6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şüpheli alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/1254 E. 2012/4679 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şüpheli alacak çıkma payı ortaklıktan çıkma müteselsil sorumluluk pasif husumet yokluğu rücu pasif husumet husumet yokluğu feragat kâr payı dahili dava husumet

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 432 · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının haklı nedenle ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi talebinin yerinde olduğu, 31/12/2010 tarihi itibari ile rayiç bedellere göre şirket hakkındaki icra dosyalarının ve şüpheli alacaklar hesabının dikkate alınmaması halinde özvarlığın 811.780,80 TL, davacının %40 payının 324.712,32 TL olduğu, davalı tarafça davalı şirket hakkında bir kısım icra takipleri ve tahsil edilmemiş şüpheli alacaklar hesabında bulunan miktarın hesaplamada dikkate alınması talebinde bulunulmuş ise de, bu takip dosyalarında davalı şirketten tahsili gerçekleştirilmiş olan bir alacağın bulunmadığı, kesinleştiği ifade edilen Çan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/198 E. 2006/423 K sayılı tazminat kararının davalı şirket yanında diğer davalısı ile birlikte müteselsilen tahsili yönünde karar verildiği, bu kapsamda hükmedilen bedelin davalı şirketten tahsil edilip edilmeyeceğinin de bu aşamada bilinemeyeceği, ayrıca davalı şirketin şüpheli alacaklar hesabında bulunan bedelin tahsil riskine yönelik davalı tarafça somut bir veri bildirilmediğinden ve şirket kayıtlarında halen mevcut bulunduğundan, bu miktarında öz varlık tespitinde hesaplamadan düşülmemesi gerektiği gerekçesiyle, davanın davalı gerçek şahıslar yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı şirket yönünden ise davacının ortaklıktan çıkma talebinin kabulü ile çıkma payı olarak belirlenen 324.712,32 TL’nin şirket mal varlığından ödenmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Davacının ortaklıktan çıkma payının belirlenmesinde bilanço değerinin yanında şirketin gelecek dönemdeki alacak ve borçlarının da değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan, hesaplamaya dahil edilmeyen Çan Asliye Hukuk Mahkemesi kararında hükmolunan tazminattan davalı şirketin de müteselsilen sorumlu olduğuna karar verildiğine göre, bu miktarın da şirket borcuna dahil edilmemesi doğru olmadığı gibi, yine bir kısım icra takipleri dikkate alınmak suretiyle karar tarihine en yakın tarih itibariyle davalı şirketin alacak ve borç durumu da gözetilerek (bu borçlar için başkalarına rücu edilip edilemeyeceği de değerlendirilerek) davacının ayrılma payının hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde verilen karar doğru olmamış, kararın davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.

3)Taraflar arasındaki davadan dolayı verilen kararı süresinde temyiz eden davacının yerel mahkemeye sunduğu 21.12.2011 tarihli dilekçesiyle vaki temyizinden yöntemince feragat ettiğinden HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddi gerekmiştir

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ticari Şirket Feshi ve Tasfiyesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8899 E. 2017/7338 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklıktan Çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18653 E. 2015/8544 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/1254 E.  ,  2012/4679 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/10/2011 tarih ve 2011/346-2011/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı limited şirketin %40 payına sahip ortağı olduğunu, diğer davalı ortakların müvekkilini şirkete sokmadığını, gelirden kasıtlı olarak ödeme yapılmadığını, şirket faaliyetlerini inceleme fırsatının da tanınmadığını ileri sürerek, TTK 551/2. maddesi uyarınca davalı şirketten haklı nedenlerle çıkmasına izin verilmesini, şirketteki %40 payının gerçek değerinin, şahsi alacağının ve ne şekilde ödeneceğinin belirlenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davalı gerçek şahısların davalı sıfatı bulunmadığını, davacının iddiaları doğru olmasa da anlaşmazlıklar olduğunu, şirketten çıkmasına izin verilerek ayrılma payının mahkemece bilirkişi incelemesi ile tespit ettirilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının haklı nedenle ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi talebinin yerinde olduğu, 31/12/2010 tarihi itibari ile rayiç bedellere göre şirket hakkındaki icra dosyalarının ve şüpheli alacaklar hesabının dikkate alınmaması halinde özvarlığın 811.780,80 TL, davacının %40 payının 324.712,32 TL olduğu, davalı tarafça davalı şirket hakkında bir kısım icra takipleri ve tahsil edilmemiş şüpheli alacaklar hesabında bulunan miktarın hesaplamada dikkate alınması talebinde bulunulmuş ise de, bu takip dosyalarında davalı şirketten tahsili gerçekleştirilmiş olan bir alacağın bulunmadığı, kesinleştiği ifade edilen Çan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/198 E.

2006/423 K sayılı tazminat kararının davalı şirket yanında diğer davalısı ile birlikte müteselsilen tahsili yönünde karar verildiği, bu kapsamda hükmedilen bedelin davalı şirketten tahsil edilip edilmeyeceğinin de bu aşamada bilinemeyeceği, ayrıca davalı şirketin şüpheli alacaklar hesabında bulunan bedelin tahsil riskine yönelik davalı tarafça somut bir veri bildirilmediğinden ve şirket kayıtlarında halen mevcut bulunduğundan, bu miktarında öz varlık tespitinde hesaplamadan düşülmemesi gerektiği gerekçesiyle, davanın davalı gerçek şahıslar yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı şirket yönünden ise davacının ortaklıktan çıkma talebinin kabulü ile çıkma payı olarak belirlenen 324.712,32 TL’nin şirket mal varlığından ödenmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Davacının ortaklıktan çıkma payının belirlenmesinde bilanço değerinin yanında şirketin gelecek dönemdeki alacak ve borçlarının da değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan, hesaplamaya dahil edilmeyen Çan Asliye Hukuk Mahkemesi kararında hükmolunan tazminattan davalı şirketin de müteselsilen sorumlu olduğuna karar verildiğine göre, bu miktarın da şirket borcuna dahil edilmemesi doğru olmadığı gibi, yine bir kısım icra takipleri dikkate alınmak suretiyle karar tarihine en yakın tarih itibariyle davalı şirketin alacak ve borç durumu da gözetilerek (bu borçlar için başkalarına rücu edilip edilemeyeceği de değerlendirilerek) davacının ayrılma payının hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde verilen karar doğru olmamış, kararın davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.

3)Taraflar arasındaki davadan dolayı verilen kararı süresinde temyiz eden davacının yerel mahkemeye sunduğu 21.12.2011 tarihli dilekçesiyle vaki temyizinden yöntemince feragat ettiğinden HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddi gerekmiştir

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, 3) Davacının temyiz isteminin feragat nedeniyle REDDİNE, istek halinde aşağıda yazılı 4.800,85 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ... Ltd.Şti'ye iadesine, 26/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048864200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.