İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12247 E. 2012/3297 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüzel kişilik perdesinin kaldırılması↗ ticari avans faizi↗ tüzel kişilik↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ ticari defter↗ fatura↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ cy/cy kaydı↗ avans faizi↗ temsil↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sözleşmeye dayalı bir ilişkinin bulunmadığı, 2002 yılında yurt dışı taşıma işlerinden dolayı ticari ilişkinin oluştuğu, davacı tarafından düzenlenen 4 adet toplam 1.039-USD'lik fatura bedelinin her iki tarafın kayıtlarında da yer aldığı, kalan 5 adet faturanın ise davalı kayıtlarında yer almadığı, bu faturaların davalı tarafa teslim edildiğine ilişkin bir belgeye rastlanılmadığı, 2003 yılında yapılan bir muhasebe kaydı ile limited şirket adına olan borcun anonim şirket hesabına aktarıldığı ve halen davacı kayıtlarında borcun Vender A.Ş adına görüldüğü, iş bu şirketlerin şirket yapılarının, adreslerinin, faaliyet alanlarının, temsilcilerinin ve ortaklarının aynı olduğu, farklı tüzel kişilik savunmasının gerçeği yansıtmadığı, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ilkesi gözetildiğinde davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanını kısmen kabulüne, davalının 1.039 USD karşılığı 1.415,01 TL'na yönelik itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi yürütülmesine, fazlaya ilişkin takibin iptaline, alacak likit olmakla %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taraflar arasında yurt dışı taşımasından kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, 2003 yılında yapılan bir muhasebe kaydı ile davalı limited şirket adına olan borcun Vender A.Ş. hesabına aktarıldığı ve halen davacı kayıtlarında borcun dava dışı bu şirkete ait olarak gözüktüğü, davalı şirket adına herhangi bir borca rastlanılmadığı açıklanmıştır. Bu durumda, davacı kendi ticari defterlerinde davalı limited şirketin borcunu dava dışı anonim şirkete aktardığına ve borçlu olarak anonim şirketi kabul ettiğine göre artık davalı ile dava dışı şirketin ortaklarının ve yöneticilerinin aynı kişilerden oluşması, işyerlerinin aynı adreste bulunması gibi nedenlerle, dava konusu alacaktan davacı tarafın kayıtlarında borçlu gözüken anonim şirketten ayrı bir tüzel kişiliğe sahip davalı şirketin sorumlu tutulması mümkün olmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/12247 E. , 2012/3297 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 12. Sulh (Şişli 1. Sulh) Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Sulh (Şişli 1. Sulh) Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/12/2009 tarih ve 2005/2456-2009/1605 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiğini, bu taşıma hizmetinden doğan alacağın ödenmediğini, müvekkilinin alacağın tahsili için başlattığı takibe de davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının icra takibine dayanak gösterdiği cari hesap fişinde borçlu şirketin unvanının Vender Giyim San. ve Tic. A.Ş. olduğunu, bu belgenin müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını, tacir olan davacının alacağını fatura, sevk irsaliyesi ve mal teslim belgesi ile ispat etmek zorunda bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sözleşmeye dayalı bir ilişkinin bulunmadığı, 2002 yılında yurt dışı taşıma işlerinden dolayı ticari ilişkinin oluştuğu, davacı tarafından düzenlenen 4 adet toplam 1.039-USD'lik fatura bedelinin her iki tarafın kayıtlarında da yer aldığı, kalan 5 adet faturanın ise davalı kayıtlarında yer almadığı, bu faturaların davalı tarafa teslim edildiğine ilişkin bir belgeye rastlanılmadığı, 2003 yılında yapılan bir muhasebe kaydı ile limited şirket adına olan borcun anonim şirket hesabına aktarıldığı ve halen davacı kayıtlarında borcun Vender A.Ş adına görüldüğü, iş bu şirketlerin şirket yapılarının, adreslerinin, faaliyet alanlarının, temsilcilerinin ve ortaklarının aynı olduğu, farklı tüzel kişilik savunmasının gerçeği yansıtmadığı, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ilkesi gözetildiğinde davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanını kısmen kabulüne, davalının 1.039 USD karşılığı 1.415,01 TL'na yönelik itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi yürütülmesine, fazlaya ilişkin takibin iptaline, alacak likit olmakla %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taraflar arasında yurt dışı taşımasından kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, 2003 yılında yapılan bir muhasebe kaydı ile davalı limited şirket adına olan borcun Vender A.Ş. hesabına aktarıldığı ve halen davacı kayıtlarında borcun dava dışı bu şirkete ait olarak gözüktüğü, davalı şirket adına herhangi bir borca rastlanılmadığı açıklanmıştır. Bu durumda, davacı kendi ticari defterlerinde davalı limited şirketin borcunu dava dışı anonim şirkete aktardığına ve borçlu olarak anonim şirketi kabul ettiğine göre artık davalı ile dava dışı şirketin ortaklarının ve yöneticilerinin aynı kişilerden oluşması, işyerlerinin aynı adreste bulunması gibi nedenlerle, dava konusu alacaktan davacı tarafın kayıtlarında borçlu gözüken anonim şirketten ayrı bir tüzel kişiliğe sahip davalı şirketin sorumlu tutulması mümkün olmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048295600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz