6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklık sözleşmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6343 E. 2010/12402 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık sözleşmesi şahsi sorumluluk hisse senedi pay defteri anonim şirket ortaklık ilişkisi yönetim kurulu kararı eksik inceleme husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: SPK · TTK — TTK 329TTK 405

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacıların davalı şirketlerden Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş.'nde 344 adet hissesinin olduğu, davalı Yimpaş Holding A.Ş.'nde hissesinin bulunmadığı, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, şirket yönetim kurulu üyesi olan davalı gerçek kişilerin ise şahsi sorumluluklarını gerektirir bir durumunun bulunmadığı gibi dava konusu ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında sözleşmeye etki eden veya taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eylemlerinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalılardan Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, karar yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin 30.000 DM ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirkete ortak olmadığını iddia etmektedir. Davalılar vekili, davacının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgeye göre, davacının Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Tic. AŞ.’nde 50.000 TL. nominal bedelli 344 hissesi mevcuttur. Davalı şirket verdiği cevabında da davacının Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Tic. AŞ.’nde 50.000 TL. nominal bedelli 344 hissesinin bulunduğunu bildirmiştir. Takasbank kayıtlarına göre de davacının davalı Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Tic. AŞ.’nde 344 adet hissesi mevcuttur.

Öte yandan, davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değerin üzerinde bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında çoğun içinde az da vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Anonim şirket yönetim kurulu 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8075 E. 2011/7604 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6387 E. 2010/12895 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Hisse senedi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6301 E. 2010/12162 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6272 E. 2010/12894 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Anonim şirket yönetim kurulu 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8081 E. 2011/7603 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık sözleşmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6356 E. 2010/12405 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Şahsi sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7033 E. 2011/301 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Ortaklık uyuşmazlığı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9705 E. 2011/11591 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/6343 E.  ,  2010/12402 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 tarih ve 2008/647 - 2008/678 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkilllerinden yüksek faiz verileceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile "Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi" ibareli bir belge karşılığında 30.000,00 DM tahsil edildiğini, son olarak müvekkillerine bu paranın geri ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, davalıların Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, SPK'na aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunduğunu ve kurul kaydına aldırmadan hisse senetlerini halka arz ettiklerini, bu konuda şirket yöneticileri olan davalı gerçek kişiler hakkında verilen ceza kararının kesinleştiğini, müvekkillerinin davalı şirketlerin ortağı olmasının hukuken mümkün bulunmadığını, şirket deftelerinin de usulüne uygun tutulmadığını ve bu konuda da anılan yöneticiler hakkında mahkumiyet kararı verilip kesinleştiğini, Yimpaş Grubu Şirketlerini paravan olarak kullanan davalı gerçek kişilerin TTK'nun 336.

maddesi uyarınca da müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın TL karşılığı olan 29.297,02 TL'nın şimdilik 6.500,00 TL'nın temerrüt faiziyle tahsiline, müvekkilinin davalı şirketlerle ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, mevzuata aykırı kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacıların davalı şirketlerden Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş.'nde 344 adet hissesinin olduğu, davalı Yimpaş Holding A.Ş.'nde hissesinin bulunmadığı, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, şirket yönetim kurulu üyesi olan davalı gerçek kişilerin ise şahsi sorumluluklarını gerektirir bir durumunun bulunmadığı gibi dava konusu ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında sözleşmeye etki eden veya taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eylemlerinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalılardan Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, karar yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin 30.000 DM ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirkete ortak olmadığını iddia etmektedir. Davalılar vekili, davacının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgeye göre, davacının Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Tic. AŞ.’nde 50.000 TL. nominal bedelli 344 hissesi mevcuttur. Davalı şirket verdiği cevabında da davacının Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Tic. AŞ.’nde 50.000 TL. nominal bedelli 344 hissesinin bulunduğunu bildirmiştir. Takasbank kayıtlarına göre de davacının davalı Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Tic. AŞ.’nde 344 adet hissesi mevcuttur.

Öte yandan, davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değerin üzerinde bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında çoğun içinde az da vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046255500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.