İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6207 E. 2010/12554 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 194↗ muacceliyet↗ kâr payı↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların geri ödenecek aidatın 11.194,00 YTL olduğu hususunda mutabık olduğu, her ne kadar ödemelerin 3 yıl ertelenmesine ilişkin genel kurul kararı alınmış ise de miktarın çok cüzi ve kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşürmeyecek nitelikte olması ve bu tehlikenin de kanıtlanamaması sebebiyle bilançonun onaylandığı 18/06/2005 tarihinden 1 ay sonra 19/07/2005 tarihinde alacağın muaccel olduğu, bu tarihten takip tarihine kadar 786,37 YTL yasal faiz işlediği gerekçesiyle 11.194,00 YTL asıl alacak, 786,37 faiz üzerinden itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 17. maddesinde ayrılan ortağın ayrılma payının kooperatif ana sözleşmesine göre hesaplanacağı düzenlenmiş olup, ana sözleşmenin 15. maddesinde ise ortağın ayrılma payının o yılın bilançosuna göre hesaplanacağı öngörülmüştür. Bu itibarla, mahkemece bilançoda gösterilen değerlere göre, davacı ortağın ayrılma payının hesaplanması gerekirken, bu husus nazara alınmadan ve genel giderler düşülmeden ödemelerin aynen iadesine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1580 E. 2013/2419 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · genel kredi sözleşmesi · temerrüt faizi · ıslah · kredi sözleşmesi · ihtarname · temerrüt
Benzer bu kararda… dirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. ...-Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, dava ve «ıslah» konusu alacağın ödenmesi için davacı tarafça davalıya «ihtarname» gönderildiğine göre davalının «temerrüt tarihi» belirlenerek, mahkemece davaya konu alacağın anaparayı oluşturan bölümüne temerrüt tarihinden itibaren «temerrüt faizi» uygulanması gerekirken, alacağın tamamına dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz işletilmek suretiyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmas …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kredi borcunu ödemediği ve borç toplamının bilirkişi tarafından hesaplandığı gerekçesiyle, 39.786,30 TL’nin davalıdan tahsiline, alacağın 7.000 TL’na dava, gerikalan kısmına ise «ıslah» tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8080 E. 2018/1425 K.
Ortak:i̇i̇k 194 · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların geri ödenecek aidatın 11.«194»,00 YTL olduğu hususunda mutabık olduğu, her ne kadar ödemelerin 3 yıl ertelenmesine ilişkin genel kurul kararı alınmış ise de miktarın çok cüzi ve kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşürmeyecek nitelikte olması ve bu tehlikenin de kanıtlanamaması sebebiyle bilançonun onaylandığı 18/06/2005 tarihinden 1 ay sonra 19/07/2005 tarihinde alacağın «muaccel» olduğu, bu tarihten takip tarihine kadar 786,37 YTL «yasal faiz» işlediği gerekçesiyle 11.194,00 YTL «asıl alacak», 786,37 faiz üzerinden itirazın iptaline, %40 «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… a göre, taraflar arasında 2010 ve 2013 yılları arasındaki ticari ilişki dolayısıyla davacı şirket tarafından davalı şirketin gönderdiği işlerin yapılması kapsamında «gemi acenteliği» hizmeti verildiği, davalı şirket tarafından «ticari defterlerin incelemeye» sunulmadığı, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, takip dayanağı faturaların davacı şirketin kayıtlarında usulüne uygun olarak yer aldığı, davacının 432.470,84 USD alacağından 418.684,68 USD’nin davalı şirket tarafından ödenmesi ile takip tarihi itibariyle 13.786,16 USD alacağının kaldığı, davalı tarafından bakiye alacağın ödendiğine dair belge sunulmadığı, davalının likit olan alacağa haksız olarak itiraz ettiği, icra takip dosyasındaki «işlemiş faiz» talebinin ise yerinde olmadığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin 13.786,16 USD üzerinden devamına, fazlaya dair talebin reddine, davalı aleyhine %20 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın ‘‘«somutlaştırma yükü» ve delillerin gösterilmesi” başlıklı «194»/1. maddesinde tarafların, dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmaları gerektiği, aynı maddenin 2. bendinde ise tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğinin açıkça belirtmelerinin zorunlu olduğu düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:somutlaştırma yükü · gemi acenteliği · ödeme savunması · ticari defter incelemesi · acentelik · işlemiş faiz · ticari defter · e-defter
Benzer bu kararda… a göre, taraflar arasında 2010 ve 2013 yılları arasındaki ticari ilişki dolayısıyla davacı şirket tarafından davalı şirketin gönderdiği işlerin yapılması kapsamında «gemi acenteliği» hizmeti verildiği, davalı şirket tarafından «ticari defterlerin incelemeye» sunulmadığı, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, takip dayanağı faturaların davacı şirketin kayıtlarında usulüne uygun olarak yer aldığı, davacının 432.470,84 USD alacağından 418.684,68 USD’nin davalı şirket tarafından ödenmesi ile takip tarihi itibariyle 13.786,16 USD alacağının kaldığı, davalı tarafından bakiye alacağın ödendiğine dair belge sunulmadığı, davalının likit olan alacağa haksız olarak itiraz ettiği, icra takip dosyasındaki «işlemiş faiz» talebinin ise yerinde olmadığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin 13.786,16 USD üzerinden devamına, fazlaya dair talebin reddine, davalı aleyhine %20 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir. -/- Dava, davacı yanca verilen «gemi acenteliği» hizmetinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafın «defter» ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede davalının 13.786,16 USD borçlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında, .... uyruklu bazı gemilerin .... boğazlarından geçişi sırasında davacı tarafından «acentelik» hizmeti verildiği çekişmesizdir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12167 E. 2014/2889 K.
Ortak:i̇i̇k 194 · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların geri ödenecek aidatın 11.«194»,00 YTL olduğu hususunda mutabık olduğu, her ne kadar ödemelerin 3 yıl ertelenmesine ilişkin genel kurul kararı alınmış ise de miktarın çok cüzi ve kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşürmeyecek nitelikte olması ve bu tehlikenin de kanıtlanamaması sebebiyle bilançonun onaylandığı 18/06/2005 tarihinden 1 ay sonra 19/07/2005 tarihinde alacağın «muaccel» olduğu, bu tarihten takip tarihine kadar 786,37 YTL «yasal faiz» işlediği gerekçesiyle 11.194,00 YTL «asıl alacak», 786,37 faiz üzerinden itirazın iptaline, %40 «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre, taraf «defterlerinde» davacının davalıdan, 16,«194»,97 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ve itirazın iptali ile 6.477,98 TL «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin «icra inkar tazminatına» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
2- Ancak, mahkemece taraf «defterlerinde» davacının davalıdan 16.«194»,97 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece davacının «ticari defterleri incelenmiş» olup davalının ticari defterleri incelenmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap sözleşmesi · ticari defter incelemesi · cari hesap · ticari defter · e-defter
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece taraf «defterlerinde» davacının davalıdan 16.«194»,97 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece davacının «ticari defterleri incelenmiş» olup davalının ticari defterleri incelenmemiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve uyuşmazlığın «cari hesap sözleşmesinden» kaynaklanmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, dava konusu alacak bakımından davalı delil olarak kendi «ticari defterlerine» de dayandığına göre, davalı tarafın ticari defterlerinin de incelenerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre, taraf «defterlerinde» davacının davalıdan, 16,«194»,97 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ve itirazın iptali ile 6.477,98 TL «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/6207 E. , 2010/12554 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 tarih ve 2008/367-2008/437 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı iken ayrıldığını, ödediği aidatların kendisine geri ödenmediğini, alacağın tahsili için başlattığı takibe davalı kooperatifin itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 21/04/2004 tarihinde istifa ettiğini, 2004 yılı genel kurulunun yapıldığı 18/06/2005 tarihinde aidatların geri ödenmesinin 3 yıl ertelenmesine dair karar alındığını, davacının 11.194 YTL ödemesinden genel gider payının mahsubuyla 9.591,04 YTL alacağının bulunduğunu ancak alacağın muaccel olmadığını, bu nedenle faiz de talep edilemeyeceğini ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların geri ödenecek aidatın 11.194,00 YTL olduğu hususunda mutabık olduğu, her ne kadar ödemelerin 3 yıl ertelenmesine ilişkin genel kurul kararı alınmış ise de miktarın çok cüzi ve kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşürmeyecek nitelikte olması ve bu tehlikenin de kanıtlanamaması sebebiyle bilançonun onaylandığı 18/06/2005 tarihinden 1 ay sonra 19/07/2005 tarihinde alacağın muaccel olduğu, bu tarihten takip tarihine kadar 786,37 YTL yasal faiz işlediği gerekçesiyle 11.194,00 YTL asıl alacak, 786,37 faiz üzerinden itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 17. maddesinde ayrılan ortağın ayrılma payının kooperatif ana sözleşmesine göre hesaplanacağı düzenlenmiş olup, ana sözleşmenin 15. maddesinde ise ortağın ayrılma payının o yılın bilançosuna göre hesaplanacağı öngörülmüştür. Bu itibarla, mahkemece bilançoda gösterilen değerlere göre, davacı ortağın ayrılma payının hesaplanması gerekirken, bu husus nazara alınmadan ve genel giderler düşülmeden ödemelerin aynen iadesine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046834800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz