Gerekçe düzeltilerek yeniden hüküm
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7656 E. 2024/3612 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerekçe düzeltilerek yeniden hüküm↗ yabancılık unsuru↗ gerekçenin düzeltilmesi↗ el koyma↗ tescilsiz tasarım↗ kısıtlılık↗ depo kararı↗ ziya↗ marka hakkına tecavüz↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kâr dağıtımı↗ kötü niyet↗ ticaret sicili↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ iltibas↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/545 E., 2020/81 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, tasarım hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin gıda sektöründe dünyanın önde gelen firmaları arasında yer aldığını, 1912 yılından beri piyasada bulunan müvekkili adına tescilli ... markalı ürünlerin Türkiye'deki satış ve dağıtımının lisans sözleşmesi ile kendisine verilen yetkiye istinaden ... Gıda Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapıldığını, ... markasının 91/0009633, 2003/24186, 2010/34119, 2013/102835, 2013/103840, 2013/89216, 2014/95599, 2015/08286, 2015/42653, 2015/84040 ve 2016/7382 numaraları ile marka olarak Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli olduğunu, ... markasının tanınmış bir marka olduğunu, müvekkilinin üstün ve öncelikli bir hakka haiz olduğunu, davalının TÜRKPATENT nezdinde 2016/06146 sayılı endüstriyel tasarım için başvuruda bulunduğunu ve bu başvurunun 2 numaralı tasarımının müvekkilinin ... markalı ürün ambalajlarının tasarımı ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olmasından dolayı TÜRKPATENT nezdinde yaptıkları itirazın reddedildiğini, davalı tarafından üretim, satış ve dağıtımı yapılan BİSKİATO ürün ambalajında kullanılan renk ve unsurlar ile markanın yazım şeklinin, ... markalı ürün ambalajlarında kullanılan marka, renk ve şekil unsurları ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, davalı eyleminin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalı başvurusunun kötüniyetli olduğunu, davalı tasarımın yenilik ve ayırtedicilik vasıflarına haiz olmadığını ileri sürerek marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine ve davalı tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkili olmadığını, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 20.09.2016 tarihinde 2016 06146 başvuru no.lu BİSKİATO tasarımına başvurduğunu, başvurusu uygun görülerek davacı itirazına rağmen tescil edildiğini, müvekkili tasarımının yeni olduğunu, önceki tarihli bir tasarım tescili ile aynılığının söz konusu olmadığını, itiraza gerekçe gösterilen ve dava dilekçesinde görselleri sunulan marka ve tasarım başvurularından hiçbirisinin müvekkilin tasarımı ile aynı olmadığını, müvekkili tasarımına benzer olduğu iddia edilen ve itiraz dilekçesine giren 2010/34119-91/009633- 2003/24186- 2013/89216-2013/102835- 2014/95599- 2015/08286- 2015/42653 ve 2013/103840 sayılı markaların 30. sınıf emtiasında tescil edildiğini, müvekkilinin ise "Ambalaj Deseni" olarak farklı Locarno sınıfında tescil başvurusunun olduğunu; davacının gıda ürünü ile ilgili olarak "Ambalaj Deseni" tasarım tescil başvurusunun yapılmadığını, marka olarak değerlendirildiğinde "..." ve "biskiato"nun hiçbir şekilde benzer markalar olmadığını, müvekkili başvurusu tasarım tescili iken, davacının tescilinin "..." ibareli marka olduğunu, görsellerin birbirine benzemediğini, müvekkili şirketin tasarım başvurusunu "Ambalaj Deseni" şeklinde yaptığını, bu bakımdan ambalajın geneli dikkate alındığında tüketicilerin bu ürünleri karıştırma ihtimalinin olmadığını, ambalaj üzerinde her firmanın kendi oluşturduğu marka ibarelerinin yer aldığını, müvekkil şirketin ambalaj deseni üzerinde "biskiato" ibaresi ile birlikte farklı şekiller ve ibarelerin bulunduğunu, bilinçli kullanıcıların bir gıda ürününü rastgele ve bilinçsiz olarak seçmeyeceğini, tasarımcının seçenek özgürlüğünün kısıtlı olduğunu, kötü niyet iddiasının kabul edilemeyeceğini, haksız rekabet iddiasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkilinin tescilli tasarımını kullandığı için haksız rekabet ve tecavüzün oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ürünlerin, benzer bisküviler için yapılmış/tasarlanmış ambalajlar olduğu, ambalajın ürünü koruma/saklama ve taşıma gibi fonksiyonlarının bulunmasının yanı sıra tüketiciyibilgilendirici, markayı ve ürünü tanıtıcı fonksiyonunun olduğu, davacı ve davalı taraf ürünleri karşılaştırıldığında; ürünlerin her ikisinin de aynı amaçla kullanılan ürünler oldukları, kullanılabilecek renkler açısından seçenek özgürlüğünün çok geniş olmasına rağmen seçilen renk unsurlarının benzer olduğu, herhangi bir teknik zorunluluğun var olmadığı dikkate alındığında ürün içeriğini sembolize eden imaj (resim) ambalajının ve üründe kullanılan markanın aym şekilde konumlandırılmış olduğu, bisküvinin aynı kompozisyon ile süte batırılmasının, düşmesinin ve sütün sıçrama efektinin benzer olduğu, hitap ettikleri tüketici kitlesi ve seçenek özgürlüğünün çok geniş olduğu dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda davalı tasarımının genel görünüm özelliği ve detaylar yönünden tüketici üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, davalı tasarımı ile davacı ambalaj markası arasında ayırt edicilikten ziyade benzerlik bulunduğu, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacıya ait ... markalı ürünün, dosya evrakına göre dünyanın birçok ülkesinde marka tescili ile korunduğu, ülkemizde de ilgili ürün segmentinde bilinirliği olan ve üst segmentte konumlu bir ürün olup sektörel açıdan tanınmış olduğu, davacıya ait ürünün, davalıya ait ürünlerle kullanım amacı ve kullanım alanlarının benzer olduğu, ticari pazara ulaşmalarında kullanılan satış yollarının benzer olduğu, birbirleriyle rekabet eder nitelikleri ve birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin söz konusu olduğu, ürünün tüketici kitlesi, satın alma sürecinde göstermesi gereken dikkat ve algılama düzeyi gibi faktörler dikkate alındığında, tüketici tarafından ilişkilendirilebilecekleri ve tüketicilerin yanılgıya düşme ihtimallerinin doğacağı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 ve 29 uncu maddeleri dikkate alındığında davacı eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve 55 inci maddelerine göre davalının davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak kullanımının haksız rekabet oluşturduğu, davalının tasarım ambalaj kompozisyonunda, davacının ... markalı ürününün ambalajı ile iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunduğu, 2013/89216 tescil no.lu ... markasının 04.11.2013 yılında, 2014/95599 tescil no.lu ... markasının 24.11.2014 yılında tescil edildiği, davalının tasarım tescil başvuru tarihinin ise 20.09.2016 olduğu, davacının ürününün, davalı tasarımından daha önce kamuya sunulduğu, davacı ürünü ile davalının tasarımının, dava konusu ürün bakımından tasarım yönünden seçenek özgürlüğünün kısıtlı olmadığı da dikkate alındığında, birbirlerine bilgilenmiş kullanıcı-tüketici gözünde iltibasa sebep olacak derecede benzer olduğu, davacı markasının davalıya ait 2016/06146 tescil no.lu 2 no.lu ambalaj tasarımın yeniliğini ortadan kaldırdığı, davacının sunulan belgeler dikkate alındığında öncelikli hakka sahip olduğu, davalı ve davacının aynı sektörde yer almaları ve davacının sektörde tanınmışlığı dikkate alındığında, davacıya ait marka olarak tescilli ürün ambalajından haberdar olmasının bekleneceği ve haliyle tasarım tescil başvurusunun kötüniyetli olduğu, 2016/06146 tescil no.lu 2 no.lu ambalaj tasarımı açısından hükümsüzlük şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yabancılık unsuru nedeniyle davacı şirketin teminat yatırması yönündeki itirazın dikkate alınmadığını, mahkemenin yetkili olmadığını, davanın müvekkili şirketin ticaret siciline kayıtlı olduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkili şirket adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli veya başvurusu yapılmış çok sayıda marka ve tasarımı bulunduğunu, dava konusu tasarımın yeni olduğunu, davacının markalarının müvekkili şirkete ait ambalaj tasarımı ile benzer olmadığını, hükme esas alınan raporu hazırlayan bilirkişiler arasında hukukçu olmadığını, müvekkili şirketin tescilli bir tasarımdan kaynaklanan hakkına uygun olarak haklarını kullandığını, davacı şirket tarafından markanın tanınmışlığına yönelik her hangi bir tespit ya da karar sunulmamış olmasına rağmen gerekçeli kararda; "Ülkemizde de ilgili ürün segmentinde bilinirliği olan ve üst segmentte konumlu bir ürün olup sektörel açıdan tanınmış olduğu söylenebilir." ibaresiyle, markanın tanınmış marka olduğu yönünde kesin olmayan bir tespit yapıldığını, bir markanın tanınmış marka olması için belli şartların sağlanmış olması gerektiğini, davacının müvekkili şirketin kötü niyetli olduğu iddiasını ispat edemediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça teminatın depo edildiği, 6769 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi uyarınca mahkemenin yetkili olduğu, marka vekili, tasarım vekili, gıda sektör/parakende satış uzmanı ve bir ambalaj tasarım uzmanından oluşan bilirkişi heyeti raporunda, davalının tasarım için çok geniş seçenek özgürlüğü olmasına rağmen seçilen renk unsurlarının benzer olduğu, teknik zorunluluk olmamasına rağmen ürün içeriğini sembolize eden imaj ambalajının ve üründe kullanılan markanın aynı şekilde konumlandırılmış oldukları, bisküvinin aynı kompozisyon ile süte batırılmasının /düşünülmesinin ve sütün sıçrama efektinin benzer olduğu, tüketici nezdinde genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, ayırt edicilikten çok benzerlik olduğu ve benzer algılandıkları, davacının 2013/89216 numaralı ... markasının 04.11.2013 tarihinde, 2014/95599 numaralı ... ambalaj şekli markasının 24.11.2014 tarihinde tescil edildiği, davalının 2016/06146-2 no.lu ambalaj tasarımının ise başvuru tarihinini 20.09.2016 olduğu dikkate alındığında davalı tasarımının yenilik unsurunu içermediği belirlendiğinden, Dairece de yeterli olan rapor ve somut görsel, delillere göre yenilik ve ayırt edicilik vasfına hazi olmayan dava konusu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yerinde olduğu ancak sektörel açıdan tanınmış markanın aynısının veya benzerinin başvuruya konu edilmesinin, markanın dünyanın çeşitli ülkelerinde tescilli olmasının tek başına tescilde kötü niyetli olunduğu anlamına gelmeyeceği, davalının tasarım başvurusunda kötüniyetli olduğuna ilişkin başka delil olmadığından kötü niyet iddiasının reddi gerekirken mahkemece markanın sektörel açıdan tanınmış olduğu, tarafların aynı sektörde olduğu dikkate alınarak tescilde kötüniyetli olduğu gerekçesinin doğru olmadığı, davalı vekili, kullanımın hakka dayalı olduğunu ileri sürmüş ise de dava tarihinde yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun'un 155 inci maddesi gereği, sonraki tarihli tasarımın savunma argümanı olarak ileri sürülemeyeceği, bilirkişi raporunda ... markasının ülkemizde ilgili ürün segmentinde bilinirliği olan ve üst segmentte konumlu bir ürün olup sektörel açıdan tanınmış olduğunun belirlendiği, davalının tasarımının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalının tasarımı ile davacı markaları ve ambalaj tasarımları arasında tüketici nezdinde genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, ayırt edicilikten çok benzerlik olduğu ve benzer algılandıkları, davacının ... markasının bulunduğu ambalajın marka olarak tescilli olduğu ve ambalaj tasarımları yönünden de öncelik hakkı olduğu, tarafların aynı sektörde yer aldıkları da dikkate alındığında markaya tecavüz ve haksız rekabetin oluştuğu kabulünün yerinde olduğu, davalı vekilinin istinaf isteminin, kararın gerekçesi yönünden kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar korunarak, kararın gerekçesi düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına, buna göre; davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2016/06146-2 no.lu ambalaj deseni tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının BİSKİATO adlı ürünün ambalaj tasarımının şekil, renk ve hareket öğesi yönünden davacının marka hakkına tecavüzde bulunduğunun ve haksız rekabet yarattığının tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin men-ine, ref-ine, durdurulmasına ve giderilmesine, tecavüz teşkil edecek şekilde ürün ambalajı üretiminin durdurulmasına, satışını ve ihraç edilmesinin önlenmesine, üretilmiş olan ambalajlara el konulmasına ve imhasına, tecavüz teşkil eden ambalaj üretimine tahsis edilmiş makine, alet, kalıp bulunmadığından bunlara yönelik el koyma ve imha talebinin reddine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın yetkili mahkemede görülmediğini, müvekkili şirket tasarımının yeni olduğunu, davacının itiraza mesnet markaları ile benzer olmadığını, müvekkili tescilli bir hakka dayanarak haklarını kullandığından markaya tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin gerçekleşmediğini, davacı tarafından markasının tanınmış olduğuna dair tespit ya da karar sunulmamasına rağmen davacı markasının tanınmış marka olarak kabulünün doğru olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı tasarımının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i ile davalı tasarımının hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 3, 7, 29 ve 155 inci maddeleri.
3. 6102 sayılı Kanun'un 54 ve 55 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2..Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3314 E. 2025/1651 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… enel görünüm özelliği ve detaylar yönünden tüketici üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, davalı tasarımı ile davacı ambalaj markası arasında «ayırt edicilikten» «ziyade» benzerlik bulunduğu, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacıya ait ... markalı ürünün, dosya evrakına göre dünyanın birçok ülkesinde marka tescili ile korunduğu, ülkemizde de ilgili ürün segmentinde bilinirliği olan ve üst segmentte konumlu bir ürün olup sektörel açıdan tanınmış olduğu, davacıya ait ürünün, davalıya ait ürünlerle kullanım amacı ve kullanım alanlarının benzer olduğu, ticari pazara ulaşmalarında kullanılan satış yollarının benzer olduğu, birbirleriyle rekabet eder nitelikleri ve birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin söz konusu olduğu, ürünün tüketici kitlesi, satın alma sürecinde göstermesi gereken dikkat ve algılama düzeyi gibi faktörler dikkate alındığında, tüketici tarafından ilişkilendirilebilecekleri ve tüketicilerin yanılgıya düşme ihtimallerinin doğacağı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 ve 29 uncu maddeleri dikkate alındığında davacı eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve 55 inci maddelerine göre davalının davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak kullanımının «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tasarım ambalaj kompozisyonunda, davacının ... markalı ürününün ambalajı ile «iltibasa» neden olacak bir benzerlik bulunduğu, 2013/89216 tescil no.lu ... markasının 04.11.2013 yılında, 2014/95599 tescil no.lu ... markasının 24.11.2014 yılında tescil edildiği, davalının tasarım tescil başvuru tarihinin ise 20.09.2016 olduğu, davacının ürününün, davalı tasarımından daha önce kamuya sunulduğu, davacı ürünü ile davalının tasarımının, dava konusu ürün bakımından tasarım yönünden seçenek özgürlüğünün «kısıtlı» olmadığı da dikkate alındığında, birbirlerine bilgilenmiş kullanıcı-tüketici gözünde iltibasa sebep olacak derecede benzer olduğu, davacı markasının davalıya ait 2016/06146 tescil no.lu 2 no.lu ambalaj tasarımın yeniliğini ortadan kaldırdığı, davacının sunulan belgeler dikkate alındığında öncelikli hakka sahip olduğu, davalı ve davacının aynı sektörde yer almaları ve davacının sektörde tanınmışlığı dikkate alındığında, davacıya ait marka olarak tescilli ürün ambalajından haberdar olmasının bekleneceği ve haliyle tasarım tescil başvurusunun «kötüniyetli» olduğu, 2016/06146 tescil no.lu 2 no.lu ambalaj tasarımı açısından hükümsüzlük şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… lajlarının tasarımı ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olmasından dolayı TÜRKPATENT nezdinde yaptıkları itirazın reddedildiğini, davalı tarafından üretim, satış ve «dağıtımı» yapılan BİSKİATO ürün ambalajında kullanılan renk ve unsurlar ile markanın yazım şeklinin, ... markalı ürün ambalajlarında kullanılan marka, renk ve şekil unsurları ile «iltibas» yaratacak derecede benzer olduğunu, davalı eyleminin marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunu, davalı başvurusunun «kötüniyetli» olduğunu, davalı tasarımın yenilik ve ayırtedicilik vasıflarına haiz olmadığını ileri sürerek «marka hakkına tecavüzün» ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine ve davalı tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça «teminatın» «depo» edildiği, 6769 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi uyarınca mahkemenin yetkili olduğu, marka vekili, tasarım vekili, gıda sektör/parakende satış uzmanı ve bir ambalaj tasarım uzmanından oluşan bilirkişi heyeti raporunda, davalının tasarım için çok geniş seçenek özgürlüğü olmasına rağmen seçilen renk unsurlarının benzer olduğu, teknik zorunluluk olmamasına rağmen ürün içeriğini sembolize eden imaj ambalajının ve üründe kullanılan markanın aynı şekilde konumlandırılmış oldukları, bisküvinin aynı kompozisyon ile süte batırılmasının /düşünülmesinin ve sütün sıçrama efektinin benzer olduğu, tüketici nezdinde genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, «ayırt edicilikten» çok benzerlik olduğu ve benzer algılandıkları, davacının 2013/89216 numaralı ... markasının 04.11.2013 tarihinde, 2014/95599 numaralı ... ambalaj şekli markasının 24.11.2014 tarihinde tescil edildiği, davalının 2016/06146-2 no.lu ambalaj tasarımının ise başvuru tarihinini 20.09.2016 olduğu dikkate alındığında davalı tasarımının yenilik unsurunu içermediği belirlendiğinden, Dairece de yeterli olan rapor ve somut görsel, delillere göre yenilik ve ayırt edicilik vasfına hazi olmayan dava konusu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yerinde olduğu ancak sektörel açıdan tanınmış markanın aynısının veya benzerinin başvuruya konu edilmesinin, markanın dünyanın çeşitli ülkelerinde tescilli olmasının tek başına tescilde kötü niyetli olunduğu anlamına gelmeyeceği, davalının tasarım başvurusunda «kötüniyetli» olduğuna ilişkin başka delil olmadığından «kötü niyet» iddiasının reddi gerekirken mahkemece markanın sektörel açıdan tanınmış olduğu, tarafların aynı sektörde olduğu dikkate alınarak tescilde kötüniyetli olduğu gerekçesinin doğru olmadığı, davalı vekili, kullanımın hakka dayalı olduğunu ileri sürmüş ise de dava tarihinde yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun'un 155 inci maddesi gereği, sonraki tarihli tasarımın savunma argümanı olarak ileri sürülemeyeceği, bilirkişi raporunda ... markasının ülkemizde ilgili ürün segmentinde bilinirliği olan ve üst segmentte konumlu bir ürün olup sektörel açıdan tanınmış olduğunun belirlendiği, davalının tasarımının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalının tasarımı ile davacı markaları ve ambalaj tasarımları arasında tüketici nezdinde genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, ayırt edicilikten çok benzerlik olduğu ve benzer algılandıkları, davacının ... markasının bulunduğu ambalajın marka olarak tescilli olduğu ve ambalaj tasarımları yönünden de öncelik hakkı olduğu, tarafların aynı sektörde yer aldıkları da dikkate alındığında markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» oluştuğu kabulünün yerinde olduğu, davalı vekilinin istinaf isteminin, kararın gerekçesi yönünden kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar korunarak, kararın «gerekçesi düzeltilerek yeniden» hüküm kurulmasına, buna göre; davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2016/06146-2 no.lu ambalaj deseni tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının BİSKİATO adlı ürünün ambalaj tasarımının şekil, renk ve hareket öğesi yönünden davacının «marka hakkına tecavüzde» bulunduğunun ve haksız rekabet yarattığının tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin men-ine, ref-ine, durdurulmasına ve giderilmesine, tecavüz teşkil edecek şekilde ürün ambalajı üretiminin durdurulmasına, satışını ve ihraç edilmesinin önlenmesine, üretilmiş olan ambalajlara el konulmasına ve imhasına, tecavüz teşkil eden ambalaj üretimine tahsis edilmiş makine, alet, kalıp bulunmadığından bunlara yönelik el «koyma» ve imha talebinin reddine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… uğunu, teknik hiçbir zorunluluk olmamasına rağmen müvekkilinin ambalaj kompozisyonlarının kopyalandığını, dava konusu tasarım başvurusunun kötü niyetli yapıldığını, «iltibas» riskinin renk kombinasyonu ve ürün şekilleri bağlamında geniş seçenek özgürlüğü dikkate alındığında yüksek olduğunu ileri sürerek 2021/T-418 sayılı YİDK kararının …
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, başvuru konusu ambalaj deseni tasarımlar ile itiraza mesnet gösterilen markalar arasında küçük ayrıntılardan daha çok farklılıklar bulunduğunu, genel izlenimlerinin itiraza mesnet markalardan farklı olduğunu, tasarımların yeni ve «ayırt edicilik» vasıflarını taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… ararı ile somut uyuşmazlığa konu tasarımın “gıda ambalaj deseni”ne ilişkin olduğu, koruma kapsamının sadece ambalaj deseni ile sınırlandığı, ambalajların üç boyutlu «formlarının» bu davanın konusunu teşkil etmediği, davalı şirkete ait 2020/05951-1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 tescil numaralı desen tasarımının görünümünün davacının iddiasına mesnet 2005/24547, 2005/24545 sayılı markalar ve ürün katalog görsellerinden farklı olduğu, bu hali ile yeni ve ayırt edici nitelik taşıdığı, taraf ürünleri arasında «iltibas» yaratacak bir durumun oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · denetime elverişlilik
Benzer bu kararda… ararı ile somut uyuşmazlığa konu tasarımın “gıda ambalaj deseni”ne ilişkin olduğu, koruma kapsamının sadece ambalaj deseni ile sınırlandığı, ambalajların üç boyutlu «formlarının» bu davanın konusunu teşkil etmediği, davalı şirkete ait 2020/05951-1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 tescil numaralı desen tasarımının görünümünün davacının iddiasına mesnet 2005/24547, 2005/24545 sayılı markalar ve ürün katalog görsellerinden farklı olduğu, bu hali ile yeni ve ayırt edici nitelik taşıdığı, taraf ürünleri arasında «iltibas» yaratacak bir durumun oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
… a konusu 2020/05951/1-2-3-4-5-6-7-8 sayılı tasarımların mesnet karşısında yenilik ve ayırt edici olduğunun belirlendiği, anılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve «denetime elverişli» olduğu, kararın usul ve yasaya bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmişt …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7656 E. , 2024/3612 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1868 Esas, 2022/1751 Karar
HÜKÜM
Yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/545 E., 2020/81 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, tasarım hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin gıda sektöründe dünyanın önde gelen firmaları arasında yer aldığını, 1912 yılından beri piyasada bulunan müvekkili adına tescilli ... markalı ürünlerin Türkiye'deki satış ve dağıtımının lisans sözleşmesi ile kendisine verilen yetkiye istinaden ... Gıda Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapıldığını, ... markasının 91/0009633, 2003/24186, 2010/34119, 2013/102835, 2013/103840, 2013/89216, 2014/95599, 2015/08286, 2015/42653, 2015/84040 ve 2016/7382 numaraları ile marka olarak Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli olduğunu, ... markasının tanınmış bir marka olduğunu, müvekkilinin üstün ve öncelikli bir hakka haiz olduğunu, davalının TÜRKPATENT nezdinde 2016/06146 sayılı endüstriyel tasarım için başvuruda bulunduğunu ve bu başvurunun 2 numaralı tasarımının müvekkilinin ...
markalı ürün ambalajlarının tasarımı ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olmasından dolayı TÜRKPATENT nezdinde yaptıkları itirazın reddedildiğini, davalı tarafından üretim, satış ve dağıtımı yapılan BİSKİATO ürün ambalajında kullanılan renk ve unsurlar ile markanın yazım şeklinin, ... markalı ürün ambalajlarında kullanılan marka, renk ve şekil unsurları ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, davalı eyleminin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalı başvurusunun kötüniyetli olduğunu, davalı tasarımın yenilik ve ayırtedicilik vasıflarına haiz olmadığını ileri sürerek marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine ve davalı tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkili olmadığını, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 20.09.2016 tarihinde 2016 06146 başvuru no.lu BİSKİATO tasarımına başvurduğunu, başvurusu uygun görülerek davacı itirazına rağmen tescil edildiğini, müvekkili tasarımının yeni olduğunu, önceki tarihli bir tasarım tescili ile aynılığının söz konusu olmadığını, itiraza gerekçe gösterilen ve dava dilekçesinde görselleri sunulan marka ve tasarım başvurularından hiçbirisinin müvekkilin tasarımı ile aynı olmadığını, müvekkili tasarımına benzer olduğu iddia edilen ve itiraz dilekçesine giren 2010/34119-91/009633- 2003/24186- 2013/89216-2013/102835- 2014/95599- 2015/08286- 2015/42653 ve 2013/103840 sayılı markaların 30.
sınıf emtiasında tescil edildiğini, müvekkilinin ise "Ambalaj Deseni" olarak farklı Locarno sınıfında tescil başvurusunun olduğunu; davacının gıda ürünü ile ilgili olarak "Ambalaj Deseni" tasarım tescil başvurusunun yapılmadığını, marka olarak değerlendirildiğinde "..." ve "biskiato"nun hiçbir şekilde benzer markalar olmadığını, müvekkili başvurusu tasarım tescili iken, davacının tescilinin "..." ibareli marka olduğunu, görsellerin birbirine benzemediğini, müvekkili şirketin tasarım başvurusunu "Ambalaj Deseni" şeklinde yaptığını, bu bakımdan ambalajın geneli dikkate alındığında tüketicilerin bu ürünleri karıştırma ihtimalinin olmadığını, ambalaj üzerinde her firmanın kendi oluşturduğu marka ibarelerinin yer aldığını, müvekkil şirketin ambalaj deseni üzerinde "biskiato" ibaresi ile birlikte farklı şekiller ve ibarelerin bulunduğunu, bilinçli kullanıcıların bir gıda ürününü rastgele ve bilinçsiz olarak seçmeyeceğini, tasarımcının seçenek özgürlüğünün kısıtlı olduğunu, kötü niyet iddiasının kabul edilemeyeceğini, haksız rekabet iddiasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkilinin tescilli tasarımını kullandığı için haksız rekabet ve tecavüzün oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ürünlerin, benzer bisküviler için yapılmış/tasarlanmış ambalajlar olduğu, ambalajın ürünü koruma/saklama ve taşıma gibi fonksiyonlarının bulunmasının yanı sıra tüketiciyibilgilendirici, markayı ve ürünü tanıtıcı fonksiyonunun olduğu, davacı ve davalı taraf ürünleri karşılaştırıldığında; ürünlerin her ikisinin de aynı amaçla kullanılan ürünler oldukları, kullanılabilecek renkler açısından seçenek özgürlüğünün çok geniş olmasına rağmen seçilen renk unsurlarının benzer olduğu, herhangi bir teknik zorunluluğun var olmadığı dikkate alındığında ürün içeriğini sembolize eden imaj (resim) ambalajının ve üründe kullanılan markanın aym şekilde konumlandırılmış olduğu, bisküvinin aynı kompozisyon ile süte batırılmasının, düşmesinin ve sütün sıçrama efektinin benzer olduğu, hitap ettikleri tüketici kitlesi ve seçenek özgürlüğünün çok geniş olduğu dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda davalı tasarımının genel görünüm özelliği ve detaylar yönünden tüketici üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, davalı tasarımı ile davacı ambalaj markası arasında ayırt edicilikten ziyade benzerlik bulunduğu, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacıya ait ...
markalı ürünün, dosya evrakına göre dünyanın birçok ülkesinde marka tescili ile korunduğu, ülkemizde de ilgili ürün segmentinde bilinirliği olan ve üst segmentte konumlu bir ürün olup sektörel açıdan tanınmış olduğu, davacıya ait ürünün, davalıya ait ürünlerle kullanım amacı ve kullanım alanlarının benzer olduğu, ticari pazara ulaşmalarında kullanılan satış yollarının benzer olduğu, birbirleriyle rekabet eder nitelikleri ve birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin söz konusu olduğu, ürünün tüketici kitlesi, satın alma sürecinde göstermesi gereken dikkat ve algılama düzeyi gibi faktörler dikkate alındığında, tüketici tarafından ilişkilendirilebilecekleri ve tüketicilerin yanılgıya düşme ihtimallerinin doğacağı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 ve 29 uncu maddeleri dikkate alındığında davacı eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve 55 inci maddelerine göre davalının davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak kullanımının haksız rekabet oluşturduğu, davalının tasarım ambalaj kompozisyonunda, davacının ...
markalı ürününün ambalajı ile iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunduğu, 2013/89216 tescil no.lu ... markasının 04.11.2013 yılında, 2014/95599 tescil no.lu ... markasının 24.11.2014 yılında tescil edildiği, davalının tasarım tescil başvuru tarihinin ise 20.09.2016 olduğu, davacının ürününün, davalı tasarımından daha önce kamuya sunulduğu, davacı ürünü ile davalının tasarımının, dava konusu ürün bakımından tasarım yönünden seçenek özgürlüğünün kısıtlı olmadığı da dikkate alındığında, birbirlerine bilgilenmiş kullanıcı-tüketici gözünde iltibasa sebep olacak derecede benzer olduğu, davacı markasının davalıya ait 2016/06146 tescil no.lu 2 no.lu ambalaj tasarımın yeniliğini ortadan kaldırdığı, davacının sunulan belgeler dikkate alındığında öncelikli hakka sahip olduğu, davalı ve davacının aynı sektörde yer almaları ve davacının sektörde tanınmışlığı dikkate alındığında, davacıya ait marka olarak tescilli ürün ambalajından haberdar olmasının bekleneceği ve haliyle tasarım tescil başvurusunun kötüniyetli olduğu, 2016/06146 tescil no.lu 2 no.lu ambalaj tasarımı açısından hükümsüzlük şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yabancılık unsuru nedeniyle davacı şirketin teminat yatırması yönündeki itirazın dikkate alınmadığını, mahkemenin yetkili olmadığını, davanın müvekkili şirketin ticaret siciline kayıtlı olduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkili şirket adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli veya başvurusu yapılmış çok sayıda marka ve tasarımı bulunduğunu, dava konusu tasarımın yeni olduğunu, davacının markalarının müvekkili şirkete ait ambalaj tasarımı ile benzer olmadığını, hükme esas alınan raporu hazırlayan bilirkişiler arasında hukukçu olmadığını, müvekkili şirketin tescilli bir tasarımdan kaynaklanan hakkına uygun olarak haklarını kullandığını, davacı şirket tarafından markanın tanınmışlığına yönelik her hangi bir tespit ya da karar sunulmamış olmasına rağmen gerekçeli kararda;
"Ülkemizde de ilgili ürün segmentinde bilinirliği olan ve üst segmentte konumlu bir ürün olup sektörel açıdan tanınmış olduğu söylenebilir." ibaresiyle, markanın tanınmış marka olduğu yönünde kesin olmayan bir tespit yapıldığını, bir markanın tanınmış marka olması için belli şartların sağlanmış olması gerektiğini, davacının müvekkili şirketin kötü niyetli olduğu iddiasını ispat edemediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça teminatın depo edildiği, 6769 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi uyarınca mahkemenin yetkili olduğu, marka vekili, tasarım vekili, gıda sektör/parakende satış uzmanı ve bir ambalaj tasarım uzmanından oluşan bilirkişi heyeti raporunda, davalının tasarım için çok geniş seçenek özgürlüğü olmasına rağmen seçilen renk unsurlarının benzer olduğu, teknik zorunluluk olmamasına rağmen ürün içeriğini sembolize eden imaj ambalajının ve üründe kullanılan markanın aynı şekilde konumlandırılmış oldukları, bisküvinin aynı kompozisyon ile süte batırılmasının /düşünülmesinin ve sütün sıçrama efektinin benzer olduğu, tüketici nezdinde genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, ayırt edicilikten çok benzerlik olduğu ve benzer algılandıkları, davacının 2013/89216 numaralı ...
markasının 04.11.2013 tarihinde, 2014/95599 numaralı ... ambalaj şekli markasının 24.11.2014 tarihinde tescil edildiği, davalının 2016/06146-2 no.lu ambalaj tasarımının ise başvuru tarihinini 20.09.2016 olduğu dikkate alındığında davalı tasarımının yenilik unsurunu içermediği belirlendiğinden, Dairece de yeterli olan rapor ve somut görsel, delillere göre yenilik ve ayırt edicilik vasfına hazi olmayan dava konusu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yerinde olduğu ancak sektörel açıdan tanınmış markanın aynısının veya benzerinin başvuruya konu edilmesinin, markanın dünyanın çeşitli ülkelerinde tescilli olmasının tek başına tescilde kötü niyetli olunduğu anlamına gelmeyeceği, davalının tasarım başvurusunda kötüniyetli olduğuna ilişkin başka delil olmadığından kötü niyet iddiasının reddi gerekirken mahkemece markanın sektörel açıdan tanınmış olduğu, tarafların aynı sektörde olduğu dikkate alınarak tescilde kötüniyetli olduğu gerekçesinin doğru olmadığı, davalı vekili, kullanımın hakka dayalı olduğunu ileri sürmüş ise de dava tarihinde yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun'un 155 inci maddesi gereği, sonraki tarihli tasarımın savunma argümanı olarak ileri sürülemeyeceği, bilirkişi raporunda ...
markasının ülkemizde ilgili ürün segmentinde bilinirliği olan ve üst segmentte konumlu bir ürün olup sektörel açıdan tanınmış olduğunun belirlendiği, davalının tasarımının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalının tasarımı ile davacı markaları ve ambalaj tasarımları arasında tüketici nezdinde genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, ayırt edicilikten çok benzerlik olduğu ve benzer algılandıkları, davacının ... markasının bulunduğu ambalajın marka olarak tescilli olduğu ve ambalaj tasarımları yönünden de öncelik hakkı olduğu, tarafların aynı sektörde yer aldıkları da dikkate alındığında markaya tecavüz ve haksız rekabetin oluştuğu kabulünün yerinde olduğu, davalı vekilinin istinaf isteminin, kararın gerekçesi yönünden kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar korunarak, kararın gerekçesi düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına, buna göre;
davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2016/06146-2 no.lu ambalaj deseni tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının BİSKİATO adlı ürünün ambalaj tasarımının şekil, renk ve hareket öğesi yönünden davacının marka hakkına tecavüzde bulunduğunun ve haksız rekabet yarattığının tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin men-ine, ref-ine, durdurulmasına ve giderilmesine, tecavüz teşkil edecek şekilde ürün ambalajı üretiminin durdurulmasına, satışını ve ihraç edilmesinin önlenmesine, üretilmiş olan ambalajlara el konulmasına ve imhasına, tecavüz teşkil eden ambalaj üretimine tahsis edilmiş makine, alet, kalıp bulunmadığından bunlara yönelik el koyma ve imha talebinin reddine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın yetkili mahkemede görülmediğini, müvekkili şirket tasarımının yeni olduğunu, davacının itiraza mesnet markaları ile benzer olmadığını, müvekkili tescilli bir hakka dayanarak haklarını kullandığından markaya tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin gerçekleşmediğini, davacı tarafından markasının tanınmış olduğuna dair tespit ya da karar sunulmamasına rağmen davacı markasının tanınmış marka olarak kabulünün doğru olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı tasarımının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i ile davalı tasarımının hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 3, 7, 29 ve 155 inci maddeleri.
3. 6102 sayılı Kanun'un 54 ve 55 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2..Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043503000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz