6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Dain-i mürtehin

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/806 E. 2012/3272 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dain-i mürtehin zeyilname işyeri sigorta poliçesi sigorta tazminatı gerçek zarar işyeri sigortası basiretli tacir riziko ek prim karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi tacir sigorta poliçesi hasar eksik inceleme karar verilmesine yer olmadığına ibraz

Atıf yapılan mevzuat: TMK — TMK 2 · TTK — TTK 1267

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda dava dışı Güneş Sigorta A.Ş’nin uyuşmazlığa konu yere ilişkin poliçe düzenlemediği, 01.07.2002-2003 vadeli poliçenin prim ödemesinin yapılmadığı ve 01.07.2002 tarihinden geçerli olmak üzere iptal edildiğinin açıklandığı, davacının sigorta poliçesinin zamanında düzenlenip düzenlenme- diğini, priminin tahsil edilip edilmediğini takip etmediği, basiretli tacir gibi davranmadığı, %25 oranında müterafik kusurunun olduğu, davalı ... şirketinin sorumlu olduğu gerçek zararın 125.010.00 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 93.757.50 TL’nin davalı ... şirketinden tahsiline, diğer davalı bakımından karar kesinleştiğinden yeniden hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davalı Birlik Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Birlik Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, işyeri sigorta poliçesinin yapılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Ancak, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Zira, davalı Birlik Sigorta A.Ş’nin çifte sigorta savunması üzerinde yeterince durulmamıştır. Davacı tarafından Güneş Sigorta A.Ş’ye yaptırıldığı iddia edilen 01.07.2002-01.07.2003 vadeli sigorta poliçesinin priminin hiç ödenmemesi nedeniyle 01.07.2002 tarihinden geçerli olmak üzere iptal edildiğine yönelik anılan sigorta şirketinin cevabi yazısına itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Davalı Banka tarafından dosyaya ibraz edilen bu poliçeye ait 18.09.2002 tarihli zeyilnamede sigorta sahibinin, "daini mürtehini Halkbank Organize San.Şubesi" olarak değiştirildiği açıklanmıştır. Dava dışı Güneş Sigorta A.Ş’nin verdiği cevaplar ile dosyadaki kanıtlar arasındaki çelişki giderilmediği gibi çifte sigorta yaptırılıp yaptırılmadığı yönündeki tereddütler de açıklığa kavuşturulmamıştır.

Bu durum karşısında, dava dışı Güneş Sigorta A.Ş kayıtları üzerinden uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılarak davacı tarafından riziko tarihini kapsar şekilde anılan sigorta şirketine geçerli sigorta poliçesi düzenlettirilip düzenlettirilmediğinin açıklığa kavuşturulması, geçerli bir poliçenin varlığı halinde, davacı iddiasının TMK’nun 2. ve TTK’nun 1267. maddeleri ile önceki bozma ilamı kapsamı çerçevesinde değerlendirilmesi ve davalı Birlik Sigorta A.Ş’nin hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

3-Ayrıca, davacı vekili yaptırmış olduğu tespit sonucu düzenlenen rapora atıf yaparak tazminat talebinde bulunmuştur. Zarar kalemlerinin neler olduğunu belirtmemiştir. Davalı Birlik Sigorta A.Ş’nin düzenlediği poliçede davacıya ait binayla ilgili hangi değerlerin sigorta örtüsüne alındığı ve bunların limitleri belirtilmiştir. Bu durum karşısında, davacı vekiline zarar kalemleri bakımından açıklama yaptırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması da kabul şekli bakımından yanlış olmuştur.

4-Öte yandan, tazminat miktarı bakımından hükme esas alınan bilirkişi raporu da denetime uygun değildir. Davalı Birlik Sigorta A.Ş. vekili eksik sigorta savunmasında bulunmuş, mevcutların davacı kayıtları ile incelenmesi gerektiğini bildirmiştir. Hukukçu bilirkişi eksik sigorta olduğunu, ancak sigortalı kıymetlerin tam hasara uğrayıp uğramadığının bilinmediğini açıklamıştır. Tespit raporuna dayalı düzenlenen teknik bilirkişi kurulu görüşünde de eksik sigortanın olup olmadığı bilgisine yer verilmemiştir. O halde, davalı Birlik Sigorta A.Ş. vekilinin rapora yönelik itirazları da dikkate alınarak poliçe hükümleri çerçevesinde davacının talep edebileceği sigorta tazminatının tespiti bakımından aralarında sigorta konusunda uzmanın da bulunduğu bilirkişi kurulundan denetime uygun rapor alınmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması da kabul şekli bakımından doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Dain-i mürtehin

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14372 E. 2016/175 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/806 E.  ,  2012/3272 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.11.2010 tarih ve 2008/572 - 2010/495 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan Birlik Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.03.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı Birlik Sigorta A.Ş.'ne sigortalı olan müvekkiline ait fabrika binasında yangın sonucu oluşan rizikonun primin ödenmemesi nedeniyle poliçenin daha önce iptal edildiğinden bahisle tazmin edilmediğini, tesisler için kredi kullandıran davalı Banka'ca yapılan sözleşme uyarınca bankanın sigorta primlerini ödeyip müvekkilinden faiz ve komisyonu ile tahsilini üstlenen banka ile düzenlediği poliçeden dolayı müvekkilini haberdar etmeyen diğer davalının oluşan zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 171.759.100.750.- TL'nın riziko tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı Birlik Sigorta A.Ş. vekili, düzenlenen 12.05.2003 tarihli sigorta poliçesinin primi fazla bulunarak davacı ... ettirence imzalanmadığını, peşinat ve prim taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle TTK'nun 1282 ve 1295/3. maddelerince sigorta sorumluluğunun başlamadığını savunmuştur.

Davalı Banka vekili, müvekkiline husumet düşmeyeceğini açıklayarak, davanın Reddini istemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda dava dışı Güneş Sigorta A.Ş’nin uyuşmazlığa konu yere ilişkin poliçe düzenlemediği, 01.07.2002-2003 vadeli poliçenin prim ödemesinin yapılmadığı ve 01.07.2002 tarihinden geçerli olmak üzere iptal edildiğinin açıklandığı, davacının sigorta poliçesinin zamanında düzenlenip düzenlenme- diğini, priminin tahsil edilip edilmediğini takip etmediği, basiretli tacir gibi davranmadığı, %25 oranında müterafik kusurunun olduğu, davalı ... şirketinin sorumlu olduğu gerçek zararın 125.010.00 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 93.757.50 TL’nin davalı ... şirketinden tahsiline, diğer davalı bakımından karar kesinleştiğinden yeniden hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davalı Birlik Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Birlik Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, işyeri sigorta poliçesinin yapılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Ancak, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Zira, davalı Birlik Sigorta A.Ş’nin çifte sigorta savunması üzerinde yeterince durulmamıştır. Davacı tarafından Güneş Sigorta A.Ş’ye yaptırıldığı iddia edilen 01.07.2002-01.07.2003 vadeli sigorta poliçesinin priminin hiç ödenmemesi nedeniyle 01.07.2002 tarihinden geçerli olmak üzere iptal edildiğine yönelik anılan sigorta şirketinin cevabi yazısına itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Davalı Banka tarafından dosyaya ibraz edilen bu poliçeye ait 18.09.2002 tarihli zeyilnamede sigorta sahibinin, "daini mürtehini Halkbank Organize San.Şubesi" olarak değiştirildiği açıklanmıştır.

Dava dışı Güneş Sigorta A.Ş’nin verdiği cevaplar ile dosyadaki kanıtlar arasındaki çelişki giderilmediği gibi çifte sigorta yaptırılıp yaptırılmadığı yönündeki tereddütler de açıklığa kavuşturulmamıştır.

Bu durum karşısında, dava dışı Güneş Sigorta A.Ş kayıtları üzerinden uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılarak davacı tarafından riziko tarihini kapsar şekilde anılan sigorta şirketine geçerli sigorta poliçesi düzenlettirilip düzenlettirilmediğinin açıklığa kavuşturulması, geçerli bir poliçenin varlığı halinde, davacı iddiasının TMK’nun 2. ve TTK’nun 1267. maddeleri ile önceki bozma ilamı kapsamı çerçevesinde değerlendirilmesi ve davalı Birlik Sigorta A.Ş’nin hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

3-Ayrıca, davacı vekili yaptırmış olduğu tespit sonucu düzenlenen rapora atıf yaparak tazminat talebinde bulunmuştur. Zarar kalemlerinin neler olduğunu belirtmemiştir. Davalı Birlik Sigorta A.Ş’nin düzenlediği poliçede davacıya ait binayla ilgili hangi değerlerin sigorta örtüsüne alındığı ve bunların limitleri belirtilmiştir. Bu durum karşısında, davacı vekiline zarar kalemleri bakımından açıklama yaptırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması da kabul şekli bakımından yanlış olmuştur.

4-Öte yandan, tazminat miktarı bakımından hükme esas alınan bilirkişi raporu da denetime uygun değildir. Davalı Birlik Sigorta A.Ş. vekili eksik sigorta savunmasında bulunmuş, mevcutların davacı kayıtları ile incelenmesi gerektiğini bildirmiştir. Hukukçu bilirkişi eksik sigorta olduğunu, ancak sigortalı kıymetlerin tam hasara uğrayıp uğramadığının bilinmediğini açıklamıştır. Tespit raporuna dayalı düzenlenen teknik bilirkişi kurulu görüşünde de eksik sigortanın olup olmadığı bilgisine yer verilmemiştir. O halde, davalı Birlik Sigorta A.Ş. vekilinin rapora yönelik itirazları da dikkate alınarak poliçe hükümleri çerçevesinde davacının talep edebileceği sigorta tazminatının tespiti bakımından aralarında sigorta konusunda uzmanın da bulunduğu bilirkişi kurulundan denetime uygun rapor alınmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması da kabul şekli bakımından doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Birlik Sigorta A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Birlik Sigorta A.Ş.'ne verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048195500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.