6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10400 E. 2012/1968 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkın kötüye kullanılması tescilsiz tasarım şikayet dürüstlük kuralı kötüniyet vekalet ücreti teslim

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kendisinin tasarımını gerçekleştirmediği bir ürünü incelemesiz sistemden yararlanarak adına tescil ettirmesinin ve davacı gibi üçüncü kişilere yasaklayıcı eylemlere girişmesinin tasarım hakkı sahipliğinin kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davalının dürüstlük kuralına aykırı eylemleri nedeniyle davacının mağduriyetine sebebiyet verdiği, davacının zararının devam ettiği, davacının önceki davanın açıldığı 29.12.2005 tarihi ile zapt edilen malların ve üretim araçlarının kendisine fiilen teslim edildiği 30.11.2008 tarihleri arasında oluşan net maddi zararının 13.274,10 TL olduğu, öte yandan davacının Asliye Ceza mahkemelerinde görülen davalar nedeniyle ödediği vekalet ücretinin makul ve istenebilir olduğu gerekçesi ile, davanın kabulüne, 13.274,10 TL tazminat ile 12.250,00 TL avukatlık ücretinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, kötüniyetli başvuru sonucu elde edilmiş tasarım tescil belgesine dayanılarak yapılan şikayet surecinde oluşan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Dairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, tasarım tescil belgesinden kaynaklanan hakların kullanılması, bu belge ile sağlanan koruma kapsamında olup tescilli bir tasarımın haksız kullanımından söz edilemez. Ancak, tasarım tescil belgelerinin hükümsüzlüğü yolundaki kararlar ile sicilden terkinleri sağlandıktan sonra korumaları kalkacak ve bu tarihten itibaren kullanımlarının haksız olduğu ileri sürülebilecektir. Tescilli endüstriyel tasarım sahibi, bu tescil hükümsüz kılınmadıkça tasarımını kullanabilir. Somut uyuşmazlıkta da, davalı usulüne uygun şekilde tescil ettirmiş bulunduğu tasarım tescil belgesine dayanarak yasal şikayet hakkını kullanmıştır. Tasarım tescil belgesi hükümsüz kılınana kadar şikayet hakkının kötüye kullanılmasından söz edilemez. Mahkemece, anılan hususlar nazara alınmadan, davalının kendisinin gerçekleştirmediği bir tasarımı adına tescil ettirmesinin ve davacı gibi üçüncü kişilere yasaklayıcı eylemlere girişmesinin tasarım hakkı sahipliğinin kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davalının dürüstlük kuralına aykırı eylemleri nedeniyle davacının mağduriyetine sebebiyet verdiği ve davacının zararının devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre de, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9364 E. 2012/13221 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/10400 E.  ,  2012/1968 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/03/2010 tarih ve 2008/377-2010/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının kötüniyetle elde ettiği endüstriyel tasarım tescil belgesine dayanarak yaptığı haksız şikayet nedeniyle, müvekkilinin ürettiği yağmur oluk borularının duvara bağlantısına yarayan PVC kelepçelerine ve üretimde kullandığı kalıplara el konulduğunu, müvekkili hakkında ceza davaları açıldığını, ancak daha sonra davalının tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verildiğini, keza müvekkilinin hakkında açılan ceza davalarından beraat ettiğini, bu süreçte müvekkilinin maddi kayıplara uğradığını,üretim yapmasının engellendiğini, ticari itibarının zedelendiğini, el koyma tarihinden ilk tazminat davasının açıldığı 29.12.2005 tarihine kadar olan zararların Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2006/259 E sayılı dosyasında dava konusu edildiğini ve taleplerinin kabul edildiğini, ancak söz konusu davanın açıldığı tarihten sonra da müvekkilinin zararının devam ettiğini, zira beraat kararları kesinleşmediğinden üretime başlanılamadığını, öte yandan ceza davalarında kendisini savunma durumunda kalan müvekkilinin avukatlık ücreti ödemesi nedeniyle de zarar gördüğünü ileri sürerek müvekkilinin ödemek durumunda kaldığı 12,250 TL avukatlık ücreti ile ıslahen 13.274,10 TL zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, özel avukatlık ücretinin talep edilemeyeceğini, hukuken korunan bir hakkın kullanılmasının kötüniyet olarak kabuledilemeyeceğini, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2006/259 E sayılı dosyasında verilen kararın temyiz aşamasında olduğunu, davacının ara vermeksizin üretimine devam ettiğini, ortada bir zararın bulunmadığını, hükümsüzlük kararı verilmesinden sonra müvekkilinin bir eylemi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kendisinin tasarımını gerçekleştirmediği bir ürünü incelemesiz sistemden yararlanarak adına tescil ettirmesinin ve davacı gibi üçüncü kişilere yasaklayıcı eylemlere girişmesinin tasarım hakkı sahipliğinin kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davalının dürüstlük kuralına aykırı eylemleri nedeniyle davacının mağduriyetine sebebiyet verdiği, davacının zararının devam ettiği, davacının önceki davanın açıldığı 29.12.2005 tarihi ile zapt edilen malların ve üretim araçlarının kendisine fiilen teslim edildiği 30.11.2008 tarihleri arasında oluşan net maddi zararının 13.274,10 TL olduğu, öte yandan davacının Asliye Ceza mahkemelerinde görülen davalar nedeniyle ödediği vekalet ücretinin makul ve istenebilir olduğu gerekçesi ile, davanın kabulüne, 13.274,10 TL tazminat ile 12.250,00 TL avukatlık ücretinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, kötüniyetli başvuru sonucu elde edilmiş tasarım tescil belgesine dayanılarak yapılan şikayet surecinde oluşan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Dairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, tasarım tescil belgesinden kaynaklanan hakların kullanılması, bu belge ile sağlanan koruma kapsamında olup tescilli bir tasarımın haksız kullanımından söz edilemez. Ancak, tasarım tescil belgelerinin hükümsüzlüğü yolundaki kararlar ile sicilden terkinleri sağlandıktan sonra korumaları kalkacak ve bu tarihten itibaren kullanımlarının haksız olduğu ileri sürülebilecektir. Tescilli endüstriyel tasarım sahibi, bu tescil hükümsüz kılınmadıkça tasarımını kullanabilir. Somut uyuşmazlıkta da, davalı usulüne uygun şekilde tescil ettirmiş bulunduğu tasarım tescil belgesine dayanarak yasal şikayet hakkını kullanmıştır.

Tasarım tescil belgesi hükümsüz kılınana kadar şikayet hakkının kötüye kullanılmasından söz edilemez. Mahkemece, anılan hususlar nazara alınmadan, davalının kendisinin gerçekleştirmediği bir tasarımı adına tescil ettirmesinin ve davacı gibi üçüncü kişilere yasaklayıcı eylemlere girişmesinin tasarım hakkı sahipliğinin kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davalının dürüstlük kuralına aykırı eylemleri nedeniyle davacının mağduriyetine sebebiyet verdiği ve davacının zararının devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre de, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047677100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.