6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak tahsili

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5049 E. 2010/12874 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şekle aykırılık limited şirket hisse devri geçerlilik şartı hisse devri sözleşmesi sözleşmeye aykırılık hisse devri pay defteri muvafakat ifa limited şirket e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 81 · TTK — TTK 520

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın reddine, karşılık davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı karşılık davalı tarafından temyiz olunan karar, Dairemizce, temyiz incelemesine elverişli ve davaların niteliğini doğru yansıtan gerekçeli kararın oluşturulmaması noktasından bozulmuş, bozma kararına uyularak yapılan yargılamanın ardından mahkemece, BK m. 81 kapsamında, davacının edimini yerine getirmediği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşılık davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacı karşılık davalı temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davacı karşılık davalının edimini yerine getirmediğine ilişkin gerekçe yerinde değilse de, taraflar arasında yapılan sözleşmenin, limited şirket hisse devrine ilişkin olması ve adi yazılı şekilde yapılmakla geçerlilik şekline uyulmadığından taraflar arasında hukuki sonuç doğurmamasına göre davacı karşılık davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) Dava, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup taraflar arasında adi yazılı şekilde düzenlenmiş olan ve davaya konu alacak kalemlerini içeren sözleşmenin, içerik itibari ile limitet şirket hisse devrine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Limitet şirket hisse devrinin ne şekilde yapılacağı ve devir sonrasındaki diğer işlemlere ilişkin prosedür, TTK’nun 520. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre, söz konusu devir sözleşmesinin, öncelikle noterde yapılması, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi, bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması ve devrin pay defterine kaydedilmesi gerekli ve zorunludur. Devrin noterde yapılması, sözleşmenin geçerlilik şartı olup adi yazılı olarak yapılan devir sözleşmeleri, tarafların iradelerini yansıtsa dahi sonradan geçerlilik kazanamaz. Öte yandan şekle aykırılık nedeniyle geçerli olarak kurulmamış olan sözleşmelerde, tarafların o ana kadar ifa ettikleri edimlerini geri isteyebilmeleri mümkündür. Şekle aykırılık halinde bu sözleşmeye dayalı olarak tazminat istenemeyeceği gibi sözleşmeye aykırılıktan bahsedilerek ifaya bağlı olan yararların tazmini de talep edilemez. Bu durumda somut olayda, usulüne uygun olarak yapılmış bir hisse devri sözleşmesinden söz edilemeyeceğinden, bu sözleşmeye dayalı olan karşılık dava konusu talep hakkında da red kararı verilmesi gerekirken kabul hükmü kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/5049 E.  ,  2010/12874 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında Görülen davada Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.05.2005 tarih ve 2004/315-2005/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasındaki 11.04.1996 tarihli sözleşme ile müvekkilinin ortağı bulunduğu kooperatifin inşaatının devamı süresince aidatın üç katının davalı tarafından müvekkiline verilmesinin kararlaştırıldığını, davalının Temmuz 1996’dan itibaren ödeme yapmadığını, gönderilen ihtarnamenin de sonuç vermediğini ileri sürerek, (750.000.000.-) TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, birleştirilen davada ise aynı sözleşmeye dayanarak Mayıs 1997 ile Nisan 1998 arası dönem için (1.320) TL'nın ve Mayıs 1998 – Şubat 2000 arası dönem için (6.608,25) TL nın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının 11.04.1996 tarihli sözleşme ile üstlendiği edimlerin hiçbirisini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiş, birleştirilen dava içindeki karşılık davada ise, sözleşmenin 3/c maddesi uyarınca bir inşaatta kullanılanlar dışında kalan kalıpların 1/2’sinin müvekkiline ait olacağı öngörüldüğü halde davacının bunları alıp götürdüğünü ileri sürerek, kalıpların ve aletlerin aynen teslimini, bu mümkün olmazsa değeri olan (3.500) TL'nın reeskont faiziyle birlikte davacı ve karşılık davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı karşılık davalı vekili, karşılık davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın reddine, karşılık davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı karşılık davalı tarafından temyiz olunan karar, Dairemizce, temyiz incelemesine elverişli ve davaların niteliğini doğru yansıtan gerekçeli kararın oluşturulmaması noktasından bozulmuş, bozma kararına uyularak yapılan yargılamanın ardından mahkemece, BK m. 81 kapsamında, davacının edimini yerine getirmediği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşılık davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacı karşılık davalı temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davacı karşılık davalının edimini yerine getirmediğine ilişkin gerekçe yerinde değilse de, taraflar arasında yapılan sözleşmenin, limited şirket hisse devrine ilişkin olması ve adi yazılı şekilde yapılmakla geçerlilik şekline uyulmadığından taraflar arasında hukuki sonuç doğurmamasına göre davacı karşılık davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) Dava, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup taraflar arasında adi yazılı şekilde düzenlenmiş olan ve davaya konu alacak kalemlerini içeren sözleşmenin, içerik itibari ile limitet şirket hisse devrine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Limitet şirket hisse devrinin ne şekilde yapılacağı ve devir sonrasındaki diğer işlemlere ilişkin prosedür, TTK’nun 520. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre, söz konusu devir sözleşmesinin, öncelikle noterde yapılması, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi, bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması ve devrin pay defterine kaydedilmesi gerekli ve zorunludur. Devrin noterde yapılması, sözleşmenin geçerlilik şartı olup adi yazılı olarak yapılan devir sözleşmeleri, tarafların iradelerini yansıtsa dahi sonradan geçerlilik kazanamaz.

Öte yandan şekle aykırılık nedeniyle geçerli olarak kurulmamış olan sözleşmelerde, tarafların o ana kadar ifa ettikleri edimlerini geri isteyebilmeleri mümkündür. Şekle aykırılık halinde bu sözleşmeye dayalı olarak tazminat istenemeyeceği gibi sözleşmeye aykırılıktan bahsedilerek ifaya bağlı olan yararların tazmini de talep edilemez. Bu durumda somut olayda, usulüne uygun olarak yapılmış bir hisse devri sözleşmesinden söz edilemeyeceğinden, bu sözleşmeye dayalı olan karşılık dava konusu talep hakkında da red kararı verilmesi gerekirken kabul hükmü kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı karşılık davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı karşılık davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı karşılık davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046377800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.