Rücuen tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6233 E. 2013/14679 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tahsil↗ mirasçılık↗ rücu↗ garantörlük↗ uyuşmazlık konusu↗ iflas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın kabulüne dair verilen karar, davalılar ..., ... ve ... vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, ...'nın zarar görene ödeme yapmasından sonra zarara sebebiyet veren araç maliki ile sürücüsünden ödediği miktarın rücuen tahsiline ilişkin olup mahkemece işleten ve sürücü mirasçıları olan davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
KTK'nun 108/2-3 maddesinde Karayolu Garanti Sigorta Hesabı'nın ödeme yaptıktan sonra kazaya sebep olan aracın işletenin sonradan bulunması halinde işletene ve sigortacısına rücu edebileceği, diğer durumlarda da sorumlulara başvurma ve sigortacının iflas masasına katılma hakkının bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14'ncü maddesine dayanılarak çıkarılan ... Yönetmeliği'nin 16/c maddesinde Hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle “zarardan sorumlu kişilere” ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde rücu edileceği hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, kaza esnasında aracı muris ...'ın kullandığı ve kazanın meydana gelmesinde kusurlu bulunduğu uyuşmazlık konusu olmadığına göre ...'nın sürücünün mirasçılarına KTK'nun 108/3 maddesi ile Yönetmeliğin 16/c maddesi gereğince rücu edebileceğinin kabulüyle mahkemece verilen kararın onanması gerekirken bozulduğu anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 2011/14860 E. 2012/21248 K. sayılı ve 19.12.2012 tarihli bozma ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanamasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15577 E. 2013/287 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · kusur · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından; meydana gelen kazada davalı sürücü ...'in «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ...'nin kaza nedeniyle davacıya ödemede bulunduğu gerekçesiyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen kazada kusurlu olduğu, davalılardan ...'in işleten sıfatıyla sorumlu olduğu gerekçesiyle «maddi tazminat» davasının kabulü ile 2000 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... ve ...den tahsiline, davacının meydana gelen kaza sebebiyle manevi olarak zarara uğradığı gerekçes …
Mahkemece «kusur» hususunda bilirkişi raporu alınmadığına ve ceza soruşturması sırasında alınan rapora itibar edildiğine göre ceza davasının sonucu beklenerek buna göre karar verilmesi gerekirken bu hususu nazara alınmadan hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle mümeyyiz davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6233 E. , 2013/14679 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/05/2011 gün ve 2009/85-2011/179 sayılı kararı bozan Daire’nin 15.12.2012 gün ve 2011/14860-2012/21248 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...'ın maliki olduğu, müteveffa sürücü ...'ın kullandığı aracın yaptığı trafik kazası sonucu, araçta bulunan Selma Deniz Pişkin'in yaralandığını, sürücü ...'ın 7/8 oranında kusurlu olduğunu, aracın kaza tarihini kapsayan geçerli bir ZMMSP. olmadığından, Karayolları Trafik Kanunu'nun 108'inci maddesi, Sigortacılık Kanunu ve ... Yönetmeliği uyarınca, Selma Deniz Pişkin'e toplam 40.000,00 TL tazminat ödenmek zorunda kalındığını ileri sürerek, 40.000,00 TL.'nin araç maliki davalı ve kusurlu sürücünün mirasçıları olan davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin kazaya karışan aracın zilyetliğini 01.03.2002 tarihli sözleşme ile Lokman Çetin isimli kişiye devrettiğini, aracın işleteni olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın kabulüne dair verilen karar, davalılar ..., ... ve ... vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, ...'nın zarar görene ödeme yapmasından sonra zarara sebebiyet veren araç maliki ile sürücüsünden ödediği miktarın rücuen tahsiline ilişkin olup mahkemece işleten ve sürücü mirasçıları olan davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
KTK'nun 108/2-3 maddesinde Karayolu Garanti Sigorta Hesabı'nın ödeme yaptıktan sonra kazaya sebep olan aracın işletenin sonradan bulunması halinde işletene ve sigortacısına rücu edebileceği, diğer durumlarda da sorumlulara başvurma ve sigortacının iflas masasına katılma hakkının bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14'ncü maddesine dayanılarak çıkarılan ... Yönetmeliği'nin 16/c maddesinde Hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle “zarardan sorumlu kişilere” ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde rücu edileceği hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, kaza esnasında aracı muris ...'ın kullandığı ve kazanın meydana gelmesinde kusurlu bulunduğu uyuşmazlık konusu olmadığına göre ...'nın sürücünün mirasçılarına KTK'nun 108/3 maddesi ile Yönetmeliğin 16/c maddesi gereğince rücu edebileceğinin kabulüyle mahkemece verilen kararın onanması gerekirken bozulduğu anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 2011/14860 E.
2012/21248 K. sayılı ve 19.12.2012 tarihli bozma ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanamasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemizin 2011/14860 E. 2012/21248 K. sayılı ve 19.12.2012 tarihli bozma ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, davalı ... ve davalı ...'ın yatırmış olduğu 450,00 TL temyiz ilam harcı bozma nedeniyle iade edilmiş olmakla, karar düzeltme sonucu gereği 2.376,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... ve ...'dan alınmasına, 12.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043467800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz