamanın tercih edildiği anlaşılmaktadır.

Ancak, söz konusu yazışmalarda, davalı ..., borçlu olunan tutarlarla geri alınacak olan hasar bedelleri arasında mahsup işlemi yapılmasını kabul etmiş olmasına rağmen bu hususu bazı şartlara bağladığını belirtmiştir. Buna göre, davalı ... bir kuvertür notu talep etmiş ve önceki dönem kuvertür notlarının geçerliliğinin de kabul edilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık esas itibariyle davacı tarafından hasarları giderilen araçlara ilişkin poliçeler nedeniyle rizikonun gerçekleşmesinden önce prim ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf primleri dava dışı Warranty A.Ş.'ye ödediğini ve Warranty A.Ş.'nin de davalıya ödeme yaptığını ileri sürmüştür. Davalı taraf ise dava konusu olan poliçe primlerinin ödenmediğini dolayısıyla TTK'nın 1295. maddesi gereği sorumluluğunun başlamadığını savunmuştur. Tüm dosya kapsamına ve mahkemece de gözönünde bulundurulan Dairemizin 2006/4622 esas, 2007/13224 karar sayılı bozma ilamına göre, dava dışı Warranty A.Ş.'nin sigorta primlerini davalı adına sigortalılardan topladığı, hasar ödemeleri ve kendi komisyonunu düştükten sonra da bakiyeyi davalı ... şirketine intikal ettirdiği ve uygulamanın bu şekilde geliştiği belirlenmiştir.

Yukarıda belirtildiği üzere, davalı rizikodan önce prim ödenmediği için sorumluluğunun başlamadığını savunmuşsa da, davalının dava dışı Warranty A.Ş.'nin poliçelerin düzenlenmesinden sonra ve rizikonun gerçekleşmesinden önce 02.01.2004 tarihinde ödediği 25.000,00 USD'yi tahsil ettiği ve bakiye alacağı için Warranty A.Ş. aleyhine İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/66 esas sayılı dosyasında eksik ödenen primlerin tahsili amacıyla dava açtığı, fakat yargılama sırasında davayı takipsiz bıraktığı anlaşılmıştır. Her ne kadar mahkemece yapılan araştırmada 25.000,00 USD'lik ödeme içinde davacıya ait poliçelere ilişkin prim ödemelerinin bulunup bulunmadığı saptanamamış ise de, TMK.'nın 2. maddesindeki, "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” hükmü gereği, davalının objektif iyiniyet kurallarına uygun hareket etme yükümlülüğü de bulunmaktadır.

Öte yandan davalı tarafından dava dışı Warranty A.Ş.'ye gönderilen 17.09.2004 tarihli ihtarname ile reasürör şirket bulunması ve 587.504,35 USD prim borcunun ödenmesi ihtarında bulunulduğu, bu ihtarnamenin davalı ile Warranty A.Ş. arasındaki anlaşmanın feshi veya poliçelerin iptali niteliğinde olmadığı, bunun dışında poliçelerin iptal edildiğine dair bir belge de bulunmadığı anlaşılmıştır. Yine reasürör temini “Yönetim Anlaşması”nda belirtilmişse de, bu şart davalı ile dava dışı Warranty A.Ş. arasındaki sözleşmede bulunmakta olup reasürör sağlanmaması durumunda poliçelerin feshedilmiş sayılacağı da sözleşmede düzenlenmemiştir.

Taraflar arasında gelişen ilişkide davalı ... her poliçe için prim tahsili cihetine gitmeyip dava dışı Warranty A.Ş.'ye, kendi adına poliçe primi tahsil yetkisi ile dava dışı bu firmanın topladığı primler içinden hasar ödemesi yapması ve komisyon bedelini de bu tutardan mahsup etme yetkisi verdiğine göre, poliçenin tanziminden sonra ve rizikonun gerçekleşmesinden önce yukarıda açıklanan ilişki kapsamında ödenen 25.000,00 USD içinde davacı tarafından dava dışı Warranty A.Ş.'ye ödenen sigorta poliçe primlerinin de bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İnkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12297 E. 2012/4828 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12292 E. 2012/7363 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12294 E. 2012/3561 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12302 E. 2012/3664 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12291 E. 2012/3209 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12293 E. 2012/7424 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12794 E. 2012/4941 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12779 E. 2012/4680 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/12301 E.  ,  2012/3724 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/06/2010 tarih ve 2006/113-2010/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin "Nissan Otomotiv A.Ş."'nin bayiliğini yaptığını, davalının dava dışı Warranty firmasını tavsiye etmesi üzerine Nissan marka 2. el araçlara ilişkin uzatılmış garanti sigortası yaptırılması kararı alındığını, bu kapsam da Warranty firması ile işbirliği sözleşmesi imzalandığını, Warranty firmasının sözleşme uyarınca üstlenmiş olduğu ikinci el Nissan marka otomobillere ilişkin garanti riskini, Axa-Oyak ile aralarındaki Yönetim Anlaşması doğrultusunda Axa Oyak'a sigorta ettirdiğini, sigorta ettirenin Warranty, sigortalının muhtelif müşteriler olarak gösterildiğini, 01.04.2003 tarihinden 01.05.2004 tarihine kadar yönetim anlaşması çerçevesinde, müvekkili şirketin müşterileri lehine yaptıkları 2.

El Uzatılmış Garanti Sigortası kapsamında meydana gelen hasarların müvekkil şirket tarafından giderilerek düzenlenen hasar giderim faturalarının sigorta kapsamında müvekkiline ödenmesi suretiyle nizasız uygulandığını, ancak bu tarihten sonraki hasar bedellerinin ödenmediğini, Axa Oyak ve Warranty aleyhine Beyoğlu 2. İcra Müdürlüğünün 2005/5664 esas sayılı dosyasında başlattıkları takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, sigorta ettiren konumundaki Warranty TTK'nun 1295. maddesi uyarınca primleri sigortacı Axa Oyak'a ödemediği için Axa Oyak'ın poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun halen başlamadığını, Warranty'ye yapılan ödemelerin Axa Oyak'a yapılmış gibi bir sonuç doğmayacağını, müvekkili tarafından sigortalıya gönderilen yazıların TTK'nun 1295. maddesindeki haklardan feragat niteliğinde olmadığını, davalının prim alacakları için dava açtığı dava dışı Warranty'nin 09.07.2004 tarihli takas teklifinin, müvekkilinin 12.08.2004 tarihli cevabi yazısında şarta bağlı olarak kabul edileceğinin bildirildiğini, Warranty'nin yönetim anlaşmasında öngörülen reasürör şirket temin etme yükümlülüğünü hiçbir zaman yerine getirmediğini, 17.09.2004 tarihli ihtarname ile tüm poliçelerin iptal edilmiş bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bu tarihten sonra meydana gelen hasarların teminat altında olmayacağını, icra inkar tazminatının reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, poliçe gereğince prim veya prim taksitinin tam olarak ödendiğini ispat yükünün davacıda olduğu, Warranty A.Ş. tarafından yapılan kısmi ödemenin dava konusu poliçelerden dolayı yapıldığının ispatlanamadığı, dolayısıyla dava konusu hasarlara ilişkin poliçelerden dolayı davalının sorumluluğunun başladığının kabul edilemeyeceği, davalı ile dava dışı Warranty Genel Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. arasındaki sözleşmenin davacıyı da bağlayacağı, davalı mahsup işlemi yapılmasını kabul etmiş ise de, talep ettiği kuvertür notlarının verilmediği, davalının halen Warranty'den cari hesap kapsamında alacaklı olduğu, davalıya ödenen ve 02.01.2004 tarihinde muhasebeleşen 25.000,00 USD'nin davaya dayanak poliçelerin prim borçları için ödendiğinin somut olarak ispat edilemediği, oysa prim borcunun ödendiği iddiasını ispat külfetinin davacıya ait olduğu (T.M.K.

madde 6) gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, 2. el uzatılmış garanti sigorta poliçesine dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Dava dışı Warranty Genel Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. ile davalı ... Oyak Sigorta A.Ş. arasında imzalanan 06.08.1999 tarihli "Yönetim Anlaşması" ile taraflar arasında otomobil ve elektrikli aletlerin mekanik bozulmalarına karşı bozulma garantisi satışı ve yönetimi konusunda işbirliği yapılmasının kararlaştırıldığı, bu kapsamda olmak üzere dava dışı Warranty A.Ş.'nin ilk olarak 15.03.2003 tarihinde Nissan Otomotiv A.Ş. ile "İşbirliği Anlaşması" yapmak suretiyle Nissan marka motorlu araçların Warranty A.Ş.'nin yöneteceği mekanik, elektrik ve elektronik aksam bozulma garantisi uygulamasını yürütmek üzere anlaşmaya varıldığı ve son olarak da, Nissan yetkili bayii olan davacı ile dava dışı Warranty A.Ş.

arasında 01.04.2003 tarihli "Yetkili Bayi Anlaşması"nın düzenlenerek, garanti süresi bitmiş Nissan marka araçlara Warranty A.Ş.'nin yöneteceği yeni bir garanti verilmek suretiyle yetkili bayiinin bu garanti sistemine göre sattığı araçlara ilişkin primlerin Warranty A.Ş.'ye ödenmesi ve bu araçlarda arıza veya tamir olması durumunda bedelinin Warranty A.Ş. tarafından karşılanacağı hususunda anlaşmaya varıldığı anlaşılmıştır.

Dava dışı Warranty A.Ş., yüklendiği bu sorumluluğu davaya konu poliçeler vasıtasıyla davalıya sigorta teminatı altına aldırmıştır. Bu sigorta poliçelerinde sigorta ettiren; Warranty Genel Danışmanlık A.Ş., sigortalı; "Muhtelif Müşteriler" olarak belirtilmiştir.

Davacı, bu garanti kapsamında tamirini gerçekleştirdiği araçların tamir bedellerini dava dışı Warranty A.Ş.'den talep etmiş, ödenmemesi üzerine Warranty A.Ş. ile davalı ... aleyhine başlattığı icra takibine davalı ... şirketinin borcun bulunmadığına yönelik itirazı üzerine bu davayı açmıştır.

Her ne kadar, davalı ile dava dışı Warranty A.Ş. arasında düzenlenen 06.08.1999 tarihli sözleşmenin 6.1. maddesi uyarınca primlerin doğru ve peşin olarak ödenmesi sigortacının sorumluluğuna bırakılmış ise de, tüm dosya kapsamına ve bilirkişi raporlarına göre, tarafların uygulamasının bu şekilde gelişmediği, taraflar arasında yapılan mahsuplaşma yazışmalarına göre, sigorta poliçelerinin primlerini yetkili bayilerden toplayan Warranty A.Ş.'nin primleri günü gününe davalı ... şirketine göndermek yerine, bu arada gerçekleşen tamiratlardan doğan masrafları ve komisyonunu bu primlerden aldıktan sonra kalan miktarı davalı ... şirketine gönderme şeklinde bir uygulamanın tercih edildiği anlaşılmaktadır.

Ancak, söz konusu yazışmalarda, davalı ..., borçlu olunan tutarlarla geri alınacak olan hasar bedelleri arasında mahsup işlemi yapılmasını kabul etmiş olmasına rağmen bu hususu bazı şartlara bağladığını belirtmiştir. Buna göre, davalı ... bir kuvertür notu talep etmiş ve önceki dönem kuvertür notlarının geçerliliğinin de kabul edilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık esas itibariyle davacı tarafından hasarları giderilen araçlara ilişkin poliçeler nedeniyle rizikonun gerçekleşmesinden önce prim ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf primleri dava dışı Warranty A.Ş.'ye ödediğini ve Warranty A.Ş.'nin de davalıya ödeme yaptığını ileri sürmüştür. Davalı taraf ise dava konusu olan poliçe primlerinin ödenmediğini dolayısıyla TTK'nın 1295. maddesi gereği sorumluluğunun başlamadığını savunmuştur. Tüm dosya kapsamına ve mahkemece de gözönünde bulundurulan Dairemizin 2006/4622 esas, 2007/13224 karar sayılı bozma ilamına göre, dava dışı Warranty A.Ş.'nin sigorta primlerini davalı adına sigortalılardan topladığı, hasar ödemeleri ve kendi komisyonunu düştükten sonra da bakiyeyi davalı ...

şirketine intikal ettirdiği ve uygulamanın bu şekilde geliştiği belirlenmiştir.

Yukarıda belirtildiği üzere, davalı rizikodan önce prim ödenmediği için sorumluluğunun başlamadığını savunmuşsa da, davalının dava dışı Warranty A.Ş.'nin poliçelerin düzenlenmesinden sonra ve rizikonun gerçekleşmesinden önce 02.01.2004 tarihinde ödediği 25.000,00 USD'yi tahsil ettiği ve bakiye alacağı için Warranty A.Ş. aleyhine İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/66 esas sayılı dosyasında eksik ödenen primlerin tahsili amacıyla dava açtığı, fakat yargılama sırasında davayı takipsiz bıraktığı anlaşılmıştır. Her ne kadar mahkemece yapılan araştırmada 25.000,00 USD'lik ödeme içinde davacıya ait poliçelere ilişkin prim ödemelerinin bulunup bulunmadığı saptanamamış ise de, TMK.'nın 2.

maddesindeki, "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” hükmü gereği, davalının objektif iyiniyet kurallarına uygun hareket etme yükümlülüğü de bulunmaktadır.

Öte yandan davalı tarafından dava dışı Warranty A.Ş.'ye gönderilen 17.09.2004 tarihli ihtarname ile reasürör şirket bulunması ve 587.504,35 USD prim borcunun ödenmesi ihtarında bulunulduğu, bu ihtarnamenin davalı ile Warranty A.Ş. arasındaki anlaşmanın feshi veya poliçelerin iptali niteliğinde olmadığı, bunun dışında poliçelerin iptal edildiğine dair bir belge de bulunmadığı anlaşılmıştır. Yine reasürör temini “Yönetim Anlaşması”nda belirtilmişse de, bu şart davalı ile dava dışı Warranty A.Ş. arasındaki sözleşmede bulunmakta olup reasürör sağlanmaması durumunda poliçelerin feshedilmiş sayılacağı da sözleşmede düzenlenmemiştir.

Taraflar arasında gelişen ilişkide davalı ... her poliçe için prim tahsili cihetine gitmeyip dava dışı Warranty A.Ş.'ye, kendi adına poliçe primi tahsil yetkisi ile dava dışı bu firmanın topladığı primler içinden hasar ödemesi yapması ve komisyon bedelini de bu tutardan mahsup etme yetkisi verdiğine göre, poliçenin tanziminden sonra ve rizikonun gerçekleşmesinden önce yukarıda açıklanan ilişki kapsamında ödenen 25.000,00 USD içinde davacı tarafından dava dışı Warranty A.Ş.'ye ödenen sigorta poliçe primlerinin de bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048938500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.