Kurum kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/249 E. 2024/3641 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hava taşıması↗ acentelik↗ istinaf incelemesi↗ esastan ret↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/205 E., 2020/230 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 2018/33201 başvuru numaralı "UNICORN UNIQUE TRAVELS + şekil" ibareli markanın tescili için yaptığı başvurunun davalı şirketin 2008/49797 nolu "UNICORN TRAVEL + şekil" ibareli markayı mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine davalı TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile 39. sınıfta yer alan bir kısım hizmetler yönünden nihai olarak reddedildiğini, oysa marka başvuruları ile davalı şirketin markasının benzer olmadığını, müvekkilinin "UNICORN" ibareli 2018/06296 nolu markası da bulunup bu markadaki logoda değişiklik yapılmak suretiyle dava konusu başvurunun yapıldığını, tüketiciler nezdinde taraf markalarının karıştırılma ihtimali olmadığını, markalar kapsamındaki hizmetlerin de benzemediğini ileri sürerek, YİDK'nın 25.03.2019 tarih ve 2019-M-1912 sayılı kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin 2008 yılından bu yana turizm alanında faaliyet gösterdiğini, “UNICORN TRAVEL” olarak TÜRSAB’a kayıtlı olduğunu, 1618 sayılı Seyahat Acenteleri ve Seyahat Acenteleri Birliği Kanunu'nun (1618 sayılı Kanun) 5 inci maddesinde "Mevcut bir seyahat acentasının herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş ünvanı başka bir seyahat acentası tarafından alınamaz. Bu ünvan, başka bir seyahat acentası tarafından iltibasa yol açacak nitelik belirten kelimeler veya yeni bir isim katılarak benzetme yapmak suretiyle dahi kullanılamaz." hükmünün yer aldığını, başvuru ile müvekkilinin markasının birebir aynı olduğunu, her iki tarafın turizm alanında hizmet verdiğini, davacının önceki markasına karşı hükümsüzlük davası açtıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun kapsamında olup reddedilen 39. sınıftaki "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri"nin, itiraza mesnet marka kapsamında ise 43. sınıftaki "Geçici konaklama hizmetleri" nin yer aldığı, taraf markalarında "UNICORN" kelimesi dışında kalan ibarelerin markalar kapsamındaki hizmetler yönünden ayırt edici olmayan, herkesin kullanımına açık kelimeler olduğu, ayrıca söz konusu kelimelerin markaların bütününde göz ardı edilebilecek kullanıma sahip ve asıl unsur olarak kabul edilemeyecek konum ve büyüklükte oldukları, dolayısıyla, taraf markalarında kelime olarak asıl unsurların sadece ortak olan UNICORN ibaresi olduğu, dava konusu marka ile red gerekçesi markanın genel izlenim yönünden dikkat çekici düzeyde benzediği, bunun şekil unsurlarının kullanılan kelimenin şekli olmasından kaynaklandığı ve başvurunun belirgin bir farklılık yaratamadığı, marka işaretlerinin yüksek düzeyde benzemesi, hizmetlerin ise yakın ilişkili olması nedeniyle taraf markaları arasında karıştırılma olasılığının bulunduğu gerekçesiyle, davanı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 tarih ve 2014/696 E., 2016/778 K. sayılı ilke kararına göre markalar arasında karıştırılma ihtimali değerlendirmesinin hukuki bir konu olduğunu, bu hususta bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulamayacağını, taraf markalarının benzer olmadığını, markalarda yer alan logoların karıştırılma ihtimali olmadığını, markaların kapsamındaki hizmetler yönünden de benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin halihazırda "UNICORN" ibareli markasının bulunduğunu, hukuken korunan bir hakka sahip olduğundan müvekkilinin sonraki marka başvurusunda bu durumdan faydalanabileceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6282 E. 2023/1192 K.
Ortak:hava taşıması · acentelik · iltibas
İncelediğiniz karardaBu ünvan, başka bir seyahat acentası tarafından «iltibasa» yol açacak nitelik belirten kelimeler veya yeni bir isim katılarak benzetme yapmak suretiyle dahi kullanılamaz." hükmünün yer aldığını, başvuru ile müvekkilinin markasının birebir aynı olduğunu, her iki tarafın turizm alanında hizmet verdiğini, davacının önceki markasına karşı hükümsüzlük davası açtıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
… ARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun kapsamında olup reddedilen 39. sınıftaki "Kara, deniz ve «hava taşımacılığı» hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri …
Benzer bu kararda… sesesi Belgesini haiz tesis isimleri için de yukardaki fıkra hükümleri uygulanır." şeklinde bir düzenleme yer aldığını, söz konusu Kanunda, Bakanlık tarafından yeni «acente» unvanı verilmesi esnasında, acente işletme belge sahibi şirket isimlerinin göz önünde bulundurulmasına ilişkin herhangi bir düzenlemenin mevcut olmadığını, davacının seyahat «acentesinin» "ÇAĞRI TURİZM SEYAHAT ACENTESİ" olduğunu, 1618 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin "Seyahat acentaları gerçeğe aykırı ve yanıltıcı tanıtma ve reklam yapamazlar." hükmü uyarınca, Bakanlıktan "Çağrı Turizm Seyahat Acentesi" unvanını alan davacı şirketin, anılan unvan dışında başka bir unvan kullanmasının mümkün olmadığını, hukuken kullanılması mümkün olmayan unvan nedeni ile işbu davada hak iddia edilmesinin de mümkün olmadığını, davacının unvanı ile müvekkili şirketin markası arasında «iltibas» yaratacak derecede benzerlik olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… kayıtlı olduğu, davalının başvurusu olan "şekil+HARAMEYN TURİZM" ibaresinin, başvuru tarihinden önce, davacı tarafından Türkiye'de marka olarak kullanılıp belli bir «ayırt edicilik», bilinirlik kazandırıldığı hususunun kanıtlanamadığı, dolayısıyla 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların davacı yararına oluşmadığı; ancak anılan ibarenin davalının başvuru tarihinden önce davacı tarafından Türkiye'de 39 uncu sınıftaki "kara, deniz ve «hava taşımacılığı» hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri …
Şti." adı altında, asli unsuru "HAREMEYN" olacak şekilde tescilli «ticaret unvanı» olarak kullanıldığı ve davacının “HAREMEYN” ibareli ticaret unvanı ile davalının "HARAMEYN" ibareli markasının asli, baskın ve ayırtedici unsurları «iltibas» yaratacak derecede benzer olduğundan, bu kısımlar açısından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların davacı yararına oluştuğu gerekçesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acente · ticaret unvanı · ayırt edicilik · ilan
Benzer bu kararda… yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça "HARAMEYN" ibaresinin, davalının 25.02.2015 başvuru tarihinden önce marka olarak kullanılıp belli bir «ayırt edicilik», bilinirlik kazandırıldığını ispata elverişli hiçbir delilin sunulmadığı, sunulan «ilan» ve broşürlerin de tarih içermediği, Mahkemece davacının 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu kanıtlayamadığının kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, buna karşılık davacının 05.12.1988 tarihinden itibaren "HAREMEYN" asıl unsurlu «ticaret unvanı» ile anasözleşmesinin "amaç ve konu" başlıklı 3 üncü maddesinde belirtilen hizmetlerde faaliyet gösterdiğini ve ticaret unvanını fiilen kullandığını ispatladığı, bu …
… kayıtlı olduğu, davalının başvurusu olan "şekil+HARAMEYN TURİZM" ibaresinin, başvuru tarihinden önce, davacı tarafından Türkiye'de marka olarak kullanılıp belli bir «ayırt edicilik», bilinirlik kazandırıldığı hususunun kanıtlanamadığı, dolayısıyla 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların davacı yararına oluşmadığı; ancak anılan ibarenin davalının başvuru tarihinden önce davacı tarafından Türkiye'de 39 uncu sınıftaki "kara, deniz ve «hava taşımacılığı» hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri …
Şti." adı altında, asli unsuru "HAREMEYN" olacak şekilde tescilli «ticaret unvanı» olarak kullanıldığı ve davacının “HAREMEYN” ibareli ticaret unvanı ile davalının "HARAMEYN" ibareli markasının asli, baskın ve ayırtedici unsurları «iltibas» yaratacak derecede benzer olduğundan, bu kısımlar açısından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların davacı yararına oluştuğu gerekçesi …
… sesesi Belgesini haiz tesis isimleri için de yukardaki fıkra hükümleri uygulanır." şeklinde bir düzenleme yer aldığını, söz konusu Kanunda, Bakanlık tarafından yeni «acente» unvanı verilmesi esnasında, acente işletme belge sahibi şirket isimlerinin göz önünde bulundurulmasına ilişkin herhangi bir düzenlemenin mevcut olmadığını, davacının seyahat «acentesinin» "ÇAĞRI TURİZM SEYAHAT ACENTESİ" olduğunu, 1618 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin "Seyahat acentaları gerçeğe aykırı ve yanıltıcı tanıtma ve reklam yapamazlar." hükmü uyarınca, Bakanlıktan "Çağrı Turizm Seyahat Acentesi" unvanını alan davacı şirketin, anılan unvan dışında başka bir unvan kullanmasının mümkün olmadığını, hukuken kullanılması mümkün olmayan unvan nedeni ile işbu davada hak iddia edilmesinin de mümkün olmadığını, davacının unvanı ile müvekkili şirketin markası arasında «iltibas» yaratacak derecede benzerlik olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12561 E. 2011/16220 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 'Seyahatname' ibaresinin davacı markası olarak tescilli olduğu, ayrıca aynı ibarenin alan adı olarak kullanıldığı, davalının kullanımının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle, markaya tecavüzün önlenmesine, «ilan» talebinin reddine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.05.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/249 E. , 2024/3641 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1629 Esas, 2022/1394 Karar
HÜKÜM/KARAR Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/205 E., 2020/230 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 2018/33201 başvuru numaralı "UNICORN UNIQUE TRAVELS + şekil" ibareli markanın tescili için yaptığı başvurunun davalı şirketin 2008/49797 nolu "UNICORN TRAVEL + şekil" ibareli markayı mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine davalı TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile 39. sınıfta yer alan bir kısım hizmetler yönünden nihai olarak reddedildiğini, oysa marka başvuruları ile davalı şirketin markasının benzer olmadığını, müvekkilinin "UNICORN" ibareli 2018/06296 nolu markası da bulunup bu markadaki logoda değişiklik yapılmak suretiyle dava konusu başvurunun yapıldığını, tüketiciler nezdinde taraf markalarının karıştırılma ihtimali olmadığını, markalar kapsamındaki hizmetlerin de benzemediğini ileri sürerek, YİDK'nın 25.03.2019 tarih ve 2019-M-1912 sayılı kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin 2008 yılından bu yana turizm alanında faaliyet gösterdiğini, “UNICORN TRAVEL” olarak TÜRSAB’a kayıtlı olduğunu, 1618 sayılı Seyahat Acenteleri ve Seyahat Acenteleri Birliği Kanunu'nun (1618 sayılı Kanun) 5 inci maddesinde "Mevcut bir seyahat acentasının herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş ünvanı başka bir seyahat acentası tarafından alınamaz. Bu ünvan, başka bir seyahat acentası tarafından iltibasa yol açacak nitelik belirten kelimeler veya yeni bir isim katılarak benzetme yapmak suretiyle dahi kullanılamaz." hükmünün yer aldığını, başvuru ile müvekkilinin markasının birebir aynı olduğunu, her iki tarafın turizm alanında hizmet verdiğini, davacının önceki markasına karşı hükümsüzlük davası açtıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun kapsamında olup reddedilen 39. sınıftaki "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri"nin, itiraza mesnet marka kapsamında ise 43. sınıftaki "Geçici konaklama hizmetleri" nin yer aldığı, taraf markalarında "UNICORN" kelimesi dışında kalan ibarelerin markalar kapsamındaki hizmetler yönünden ayırt edici olmayan, herkesin kullanımına açık kelimeler olduğu, ayrıca söz konusu kelimelerin markaların bütününde göz ardı edilebilecek kullanıma sahip ve asıl unsur olarak kabul edilemeyecek konum ve büyüklükte oldukları, dolayısıyla, taraf markalarında kelime olarak asıl unsurların sadece ortak olan UNICORN ibaresi olduğu, dava konusu marka ile red gerekçesi markanın genel izlenim yönünden dikkat çekici düzeyde benzediği, bunun şekil unsurlarının kullanılan kelimenin şekli olmasından kaynaklandığı ve başvurunun belirgin bir farklılık yaratamadığı, marka işaretlerinin yüksek düzeyde benzemesi, hizmetlerin ise yakın ilişkili olması nedeniyle taraf markaları arasında karıştırılma olasılığının bulunduğu gerekçesiyle, davanı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 tarih ve 2014/696 E., 2016/778 K. sayılı ilke kararına göre markalar arasında karıştırılma ihtimali değerlendirmesinin hukuki bir konu olduğunu, bu hususta bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulamayacağını, taraf markalarının benzer olmadığını, markalarda yer alan logoların karıştırılma ihtimali olmadığını, markaların kapsamındaki hizmetler yönünden de benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin halihazırda "UNICORN" ibareli markasının bulunduğunu, hukuken korunan bir hakka sahip olduğundan müvekkilinin sonraki marka başvurusunda bu durumdan faydalanabileceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045053900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz