Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi ve Tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13785 E. 2013/14589 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fesih↗ anonim şirket↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı vekilinin iddialarını TMK.nın 6. maddesi uyarınca ispatlayamadığı, dava konusu olayda TTK.nın 434 ve 435. maddelerine göre davalı anonim şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin şartların oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket ortaklığının fesih ve tasfiyesine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamından, fesih ve tasfiyesi istenen davalı anonim şirketin dokuz yıldır genel kurulunun toplanamadığı, bu nedenle organlarının oluşturulamadığı, gayri faal olduğu, artık şirketin gayesine ulaşmasının mümkün olmadığı, yani 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 434/2. maddesinde belirtilen şirket maksadının husulünün imkansız olduğu sabittir. Bu suretle, davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14700 E. 2017/1964 K.
Ortak:fesih
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı vekilinin iddialarını TMK.nın 6. maddesi uyarınca ispatlayamadığı, dava konusu olayda TTK.nın 434 ve 435. maddelerine göre davalı «anonim şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin şartların oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «anonim şirket» ortaklığının «fesih» ve tasfiyesine ilişkindir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamından, «fesih» ve tasfiyesi istenen davalı «anonim şirketin» dokuz yıldır genel kurulunun toplanamadığı, bu nedenle organlarının oluşturulamadığı, gayri faal olduğu, artık şirketin gayesine ulaşmasının mümkün olmadığı, yani …
Benzer bu kararda1-Dava, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, mahkemece, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 30.05.2014 tarihli yazısında, «fesih» ve tasfiyesi istenen davalı şirketin, dava tarihinden önce 13.03.2014 tarihinde TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince ticaret sicilinden resen silindiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bu husus değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucunda dava tarihinden önce ticaret sicilinden resen silinen şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · şirketin feshi · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · eksik inceleme · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «şirketin feshi» davalarında «husumetin» sadece şirkete karşı yöneltilebileceği, bundan dolayı davalı gerçek kişi ortakların «pasif husumet ehliyetlerinin» bulunmadığı, feshi istenen şirketin 2002 yılından bu yana genel kurulunun toplanmamış olduğu ve 2005 yılından bu yana organlarının teşekkül etmediği, şirket maksad …
Mahkemece, bu husus değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucunda dava tarihinden önce ticaret sicilinden resen silinen şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/397 E. 2021/4956 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13785 E. , 2013/14589 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/03/2012 tarih ve 2011/174-2012/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %50 pay sahibi olduğunu, şirketin faaliyetlerine fiilen son verdiğini, yönetim kurulunun karar alamadığını, genel kurul toplantılarının yapılamadığını, şirketin amacının gerçekleşmesinin imkansız hale geldiğini, şirketin feshi yahut devamı hususunda diğer ortaklarla anlaşmazlık içerisinde olduklarını, ortaklar arasındaki husumetin şirketin devamını ve amacın gerçekleşmesini imkansız hale getirdiğini ileri sürerek, ortaklığın haklı sebeplerle fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, yargılamaya katılmamış, davaya cevaplarını bildirmemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı vekilinin iddialarını TMK.nın 6. maddesi uyarınca ispatlayamadığı, dava konusu olayda TTK.nın 434 ve 435. maddelerine göre davalı anonim şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin şartların oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket ortaklığının fesih ve tasfiyesine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamından, fesih ve tasfiyesi istenen davalı anonim şirketin dokuz yıldır genel kurulunun toplanamadığı, bu nedenle organlarının oluşturulamadığı, gayri faal olduğu, artık şirketin gayesine ulaşmasının mümkün olmadığı, yani 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 434/2. maddesinde belirtilen şirket maksadının husulünün imkansız olduğu sabittir. Bu suretle, davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043190800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz