Ticaret sicil kaydının terkin edilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4179 E. 2013/21050 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ana sözleşme değişikliği↗ icazet↗ ticaret sicili↗ geçersizlik↗ terkin↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, ticaret sicil kayıtlarından terkini istenen değişiklik ihdas edildiği tarih itibarı ile geçersiz olmakla birlikte davacının 30 yıl süre ile mevcut duruma karşı çıkmadığı, bu şekilde icazet sayılan davranışları sonunda başlangıçta mevcut olan geçersizliliği geçerliliğe dönüştürerek ana sözleşme değişikliğini kabul ettiği, icazetle sağlık kazanan işlemin, bundan böyle başlangıçtaki sakatlık durumu ileri sürülerek yasal olmayan nedenlerle bozulmasını istemenin iyi niyet kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12383 E. 2014/2633 K.
Ortak:icazet · geçersizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, «ticaret sicil» kayıtlarından «terkini» istenen değişiklik ihdas edildiği tarih itibarı ile «geçersiz» olmakla birlikte davacının 30 yıl süre ile mevcut duruma karşı çıkmadığı, bu şekilde «icazet» sayılan davranışları sonunda başlangıçta mevcut olan geçersizliliği geçerliliğe dönüştürerek «ana sözleşme değişikliğini» kabul ettiği, icazetle sağlık kazanan işlemin, bundan böyle başlangıçtaki sakatlık durumu ileri sürülerek yasal olmayan nedenlerle bozulmasını istemenin iyi niyet …
Benzer bu karardaÖ..'ün sözleşmeleri tek başına imzaladığı, bu tarihlerde «temsil yetkisi» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, sözleşmelerin «geçersizliğinin» tespitine karar verilmiştir.
Dava, işletme devir sözleşmelerinin «geçersizliğinin» tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davalı «şirket müdürü» A..
Ö..'ün sözleşmeleri tek başına imzaladığı, bu tarihlerde tek başına «temsil» «yetkisinin» bulunmadığı gerekçesiyle, sözleşmelerin «geçersizliğinin» tespitine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · temsil yetkisi · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · yetkisizlik kararı · temsil
Benzer bu karardaÖ..'ün sözleşmeleri tek başına imzaladığı, bu tarihlerde «temsil yetkisi» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, sözleşmelerin «geçersizliğinin» tespitine karar verilmiştir.
Ö..'ün sözleşmeleri tek başına imzaladığı, bu tarihlerde tek başına «temsil» «yetkisinin» bulunmadığı gerekçesiyle, sözleşmelerin «geçersizliğinin» tespitine karar verilmiştir.
Ö..'ün şirket dışından müdür olarak atandığını, «işletme devri» sonrası içinde davacının da imzasının bulunduğu 26.03.2009 tarihli ortaklar kurulunda işyerinin kapatılmasına karar verildiğini, 07.04.2009 tarihinde davalı «şirket müdürleri» A..
Bu itibarla, mahkemece her ne kadar devir sözleşmelerinin yapıldığı tarihte şirket devrine ilişkin olarak «ortaklar kurulu» kararı yoksada, şirket ortaklarının sonradan «işletme devrini» benimseyen ve yapılan işleme «icazet» veren eylemlerde bulundukları nazara alınarak, davanın reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4179 E. , 2013/21050 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2012 tarih ve 2009/199-2012/668 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Hataş A.Ş'nin kurucu ortağı ve (A) tipi imtiyazlı hisse senedi sahibi olduğunu, şirketin (A) tipi imtiyazlı ve (B) tipi olmak üzere iki tip hisse senedi yapısıyla kurulduğunu, ana sözleşmenin 15. maddesinin ilk halinde yönetim kurulunun yedi kişiden oluşursa beşinin, dokuz kişiden oluşursa yedisinin (A) tipi hisse senedi sahiplerinin gösterecekleri adaylar arasından seçileceğinin düzenlendiğini, bu maddede belirtilen imtiyaz hakkının sonradan değiştirilerek kaldırıldığını ancak bu değişikliklerin imtiyazlı paylar genel kurulunda onaylanmadığını ileri sürerek, anılan değişikliklerin geçersizliği nedeniyle ticaret sicil kayıtlarından terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ana sözleşmenin 15. maddesinde 1979 yılında yapılan değişikliğin sicile tescil edildiğini, bu değişikliğin imtiyazlı pay sahipleri genel kurulunda onaylandığına ilişkin belgeye sicil dosyasında rastlanmaması üzerine Hataş A.Ş'ye kanuni yükümlülüklerini yerine getirmesi için süre verildiğini, yerine getirmeyince TTK'nın 35. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesi için dava açıldığını, bir mahkeme kararı ile ilgililerin müracaatı olmadan müvekkilinin re'sen sicilden terkin işlemi yapamayacağını savunmuştur.
Feri müdahil Hataş A.Ş. vekili vekili, 1979 tarihli genel kurul toplantısına davacı ve imtiyazlı pay sahiplerinin katılıp olumlu yönde oy kullandıklarından ayrıca bir toplantı yapılmasına gerek bulunmadığını, yine aynı genel kurulda alınan sermaye artırımı kararının 1994 yılında yapılan imtiyazlı pay sahipleri genel kurulunda onanıp ana sözleşmenin 15. maddesindeki değişikliğine değinilmediğinden bu konudaki itirazlarından vazgeçildiği anlamına geldiğini, davacının 1985 ile 2001 yılları arasında 16 yıl süreyle ana sözleşmenin değişik 15. maddesine göre görev yaptıktan sonra 30 yıl önceki kararın geçersizliğini talep etmesinin MK'nın 2. maddesine aykırı olduğunu bildirerek, davalı yanına fer'i müdahale talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, ticaret sicil kayıtlarından terkini istenen değişiklik ihdas edildiği tarih itibarı ile geçersiz olmakla birlikte davacının 30 yıl süre ile mevcut duruma karşı çıkmadığı, bu şekilde icazet sayılan davranışları sonunda başlangıçta mevcut olan geçersizliliği geçerliliğe dönüştürerek ana sözleşme değişikliğini kabul ettiği, icazetle sağlık kazanan işlemin, bundan böyle başlangıçtaki sakatlık durumu ileri sürülerek yasal olmayan nedenlerle bozulmasını istemenin iyi niyet kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045673700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz