6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şahsi sorumluluk

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6284 E. 2010/12091 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şahsi sorumluluk ba formu hisse senedi pay defteri pasif husumet anonim şirket ortaklık ilişkisi yönetim kurulu kararı eksik inceleme husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: SPK · TTK — TTK 329TTK 405

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı Yimpaş Yozgat İhtiyaç Mad.A.Ş’nin ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca hisse sahibi kişilerin şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, davalı yöneticilerin şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun bulunmadığı, sözleşme kurulurken bu davalıların davacı iradesini fesada uğratan eylemlerinden söz edilmediği gerekçesiyle davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir. Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda davacı vekili, müvekkiline ‘Hisse Senedi Talep Formu’ ibareli bir belge imzalatılarak 10.000 DM ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirketlere ortak olmadığını iddia etmektedir. Ancak, dosya içerisinde dava dilekçesinde açıklanan ortak olmaya ilişkin belgeye rastlanılmamıştır. Davalılar vekili cevabında davacının dava dışı Yimpaş Yozgat İh. Mad. Paz ve Tic.A.Ş.’nin ortağı olduğunu açıklayarak ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgeye göre, davacının bu şirkette 59.700.000.-TL nominal bedelli 1194 hissesi mevcuttur. Dava dışı şirketin yönetim kurulu tarafından verilen cevapta da davacının hisse alarak ortak olduğu bildirilmiştir. Takasbank kayıtlarına göre de davacının, dava dışı Yimpaş Yozgat İh.Paz. ve Tic.A.Ş.’de savunmada açıklanan miktarda hissesi mevcuttur.

Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, davanın açılış şekli de dikkate alınarak davacı tarafa dava dışı Yimpaş Yozgat İh. Mad. ve Paz.Tic.A.Ş. hakkında da dava açması için önel verilip, bu şirkete de dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilip, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ba formu 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6370 E. 2010/12163 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Anonim şirket yönetim kurulu 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6365 E. 2010/12517 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ba formu 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6290 E. 2010/13022 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6393 E. 2010/12536 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6315 E. 2010/12896 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Pay devri 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6305 E. 2010/12451 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6336 E. 2010/12534 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Sermaye iadesi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6289 E. 2010/12518 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/6284 E.  ,  2010/12091 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.12.2008 tarih ve 2008/684 - 2008/642 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle ‘Hisse Talep Formu’ ibareli belge ile müvekkilinden para aldıklarını, istenmesine rağmen paranın ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, TTK, Bankalar Kanunu ve SPK mevzuatını ihlal ettiklerini, durumun soruşturmalarla sabit olduğunu, davalı şirketle ortaklık ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 6.500.00 YTL’nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının dava dışı Yimpaş Yozgat İhtiyaç Mad.A.Ş.’nin ortağı olduğunu, müvekkillerine husumet düşmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı Yimpaş Yozgat İhtiyaç Mad.A.Ş’nin ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca hisse sahibi kişilerin şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, davalı yöneticilerin şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun bulunmadığı, sözleşme kurulurken bu davalıların davacı iradesini fesada uğratan eylemlerinden söz edilmediği gerekçesiyle davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir. Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda davacı vekili, müvekkiline ‘Hisse Senedi Talep Formu’ ibareli bir belge imzalatılarak 10.000 DM ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirketlere ortak olmadığını iddia etmektedir. Ancak, dosya içerisinde dava dilekçesinde açıklanan ortak olmaya ilişkin belgeye rastlanılmamıştır. Davalılar vekili cevabında davacının dava dışı Yimpaş Yozgat İh. Mad. Paz ve Tic.A.Ş.’nin ortağı olduğunu açıklayarak ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgeye göre, davacının bu şirkette 59.700.000.-TL nominal bedelli 1194 hissesi mevcuttur. Dava dışı şirketin yönetim kurulu tarafından verilen cevapta da davacının hisse alarak ortak olduğu bildirilmiştir.

Takasbank kayıtlarına göre de davacının, dava dışı Yimpaş Yozgat İh.Paz. ve Tic.A.Ş.’de savunmada açıklanan miktarda hissesi mevcuttur.

Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, davanın açılış şekli de dikkate alınarak davacı tarafa dava dışı Yimpaş Yozgat İh. Mad. ve Paz.Tic.A.Ş. hakkında da dava açması için önel verilip, bu şirkete de dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilip, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043780500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.