6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6116 E. 2010/12558 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilan

Atıf yapılan mevzuat: İİK · FSEK — FSEK 35FSEK 70 · HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, anılan kitapların birer ilim ve edebiyat eseri olduğu, davalının kitabında toplam 29 sayfasında FSEK’nun 35 vd. maddelerinde belirlenen iktibas kurallarına uyulmadan alıntılar yaptığı, davacının eseri üzerinde 22. maddedeki çoğaltma, 23. maddedeki yayma haklarını ihlal ettiği, bir kısım cümlelerin aynen alıntı yapılmasına rağmen tırnak içinde gösterilmediği, bazı kısımların da çıkarılıp, kısaltmak suretiyle aynen iktibas yapıldığı, 16. maddedeki eserde değişiklik yapılmasının men”i ve 15. maddede adın belirtilmesi hakkını ihlal ettiği, davacının eserinin 2004 yılında kamuya arz edilerek alenileştiğinden bazı kısımlarının davalı eserinde kullanılmasının umuma arz hakkının ihlali olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle iktibas içeren sayfa sayısı uyarınca 1.410 YTL telif tazminatının, FSEK’nun 70. maddesi gereğince 2.500 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Ancak, mahkemece hükmün 6. fıkrasında davacı vekili için ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, ancak 7. fıkrasında davalı vekili lehine takdir edilen ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesi gerekirken davalıdan alınarak davacıya verilmesi şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK. 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1399 E. 2021/1927 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Telif Hakkı İhlali Tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15508 E. 2015/326 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sözleşmenin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2684 E. 2017/1400 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/6116 E.  ,  2010/12558 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.11.2008 tarih ve 2006/450 - 2008/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, öğretim üyesi olan müvekkilinin 2004 yılında “Türkiye - Avrupa Birliği İlişkileri (Genel Bilgiler, İktisadi - Mali Konular, Vergilendirme)” isimli kitabı yayınladığını, davalının Nisan 2006 yılında yayınladığı “Avrupa Birliğinde Vergi Uyumlaştırma Süreci ve Türkiye” isimli kitapta müvekkilinin kitabından intihal yapıldığını, FSEK’nun 35. maddesinde belirlenen iktibas sınırlarının aşıldığını, izinsiz kullanma nedeniyle FSEK’nun 21, 22 ve 23. maddelerinde belirlenen işleme, çoğaltma ve yayma haklarının, 14. maddede düzenlenen kamuya arz hakkının, 15. madde gereğince ismin belirtilmesi hakkının, 16. maddede düzenlenen eserin bütünlüğünü koruma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek, FSEK’nun 68.

maddesi gereğince 1.605 YTL maddi, 3.000 YTL manevi tazminatın tahsilini, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, öğretim elemanı olan müvekkilinin anılan kitabı bir çok kaynaktan, ilgili mevzuattan yararlanarak, usulüne uygun atıflar yaparak hazırladığını, davacının başka eserlere yapılan atıfları dahi kendisine aitmiş gibi göstermeye çalıştığını, davacının eserine dayanılan yerlerde atıf kurallarına uyulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, anılan kitapların birer ilim ve edebiyat eseri olduğu, davalının kitabında toplam 29 sayfasında FSEK’nun 35 vd. maddelerinde belirlenen iktibas kurallarına uyulmadan alıntılar yaptığı, davacının eseri üzerinde 22. maddedeki çoğaltma, 23. maddedeki yayma haklarını ihlal ettiği, bir kısım cümlelerin aynen alıntı yapılmasına rağmen tırnak içinde gösterilmediği, bazı kısımların da çıkarılıp, kısaltmak suretiyle aynen iktibas yapıldığı, 16. maddedeki eserde değişiklik yapılmasının men”i ve 15. maddede adın belirtilmesi hakkını ihlal ettiği, davacının eserinin 2004 yılında kamuya arz edilerek alenileştiğinden bazı kısımlarının davalı eserinde kullanılmasının umuma arz hakkının ihlali olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle iktibas içeren sayfa sayısı uyarınca 1.410 YTL telif tazminatının, FSEK’nun 70.

maddesi gereğince 2.500 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Ancak, mahkemece hükmün 6. fıkrasında davacı vekili için ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, ancak 7. fıkrasında davalı vekili lehine takdir edilen ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesi gerekirken davalıdan alınarak davacıya verilmesi şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK. 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm kısmının 7. fıkrasındaki “…2.400 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” kısmının “…2.400 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” şeklinde düzeltilmesine ve hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046838500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.