Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7127 E. 2013/21266 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- bir yıllık
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devri sözleşmesi↗ zamanaşımı defi↗ hisse devri↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ sebepsiz zenginleşme↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ dava sebebi↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu olarak talep ettiği bedele ilişkin taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığı için davacının talebinin sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayalı belirlenmesi gerektiği ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabi davanın bir yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle davalıların zamanaşımı def'ilerinin kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesinde “taraf ehliyeti” dava şartı olarak nitelendirilmiş ve 115/2. maddesinde de, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespiti halinde davanın usulden reddine karar vereceği hükme bağlanmıştır. Somut olayın da, anonim şirket hisse devri sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olmasına ve hisse devri sözleşmesinin davacı ile davalı ... ... arasında yapılmış bulunmasına göre, davalı şirket yönünden davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru bulunmamış, kararın bu nedenle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince, dava, anonim şirket hisse devri sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece anılan gerekçe ile davalının zamanaşımı defi kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı iddiasına göre, davalıya verilen paranın hisse devri sözleşmesi nedeniyle verildiği anlaşılmakta, davalının savunması da paranın bu nedenle verildiğini doğrulamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla ödenen paranın akıbetine ilişkindir. Davacı, fazla para için de hisse verilmesi gerektiğini ileri sürmekte, davalı ise verilen hissenin reel değerinin ödenen paraya eşit olduğunu savunmaktadır.
Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklandığının ve BK 125 uyarınca zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunun kabulü gerekirken, sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak davalının zamanaşımı definin kabulü ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekillerinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1158 E. 2010/3387 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yarar
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve karşı davalı ile aynı alanda faaliyet gösteren karşı davacının dava açmakta «hukuki yararı» olmasına ve 556 sayılı KHK'nin 14.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7127 E. , 2013/21266 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.02.2013 tarih ve 2012/387-2013/45 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı ... ...'nın kurucu ortağı olduğu Ekol Özel Hizmetleri A.Ş.'den hisse almak amacıyla davalı ... ... hesabına 14.07.2008 tarihinde 100.157,50 TL gönderdiğini, ancak davalı ... ...'nın sadece 10.000 TL'lik hisse devrettiğini, bakiye miktarın istenilmesine rağmen devredilen hissenin reel değerinin hesaba havale edilen miktar ile aynı olduğu belirtilerek talebin yerine getirilmediğini, bu nedenlerle kalan %9 hissenin davacıya devredilmesi, aksi takdirde bu hisseye düşen 90.157,00 TL'nin işleyen faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini ve zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ... vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, esasa ilişkin olarak da hissenin reel değerinin fazla olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu olarak talep ettiği bedele ilişkin taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığı için davacının talebinin sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayalı belirlenmesi gerektiği ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabi davanın bir yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle davalıların zamanaşımı def'ilerinin kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesinde “taraf ehliyeti” dava şartı olarak nitelendirilmiş ve 115/2. maddesinde de, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespiti halinde davanın usulden reddine karar vereceği hükme bağlanmıştır. Somut olayın da, anonim şirket hisse devri sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olmasına ve hisse devri sözleşmesinin davacı ile davalı ... ... arasında yapılmış bulunmasına göre, davalı şirket yönünden davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru bulunmamış, kararın bu nedenle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince, dava, anonim şirket hisse devri sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece anılan gerekçe ile davalının zamanaşımı defi kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı iddiasına göre, davalıya verilen paranın hisse devri sözleşmesi nedeniyle verildiği anlaşılmakta, davalının savunması da paranın bu nedenle verildiğini doğrulamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla ödenen paranın akıbetine ilişkindir. Davacı, fazla para için de hisse verilmesi gerektiğini ileri sürmekte, davalı ise verilen hissenin reel değerinin ödenen paraya eşit olduğunu savunmaktadır.
Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklandığının ve BK 125 uyarınca zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunun kabulü gerekirken, sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak davalının zamanaşımı definin kabulü ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekillerinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı şirket vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı şirket yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekillerinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045774000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz