Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14472 E. 2012/2232 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çelişkili davranış yasağı↗ icazet↗ ibraname↗ oy yasağı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, müteveffa davacının torununu korumak amacı ile banka müfettişine torununun hesabından para çekmeye yetkili olduğunu ve bankadan talepte bulunmadığını bildirmesinin teknik anlamda bir ibraname veya vazgeçme olmadığı, davalı bankanın B.K. m. 55 gereğince istihdam ettiği personelinin eylemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 35.040 USD’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka çalışanının usulsüz işlemlerinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere davacının, dava dışı ...'nun yaptığı usulsüz işlemler nedeniyle davalı bankada yapılan teftiş sırasında bankaya verdiği dilekçede; şube nezdinde tüm hesaplardan para çekmeye şube memuru ...'nın yetkili olduğu, yapılan ve yapılacak işlemlerden dolayı bankadan herhangi bir talepte bulunmayacağını bildirdiği, bu şekilde davacının tüm işlemlere icazet verdiği anlaşılmıştır. Dava dışı, davacının akrabası olan ...'nun usulsüz işlemlerinin ortaya çıkmasından sonra davacının bu şekilde dilekçe vermesi ve ardından böyle bir dava açmasının çelişkili davranış yasağına aykırılık teşkil ettiği ve TMK. 2. maddesine aykırı olduğu gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1066 E. 2011/10248 K.
Ortak:çelişkili davranış yasağı · icazet · ibraname · oy yasağı · Alacak
İncelediğiniz karardaDava dışı, davacının akrabası olan ...'nun usulsüz işlemlerinin ortaya çıkmasından sonra davacının bu şekilde dilekçe vermesi ve ardından böyle bir dava açmasının «çelişkili davranış yasağına» aykırılık teşkil ettiği ve TMK.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, müteveffa davacının torununu korumak amacı ile banka müfettişine torununun hesabından para çekmeye yetkili olduğunu ve bankadan talepte bulunmadığını bildirmesinin teknik anlamda bir «ibraname» veya vazgeçme olmadığı, davalı bankanın B.K. m.
Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere davacının, dava dışı ...'nun yaptığı usulsüz işlemler nedeniyle davalı bankada yapılan teftiş sırasında bankaya verdiği dilekçede; şube nezdinde tüm hesaplardan para çekmeye şube memuru ...'nın yetkili olduğu, yapılan ve yapılacak işlemlerden dolayı bankadan herhangi bir talepte bulunmayacağını bildirdiği, bu şekilde davacının tüm işlemlere «icazet» verdiği anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaDava dışı, davacının akrabası olan ...'nun usulsüz işlemlerinin ortaya çıkmasından sonra davacının bu şekilde dilekçe vermesi ve ardından böyle bir dava açmasının «çelişkili davranış yasağına» aykırılık teşkil ettiği ve TMK.
Mahkemece, davacının «zimmet» suçlamasıyla yargılanan banka çalışanı ...'nun teyzesi olduğu, davacının yeğenini korumak için banka müfettişine yeğeninin hesaptan para çekme «yetkisinin» bulunduğunu söylemesi ve bankadan herhangi bir talepte bulunmadığını belirtmesinin teknik anlamda bir «ibraname» veya vazgeçme olmadığı, 10/05/2000 tarihi itibariyle davacının hesabında 6.610,00 TL bulunması gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne, 6.610,00 TL'nin 10.05.2000 ta …
Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere davacının, dava dışı ...'nun yaptığı usulsüz işlemler nedeniyle davalı bankada yapılan teftiş sırasında bankaya verdiği dilekçede; şube nezdinde tüm hesaplardan para çekmeye şube memuru ...'nın yetkili olduğu, yapılan ve yapılacak işlemlerden dolayı bankadan herhangi bir talepte bulunmayacağını bildirdiği, bu şekilde davacının tüm işlemlere «icazet» verdiği anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «zimmet» suçlamasıyla yargılanan banka çalışanı ...'nun teyzesi olduğu, davacının yeğenini korumak için banka müfettişine yeğeninin hesaptan para çekme «yetkisinin» bulunduğunu söylemesi ve bankadan herhangi bir talepte bulunmadığını belirtmesinin teknik anlamda bir «ibraname» veya vazgeçme olmadığı, 10/05/2000 tarihi itibariyle davacının hesabında 6.610,00 TL bulunması gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne, 6.610,00 TL'nin 10.05.2000 ta …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4549 E. 2013/22581 K.
Ortak:icazet · Alacak
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere davacının, dava dışı ...'nun yaptığı usulsüz işlemler nedeniyle davalı bankada yapılan teftiş sırasında bankaya verdiği dilekçede; şube nezdinde tüm hesaplardan para çekmeye şube memuru ...'nın yetkili olduğu, yapılan ve yapılacak işlemlerden dolayı bankadan herhangi bir talepte bulunmayacağını bildirdiği, bu şekilde davacının tüm işlemlere «icazet» verdiği anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece öncelikle dosya içinde mevcut belgelerdeki imzaların davacı vakıf yetkililerine ait olup olmadığı incelenerek, belgenin sahte olduğu sonucuna varılması halinde, davacı tarafça adına işlem yapan kişinin yaptığı işlemlere karşı «icazetinin» bulunup bulunmadığının değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · internet bankacılığı
Benzer bu karardaDava, «internet bankacılığı işlemlerine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/14472 E. , 2012/2232 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/04/2010 tarih ve 2001/180-2010/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ...’ın davalı banka nezdinde bulunan paraların müvekkilinin izni ve bilgisi dışında, banka çalışanı olan torunu ... tarafından çekildiğini, davalı bankanın bu olay nedeniyle sorumlu olduğunu ileri sürerek, 35.040 USD’nın davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davacının ölümü ile davacının mirasçılarını temsilen tereke temsilcisi tarafından davaya devam olunmuştur.
Davalı vekilli, davacının, müvekkili bankaya hitaben verdiği dilekçe ile ... tarafından yapılan işlemlere icazet verdiğini, bankadan talebinin bulunmadığını beyan ettiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, müteveffa davacının torununu korumak amacı ile banka müfettişine torununun hesabından para çekmeye yetkili olduğunu ve bankadan talepte bulunmadığını bildirmesinin teknik anlamda bir ibraname veya vazgeçme olmadığı, davalı bankanın B.K. m. 55 gereğince istihdam ettiği personelinin eylemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 35.040 USD’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka çalışanının usulsüz işlemlerinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere davacının, dava dışı ...'nun yaptığı usulsüz işlemler nedeniyle davalı bankada yapılan teftiş sırasında bankaya verdiği dilekçede; şube nezdinde tüm hesaplardan para çekmeye şube memuru ...'nın yetkili olduğu, yapılan ve yapılacak işlemlerden dolayı bankadan herhangi bir talepte bulunmayacağını bildirdiği, bu şekilde davacının tüm işlemlere icazet verdiği anlaşılmıştır. Dava dışı, davacının akrabası olan ...'nun usulsüz işlemlerinin ortaya çıkmasından sonra davacının bu şekilde dilekçe vermesi ve ardından böyle bir dava açmasının çelişkili davranış yasağına aykırılık teşkil ettiği ve TMK.
2. maddesine aykırı olduğu gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047655800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz