6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bilirkişi incelemesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4832 E. 2013/14707 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi incelemesi taahhütname

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;davacı şirketin ana sözleşmesinin 6. maddesinde toplam sermayesinin 20.000,00 TL olduğu,bu sermayenin ¼ ünün tescil tarihinden en geç 3 ay içerisinde kalanının ise 20.11.2001 tarihinde ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini,şirket ana sözleşmesine göre hissedarlarca taahhüt edilen sermayenin en az 5.000,00 TL’sinin 04.03.1999 tarihinde kalan 15.000,00 TL’nin ise en geç 21.11.2001 tarihine kadar yerine getirilmesi gerektiğini,bilirkişi incelemsi sonucu şirket sermayesinin ¾ lük kısmının 08.01.2002 tarihinde yani yerine getirilmesi gereken tarihten 49 gün sonra yerine getirildiği,bu gecikmenin 1.429,17 TL'lik zarara neden olduğu,şirket hissedarlarınca şirket kasasında Rumeli Holding A.Ş.’ye 3.100,00 TL ödeme yapıldığı ancak bu ödemeyi yapmayı gerektirecek mal ya da hizmet faturasına rastlanmadığı,bu şekilde davalıların davacı şirketi davacının da talebi ile bağlı kalınarak 4.416,51 TL zarar uğrattığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/4832 E.  ,  2013/14707 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.12.2008 tarih ve 2005/1733-2008/2043 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; şirketin 24.06.2005 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının 4. maddesinde 2002 ve 2003 yılı ile 01.01.2004-13.02.2004 tarihleriş arasındaki bilanço ve kar/zarar hesaplanmasının onaylanmamasına, 5. maddesinde şirketin kendi iş konusu dahilinde çalıştırılmayıp gayri faal tutulması nedeniyle zarara uğratılması, şirket öz varlıklarının azaltılmasına neden olunması, muhasebe ilke ve prensiplerine aykırı iş ve işlemlere cevap verilmesi, sorumlu oldukları dönemlerde yapmış oldukları hatalı uygulamalar ile ilgili olarak gerekli önlemlerin alınmaması, şirketin mali tablolarının gerçeği yansıtmasının sağlanamaması, şirketin zarara uğratılması nedeniyle 01.01.2002-31.12.2002-01.01.2003-31.12.2003 ve 01.01.2004-13.02.2004 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan davalılar ..., ..., ...

ile denetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...’ın ibra edilmemelerine karar verildiğini,yönetimce davalılar aleyhine sorumluluk davası açılarak tazmini hususunda oybirliği ile karar alındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davalılardan 4.416,51 TL zararın vuku bulduğu tarihten itibaren en yüksek banka kredi faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir

Davalılardan ... vekili; denetim kurulu üyelerinin dava açabilmesi için TTK 341. maddesi gereği genel kurulun dava açılmasına özel olarak karar vermesi gerektiğini, yeni yöneticiler tarafından hazırlanan toplantı tutanağının taraflarına tebliği edilmediğini, yeni atanan yöneticiler tarafından 2000 ve 2001 yıllarına ait ibraların kaldırılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir

Davalı ... ve ... vekili, dava sebebi yapılan genel kurul toplantı tutanağının taraflarına tebliği edilmediğini, müvekkilinin görev yaptığı dönemde kasa açığı oluşmadığını, kasa açığı olsa bile sorumluluğun kasa memuru ve muhasebeye ait olduğunu, ibra kararlarından geri dönülemeyeceğini, ibranın genel kurul kararı olması nedeniyle kararın alındığı tarihten itibaren 3 ay içersinde dava açılması gerektiğini, bu sürenin ise ortadan kalktığını, apel ödemesi için yönetim ve denetim kurulunun sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ...; kendisinin sadece kağıt üzerinde denetçi olduğunu, davacı şirkette hiçbir zaman görev yapmadığını, şirkete ait hiçbir bilgi ve belgenin tarafında bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalılar ... ve ... vekili; davacının ileri sürdüğü apel taahhütlerinin 2000 ve 2003 yıllarına ait olduğunu,davanın TTK 309, 341 ve 335 maddeleri uyarınca zamanaşımına uğradığını, davacıların dava açma ehliyetlerinin bulunmadığını, öncelikle şirket denetçilerinin kim olduklarının, denetleme işini gerçekleştirmeye ehil olup olmadıklarının eğitim düzeylerinin araştırılması gerektiğini,kasa sayımının ne zaman yapıldığının bilinmesi, davacı şirkete TMSF tarafından el konulma tarihinden itibaren şirket kasasının nasıl idare edildiğinin davacıların kasayı kimden aldıklarının araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;davacı şirketin ana sözleşmesinin 6. maddesinde toplam sermayesinin 20.000,00 TL olduğu,bu sermayenin ¼ ünün tescil tarihinden en geç 3 ay içerisinde kalanının ise 20.11.2001 tarihinde ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini,şirket ana sözleşmesine göre hissedarlarca taahhüt edilen sermayenin en az 5.000,00 TL’sinin 04.03.1999 tarihinde kalan 15.000,00 TL’nin ise en geç 21.11.2001 tarihine kadar yerine getirilmesi gerektiğini,bilirkişi incelemsi sonucu şirket sermayesinin ¾ lük kısmının 08.01.2002 tarihinde yani yerine getirilmesi gereken tarihten 49 gün sonra yerine getirildiği,bu gecikmenin 1.429,17 TL'lik zarara neden olduğu,şirket hissedarlarınca şirket kasasında Rumeli Holding A.Ş.’ye 3.100,00 TL ödeme yapıldığı ancak bu ödemeyi yapmayı gerektirecek mal ya da hizmet faturasına rastlanmadığı,bu şekilde davalıların davacı şirketi davacının da talebi ile bağlı kalınarak 4.416,51 TL zarar uğrattığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı temlik alan TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 122,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 122,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'dan alınmasına, 15.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043575800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.