Lehtar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/9494 E. 2012/1894 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
lehtar↗ müteselsil sorumluluk↗ ciro↗ keşideci↗ bono↗ vade↗ istirdat↗ kötü niyet↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan ticari amaçla halı satın alarak karşılığında davalıya 4 adet bono ciro edip verdiği, davacının bu senetleri daha önce ...ve ... isimli şahıslara sattığı halılar karşılığında aldığı, bunlardan 3 tanesinin davalı tarafça icra takibine konu edildiği, davacının da tüm borçları ve masrafları ödeyerek senet asıllarının geri aldığı, bu senetlerden 01/01/2007 tarihli 01/04/2007 vadeli bonodaki imzanın davacının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, BK'nun 18. ve 582. maddeleri ile TTK'nun 589 maddeleri uyarınca senedin kurucu unsurlarından olan imzanın varlığıyla borcun doğduğu, fakat senette mündemiç borçtan müteselsilen sorumlu bulunan her bir kambiyo borçlusunun sorumluluğunun doğmasının senetteki imzaların kendilerine ait olmasına bağlı bulunduğu, bu durumda dava konusu senetteki imza davacıya ait olmadığından, davacının davalıya karşı bir borcunun doğmasının da söz konusu olmadığı, davalının kötü niyetin ispat edilemediği gerekçesiyle 15.000 TL senet bedelinin 05/05/2008 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, bono bedelinin istirdadı istemine ilişkin olup mahkemece, davaya konu bononun arkasındaki imzanın davacıya ait bulunmadığı ve bu nedenle de senette yazılı miktardan davacının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı 24.09.2008 tarihli Cumhuriyet Savcılığı ifadesinde, ...ve ... isimli şahıslara değişik tarihlerde halı sattığını, karşılığında vade tarihleri farklı dört tane bono aldığını, bu bonoları kendisinden halı aldığı davalı ... 'a ciro ederek verdiğini beyan etmiştir. Mahkemece istirdadına karar verilen bono metni incelendiğinde de, keşidecisinin ..., lehtarının ...olduğu, bonoyu ...'ın davacıya, davacının da davalıya ciro ettiği görülmektedir. Nitekim davalı taraf da davacıya satılan mal karşılığında davaya konu bononun kendisine verildiğini savunmuştur. O halde, davacı tarafından davalıya dört adet bono verildiğinin sübut bulmasına ve davacı tarafça davalının elinde başka senet olduğunun veya kendisine karşı davalının başka bir senede dayalı olarak talepte bulunduğunun iddia edilmemiş olmasına göre artık davaya konu senedin, davacının davalıya ciro ettiği dört adet senetten biri olduğunun kabulü ile oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/9494 E. , 2012/1894 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/03/2010 tarih ve 2008/779-2010/165 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Kadıköy 2. İcra Müdürlüğü'nün 2007/6842 sayılı ve yine Kadıköy 8. İcra Müdürlüğü'nün 2007/8697 sayılı dosyalarından dolayı borçlu olduğu davalının avukatına toplam 75.000 TL ödeyerek borcundan kurtulduğunu, ancak Kadıköy 8. İcra Müdürlüğü'nün dosyasındaki takibe konu 10.01.2007 tanzim, 01.04.2007 vade tarihli senet arkasındaki cironun müvekkiline ait olmadığının anlaşıldığını, icra tehdidi altında ödenen borcun müvekkili ile alakasının bulunmadığını, yapılan 75.000 TL'lik ödemenin ne kadarının dava konusu senede karşılık olduğunun taraflarınca bilinmediğini ileri sürerek, 15.000 TL'lik ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi, masrafları, avukatlık ücreti ve dosya giderleri ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının, asıl alacağın %40'ından aşağı olmayacak şekilde kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya sattığı mal karşılığında söz konusu bonoyu aldığını, bu durumun davacının savcılık ifadesinde de açıklandığını, davanın kötüniyetli olarak açıldığını savunarak, davanın reddini ve davacının %40'tan az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan ticari amaçla halı satın alarak karşılığında davalıya 4 adet bono ciro edip verdiği, davacının bu senetleri daha önce ...ve ... isimli şahıslara sattığı halılar karşılığında aldığı, bunlardan 3 tanesinin davalı tarafça icra takibine konu edildiği, davacının da tüm borçları ve masrafları ödeyerek senet asıllarının geri aldığı, bu senetlerden 01/01/2007 tarihli 01/04/2007 vadeli bonodaki imzanın davacının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, BK'nun 18. ve 582. maddeleri ile TTK'nun 589 maddeleri uyarınca senedin kurucu unsurlarından olan imzanın varlığıyla borcun doğduğu, fakat senette mündemiç borçtan müteselsilen sorumlu bulunan her bir kambiyo borçlusunun sorumluluğunun doğmasının senetteki imzaların kendilerine ait olmasına bağlı bulunduğu, bu durumda dava konusu senetteki imza davacıya ait olmadığından, davacının davalıya karşı bir borcunun doğmasının da söz konusu olmadığı, davalının kötü niyetin ispat edilemediği gerekçesiyle 15.000 TL senet bedelinin 05/05/2008 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, bono bedelinin istirdadı istemine ilişkin olup mahkemece, davaya konu bononun arkasındaki imzanın davacıya ait bulunmadığı ve bu nedenle de senette yazılı miktardan davacının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı 24.09.2008 tarihli Cumhuriyet Savcılığı ifadesinde, ...ve ... isimli şahıslara değişik tarihlerde halı sattığını, karşılığında vade tarihleri farklı dört tane bono aldığını, bu bonoları kendisinden halı aldığı davalı ... 'a ciro ederek verdiğini beyan etmiştir. Mahkemece istirdadına karar verilen bono metni incelendiğinde de, keşidecisinin ..., lehtarının ...olduğu, bonoyu ...'ın davacıya, davacının da davalıya ciro ettiği görülmektedir.
Nitekim davalı taraf da davacıya satılan mal karşılığında davaya konu bononun kendisine verildiğini savunmuştur. O halde, davacı tarafından davalıya dört adet bono verildiğinin sübut bulmasına ve davacı tarafça davalının elinde başka senet olduğunun veya kendisine karşı davalının başka bir senede dayalı olarak talepte bulunduğunun iddia edilmemiş olmasına göre artık davaya konu senedin, davacının davalıya ciro ettiği dört adet senetten biri olduğunun kabulü ile oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 201,85 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047613700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz