Tavzih
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5935 E. 2013/21466 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tavzih↗ sigorta teminatı↗ temerrüt tarihi↗ uyuşmazlık konusu↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ hasar↗ temerrüt↗ teminat↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket tarafından görevlendirilen sigorta eksperi tarafından yapılan tespitte tesisattaki delinmenin mutat kullanılmadan doğan korozyon sonucunda meydana gelmiş olduğu iddia edilmekle birlikte bu iddia belgelendirilmediği için davacının talebini oluşturan zararın işletme personelinin dikkatsizliği ve ihmali sonucunda meydana geldiği kabul edilerek sigorta teminatında olduğunun belirlendiği, davacı sigortalının 21.283.26 TL hasarın oluştuğu ve davalının bu miktarı ödemekle yükümlü olduğu, davacının ilgili belgeleri 18.04.2011 tarihinde tamamlayarak davalıya verdiği, buna göre de TTK’nın 1299. maddesi uyarınca davalının 19.04.2011 tarihinden itibaren temerrüde düştüğünün anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 21.283,26 TL’nın 19.04.2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece dosya üzerinden verilen tavzih kararı ile hüküm kısmında geçen temerrüt tarihinin düzeltilmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, akaryakıt servis istasyonları sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu zararın avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu alacağın talep gibi avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8519 E. 2010/10229 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulü ile toplam (38.283,23) YTL’nın (7.492,46) YTL tutarındaki «asıl alacak» kısmına 09.11.2001 dava tarihinden itibaren %60 ve değişen oranlarda ticari «reeskont faizi» uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 15.02.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5935 E. , 2013/21466 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2012 tarih ve 2011/449-2012/322 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete akaryakıt servis istasyonları sigorta poliçesi ile sigortalı akaryakıt servis istasyonunun tank tesisatında, 13.04.2011 günü meydana gelen ani ve beklenmedik delinme/kırılma sonucu oluşan kurşunsuz benzin sızıntısı rizikosunun aynı gün davalı ... şirketine ihbar edildiğini, ekspertiz raporuna göre, rizikodan doğan zararın KDV hariç 37.187,40 TL olduğunu, zararın ödenmesi taleplerinin davalı ... şirketince hasarın teminat kapsamında olmadığından bahisle reddedildiğini, müvekkili zararının teminat kapsamında olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 25.000 TL’nın ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket tarafından görevlendirilen sigorta eksperi tarafından yapılan tespitte tesisattaki delinmenin mutat kullanılmadan doğan korozyon sonucunda meydana gelmiş olduğu iddia edilmekle birlikte bu iddia belgelendirilmediği için davacının talebini oluşturan zararın işletme personelinin dikkatsizliği ve ihmali sonucunda meydana geldiği kabul edilerek sigorta teminatında olduğunun belirlendiği, davacı sigortalının 21.283.26 TL hasarın oluştuğu ve davalının bu miktarı ödemekle yükümlü olduğu, davacının ilgili belgeleri 18.04.2011 tarihinde tamamlayarak davalıya verdiği, buna göre de TTK’nın 1299. maddesi uyarınca davalının 19.04.2011 tarihinden itibaren temerrüde düştüğünün anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 21.283,26 TL’nın 19.04.2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece dosya üzerinden verilen tavzih kararı ile hüküm kısmında geçen temerrüt tarihinin düzeltilmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, akaryakıt servis istasyonları sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu zararın avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu alacağın talep gibi avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm bölümünün birinci fıkrasında geçen “... yasal faizi...” ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “...avans faizi...” ibaresinin eklenerek hükmün bu şekli ile davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046140900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz