İbra edilecek YK üyelerinin katılımıyla yapılan genel kurulda kendi ibralarında oy
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4545 E. 2013/20609 K. · · İlk derece: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Genel kurula usulsüz davet edilse dahi, alınan kararlar özel çoğunluğu gerektirmiyor ve toplantı/karar nisabı sağlanmışsa, davetsiz ortağın olumsuz oyu sonucu değiştirmeyeceğinden iptal koşulu oluşmaz; sahte imza iddiası somutlaştırılmalı ve incelemeye taraf olmayan kişiler için imza incelemesi yaptırılamaz. Buna karşılık, ibra edilecek yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanamaz (TTK 374); bir ortağın toplantı tarihinde yurtdışında olduğu iddiası araştırılıp, toplantının yalnızca ibra edilecek üyelerle yapıldığı belirlenirse ibra kararı bu yönüyle geçersiz olur.
Ele alınan sorunlar
Genel kurullara usulsüz davet, nisap, kâr payı ve sahte imza itirazları → ret
İddia: Davacı, genel kurullara usulüne uygun çağrı yapılmadığını, toplantı ve karar nisabına uyulmadığını, kâr payı dağıtılmadığını ve bir ortağın imzasının sahte atıldığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Şirket 2007-2010 arasında zarar etmiş, ticari defterler genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine uygun tutulmuş olup davacının kâr payı alacağı yoktur. Davacı genel kurullara usulüne uygun davet edilmemiş olsa da, alınan kararlar genel çoğunluğu gerektirmediğinden ve hazırun cetveline göre sermayenin çoğunluğunu temsil eden ortaklar katılıp toplantı ve karar yeter sayıları sağlandığından, davacının katılıp olumsuz oy kullanması hâlinde dahi kararlar alınabileceğinden iptal koşulları oluşmamıştır. Sahte imza iddiası somutlaştırılmadığından ve davada taraf olmayan ortaklara imza incelemesi yaptırılamayacağından bu iddiaya değer verilmemiştir (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi).
İbra edilecek yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanması (TTK 374) → kabul
İddia: Davacı, 07.06.2010 tarihli genel kurulda hazırun cetvelinde katılmış görünen bir ortağın o tarihte yurtdışında olduğunu ve adına sahte imza atıldığını, bu genel kurulda alınan kararların iptali gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Hazırun cetvelinde görünen ortağın genel kurul tarihinde yurtdışında olduğu iddiası doğruysa, 07.06.2010 tarihli genel kurul yalnızca yönetim kurulu üyesi olan diğer iki ortağın katılımıyla yapılmış olacak ve bu üyeler TTK 374. maddesine aykırı olarak kendi kendilerini ibra etmiş sayılacaklardır. Bu nedenle mahkemece, anılan ortağın genel kurul tarihinde yurtdışında olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre bu genel kurulda alınan kararların iptali gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, araştırma yapılmadan davanın reddi doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İbra edilecek yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanamayacağı (TTK 374) ve toplantının yalnızca bu üyelerle yapılması hâlinde ibranın geçersizliği yönünden emsaldir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ yönetim kurulu üyelerinin ibrası↗ kendi kendini ibra yasağı (TTK 374)↗ toplantı ve karar nisabı↗ kâr payı↗ sahte imza iddiası↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4829 E. 2014/8734 K.
Ortak:kâr payı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 2007 yılından 2010 yılına kadar zarar ettiği, davalı şirketin «ticari defterlerinin» genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine göre uygun tutulduğu, davacının 2007-2008-2009 ve 2010 yıllarına ilişkin kâr «payı alacağının» bulunmadığı, dava konusu genel kurul kararlar 03/05/2010 ve 07/06/2010 tarihli olup işbu dava 25/07/2011 tarihinde açıldığından davanın süresinde açılmadığı, davacının dava konusu genel kurullara usulüne uygun davet edilmediği; dava konusu genel kurullarda alınan kararların hiç birisinin genel çoğunluğu gerektirmediği, genel kurul hazırun cetvelinin incelenmesinde; sermayenin %60'ını «temsil» eden ortakların toplantıya katıldığı, bu durumda söz konusu genel kurullarda toplantı ve karar yeter sayılarının sağlandığı, davacı ortağın, genel kurula katılıp «olumsuz» oy kullanması halinde dahi genel kurul kararlarının alınması mümkün bulunduğundan toplantıda alınan kararların iptali koşullarının oluşmadığı, ayrıca, davacı tarafça «sahte imzaya» ilişkin iddiaların somut olarak/kim tarafından, hangi belgede, ne şekilde atıldığına yönelik açıklamada bulunulmadığı, dava konusu genel kurullara katılan ve hazırun cetvellerinde adı geçen fakat bu davada taraf olmayan ortaklara davacının iddiasına dayalı olarak «imza incelemesi» yaptırılmasının hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin 2007 yılından 2010 yılına kadar zarar ettiği, davalı şirketin «ticari defterlerinin» genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine göre uygun tutulduğu, davacının 2007-2008-2009 ve 2010 yıllarına ilişkin kâr «payı alacağının» bulunmadığı, dava konusu genel kurul kararlar 03/05/2010 ve 07/06/2010 tarihli olup işbu dava 25/07/2011 tarihinde açıldığından davanın süresinde açılmadığı, genel kurul hazırun cetvelinin incelenmesinde, sermayenin %60'ını «temsil» eden ortakların toplantıya katıldığı, bu durumda söz konusu genel kurullarda toplantı ve karar yeter sayılarının sağlandığı, davacı tarafça «sahte imzaya» ilişkin iddiaların somut olarak/kim tarafından, hangi belgede, ne şekilde atıldığına yönelik açıklamada bulunulmadığı, dava konusu genel kurullara katılan ve hazırun cetvellerinde adı geçen fakat bu davada taraf olmayan ortaklara davacının iddiasına dayalı olarak «imza incelemesi» yaptırılmasının hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.11.2013 tarihli kar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak butlan · sahte imza · kâr payı alacağı · karar nisabı · imza incelemesi · butlan · hak düşürücü süre · ticari defter
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin 2007 yılından 2010 yılına kadar zarar ettiği, davalı şirketin «ticari defterlerinin» genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine göre uygun tutulduğu, davacının 2007-2008-2009 ve 2010 yıllarına ilişkin kâr «payı alacağının» bulunmadığı, dava konusu genel kurul kararlar 03/05/2010 ve 07/06/2010 tarihli olup işbu dava 25/07/2011 tarihinde açıldığından davanın süresinde açılmadığı, genel kurul hazırun cetvelinin incelenmesinde, sermayenin %60'ını «temsil» eden ortakların toplantıya katıldığı, bu durumda söz konusu genel kurullarda toplantı ve karar yeter sayılarının sağlandığı, davacı tarafça «sahte imzaya» ilişkin iddiaların somut olarak/kim tarafından, hangi belgede, ne şekilde atıldığına yönelik açıklamada bulunulmadığı, dava konusu genel kurullara katılan ve hazırun cetvellerinde adı geçen fakat bu davada taraf olmayan ortaklara davacının iddiasına dayalı olarak «imza incelemesi» yaptırılmasının hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.11.2013 tarihli kar …
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, karar «nisabının» bulunmamasının kararı «mutlak butlanla» batıl kılmasına ve batıl olduğunun tesbiti davasının ise «hak düşürücü süreye» tabi bulunmaksızın her zaman açılmasının mümkün olmasına göre, davalı vekilinin HUMK'nın 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11279 E. 2011/14839 K.
Ortak:Genel kurul kararının iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı tutanağı
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre ve dosyaya sunulan 25.05.2007 tarihli genel kurul «toplantı tutanağının» ve bu toplantıya ait hazır bulunanlar cetvelinin incelenmesinden, dava konusu genel kurul toplantısında tüm ortakların hazır bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4545 E. , 2013/20609 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2012 tarih ve 2011/384-2012/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 09.02.2007 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında dava dışı ortaklar ... ve ...'le birlikte yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, ancak fiilen işlerin dava dışı ... tarafından yürütüldüğünü, müvekkiline şirketin faaliyet ve geliri hakkında bilgi verilmediğini, şirket giderlerinin gerçeği yansıtmadığını, bilanço, muhasebe kayıtları ve kasa kayıtlarının birbiri ile örtüşmediğini, şirket yöneticilerinin şahsi hesabına para aktarıp aktarmadığının, aktardı ise bunun cari hesaba işlenip işlenmediğinin araştırılması gerektiğini, kar payı dağıtılmadığını, ayrıca 03.05.2010 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurula usulüne uygun çağrı yapılmadığı için müvekkilinin katılamadığını, toplantı nisabına uyulmadığını, bu toplantıda müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğine son verildiğini, alınan kararların iptali gerektiğini, 07.06.2010 tarihli olağan genel kurul toplantısına da usulüne uygun çağrı yapılmadığını, toplantı ve karar nisabına uyulmadığını, toplantıya yönetim kurulu üyeleri ..., ...
ve ...'in katıldığını, şirketin 2007-2008 ve 2009 yıllarına ilişkin bilanço ve kar-zarar hesapları ile yönetim kurulu ve denetçi faaliyetlerinin ibra edildiğini, dava dışı ...'in genel kurul tarihinde yurt dışında olduğunu sonradan öğrendiklerini, ... adına sahte imza atıldığını, bu toplantıda alınan kararların da iptali gerektiğini ileri sürerek, 2007-2008-2009 ve 2010 yıllarına ilişkin yasal defter ve kayıtlara göre ortaklara dağıtılması gereken gerçek kar payı tespit edilerek ile şimdilik 5.000,00 TL kar payının davacıya ödenmesine, 03.05.2010 ve 07.06.2010 tarihli genel kurulların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 2007 yılından 2010 yılına kadar zarar ettiği, davalı şirketin ticari defterlerinin genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine göre uygun tutulduğu, davacının 2007-2008-2009 ve 2010 yıllarına ilişkin kâr payı alacağının bulunmadığı, dava konusu genel kurul kararlar 03/05/2010 ve 07/06/2010 tarihli olup işbu dava 25/07/2011 tarihinde açıldığından davanın süresinde açılmadığı, davacının dava konusu genel kurullara usulüne uygun davet edilmediği; dava konusu genel kurullarda alınan kararların hiç birisinin genel çoğunluğu gerektirmediği, genel kurul hazırun cetvelinin incelenmesinde; sermayenin %60'ını temsil eden ortakların toplantıya katıldığı, bu durumda söz konusu genel kurullarda toplantı ve karar yeter sayılarının sağlandığı, davacı ortağın, genel kurula katılıp olumsuz oy kullanması halinde dahi genel kurul kararlarının alınması mümkün bulunduğundan toplantıda alınan kararların iptali koşullarının oluşmadığı, ayrıca, davacı tarafça sahte imzaya ilişkin iddiaların somut olarak/kim tarafından, hangi belgede, ne şekilde atıldığına yönelik açıklamada bulunulmadığı, dava konusu genel kurullara katılan ve hazırun cetvellerinde adı geçen fakat bu davada taraf olmayan ortaklara davacının iddiasına dayalı olarak imza incelemesi yaptırılmasının hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf 07.06.2010 tarihli genel kurula hazırun cetveline göre ..., ... ve ...’in katılmış göründüğünü, şirketin 2007-2008 ve 2009 yıllarına ilişkin bilanço ve kar-zarar hesapları ile yönetim kurulu ve denetçi faaliyet raporlarının kabul edildiğini, ortaklardan ...’in genel kurul tarihinde yurt dışında olduğunu sonradan öğrendiklerini, ... adına sahte imza atıldığını ileri sürerek, 07.06.2010 tarihli genel kurulda alınan kararların iptalini talep etmiştir. Mahkemece, “..davanın yasal süresinde açılmadığı, davacı tarafça sahte imzaya ilişkin iddiaların somut olarak/kim tarafından, hangi belgede, ne şekilde atıldığına yönelik açıklamada bulunulmadığı, dava konusu genel kurula katılan ve hazırun cetvelinde adı geçen fakat bu davada taraf olmayan ortaklara davacının iddiasına dayalı olarak imza incelemesi yaptırılmasının hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine” karar verilmiş ise de ...’in genel kurul tarihinde yurtdışında olduğu iddiasının doğru olması halinde 07.06.2010 tarihli genel kurul ...
ve ...’in katılımı ile yapılmış olacak ve buna göre de yönetim kurulu üyesi olan ... ve ... TTK’nun 374. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak kendi kendilerini ibra etmiş olacaklardır. Bu itibarla mahkemece, ortaklardan ...’in 07.06.2010 tarihli genel kurul tarihinde yurt dışında olup olmadığı hususu araştırılarak neticesine göre söz konusu genel kurulda alınan kararların iptali gerekip gerekmediğine karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045680700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz