Iflas erteleme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6442 E. 2011/17646 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflas erteleme↗ ttk 309/4↗ dolaylı zarar↗ zamanaşımı defi↗ davadan feragat↗ feragat↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın TTK’nun 305 ve devamı maddelerine dayalı olarak açıldığı, kanunun 309. maddesi uyarınca dolaylı zararın bulunması halinde alacaklıların da tazminat isteminde bulunabilecekleri, ancak hükmolunacak tazminatın şirkete verileceği, ayrıca şirketin iflası halinde ortaklık alacaklılarının haiz bulundukları hakların iflas masasına ait olacağı, davacının davalı yönetim kurulu üyelerinin temadi eden sorumlulukları nedeni ile talepte bulunması ve iflasın ertelenmesi ile iflas karar tarihleri gözetildiğinde zamanaşımı definin yerinde bulunmadığı, davalı şirketin 21.07.2006 tarihinde iflas etmesi ile davacı alacaklının hakkının iflas idaresine geçtiği, davacının hükmedilecek tazminatın kendisine verilmesini istediği, bu durumun TTK’nun 309/1. maddesine aykırılık oluşturduğu, davalı şirket hakkındaki davadan ise feragat edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça davaya konu edilen zararın dolaylı zarar niteliğinde bulunmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7656 E. 2014/19282 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın TTK’nun 305 ve devamı maddelerine dayalı olarak açıldığı, kanunun 309. maddesi uyarınca «dolaylı zararın» bulunması halinde alacaklıların da tazminat isteminde bulunabilecekleri, ancak hükmolunacak tazminatın şirkete verileceği, ayrıca şirketin iflası halinde ortaklık alacaklılarının haiz bulundukları hakların «iflas» masasına ait olacağı, davacının davalı «yönetim kurulu» üyelerinin temadi eden sorumlulukları nedeni ile talepte bulunması ve «iflasın ertelenmesi» ile iflas karar tarihleri gözetildiğinde «zamanaşımı definin» yerinde bulunmadığı, davalı şirketin 21.07.2006 tarihinde iflas etmesi ile davacı alacaklının hakkının iflas idaresine geçtiği, davacının hükmedilecek tazminatın kendisine verilmesini istediği, bu durumun TTK’nun 309/1. maddesine aykırılık oluşturduğu, davalı şirket hakkındaki davadan ise «feragat» edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… dia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 20.07.2007 tarihine kadar yapılan eylem ve işlemler bakımından TTK’nun 309. maddesindeki 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğundan davalı «yönetim kurulu» üyelerinin bu tarihten sonraki eylem ve işlemleri bakımından değerlendirilmesi gerektiği, davacının yönetim kurulu üyeleri olan davalıların şirket yönetimindeki ku …
Farklı:doğrudan zarar · şirket zararı
Benzer bu karardaDava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının iddia ettiği zararların «şirketin zararı» olması nedeniyle ancak şirkete verilmesini isteyebilmesine ve davacının «doğrudan zararını» da ispatlayamamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6442 E. , 2011/17646 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.12.2009 tarih ve 2006/29-2009/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı ...Ş.’den alacağının bulunduğunu ve bu şirket aleyhine icra takibi başlattığını, ancak Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen iflasın ertelenmesi kararı nedeniyle takibin durduğunu, davalı gerçek kişilerin değişik dönemlerde davalı şirketin yönetim ve denetim kurulu üyeliğini yaptıklarını, bu kişilerin yasanın kendilerine yüklediği özen ve sadakat borcunu yerine getirmediklerini, davalıların bir kısmının başlangıçtan itibaren davalı şirkette yetkili olmalarına rağmen bu tarihe kadar hiçbir yıllık raporda resmi makamların ulaştıkları sonuca ulaşamadıklarını, şirketin kötü yönetilmesi sebebiyle şirket öz sermayesinin kayba uğradığını, tüm bu olaylar nedeniyle müvekkilinin doğrudan ve dolaylı olarak zarar gördüğünü ileri sürerek, 5.500 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 23.10.2009 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek, davalılar ...
ve Barmek İnşaat ve Tesisat A.Ş. dışındaki davalılardan toplam 17.279,72 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili, davacının alacaklı sıfatının bulunup bulunmadığının belli olmadığını, TTK’nun 305 vd. maddelerindeki şartların oluşmadığını, TTK’nun 309. maddesi uyarınca hükmedilecek tazminatın şirkete ait bulunduğunu, aynı kanunun 336. maddesinde sayılan dava açma koşullarının da somut davada doğmadığını, ayrıca anılan maddeler uyarınca açılan bir davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkilinin 28.10.2003 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyesi olduğunu, iflasın ertelenmesi kararının ise bu tarihten önce verildiğini, bu nedenle müvekkilinin sorumlu olmasının mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, TTK’da öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, müvekkillerinin şahsi sorumluluklarını doğurabilecek herhangi bir işlemlerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın TTK’nun 305 ve devamı maddelerine dayalı olarak açıldığı, kanunun 309. maddesi uyarınca dolaylı zararın bulunması halinde alacaklıların da tazminat isteminde bulunabilecekleri, ancak hükmolunacak tazminatın şirkete verileceği, ayrıca şirketin iflası halinde ortaklık alacaklılarının haiz bulundukları hakların iflas masasına ait olacağı, davacının davalı yönetim kurulu üyelerinin temadi eden sorumlulukları nedeni ile talepte bulunması ve iflasın ertelenmesi ile iflas karar tarihleri gözetildiğinde zamanaşımı definin yerinde bulunmadığı, davalı şirketin 21.07.2006 tarihinde iflas etmesi ile davacı alacaklının hakkının iflas idaresine geçtiği, davacının hükmedilecek tazminatın kendisine verilmesini istediği, bu durumun TTK’nun 309/1.
maddesine aykırılık oluşturduğu, davalı şirket hakkındaki davadan ise feragat edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça davaya konu edilen zararın dolaylı zarar niteliğinde bulunmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045152600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz