Marka hakkına tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13401 E. 2011/17811 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ kâr kaybı↗ haksız rekabet↗ iltibas↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının lisans hakkına sahip olduğu markaların ikisi dışında tamamının ayırt edici unsurunun MEYSU ibaresi olduğu, MEY ibaresinin içki ve içilen şey anlamını taşıdığı, MEYSU ve MEYÖZ ibarelerinin birbirinden farklı olduğu, davalı şirket adına MEYÖZ markasının 1994 yılında tescil edildiği, davacının lisans hakkına sahip olduğu MEYSU ibareli markalara dayanarak aralarında gerek iltibas bulunmaması, gerekse sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşması sebebiyle 1994 yılında davalı şirket adına tescil edilen MEYÖZ ibareli markanın hükümsüzlüğünü isteyemeyeceği, yine MEYÖZ Meysöz, MEYÖZ Meyvede Son Söz ibareli markalarında artık hükümsüzlüğü istenemeyecek olan MEYÖZ ibareli markaya ekleme yapılarak oluşturulduğu, MEYÖZ asli unsuruna bazı eklemeler yapılarak yeni markalar oluşturulmasında bu markalarında hükümsüzlüklerinin talep edilemeyeceği, davalı adına tescilli AROMA MULTİMEY ibareli marka ile davacının lisans hakkına sahip olduğu markalar arasında karıştırmaya sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunmadığı, davacının adına tescilli markalar ile hükümsüzlüğü istenen davalı adına tescilli markalar arasında iltibasa meydan verecek şekilde benzerlik bulunmadığı, davalı adına 1994 yılında tescil edilen MEYÖZ ibareli marka yönünden öncelik hakkının davacıya değil davalıya ait olduğu ve davalı adına olan MEYÖZ Meyvede Son Söz ve MEYÖZ Meysöz ibareli markanın davalı adına tescilli olan MEYÖZ markasının devamı niteliğinde olup, bu yönüyle bilirkişi raporundaki görüşlerin kabul edilemeyeceği, davalı şirketin tescilli markalarını kullandığı ürün gruplarının farklı olmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı ve davalı TPE vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.06.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı TPE yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14893 E. 2011/7137 K.
Ortak:kâr kaybı · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… olduğu, davalı şirket adına MEYÖZ markasının 1994 yılında tescil edildiği, davacının lisans hakkına sahip olduğu MEYSU ibareli markalara dayanarak aralarında gerek «iltibas» bulunmaması, gerekse sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» oluşması sebebiyle 1994 yılında davalı şirket adına tescil edilen MEYÖZ ibareli markanın hükümsüzlüğünü isteyemeyeceği, yine MEYÖZ Meysöz, MEYÖZ Meyvede Son Söz ibareli markalarında artık hükümsüzlüğü istenemeyecek olan MEYÖZ ibareli markaya ekleme yapılarak oluşturulduğu, MEYÖZ asli unsuruna bazı eklemeler yapılarak yeni markalar oluşturulmasında bu markalarında hükümsüzlüklerinin talep edilemeyeceği, davalı adına tescilli AROMA MULTİMEY ibareli marka ile davacının lisans hakkına sahip olduğu markalar arasında karıştırmaya sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunmadığı, davacının adına tescilli markalar ile hükümsüzlüğü istenen davalı adına tescilli markalar arasında iltibasa meydan verecek şekilde benzerlik bulunmadığı, davalı adına 1994 yılında tescil edilen MEYÖZ ibareli marka yönünden öncelik hakkının davacıya değil davalıya ait olduğu ve davalı adına olan MEYÖZ Meyvede Son Söz ve MEYÖZ Meysöz ibareli markanın davalı adına tescilli olan MEYÖZ markasının devamı niteliğinde olup, bu yönüyle bilirkişi raporundaki görüşlerin kabul edilemeyeceği, davalı şirketin tescilli markalarını kullandığı ürün gruplarının farklı olmasının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı ve davalı TPE vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.06.2011 gün …
Benzer bu kararda… ı olduğu, davalı şirket adına MEYÖZ markasının 1994 yılında tescil edildiği, davacının lisans hakına sahip olduğu MEYSU ibareli markalara dayanarak aralarında gerek «iltibas» bulunmaması, gerekse sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» oluşması sebebiyle 1994 yılıda davalı şirket adına tescil edilen MEYÖZ ibareli markanın hükümsüzlüğünü isteyemeyeceği, yine MEYÖZ Meysöz, MEYÖZ Meyvede Son Söz ibareli markalarında artık hükümsüzlüğü istenemeyecek olan MEYÖZ ibareli markaya ekleme yapılarak oluşturulduğu, MEYÖZ asli unsuruna bazı eklemeler yapılarak yeni markalar oluşturulmasında bu markalarında hükümsüzlüklerinin talep edilemeyeceği, davalı adına tescilli AROMA MULTİMEY ibareli marka ile davacının lisans hakkına sahip olduğu markalar arasında karıştırmaya sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunmadığı, davacının adına tescilli markalar ile hükümsüzlüğü istenen davalı adına tescilli markalar arasında iltibasa meydan verecek şekilde benzerlik bulunmadığı, davalı adına 1994 yılında tescil edilen MEYÖZ ibareli marka yönünden öncelik hakkının davacıya değil davalıya ait olduğu ve davalı adına olan MEYÖZ Meyvede Son Söz ve MEYÖZ Meysöz ibareli markanın davalı adına tescilli olan MEYÖZ markasının devamı niteliğinde olup, bu yönüyle bilirkişi raporundaki görüşlerin kabul edilemeyeceği, davalı şirketin tescilli markalarını kullandığı ürün gruplarının farklı olmasının marka hakına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · dava sebebi · vekalet ücreti · temsil · husumet
Benzer bu kararda2-Davalı TPE vekilinin temyizine gelince, dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, davalı TPE'nin bu davada «pasif husumet ehliyeti» bulunmadığı ve davalının bu itirazını cevap dilekçesinde bildirdiği halde, mahkemece, davalı TPE aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine ve kendisini vekille «temsil» ettiren ve ret «sebebi» diğer davalı şirketten farklı olan davalı TPE yararına «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, davanın tüm davalılar için esastan reddi ile davalılar yararına tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiş …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6233 E. 2024/2320 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz
İncelediğiniz kararda… olduğu, davalı şirket adına MEYÖZ markasının 1994 yılında tescil edildiği, davacının lisans hakkına sahip olduğu MEYSU ibareli markalara dayanarak aralarında gerek «iltibas» bulunmaması, gerekse sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» oluşması sebebiyle 1994 yılında davalı şirket adına tescil edilen MEYÖZ ibareli markanın hükümsüzlüğünü isteyemeyeceği, yine MEYÖZ Meysöz, MEYÖZ Meyvede Son Söz ibareli markalarında artık hükümsüzlüğü istenemeyecek olan MEYÖZ ibareli markaya ekleme yapılarak oluşturulduğu, MEYÖZ asli unsuruna bazı eklemeler yapılarak yeni markalar oluşturulmasında bu markalarında hükümsüzlüklerinin talep edilemeyeceği, davalı adına tescilli AROMA MULTİMEY ibareli marka ile davacının lisans hakkına sahip olduğu markalar arasında karıştırmaya sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunmadığı, davacının adına tescilli markalar ile hükümsüzlüğü istenen davalı adına tescilli markalar arasında iltibasa meydan verecek şekilde benzerlik bulunmadığı, davalı adına 1994 yılında tescil edilen MEYÖZ ibareli marka yönünden öncelik hakkının davacıya değil davalıya ait olduğu ve davalı adına olan MEYÖZ Meyvede Son Söz ve MEYÖZ Meysöz ibareli markanın davalı adına tescilli olan MEYÖZ markasının devamı niteliğinde olup, bu yönüyle bilirkişi raporundaki görüşlerin kabul edilemeyeceği, davalı şirketin tescilli markalarını kullandığı ürün gruplarının farklı olmasının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı ve davalı TPE vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.06.2011 gün …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iflas tasfiyesi · yolsuz tescil · iflas idaresi · hukuki menfaat · yokluk · ihtisas mahkemesi · muvazaa · emredici hüküm
Benzer bu kararda… lı "meySuSodaMix+şekil", 159826 sayılı "meysodamix", 161679 sayılı "meymultimix", 161726 sayılı "multimix", 161737 sayılı "meymultivitamin" ibareli 11 adet markası, «iflas tasfiyesine» ilişkin, 01.02.2007 tarihli ihale ile davalı Gülsan A.Ş.'ne satıldığını, söz konusu ihalenin kesinleşmesi üzerine, dava konusu markaların ihale alıcısı olan Gülsan A.Ş. adına tescil edildiğini, TPE nezdinde 14.11.2007 tarihinde davalı Gülsan A.Ş. adına yapılan tescil «kaydının» illetini teşkil eden ihalenin «geçersiz» işlemlere dayanması nedeniyle, «yolsuz tescilin» oluşmasına sebep olduğunu, iyi niyetli olmayan ve yolsuz tescil ile elde edilen sahipliğin sağladığı öncelik hakkından yararlanan davalı Gülsan A.Ş. ve organik bağının bulunduğu Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına şimdilik 46 adede ulaşmış olan bütün "meySu" ve 3 adet "mey" ibareli marka tescillerinin de yolsuz tescil olduğu, tek bir alıcı olarak katılan davalı Gülsan A.Ş. adına, 1.Açık Artırma da; (ihalenin yapıldığı dönemde yürürlükte olan yasa gereğince) muhammen bedelin %60’ı olan 2.405.000,00 TL bedelle ihale edilmesinin, ihalenin normal şartlar altında yapılmadığını gösterdiği gibi, zarar unsurunun da oluştuğunu gösterdiğini ileri sürerek, «muvazaa» ve «yokluk» hukuksal nedenine dayalı, davalılar adına kötü niyetle yapılan, illetten yoksun ve yolsuz, "meySu" ve "mey" ibareli marka tescillerinin iptali ve yeniden davacının ortağı bulunduğu müflis Meysu Meyvesuyu ve Gıda Sanayi A.Ş. adına tescil edilerek, TPE nezdinde ki sicil kayıtlarının düzeltilmesini, bunun mümkün olmaması halinde sürüm bedellerinin tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsil edilerek müflisin İflas Masasına kaydını talep etmiştir.
… erdiği 24.01.2022 tarihli cevap dilekçesinde delil olarak sunuduğu belgeler, yeni sebep ve vakıaları ortaya çıkardığını, ayrıca, ilk davadan farklı olarak huzurdaki «yolsuz tescil» davasında, "«kötü niyet»" iddiasına da dayanıldığından dolayı, bu hususun kamu düzeniyle ilgili olması nedeniyle, mahkemece kendiliğinden nazara alınacağı, öğreti ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında da benimsendiğini, ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olmadığını, Yerel mahkemeinin «kesin» hüküme konu ettiği ve müvekkil tarafından açılan, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/690 E. ve 2021/578 K. sayılı kararında yolsuz tescilin dayanağı olan «iflas tasfiyesine» ilişkin «geçersiz» işlemlerin icra mahkemesine sunulması gereken hususlar olduğu gerekçesiyle, zımmen «görevsizlik» yönünde bir hüküm kurduğunu, bu nedenle, dava konusu marka tescillerinin dayanağı olan iflas tasfiyesine ilişkin işlemlerin geçersiz olup olmadığı ve bu marka tescillerinin illetten yoksun ve yolsuz tescil olup olmadığı ve marka tescillerinin iptali ve müflis adına tescillerinin gerekip gerekmediği ile sicil kayıtlarının düzeltilip düzeltilmeyeceği hakkında, bir hüküm kurulmadığını, Ayrıca, mülkiyet hakkına ilişkin olarak, TPE kayıtlarının hukuka ve gerçek duruma uygun hale getirilmesi için açıldığı sabit olan davamızın, marka davalarının «ihtisas» mahkemesi olan Yerel Mahkeme tarafından da "Marka (Marka hakkına tecavüzden kaynaklanan)" davası olarak kabul edildiğini, dava konusu kötü niyetli, illetten yoksun ve yolsuz marka tescillerinin dayanağı olan, iflas tasfiyesine ilişkin geçersiz işlemler hakkında usulüne uygun şekilde yargılama ve değerlendirme yapılmadığı ve bu hususların icra mahkemesine sunulması gerektiği gerekçesiyle verilen ilk kararda, dava konusu markaların illetten yoksun ve yolsuz tescil edilip edilmediği husunda, açıkça hiçbir hüküm tesis edilmemiş olduğundan, kesin hükmün varlığından bahsedilemeyeceğini, kanunun «emredici» hükmüne aykırı, "kötü niyetli ve yolsuz tescil", kamu düzeniyle ilgili olduğundan mahkemece öncelikle ve re'sen saptanması, yasal gereklilik olduğunu, geçerli bir hukuki «sebebe» dayanmayan, emredici kanun hükmüne ve «kamu düzenine» aykırı, kötü niyetli, illetten yoksun ve yolsuz marka tescillerinin iptali ve tesciline ilişkin açılan davamızda, kanun ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrul …
… ayısı belirtilen kararı ile Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/690 E., 2021/578 K. sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı şirkete ait bir takım markaların «iflas idaresi» tarafından yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğu ve «yolsuz tescil» nedeniyle marka tescilinin iptali ile iflas masasına «dahil» edilmesini talep ettiği mahkemece davanın reddine karar verildiği kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.
A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'un iş bu davanın açılmasında «hukuki menfaati» bulunmamakta olup «husumet ehliyeti» bulunmaması nedeniyle reddi gerektiğini, davacının şirket ortağı bulunmadığının kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğunu, açılan davada zaman aşımı ve «hak düşürücü süreler» geçtiğini davanın iş bu nedenle de reddi gerektiğini, davacının Kayseri 1.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13401 E. , 2011/17811 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.10.2009 gün ve 2008/76 - 2009/235 sayılı kararı bozan Daire’nin 13.06.2011 gün ve 2009/14893 - 2011/7137 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmışlık vasfını haiz MEYSÜT ve MEYEPA MEYSU ibareli markaların sahibi, MEYSU MUTİVİTAMİN, MEYSU, SÜPER MEYSU, MEYSU, MEYSODAMİX, LİFE MEYSU, MEYSU SODAMİX, GOLD MEYSU, YENİ MEYSU, MEYMULTİMİX ibareli dava dışı Gülsan A.Ş.’ye ait markaların lisans hakkına sahip olduğunu, tüm markaların esas unsurunun MEY ibaresi olduğunu, tanınmış MEY ibareli bu markalarla iltibas yaratacak herhangi bir marka veya ticaret unvanı tescilinin terkini gerektiğini, davalı şirketin müvekkili ile aynı sektörde AROMA markası ile ticarî faaliyette bulunduğunu, buna rağmen müvekkilinin hak sahibi olduğu tanınmış MEYSU markalarından haksız yarar sağlamak için aynı tür ürünler için MEYÖZ, MEYÖZ Meysöz, AROMA MULTİMEY, MEYÖZ Meyvede Son Söz ibareli markaları adına tescil ettirdiğini, ayrıca Ankara’da bulunan marketlerden temin ettiği ürün örneklerine göre AROMA ibareli markalarını daha kaliteli olduğu imajını vermek maksadıyla %100 saf ve doğal ürünler için kullanırken, MEYÖZ ibareli markalarını NEKTAR ürünleri için kullanarak MEYSU markasına nazaran AROMA ibareli markanın daha kaliteli olduğu algılamasını yaratmaya çalıştığını ileri sürerek, davalıya ait MEY ibareli markaların TPE kayıtlarından terkinini, davalı şirketin üretimle ilgili makine ve teçhizatına el konulmasını, piyasaya sunulan ürünlerinin toplatılmasını, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüzü nedeniyle fazlaya dair hakları saklı tutulmak kaydıyla 7.000,00 TL maddî tazminatın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, markanın hükümsüzlüğü istemli davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın husumetten reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkiline ait 1994/156252 sayılı MEYÖZ ibareli markanın Hükümsüzlüğü davasının açılabilmesi için 5 yıllık sürenin geçirilmiş olduğunu, davacının sahibi ve lisans hakkına sahip olduğunu bildirdiği markalar ile müvekkilinin hükümsüzlüğü istenilen markalarının karıştırılabilecek derecede benzer olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının lisans hakkına sahip olduğu markaların ikisi dışında tamamının ayırt edici unsurunun MEYSU ibaresi olduğu, MEY ibaresinin içki ve içilen şey anlamını taşıdığı, MEYSU ve MEYÖZ ibarelerinin birbirinden farklı olduğu, davalı şirket adına MEYÖZ markasının 1994 yılında tescil edildiği, davacının lisans hakkına sahip olduğu MEYSU ibareli markalara dayanarak aralarında gerek iltibas bulunmaması, gerekse sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşması sebebiyle 1994 yılında davalı şirket adına tescil edilen MEYÖZ ibareli markanın hükümsüzlüğünü isteyemeyeceği, yine MEYÖZ Meysöz, MEYÖZ Meyvede Son Söz ibareli markalarında artık hükümsüzlüğü istenemeyecek olan MEYÖZ ibareli markaya ekleme yapılarak oluşturulduğu, MEYÖZ asli unsuruna bazı eklemeler yapılarak yeni markalar oluşturulmasında bu markalarında hükümsüzlüklerinin talep edilemeyeceği, davalı adına tescilli AROMA MULTİMEY ibareli marka ile davacının lisans hakkına sahip olduğu markalar arasında karıştırmaya sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunmadığı, davacının adına tescilli markalar ile hükümsüzlüğü istenen davalı adına tescilli markalar arasında iltibasa meydan verecek şekilde benzerlik bulunmadığı, davalı adına 1994 yılında tescil edilen MEYÖZ ibareli marka yönünden öncelik hakkının davacıya değil davalıya ait olduğu ve davalı adına olan MEYÖZ Meyvede Son Söz ve MEYÖZ Meysöz ibareli markanın davalı adına tescilli olan MEYÖZ markasının devamı niteliğinde olup, bu yönüyle bilirkişi raporundaki görüşlerin kabul edilemeyeceği, davalı şirketin tescilli markalarını kullandığı ürün gruplarının farklı olmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı ve davalı TPE vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.06.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı TPE yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 25.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045115000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz