Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/53 E. 2024/3669 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerçek zarar↗ ticari defter ve kayıtlar↗ tescilsiz tasarım↗ hakkaniyet↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ ticari defter↗ esastan ret↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/575 E., 2020/134 K.
Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından, duruşmasız olarak da davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan davalılar vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kadın ayakkabısı konusunda dünyaca ünlü bir tasarımcı olduğunu, davaya konu 2018/02971-03 ve 04 tescil numaralı tasarımların birebir aynısını davalı tarafın Nursace markası ile ürettiğini ve satışa sunduğunu, izinsiz yapılan bu eylemin müvekkilinin tasarımına tecavüz oluşturduğunu, aynı taraflar arasında İstanbul 4. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/32 E. sayılı dosyasında davalı tarafın tecavüzünün tespit edilerek tecavüzün meni ve refi kararı verildiğini, davalı tarafın çeşitli zamanlarda ürünleri satışa sunduğunu ileri sürerek müvekkilinin tasarımına tecavüz ve haksız rekabet oluşturun fillerin tespitini ve durdurulmasını, davalının kötü niyetli olduğunun tespitini, 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat ve taklit ürünlerin toplatılmasını, üretimin ve satışın engellenmesini, üretimde kullanılan araçlara el konulmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye'de ve birçok ülkede mağazaları olan tanınmış bir ayakkabı firması olduğunu, taklit ürünler üretip satmasının mümkün olmadığını, davacının tasarımlarının harcı alem tasarımlar olduğunu, müvekkil şirketin ürünlerinin davacının ürünlerinden farklı bulunduğunu, müvekkilinin tanınmış bir firma olduğunu, davacının tanınmışlığından faydalanması gibi bir durumun söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ticari defter ve kayıtlarına göre kar etmediğinin tespit edildiği, kar etmese bile gerçekleştirilen tecavüz eyleminden sorumlu olup tazminat ödemesi gerektiği, tazminat miktarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesi hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, dava konusu tasarıma ilişkin ayakkabıların satış fiyatı, ayakkabıların niteliği dikkate alındığında takdiren 5.000,00 TL maddi tazminat belirlendiği, davacının manevi olarak da zarara uğradığı anlaşıldığından takdiren 2.000,00 TL manevi tazminat belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafın davacının 2018/02971-3 ve 4 numaralı ayakkabı tasarımlarına benzer ürünleri üretip satışa sunduğu ve bu suretle davacının tescilli tasarımlara tecavüzde bulunduğunun tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, aynı eylemin haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine, benzer şekilde üretilen ayakkabı ürünlerinin üretiminin ve satışının durdurulmasına ve önlenmesine, karar kesinleştiğinde bu ürünlere el konulmasına ve masrafı davalı taraftan alınmak üzere imhasına, bu ürünleri üretmek için tespit edilen bir kalıp veya üretim aleti bulunmadığından, kalıplara el konulması ve imhası talebinin reddine, 5.000,00 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların kötü niyetli olduğu gözetilerek takdir edilen tazminat miktarlarının arttırılması gerektiğini, gerçek zararın tespit edilememesi ve hakkaniyete uygun bir tazminatın hesaplanamamasının davalıdan kaynaklandığını, davalılar ticari kayıtlarını basiretli bir şekilde tutmadığından bilirkişilerin gerçek zararla ilgili ve net kazançla ilgili hesaplama yapamadıklarını, bu durumun 06.01.2020 tarihli raporda belirtildiğini, bilirkişinin davalı tarafı kötü niyetli olarak değerlendirdiğini, davalının ürünlerinin muhtelif zamanlarda çeşitli mağazalarda satışa sunulduğunu, ilk olarak 15.01.2014 tarihinde dava açtıklarını ve davanın kabul edildiğini; ancak davalı tarafın mütecaviz fiillerinin devam ettiğini, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesine uygun bir tazminat belirlenmesi gerektiğini, dava dilekçesinde talep edilen tazminatların kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türkiye ve birçok ülkede tanınmış bir ayakkabı firması olduğunu, müvekkilinin davacının tanınmışlığından faydalanma gibi bir niyetinin olmadığını, davacının ürünlerinin klasik bayan ayakkabısı modellerinden olduğunu, tarafların ürünleri arasında farklılıklar bulunduğunu, müvekkiline ait ürünlerin davacıya ait olduğu düşüncesiyle satın alınmadığını, müvekkilinin kar elde etmediğinin incelenen ticari defterleri ile ispatlandığını, tecavüzün durdurulması ve önlenmesine ilişkin kararın hatalı olduğunu, maddi ve manevi tazminat kalemlerinin tamamıyla hukuka aykırı olduğunu, bu taleplerin tümden reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekili tazminatın 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesine uygun bir şekilde belirlenmesi gerektiği ileri sürmüş ise de davalı tarafın bilirkişi incelemesi sırasında üretim ve stok konusunda bilirkişiye bilgi ve belge vermediği, Mahkemece 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddelerine göre değerlendirme yaptığı, yapılan değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, bilirkişi raporları içeriğine göre davalı tarafın eylemlerinin tasarıma tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarıma tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 55 inci vd. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12771 E. 2014/17312 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7426 E. 2022/3768 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki tasarıma tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… pit edilerek tecavüzün meni ve refi kararı verildiğini, davalı tarafın çeşitli zamanlarda ürünleri satışa sunduğunu ileri sürerek müvekkilinin tasarımına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturun fillerin tespitini ve durdurulmasını, davalının kötü niyetli olduğunun tespitini, 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat ve taklit ürünlerin to …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının «ticari defter» ve kayıtlarına göre kar etmediğinin tespit edildiği, kar etmese bile gerçekleştirilen tecavüz eyleminden sorumlu olup tazminat ödemesi gerektiği, tazminat miktarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesi hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, dava konusu tasarıma ilişkin ayakkabıların satış fiyatı, ayakkabıların niteliği dikkate alındığında takdiren 5.000,00 TL «maddi tazminat» belirlendiği, davacının manevi olarak da zarara uğradığı anlaşıldığından takdiren 2.000,00 TL manevi tazminat belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafın davacının 2018/02971-3 ve 4 numaralı ayakkabı tasarımlarına benzer ürünleri üretip satışa sunduğu ve bu suretle davacının «tescilli tasarımlara» tecavüzde bulunduğunun tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, aynı eylemin «haksız rekabet» niteliğinde olduğunun tespitine, benzer şekilde üretilen ayakkabı ürünlerinin üretiminin ve satışının durdurulmasına ve önlenmesine, karar kesinleştiğinde bu ürünlere el konulmasına ve «masrafı» davalı taraftan alınmak üzere imhasına, bu ürünleri üretmek için tespit edilen bir kalıp veya üretim aleti bulunmadığından, kalıplara el konulması ve imhası talebi …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, telif haklarına tecavüzün tespit ve önlenmesine ilişkin talebin reddine, «haksız rekabetin» tespitine, davalının, davacının ayakkabıları ile «iltibas» oluşturan ayakkabıları üretim ve satışının önlenmesine, 15.000,00 TL maddi, 8.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsil …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, telif haklarına tecavüzün tespit ve önlenmesine ilişkin talebin reddine, «haksız rekabetin» tespitine, davalının, davacının ayakkabıları ile «iltibas» oluşturan ayakkabıları üretim ve satışının önlenmesine, 15.000,00 TL maddi, 8.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsil …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4109 E. 2014/6405 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki tasarıma tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… pit edilerek tecavüzün meni ve refi kararı verildiğini, davalı tarafın çeşitli zamanlarda ürünleri satışa sunduğunu ileri sürerek müvekkilinin tasarımına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturun fillerin tespitini ve durdurulmasını, davalının kötü niyetli olduğunun tespitini, 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat ve taklit ürünlerin to …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının «ticari defter» ve kayıtlarına göre kar etmediğinin tespit edildiği, kar etmese bile gerçekleştirilen tecavüz eyleminden sorumlu olup tazminat ödemesi gerektiği, tazminat miktarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesi hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, dava konusu tasarıma ilişkin ayakkabıların satış fiyatı, ayakkabıların niteliği dikkate alındığında takdiren 5.000,00 TL «maddi tazminat» belirlendiği, davacının manevi olarak da zarara uğradığı anlaşıldığından takdiren 2.000,00 TL manevi tazminat belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafın davacının 2018/02971-3 ve 4 numaralı ayakkabı tasarımlarına benzer ürünleri üretip satışa sunduğu ve bu suretle davacının «tescilli tasarımlara» tecavüzde bulunduğunun tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, aynı eylemin «haksız rekabet» niteliğinde olduğunun tespitine, benzer şekilde üretilen ayakkabı ürünlerinin üretiminin ve satışının durdurulmasına ve önlenmesine, karar kesinleştiğinde bu ürünlere el konulmasına ve «masrafı» davalı taraftan alınmak üzere imhasına, bu ürünleri üretmek için tespit edilen bir kalıp veya üretim aleti bulunmadığından, kalıplara el konulması ve imhası talebi …
Benzer bu karardaDava, davacı tarafından tasarlandığı iddia edilen ayakkabı modelinin davalılar tarafından üretilerek piyasaya sunulduğu iddiasına dayalı «haksız rekabetin» tesbit ve men'i ile tazminat istemlerine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · denetime elverişlilik · iltibas
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, davacıya ait ayakkabı modeli ile davalılar tarafından üretilerek piyasaya sunulan ayakkabı modeli arasında «iltibasa» neden olacak şekilde benzerlik bulunup bulunmadığı ve davacıya ait modelin harcı alem bir model olup olmadığının ayrıntılı açıklama içeren ve gerektiğinde görsellerle desteklenen Yargıtay «denetimine elverişli rapor» alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ürünler arasındaki benzer ve farklı yönlerin neler olduğunu belirtmeyen, davacıya ait modelin harcı alem old …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8970 E. 2023/5103 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · maddi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının «ticari defter» ve kayıtlarına göre kar etmediğinin tespit edildiği, kar etmese bile gerçekleştirilen tecavüz eyleminden sorumlu olup tazminat ödemesi gerektiği, tazminat miktarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesi hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, dava konusu tasarıma ilişkin ayakkabıların satış fiyatı, ayakkabıların niteliği dikkate alındığında takdiren 5.000,00 TL «maddi tazminat» belirlendiği, davacının manevi olarak da zarara uğradığı anlaşıldığından takdiren 2.000,00 TL manevi tazminat belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafın davacının 2018/02971-3 ve 4 numaralı ayakkabı tasarımlarına benzer ürünleri üretip satışa sunduğu ve bu suretle davacının «tescilli tasarımlara» tecavüzde bulunduğunun tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, aynı eylemin «haksız rekabet» niteliğinde olduğunun tespitine, benzer şekilde üretilen ayakkabı ürünlerinin üretiminin ve satışının durdurulmasına ve önlenmesine, karar kesinleştiğinde bu ürünlere el konulmasına ve «masrafı» davalı taraftan alınmak üzere imhasına, bu ürünleri üretmek için tespit edilen bir kalıp veya üretim aleti bulunmadığından, kalıplara el konulması ve imhası talebi …
Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… pit edilerek tecavüzün meni ve refi kararı verildiğini, davalı tarafın çeşitli zamanlarda ürünleri satışa sunduğunu ileri sürerek müvekkilinin tasarımına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturun fillerin tespitini ve durdurulmasını, davalının kötü niyetli olduğunun tespitini, 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat ve taklit ürünlerin to …
Benzer bu kararda… iteliğinde olduğunu, hükme esas alınan raporun kendi içerisinde çeliştiğini, müvekkilinin modellerinin işlevsel zorunluluk sınırlarını aşarak sahibinin hususiyetini «taşıyan» bir moda tasarımı haline geldiğini, davalıların modellerin bilgilendirilmiş tüketici tarafından ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini satışa arz ettiğini, davalıların eser niteliği ile bu fiilleriyle telif hakkı ihlaline ve «haksız rekabete» yol açtıklarını, bu sebeple ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, haksız rekabetin ve telif hakkı ihlalinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, brüt kazanç üzerinden takdiri lisans bedeli hesabı veya net kâr üzerinden «yoksun kalınan» kazanç hesabı yapılması gerektiğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminat miktarı hesaplamasının tamamıyla davalı beyanı üzerinden varsayımsal olarak yapıldığını, bu rapora göre «maddi tazminatın» ve yine buna bağlı olarak da manevi tazminatın belirlenmesinin doğru olmadığını, davalı ... bakımından davanın reddedilmesine ilişkin gerekçe sunulmadığını, davalı …
… irtilen gerekçelere, davacı tasarımlarının Türkiye' de tescilli olmasa dahi dava tarihi 15.01.2014 tarihi itibari ile 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi kapsamında «tescilsiz tasarımların» «haksız rekabet» hükümlerine göre korunması ve davacı zararının davalı tarafın muhtemel geliri dikkate alınarak yapılan hesaplama ile bulunmuş olmasına göre usul ve kanuna uygun ol …
… , ürünlerden A39306 siyah Abrasivato+süet ayakkabı haricindeki ürünlerin davacının tasarımlarına benzer olduğu, davacının tasarımlarından yeni olmadığı, benzerliğin «iltibas» oluşturacak düzeyde olduğu anlaşılmakla, davacının tasarımlarına tecavüz ettiği, bu şekilde «haksız rekabet» oluşturduğu, davacının davalı Nursace Ayakkabı San. ve Tic.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · yoksun kalınan kâr · müteselsil sorumluluk · kâr kaybı · kaldırma ve yeniden hüküm · taşıyan · yasal faiz · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… etin ayakkabılarını görerek davacının markasını satın almaktan vazgeçmesinin akla mantığa ve hayatın olağan akışına uygun olmadığını, bu nedenle de davacının hiçbir «kar kaybı» ya da elde edebileceği muhtemel gelir kaybı gerçekleşmediğinden maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş olmasının isabetsiz olduğunu, hem manevi tazminat, hem de «maddi tazminat» açısından her bir davalı için ayrı ayrı «vekalet ücretlerine» hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bu nedenlerle kaldırılmasını istemiştir.
… iteliğinde olduğunu, hükme esas alınan raporun kendi içerisinde çeliştiğini, müvekkilinin modellerinin işlevsel zorunluluk sınırlarını aşarak sahibinin hususiyetini «taşıyan» bir moda tasarımı haline geldiğini, davalıların modellerin bilgilendirilmiş tüketici tarafından ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini satışa arz ettiğini, davalıların eser niteliği ile bu fiilleriyle telif hakkı ihlaline ve «haksız rekabete» yol açtıklarını, bu sebeple ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, haksız rekabetin ve telif hakkı ihlalinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, brüt kazanç üzerinden takdiri lisans bedeli hesabı veya net kâr üzerinden «yoksun kalınan» kazanç hesabı yapılması gerektiğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminat miktarı hesaplamasının tamamıyla davalı beyanı üzerinden varsayımsal olarak yapıldığını, bu rapora göre «maddi tazminatın» ve yine buna bağlı olarak da manevi tazminatın belirlenmesinin doğru olmadığını, davalı ... bakımından davanın reddedilmesine ilişkin gerekçe sunulmadığını, davalı …
… ... yönünden yapılmış olan istinaf istemleri dışında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının ... yönünden yapmış olduğu istinaf istemine konu «haksız rekabeti» gerçekleştiren organ kişisel olarak tüzel kişi ile birlikte «müteselsil sorumlu» olması sebebiyle ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamaya göre kararın kısmen kaldırılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, davalı istinaf isteminin esastan reddine, hükmün «kaldırılarak yeniden» karar verilmesine davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davacının dava konusu ürünlerinin eser olduğundan bahisle tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması talep …
Şti.'den dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davalı ...' e yönelik açılan davaların reddine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/53 E. , 2024/3669 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1984 Esas, 2022/1702 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/575 E., 2020/134 K.
Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından, duruşmasız olarak da davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan davalılar vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kadın ayakkabısı konusunda dünyaca ünlü bir tasarımcı olduğunu, davaya konu 2018/02971-03 ve 04 tescil numaralı tasarımların birebir aynısını davalı tarafın Nursace markası ile ürettiğini ve satışa sunduğunu, izinsiz yapılan bu eylemin müvekkilinin tasarımına tecavüz oluşturduğunu, aynı taraflar arasında İstanbul 4. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/32 E. sayılı dosyasında davalı tarafın tecavüzünün tespit edilerek tecavüzün meni ve refi kararı verildiğini, davalı tarafın çeşitli zamanlarda ürünleri satışa sunduğunu ileri sürerek müvekkilinin tasarımına tecavüz ve haksız rekabet oluşturun fillerin tespitini ve durdurulmasını, davalının kötü niyetli olduğunun tespitini, 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat ve taklit ürünlerin toplatılmasını, üretimin ve satışın engellenmesini, üretimde kullanılan araçlara el konulmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye'de ve birçok ülkede mağazaları olan tanınmış bir ayakkabı firması olduğunu, taklit ürünler üretip satmasının mümkün olmadığını, davacının tasarımlarının harcı alem tasarımlar olduğunu, müvekkil şirketin ürünlerinin davacının ürünlerinden farklı bulunduğunu, müvekkilinin tanınmış bir firma olduğunu, davacının tanınmışlığından faydalanması gibi bir durumun söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ticari defter ve kayıtlarına göre kar etmediğinin tespit edildiği, kar etmese bile gerçekleştirilen tecavüz eyleminden sorumlu olup tazminat ödemesi gerektiği, tazminat miktarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesi hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, dava konusu tasarıma ilişkin ayakkabıların satış fiyatı, ayakkabıların niteliği dikkate alındığında takdiren 5.000,00 TL maddi tazminat belirlendiği, davacının manevi olarak da zarara uğradığı anlaşıldığından takdiren 2.000,00 TL manevi tazminat belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafın davacının 2018/02971-3 ve 4 numaralı ayakkabı tasarımlarına benzer ürünleri üretip satışa sunduğu ve bu suretle davacının tescilli tasarımlara tecavüzde bulunduğunun tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, aynı eylemin haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine, benzer şekilde üretilen ayakkabı ürünlerinin üretiminin ve satışının durdurulmasına ve önlenmesine, karar kesinleştiğinde bu ürünlere el konulmasına ve masrafı davalı taraftan alınmak üzere imhasına, bu ürünleri üretmek için tespit edilen bir kalıp veya üretim aleti bulunmadığından, kalıplara el konulması ve imhası talebinin reddine, 5.000,00 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların kötü niyetli olduğu gözetilerek takdir edilen tazminat miktarlarının arttırılması gerektiğini, gerçek zararın tespit edilememesi ve hakkaniyete uygun bir tazminatın hesaplanamamasının davalıdan kaynaklandığını, davalılar ticari kayıtlarını basiretli bir şekilde tutmadığından bilirkişilerin gerçek zararla ilgili ve net kazançla ilgili hesaplama yapamadıklarını, bu durumun 06.01.2020 tarihli raporda belirtildiğini, bilirkişinin davalı tarafı kötü niyetli olarak değerlendirdiğini, davalının ürünlerinin muhtelif zamanlarda çeşitli mağazalarda satışa sunulduğunu, ilk olarak 15.01.2014 tarihinde dava açtıklarını ve davanın kabul edildiğini;
ancak davalı tarafın mütecaviz fiillerinin devam ettiğini, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesine uygun bir tazminat belirlenmesi gerektiğini, dava dilekçesinde talep edilen tazminatların kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türkiye ve birçok ülkede tanınmış bir ayakkabı firması olduğunu, müvekkilinin davacının tanınmışlığından faydalanma gibi bir niyetinin olmadığını, davacının ürünlerinin klasik bayan ayakkabısı modellerinden olduğunu, tarafların ürünleri arasında farklılıklar bulunduğunu, müvekkiline ait ürünlerin davacıya ait olduğu düşüncesiyle satın alınmadığını, müvekkilinin kar elde etmediğinin incelenen ticari defterleri ile ispatlandığını, tecavüzün durdurulması ve önlenmesine ilişkin kararın hatalı olduğunu, maddi ve manevi tazminat kalemlerinin tamamıyla hukuka aykırı olduğunu, bu taleplerin tümden reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekili tazminatın 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesine uygun bir şekilde belirlenmesi gerektiği ileri sürmüş ise de davalı tarafın bilirkişi incelemesi sırasında üretim ve stok konusunda bilirkişiye bilgi ve belge vermediği, Mahkemece 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddelerine göre değerlendirme yaptığı, yapılan değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, bilirkişi raporları içeriğine göre davalı tarafın eylemlerinin tasarıma tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarıma tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 55 inci vd. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045069100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz