6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ttk 449

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16136 E. 2013/20757 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 449 ttk 408/2-b hmk 394 adli tatil karar nisabı malvarlığına ilişkin dava emredici hüküm olağanüstü genel kurul genel kurul kararının iptali ara karar ihtiyati tedbir tebligat yönetim kurulu kararı teminat

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 394 · TTK — TTK 408TTK 448TTK 449TTK 538

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece tensip zaptında davalı tarafın tarafın beyanı alındıktan sonra tedbirin değerlendirilmesine karar verilmiş ise de, davalı şirkete çıkarılan tebligatın adli tatile denk gelmesi ve davalı tarafın cevap süresinin uzaması nedeniyle, ileride talafisi güç zararların doğmaması için davalı şirketçe olağan genel kurulda alınan 10.maddesinin uygulanmasının tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir.

Davalı vekili;mahkemenin tensip zaptıyla ihtiyati tedbir talebini reddettiğini, yeniden bu konuda karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, uyuşmazlığın konusunun taşınmazlar değil genel kurul kararının iptali olduğunu, uyuşmazlığın esasını halledecek şekilde tedbir kararı verilemeyeceğini, TTK’nın 449. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınmadan iptali talep edilen kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilemeyeceğini, taraflar davet edilmeden dosya üzerinden satışa ilişkin kararın uygulanmasının durdurulmasına karar verilemeyeceğini, taşınmazların tapu kayıtları inecelenmeden tedbir kararı verildiğini, satışın şirket borçlarının tasfiyesini amaçladığını, şirket ana sözleşmesinin 3. maddesinde açıkça gayrimenkul satabilme yetkisi verildiğini, teminat istenmeden bu konuda karar verilemeyeceğini,adli tatilin yasal sürelere etkisine ilişkin yasa hükümünün müvekkili aleyhine sonuç doğuramayacağını, haklılığın gerçeğe yakın olarak ispat edilmediğini, davacıların korunması zorunlu bir hakkının bulunmadığını satışına konu taşınmazların davacılara ait olmadığını savunarak tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.

Mahkemece iddia, TTK 448/3 ve TTK 449. maddelerindeki düzenlemenin emredici olmayıp takdire dayalı hükümler olduğu, önemli miktarda aktiflerin toptan satılabilmesi için genel kurulun kararı gerekli olup bu karar hakkında 421. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanacağının TTK m. 538/2 maddesinde düzenlendiği düzenlemelerin emredici

nitelikte olduğu somut olaya bakıldığında; genel kurul kararı ile satılmasına karar verilen taşınmazların şirketin aktiflerinin oluşturması, aktiflerin satılması için genel kurulda %69 olumlu oyun kullanılması, bu oy nisabının TTK 538/2 maddesine aykırı olmasının, emredici hükme aykırılık oluşturduğu takdiren teminat alınmadan tedbir kararı verildiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Talep, TTK 408/f bendi uyarınca şirketin en önemli malvarlıklarının satışı için alınan genel kurul kararının kanuna ve yönetmeliğe aykırı olarak gerekli oy nisabına uyulmadan alınmış olduğundan telafisi imkansız zararların önüne geçilmek amacıyla satış kararı alınan gayrimenkullerin satışının tedbiren durdurulması istemine ilişkindir. Mahkemece ilgili genel kurul kararının uygulanmasının tedbiren durdurulmasına karar verilmiş, davalı şirket vekilinin bu karara itirazı üzerine mahkemece 02.08.2013 tarihinde taraflar davet edilmeksizin dosya üzerinden verilen ara karar ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. HMK 394/4 maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz halinde mahkemenin ilgilileri dinlenmek üzere davet edeceği, gelmedikleri takdirde dosya üzerinde inceleme yaparak kararını vereceği hususu düzenlenmiş olup mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına davalı vekilinin itirazı üzerine taraflar usulüne uygun olarak davet edilerek dinlenmeksizin dosya üzerinden itirazın değerlendirilerek karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/16136 E.  ,  2013/20757 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.08.2013 tarih ve 2013/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; TTK 408/f bendi uyarınca şirketin en önemli malvarlıklarının satış kararının kanuna ve yönetmeliğe aykırı olarak gerekli oy nisabına uyulmadan alınmış olduğunu ileri sürerek telafisi imkansız zararların önüne geçilmek amacıyla satış kararı alınan gayrimenkullerin satışının tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.

Mahkemece tensip zaptında davalı tarafın tarafın beyanı alındıktan sonra tedbirin değerlendirilmesine karar verilmiş ise de, davalı şirkete çıkarılan tebligatın adli tatile denk gelmesi ve davalı tarafın cevap süresinin uzaması nedeniyle, ileride talafisi güç zararların doğmaması için davalı şirketçe olağan genel kurulda alınan 10.maddesinin uygulanmasının tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir.

Davalı vekili;mahkemenin tensip zaptıyla ihtiyati tedbir talebini reddettiğini, yeniden bu konuda karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, uyuşmazlığın konusunun taşınmazlar değil genel kurul kararının iptali olduğunu, uyuşmazlığın esasını halledecek şekilde tedbir kararı verilemeyeceğini, TTK’nın 449. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınmadan iptali talep edilen kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilemeyeceğini, taraflar davet edilmeden dosya üzerinden satışa ilişkin kararın uygulanmasının durdurulmasına karar verilemeyeceğini, taşınmazların tapu kayıtları inecelenmeden tedbir kararı verildiğini, satışın şirket borçlarının tasfiyesini amaçladığını, şirket ana sözleşmesinin 3.

maddesinde açıkça gayrimenkul satabilme yetkisi verildiğini, teminat istenmeden bu konuda karar verilemeyeceğini,adli tatilin yasal sürelere etkisine ilişkin yasa hükümünün müvekkili aleyhine sonuç doğuramayacağını, haklılığın gerçeğe yakın olarak ispat edilmediğini, davacıların korunması zorunlu bir hakkının bulunmadığını satışına konu taşınmazların davacılara ait olmadığını savunarak tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.

Mahkemece iddia, TTK 448/3 ve TTK 449. maddelerindeki düzenlemenin emredici olmayıp takdire dayalı hükümler olduğu, önemli miktarda aktiflerin toptan satılabilmesi için genel kurulun kararı gerekli olup bu karar hakkında 421. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanacağının TTK m. 538/2 maddesinde düzenlendiği düzenlemelerin emredici

nitelikte olduğu somut olaya bakıldığında; genel kurul kararı ile satılmasına karar verilen taşınmazların şirketin aktiflerinin oluşturması, aktiflerin satılması için genel kurulda %69 olumlu oyun kullanılması, bu oy nisabının TTK 538/2 maddesine aykırı olmasının, emredici hükme aykırılık oluşturduğu takdiren teminat alınmadan tedbir kararı verildiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Talep, TTK 408/f bendi uyarınca şirketin en önemli malvarlıklarının satışı için alınan genel kurul kararının kanuna ve yönetmeliğe aykırı olarak gerekli oy nisabına uyulmadan alınmış olduğundan telafisi imkansız zararların önüne geçilmek amacıyla satış kararı alınan gayrimenkullerin satışının tedbiren durdurulması istemine ilişkindir. Mahkemece ilgili genel kurul kararının uygulanmasının tedbiren durdurulmasına karar verilmiş, davalı şirket vekilinin bu karara itirazı üzerine mahkemece 02.08.2013 tarihinde taraflar davet edilmeksizin dosya üzerinden verilen ara karar ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. HMK 394/4 maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz halinde mahkemenin ilgilileri dinlenmek üzere davet edeceği, gelmedikleri takdirde dosya üzerinde inceleme yaparak kararını vereceği hususu düzenlenmiş olup mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına davalı vekilinin itirazı üzerine taraflar usulüne uygun olarak davet edilerek dinlenmeksizin dosya üzerinden itirazın değerlendirilerek karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045826300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.