Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10323 E. 2013/21019 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uygun illiyet bağı↗ illiyet bağı↗ protokol↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, protokolde yer alan yükümlülüklerini yerine getiren davacının, protokolün yerine getirilme çalışmaları çerçevesinde denetim şirketine ödediği meblağı, kusuru sebebiyle birleşme çalışmalarının aksamasına neden olan davalıdan isteyebileceği, davacının zararı ile protokole aykırılık arasında uygun illiyet bağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 150.000,00 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 06.02.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili ve katılım yolu ile davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ve katılım yolu ile davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/114 E. 2022/1948 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · illiyet bağı · protokol · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, «protokolde» yer alan yükümlülüklerini yerine getiren davacının, protokolün yerine getirilme çalışmaları çerçevesinde denetim şirketine ödediği meblağı, «kusuru» sebebiyle birleşme çalışmalarının aksamasına neden olan davalıdan isteyebileceği, davacının zararı ile protokole aykırılık arasında «uygun illiyet bağı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 150.000,00 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kara …
Benzer bu karardaMahkemece, «protokolde» yer alan yükümlülüklerini yerine getiren davacının, protokolün yerine getirilme çalışmaları çerçevesinde denetim şirketine ödediği meblağı, «kusuru» sebebiyle birleşme çalışmalarının aksamasına neden olan davalıdan isteyebileceği, davacının zararı ile protokole aykırılık arasında «uygun illiyet bağı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 150.000,00 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kara …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:direnme kararı · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamı üzerine davanın kısmen kabulüne dair önce verilen kararda direnilmiş, «direnme» kararı nedeniyle dosyayı inceleyen Hukuk Genel Kurulu’nun 13.02.2020 tarih 2017/11-125 E.- 2020/135 K. sayılı ilamıyla Mahkemenin direnme kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına Mahkemece hükmolunan «maddi tazminatın» dosya içeriğine ve mevcut delillere uygun bulunmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/10323 E. , 2013/21019 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.05.2011 gün ve 2008/137-2011/133 sayılı kararı bozan Daire’nin 06.02.2013 gün ve 2012/667-2013/1975 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ve katılım yolu ile davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı meslek birliğinin ortak çatı altında birleşmesini temin amacıyla, 25.07.2006 tarihli "Eş Zamanlı Ortak Lisanslama ve Birleşme Çalışmaları Protokolü" ve 27.09.2006 tarihli ek protokolün imzalandığını, anılan protokoller uyarınca tarafların kendi anlaştıkları denetim şirketine karşı taraf hakkında denetim raporu düzenlettirmeyi ve bu raporların 20.10.2006 tarihine kadar sunulmasını, bundan sonra ortak birleşme modeli belirlenerek en geç 30.10.2006 tarihinde gerçekleştirilecek olağanüstü genel kurul toplantılarına sunulmasını sağlamayı üstlendiklerini, bu kapsamda müvekkilinin sözleşme yaptığı denetim şirketinin davalı hakkındaki raporunu süresi içerisinde davalıya teslim ettiğini, ancak davalının anlaştığı denetim şirketinin süresinde rapor sunmasını sağlamayarak protokolü ihlal ettiğini, davalının ihlali nedeniyle birleşme çalışmalarının ve müvekkilinin bu uğurda yaptığı masrafların boşa gittiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilince denetim şirketine ödenen 177.000 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin anlaştığı denetim şirketinin uluslararası çalışma standartları doğrultusunda raporunu İngilizce olarak hazırladığını, anılan şirketin raporun teslimi için davacıdan gizlilik belgesini imzalamasını istediğini, ancak davacının haklı bir nedeni olmaksızın gizlilik belgesini imzalamaktan ve raporu teslim almaktan imtina ettiğini, davacının amacının birleşmeyi önlemek olduğunu, iyiniyetli olarak protokol hükümlerini yerine getiren müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, protokolde yer alan yükümlülüklerini yerine getiren davacının, protokolün yerine getirilme çalışmaları çerçevesinde denetim şirketine ödediği meblağı, kusuru sebebiyle birleşme çalışmalarının aksamasına neden olan davalıdan isteyebileceği, davacının zararı ile protokole aykırılık arasında uygun illiyet bağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 150.000,00 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 06.02.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili ve katılım yolu ile davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ve katılım yolu ile davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve katılım yolu ile davalı vekilinin karar düzeltme isteklerinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045630300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz