Markaların Korunması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5044 E. 2013/20858 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı adına kayıtlı "LAYALİNE"markası ile davalı adına kayıtlı "LAYALİNA" markası arasında orta seviyeli bir tüketiciyi yanıltacak biçimde benzerlik olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2009/40547 sayılı "PIRSÜS LAYALİNA" markasından "LAYALİNA" ibaresinin hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 556 Sayılı KHK'nın 42. maddesi gereğince markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK'nın 42. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin hükümsüzlük nedenlerinin varlığı halinde, yalnız o mal ve hizmet ile ilgili olarak kısmi hükümsüzlük kararı verilebilir. Tescil için başvurusu yapılan ya da tescil edilen markanın bir kısmının hükümsüzlüğü hakkında, KHK'de bir düzenleme bulunmamaktadır. Açıklanan yasal düzenleme karşısında, davalı adına tescilli olan "PIRSÜS LAYALİNA" markasındaki "LAYALİNA" ibaresinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2167 E. 2023/5984 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri · istinaf incelemesi · dürüstlük kuralı · hak düşürücü süre · kâr kaybı · iltibas
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;müvekkilinin, davalının TPMK nezdinde kendi markalarına «iltibas» oluşturacak şekilde yaptığı tescil başvurularına itiraz ettiğini, davalıya karşı hükümsüzlük davaları açtığını, yine mahkemece aldırılan 18.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere müvekkilinin davalının fiillerine karşı sessiz kalmadığı ve sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» koşullarının oluşmadığının vurgulandığı, davalıya ait "Ceylan-Cay-Gda-İnşaat-San ve Tic-Ltd-Şti.Business.Site" adlı internet sitesi incelendiğinde davalının 2007 yılında faaliyetlerine başladığı ve dava konusu "Pirsüs Layalina" markasına ait çayları bu site üzerinden pazarladığının görüleceğini, müvekkili firmaya ait "layalinetea.com" adlı internet sitesi incelendiğinde ise müvekkil firmanın 05.06.2006 yılından bu yana faaliyette olduğunun görüleceğini, davalının, dava konusu markaların esaslı unsuru olan "Layalin-e/a" ibaresini kendisinin tesadüfen bulduğunu ve özgün olduğunu iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca davalının müvekkile ait marka içerisindeki kelime unsurunu aynen bir araya getirmesinin raslantılasal olamayacağını, kaldı ki mahkemenin de gerekçeli kararında; taraf markalarındaki iki ibare arasında gerek sessel gerekse fonetik olarak benzerlik bulunduğunu kabul ettiğini, davalının "PİRSÜS LAYALİNA" markasını kötü niyetli olarak tescil ettirdiğinin açık olduğunu belirterek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» neticesinde kaldırılması ve davalarının kabulüne, «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
… lacağı veya ileri sürülebileceği açıkça düzenlenmemişse de Dairemiz uygulamalarında genel olarak markanın hükümsüzlüğü davasında tescil tarihinden itibaren 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» varlığı, 5 yıllık sürede kullanıma marka sahibince sessiz kalınmasından ve markaya yatırım yapılmasından sonra marka hakkına dayanarak hükümsüzlük davası açılmasının 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi uyarınca «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, tescilin kötü niyetli yapılması halinde açılacak hükümsüzlük davasının hak düşürücü süreye tabi olmadığı kabul edilmiştir.
… anılması 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine göre himaye edilemeyeceği, davacının ileri sürdüğü taleplerin sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin altıncı fıkrasında "Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötü niyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez" denilerek uzun süreli sessiz kalma suretiyle hak «kaybı» hususu yasal düzenleme haline getirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2167 E. 2023/5984 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri · istinaf incelemesi · dürüstlük kuralı · hak düşürücü süre · kâr kaybı · iltibas
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;müvekkilinin, davalının TPMK nezdinde kendi markalarına «iltibas» oluşturacak şekilde yaptığı tescil başvurularına itiraz ettiğini, davalıya karşı hükümsüzlük davaları açtığını, yine mahkemece aldırılan 18.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere müvekkilinin davalının fiillerine karşı sessiz kalmadığı ve sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» koşullarının oluşmadığının vurgulandığı, davalıya ait "Ceylan-Cay-Gda-İnşaat-San ve Tic-Ltd-Şti.Business.Site" adlı internet sitesi incelendiğinde davalının 2007 yılında faaliyetlerine başladığı ve dava konusu "Pirsüs Layalina" markasına ait çayları bu site üzerinden pazarladığının görüleceğini, müvekkili firmaya ait "layalinetea.com" adlı internet sitesi incelendiğinde ise müvekkil firmanın 05.06.2006 yılından bu yana faaliyette olduğunun görüleceğini, davalının, dava konusu markaların esaslı unsuru olan "Layalin-e/a" ibaresini kendisinin tesadüfen bulduğunu ve özgün olduğunu iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca davalının müvekkile ait marka içerisindeki kelime unsurunu aynen bir araya getirmesinin raslantılasal olamayacağını, kaldı ki mahkemenin de gerekçeli kararında; taraf markalarındaki iki ibare arasında gerek sessel gerekse fonetik olarak benzerlik bulunduğunu kabul ettiğini, davalının "PİRSÜS LAYALİNA" markasını kötü niyetli olarak tescil ettirdiğinin açık olduğunu belirterek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» neticesinde kaldırılması ve davalarının kabulüne, «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
… lacağı veya ileri sürülebileceği açıkça düzenlenmemişse de Dairemiz uygulamalarında genel olarak markanın hükümsüzlüğü davasında tescil tarihinden itibaren 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» varlığı, 5 yıllık sürede kullanıma marka sahibince sessiz kalınmasından ve markaya yatırım yapılmasından sonra marka hakkına dayanarak hükümsüzlük davası açılmasının 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi uyarınca «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, tescilin kötü niyetli yapılması halinde açılacak hükümsüzlük davasının hak düşürücü süreye tabi olmadığı kabul edilmiştir.
… anılması 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine göre himaye edilemeyeceği, davacının ileri sürdüğü taleplerin sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin altıncı fıkrasında "Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötü niyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez" denilerek uzun süreli sessiz kalma suretiyle hak «kaybı» hususu yasal düzenleme haline getirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2819 E. 2024/5046 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 194 · tescilsiz tasarım · şikayet · marka hakkına tecavüz · havale · ortalama tüketici · eksik inceleme · iltibas
Benzer bu karardaAsliye Ceza Mahkemesi'nce 2014/295 E. sayılı dosya ile müvekkil hakkında «marka hakkına tecavüz» suçlamasıyla ceza davası açıldığını, yapılan yargılama sırasında alınan ilk bilirkişi (3 kişilik heyet) raporunda, müvekkilin markalar arasında benzerlik olmadığı gerekçesiyle marka hakkına tecavüz oluşturulmadığının belirtildiğini, «şikayetçi» (davacının) itirazları neticesinde dosya Ankara Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesine gönderildiğini, orada bu defa Nöbetçi Ankara FSHC Mahkemesine gönderilerek beş kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek, uzman kişilerden oluşan 14 sayfalık bilirkişi raporu düzenlendiğini, söz konusu rapora göre; sanık ...’ın çay emtiası üzerinde kullandığı, layalınına markasının katılanın markası olan royal layaline markası ile iktibas ve «iltibasa» neden olacak derecede benzer olmadığının belirtildiğini, müvekkilin ceza davasında beraat ettiğini, beraate rağmen işbu davanın açıldığını, alınan rapordaki bilirkişilerin konusunda uzman olmadığını, «eksik incelemeyle» rapor düzenlediğini, yeni rapor taleplerinin mahkemece değerlendirilmediğini, müvekkil şirketin kötü niyetli olmadığını, müvekkilin markası LAYALININA ile davacını …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "LAYALININA" markası ile davacının "ROYAL LAYALİNA" markası arasında fonetik ve görsel olarak birbirinin aynı veya devamı olduğu intibasını uyandırıldığı, markalar arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… davacının kullandığı “ROYAL LAYALİNE” ibareli markanın marufluğu tespit edilememişse de davalının “LAYALININA” ibareli marka başvurusunda, davacının önceki tarihli «tescilli tasarımındaki» birçok unsurun aynen kullanıldığının anlaşıldığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğu ve markanın tescilli olduğu 30. sınıftaki tüm mallar yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, çelişkiyi gideren 05.04.2021 tarihli heyet raporu ile kaldırma öncesi alınan 26.09.2017 «havale» tarihli heyet raporundaki tespit olunan hususların birbirini doğrular nitelikte olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf dilekçesinin esastan reddine karar ver …
Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/332 E., 2021/«194» K.
1 benzer karar daha
-
Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5482 E. 2023/357 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · bilirkişi incelemesi · ortalama tüketici · vekalet ücreti · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… arar verildiğini, taraflar arasında aynı mahkemede görülen 2018/143 E., 276 E. ve 431 E. sayılı dosyalar üzerinden devam eden davalar bulunduğunu, her üç dosyada da «bilirkişi incelemesi» yapıldığını, davaların biri hakkında verilecek kararın diğerini etkilemesi sebebiyle birleştirilmesi ve rapor arasındaki çelişkinin giderilmesinin talep edildiğini; ancak bu taleplerinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece sadece hükümsüzlük talebi hakkında karar verildiğini, diğer taleplerin ise zımnen reddedildiğini; ancak reddedilen kısım yönünden müvekkili yararına «vekalet ücreti takdir» edilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu gerekçesiyle, 30 uncu sınıfta yer alan "çaylar, buzlu çaylar" emtiaları yönünden hükümsüzlük talebinin kabulüne, diğer i …
Hukuk Dairesinin 18.05.2021 tarih ve 2019/1746 E., 2021/830 K. sayılı kararıyla "dava konusu markanın 6769 sayılı Kanun’un 9 ve 26 ncı maddelerinde öngörüldüğü üzere, «son» beş yıl içinde Türkiye sınırları içerisinde ciddi surette kullanılıp kullanılmadığı hususunda inceleme ve değerlendirme yapılması gerekçesiyle kaldırıldığını, bu hususların değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5044 E. , 2013/20858 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.12.2012 tarih ve 2011/498-2012/851 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait 05 ve 30. sınıflarda tescilli 2006/62039 sayılı "ROYAL LAYALİNE" markası bulunduğunu, davalı 05. sınıfta 2009/40547 sayılı "PIRSÜS LOYALİNA" markasını tescil ettirmiş ise de, davalı markasının müvekkili markasıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ileri sürerek, davalı markasından "LAYALİNA" ibaresinin çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı markası ile müvekkili markasının benzerliğinin ve iltibasın söz konusu olmadığını, "Layalina" ibaresinin markadan çıkartılması talebinin usulsüz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı adına kayıtlı "LAYALİNE"markası ile davalı adına kayıtlı "LAYALİNA" markası arasında orta seviyeli bir tüketiciyi yanıltacak biçimde benzerlik olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2009/40547 sayılı "PIRSÜS LAYALİNA" markasından "LAYALİNA" ibaresinin hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 556 Sayılı KHK'nın 42. maddesi gereğince markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK'nın 42. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin hükümsüzlük nedenlerinin varlığı halinde, yalnız o mal ve hizmet ile ilgili olarak kısmi hükümsüzlük kararı verilebilir. Tescil için başvurusu yapılan ya da tescil edilen markanın bir kısmının hükümsüzlüğü hakkında, KHK'de bir düzenleme bulunmamaktadır. Açıklanan yasal düzenleme karşısında, davalı adına tescilli olan "PIRSÜS LAYALİNA" markasındaki "LAYALİNA" ibaresinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045920600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz