6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kurucu hisse senedi | Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7348 E. 2012/2240 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Zamanaşımı
['6102/416']

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahte imza uzamış ceza zamanaşımı ceza zamanaşımı hisse senedi pay defteri temlik dahili dava zamanaşımı ibraz teslim e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 416

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların 15.04.1972 tarihinde verdikleri yazı ile davaya konu hisse senetlerindeki haklarından vazgeçtiklerini ve davalıların murisi ...’e devrettiklerini beyan ettikleri, banka tarafından bu devrin onaylanarak ...’a teslim edildiği ve 2005 yılında ölümü ile de davalılar adına pay defterine kaydedildiği, yapılan temlikin TTK’nun 416. Maddesine uygun olduğu ve bu tarihten itibaren uzamış ceza zamanaşımı süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı bankaya ait kurucu hisse senedi bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacılar vekili müvekkillerinin murisinden kalan davalı bankaya ait iki adet intifa senedinin, müvekkillerinin haberi olmaksızın davalı gerçek kişiler tarafından bankaya ibraz edilerek devredildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı itibari ile davacıların 1972 yılında yapılan devir işlemi ile davaya konu olan intifa senetlerini bila bedel davalıların murisi olan ...’a devrettiklerinin iddia edildiği, buna karşın davacıların bu yönde bir devrin mevcut olmadığını bildirdikleri anlaşılmaktadır. Buna karşın mahkemece söz konusu devir işlemine ilişkin bilgi ve belgeler celbedilerek içeriği ve sıhhati konusunda her hangi bir inceleme yapılmış değildir. Her ne kadar karar gerekçesinde, söz konusu devir tarihi dikkate alınarak dava tarihi itibari ile ceza zamanaşımı süresi de dahil olmak üzere zamanaşımı sürelerinin dolduğu belirtilmişse de, davaya konu intifa senetlerinin devrinin usulsüz olması halinde davacıların mülkiyet hakkının devam edecek olması ve mülkiyet hakkının zamanaşımına uğramaması karşısında değinilen devir işlemi kayıtları getirtilip davacıların bu yönde bir iradelerinin bulunup bulunmadığı, işlemin sahte imza ile gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği tespit edildikten sonra davaya konu edilen intifa senetleri üzerindeki hak sahiplerinin kim ya da kimler olduğu belirlenerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/7348 E.  ,  2012/2240 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/04/2010 tarih ve 2009/407-2010/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalı gerçek kişilerin murisi olan ... ile müvekkillerinin kardeş olduğunu, müvekkillerinin babalarından kalan, davalı bankaya ait iki adet kurucu hisse senedinin ... tarafından davalı bankaya ibraz edilen sahte belge ile kendi üzerine geçirildiğini ve gerçek kişi davalılar tarafından davalı bankaya satılarak devredildiğini ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL’nın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, ayrı ayrı zamanaşımı def’inde bulunmuşlar ve davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların 15.04.1972 tarihinde verdikleri yazı ile davaya konu hisse senetlerindeki haklarından vazgeçtiklerini ve davalıların murisi ...’e devrettiklerini beyan ettikleri, banka tarafından bu devrin onaylanarak ...’a teslim edildiği ve 2005 yılında ölümü ile de davalılar adına pay defterine kaydedildiği, yapılan temlikin TTK’nun 416. Maddesine uygun olduğu ve bu tarihten itibaren uzamış ceza zamanaşımı süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı bankaya ait kurucu hisse senedi bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacılar vekili müvekkillerinin murisinden kalan davalı bankaya ait iki adet intifa senedinin, müvekkillerinin haberi olmaksızın davalı gerçek kişiler tarafından bankaya ibraz edilerek devredildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı itibari ile davacıların 1972 yılında yapılan devir işlemi ile davaya konu olan intifa senetlerini bila bedel davalıların murisi olan ...’a devrettiklerinin iddia edildiği, buna karşın davacıların bu yönde bir devrin mevcut olmadığını bildirdikleri anlaşılmaktadır.

Buna karşın mahkemece söz konusu devir işlemine ilişkin bilgi ve belgeler celbedilerek içeriği ve sıhhati konusunda her hangi bir inceleme yapılmış değildir. Her ne kadar karar gerekçesinde, söz konusu devir tarihi dikkate alınarak dava tarihi itibari ile ceza zamanaşımı süresi de dahil olmak üzere zamanaşımı sürelerinin dolduğu belirtilmişse de, davaya konu intifa senetlerinin devrinin usulsüz olması halinde davacıların mülkiyet hakkının devam edecek olması ve mülkiyet hakkının zamanaşımına uğramaması karşısında değinilen devir işlemi kayıtları getirtilip davacıların bu yönde bir iradelerinin bulunup bulunmadığı, işlemin sahte imza ile gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği tespit edildikten sonra davaya konu edilen intifa senetleri üzerindeki hak sahiplerinin kim ya da kimler olduğu belirlenerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047407300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.