Menfi tespit | Menfi tespit | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/1090 E. 2024/2781 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
senetle ispat kuralı↗ senede karşı senetle ispat↗ senetle ispat↗ teminat senedi↗ delil tespiti↗ ortaklık sözleşmesi↗ muvazaa↗ ciro↗ taahhütname↗ dosya masrafı↗ menfi tespit↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi tespit | Menfi tespit | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4074 E. 2023/5694 K.
Ortak:teminat senedi · ortaklık sözleşmesi · muvazaa · ciro · taahhütname · dosya masrafı · menfi tespit · teminat · Menfi tespit, Menfi tespit | İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaDava, «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı ... arasında ilk etapta araç «ortaklık sözleşmesi» başlıklı 13.12.2011 tarihli sözleşme düzenlendiği, sözleşme gereğince; davacının Garanti Bankası Anonim Şirketi, Ziraat Bankası Anonim Şirketi, Yapı Kredi Bankası Anonim Şirketi, İNG Bank Anonim Şirketi, TEB Cetelem Bankası ve Kredi Ve Finans Kuruluşundan kullandığı araç kredileri ile satın aldığı 5 adet araç ile borçsuz 1 adet araçtan oluşan toplam 6 otomobilin davalı ... tarafından 3 üncü kişilere kiralanması, elde edilen kira gelirinden öncelikle kredi taksitleri ve araba işletme «masrafları» ödendikten sonra kalan gelirin ve araçların bankalara olan borcu bittikten sonra mülkiyetlerinin yarı oranında paylaşılması konusunda araç ortaklık sözleşmesi düzenlendiği, borçlar ödendiğinde davacı araçlarının yarı mülkiyetinin devrinin «teminatı» olarak davaya konu 130.000,00 TL'lik bonoyu davacının, davalı ...'e verdiği, bankalardan celp edilen belgelerden ve dosyada toplanan delillerden davalı ...'ün sözleşme gereğince ödenen kredi taksitlerini zamanında ödemediği, davacının bu nedenle dava dışı bankaların çektiği «muacceliyet» «ihtarnamelerine» muhatap olduğu, taraflar arasında bu açıdan anlaşmazlık ortaya çıktığı, bilahare tarafların biraraya gelerek bu defa 01.01.2013 tarihli araç «satış sözleşmesi» başlıklı ikinci bir sözleşme düzenledikleri, bu sözleşmede araçların davalı ...'e satışının, bu davalının da davacının bankaya kalan kredi borçlarını ödemeyi «taahhüt» ettiği, bu araçların davalı ...'e devri için söz konusu senedin bu sözleşmede de «teminat senedi» olarak öngörüldüğü, ancak davalı ...'ün davacının bankalara olan kredi borçları ile Vergi Dairesine ve aracın «idari para cezalarını» ödemediği, davacının kredi borçları ile ilgili olarak Eskişehir 1.
Noterliği aracılığı ile Ziraat Bankası Anonim Şirketince gönderilen 26.04.2013 tarihli «muacceliyet» «ihtarnamesi» ile karşılaştığı, buna müteakip davacının, davalıya çektiği ihtarname ile «sözleşmeleri fesh» ettiği, sözleşmeler gereğince davalı ...'ün edimlerini yerine getirmemesi nedeni ile «teminat senedini» işleme koymasının mümkün olmadığı, dosyada toplanan daha önce davalı ...'e ait işyerinde çalışan tanık Sedef İnceelgil ile tanık ...'nin beyanı ile davalı ...'ın Belediyeden celp edilen idari soruşturma dosyasındaki rapor ve davalı ...'ün işyerinde tespit sırasında elde edilen ...'ın araç kiralamaya ilişkin sözleşme ve bu sözleşme sırasında verdiği boş «bono» gözetildiğinde davalılar arasında gerçek bir alacak borç ilişkisi olmaksızın davalı ... tarafından davaya konu senedin «muvazaalı» olarak diğer davalıya «ciro» edildiği, davalılar arasında arkadaşlık ilişkisi bulunduğu, davalı ...'ın ciro yolu ile devraldığı senede dayalı olarak davalı ...'e borç vermesinin memuriyet dosyası ve dosya kapsamına sunulan delil ve belgelere göre hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalı ...'ün teminat koşulu gerçekleşmeyen bonoyu muvazaalı olarak davalı ... üzerinden takibe koydurduğu gerekçesiyle «direnme» kararı verilmiştir.
2- Diğer davalı ...'ın temyiz istemine yönelik yapılan incelemede ise; davalı ... davaya konu senette «ciro» suretiyle hamildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:idari para cezası · direnme kararı · satış sözleşmesi · sözleşmenin feshi · bedelsizlik · muacceliyet · hamil · bono
Benzer bu karardaNoterliği aracılığı ile Ziraat Bankası Anonim Şirketince gönderilen 26.04.2013 tarihli «muacceliyet» «ihtarnamesi» ile karşılaştığı, buna müteakip davacının, davalıya çektiği ihtarname ile «sözleşmeleri fesh» ettiği, sözleşmeler gereğince davalı ...'ün edimlerini yerine getirmemesi nedeni ile «teminat senedini» işleme koymasının mümkün olmadığı, dosyada toplanan daha önce davalı ...'e ait işyerinde çalışan tanık Sedef İnceelgil ile tanık ...'nin beyanı ile davalı ...'ın Belediyeden celp edilen idari soruşturma dosyasındaki rapor ve davalı ...'ün işyerinde tespit sırasında elde edilen ...'ın araç kiralamaya ilişkin sözleşme ve bu sözleşme sırasında verdiği boş «bono» gözetildiğinde davalılar arasında gerçek bir alacak borç ilişkisi olmaksızın davalı ... tarafından davaya konu senedin «muvazaalı» olarak diğer davalıya «ciro» edildiği, davalılar arasında arkadaşlık ilişkisi bulunduğu, davalı ...'ın ciro yolu ile devraldığı senede dayalı olarak davalı ...'e borç vermesinin memuriyet dosyası ve dosya kapsamına sunulan delil ve belgelere göre hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalı ...'ün teminat koşulu gerçekleşmeyen bonoyu muvazaalı olarak davalı ... üzerinden takibe koydurduğu gerekçesiyle «direnme» kararı verilmiştir.
Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı ... arasında ilk etapta araç «ortaklık sözleşmesi» başlıklı 13.12.2011 tarihli sözleşme düzenlendiği, sözleşme gereğince; davacının Garanti Bankası Anonim Şirketi, Ziraat Bankası Anonim Şirketi, Yapı Kredi Bankası Anonim Şirketi, İNG Bank Anonim Şirketi, TEB Cetelem Bankası ve Kredi Ve Finans Kuruluşundan kullandığı araç kredileri ile satın aldığı 5 adet araç ile borçsuz 1 adet araçtan oluşan toplam 6 otomobilin davalı ... tarafından 3 üncü kişilere kiralanması, elde edilen kira gelirinden öncelikle kredi taksitleri ve araba işletme «masrafları» ödendikten sonra kalan gelirin ve araçların bankalara olan borcu bittikten sonra mülkiyetlerinin yarı oranında paylaşılması konusunda araç ortaklık sözleşmesi düzenlendiği, borçlar ödendiğinde davacı araçlarının yarı mülkiyetinin devrinin «teminatı» olarak davaya konu 130.000,00 TL'lik bonoyu davacının, davalı ...'e verdiği, bankalardan celp edilen belgelerden ve dosyada toplanan delillerden davalı ...'ün sözleşme gereğince ödenen kredi taksitlerini zamanında ödemediği, davacının bu nedenle dava dışı bankaların çektiği «muacceliyet» «ihtarnamelerine» muhatap olduğu, taraflar arasında bu açıdan anlaşmazlık ortaya çıktığı, bilahare tarafların biraraya gelerek bu defa 01.01.2013 tarihli araç «satış sözleşmesi» başlıklı ikinci bir sözleşme düzenledikleri, bu sözleşmede araçların davalı ...'e satışının, bu davalının da davacının bankaya kalan kredi borçlarını ödemeyi «taahhüt» ettiği, bu araçların davalı ...'e devri için söz konusu senedin bu sözleşmede de «teminat senedi» olarak öngörüldüğü, ancak davalı ...'ün davacının bankalara olan kredi borçları ile Vergi Dairesine ve aracın «idari para cezalarını» ödemediği, davacının kredi borçları ile ilgili olarak Eskişehir 1.
Hamile karşı «bedelsizlik» iddiasının ileri sürülebilmesi için «hamilin» TTK'nın 687. maddesi uyarınca senedi «kötüniyetli» olarak bile bile iktisap ettiğinin kanıtlanması gerekir.
Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen «direnme» kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/1090 E. , 2024/2781 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/415 Esas, 2019/809 Karar
HÜKÜM
Kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davalı ... vekili
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı ... vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...'ün aralarında 13.12.2011 tarihli "araç ortaklık sözleşmesi" adı altında adi bir sözleşme imzaladıklarını, buna göre müvekkilinin bankalardan kredi çekerek 5 adet araç satın aldığı ve kendisine ait olan şahsi aracı ile birlikte toplam 6 adet aracı davalıya araç kiralama işinde kullanması için verdiğini, davalının bu araçları işleterek elde edeceği kazançtan önce araçlara ait banka kredilerini ödeyip kalanını davacı ile yarı yarıya paylaşacağını, kredi borçları sonra erince de araçların 3 adedinin mülkiyetinin davalıya verileceğini, bu taahhüdünün karşılığında müvekkilinin davaya konu 130.000,00 TL bedelli senedi davalıya verdiğini, davalının birkaç ay kredileri ödemesine rağmen daha sonra ödemeleri aksatması sebebiyle müvekkilinin araçların kredi borçlarını ödemek zorunda kaldığını, tarafların 01.01.2013 tarihinde yeniden bir araya gelerek yeni bir sözleşme daha yaptıklarını, bu sözleşmeye göre de, davalının 01.01.2013'den itibaren borçları ödemeyi kabul ettiğini, ayrıca araçların satılarak kredilerin ödenmesi için davalıya vekâlet verildiğini ve aynı sözleşmede davaya konu senetten teminat olarak yeniden bahsedildiğini, araçlardan bir adedini satan davalının aracın satım parasını kredilere ödemesi gerekirken bunu yerine getirmemesi sebebiyle müvekkilinin diğer arabaları kurtarmak için satış için verdiği vekaleti kaldırdığını, bunun üzerine davalının da müvekkiline mesaj atarak davaya konu senedi işleme koyacağını belirttiğini ve nitekim muvazaalı olarak senedi davalının diğer davalı ...'a ciro ettiğini, bu davalının da müvekkiline aleyhine icra takibine geçtiğini ileri sürerek, senet sebebiyle davalılara borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ortaklık sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bankalara toplam 140.000,00 TL ödeme yaptığını, araçlara da 75.000,00 TL masraf yaptığını, davacının asıl bu durumda müvekkiline 215.000,00 TL borçlu olduğunu, davacının borcuna karşılık olarak verdiği davaya konu senedin sözleşmede anılan teminat olarak geçen senetten farklı olduğunu, borç ödenmeyince de müvekkilinin diğer davalı ...'a olan borcuna istinaden senedi cirolayarak diğer davalıya verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyi niyetli 3 üncü kişi olduğunu, davacı ile davalı ... arasındaki olayların müvekkilini bağlamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede, davaya konu senedin davacı ve davalı ... arasında düzenlenen her iki sözleşmede de teminat senedi olarak yer aldığı, sözleşmeler uyarınca bankalara olan borçları ve araçlara ait para cezalarını ödemekle yükümlü olan davalı ...’ün yükümlülüklerini yerine getirmediği ve bu sebeple davaya konu teminat senedini işleme koymasının mümkün olmadığı, davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacı tanıklarının beyanları ile belediyeden celp edilen idari soruşturma dosyasındaki rapor ile davalı ...’ün işyerinde delil tespiti sırasında elde edilen ve davalı ...’ın araç kiraladığına ilişkin sözleşme ve bu sözleşme sırasında verdiği boş bonodan anlaşılacağı üzere davalılar arasında gerçek bir alacak borç ilişkisi olmaksızın davalı ...
tarafından davaya konu senedin muvazaalı olarak diğer davalıya ciro edildiği, davalılar arasında arkadaşlık ilişkisi bulunduğu, davalı ...’ın ciro yolu ile devraldığı senede dayalı olarak davalı ...’e borç vermesinin memuriyet dosyası ve dosya kapsamına sunulan delil ve belgelere göre hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalı ...’ün sonuç olarak teminat koşulu gerçekleşmeyen senedi muvazaalı olarak davalı ... üzerinden takibe koydurduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının icra takibi nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, davacının davalılardan ...’a ödediği 31.778,95TL’nin bu davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 09.10.2023 tarihli ve 2023/4074 E., 2023/5694 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı ... vekili; senede karşı senetle ispat kuralının dikkate alınmadığını, kambiyo hukukunun ilkelerinin görmezden gelindiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Alınması gereken karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davalı ...'tan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1044871300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz