Marka tecavüzünün tespiti | Marka men'i | Marka ref'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7307 E. 2024/3411 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ taşıyan↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/163 E., 2019/70 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, men-i ve ref-i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; gıda sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin, kendi imalatı olan çiğköfte ve yan ürünlerini perakende ve toptan olarak halka arz ettiğini, müvekkilinin ciddi yatırım, emek ve özveriyle ortaya koyduğu çalışmasını kendi adına Türk Patent ve Marka Kurumu'na yaptığı marka başvurularının tamamını tescil ettirerek yasa ve hukuka uygun bir şekilde faaliyetlerini sürdürdüğünü, bu kapsamda "... ÇİĞ KÖFTE", "...", "... + Şekil" ve "..." gibi markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, ancak hal böyle iken davalıların, müvekkili adına tescilli markalardan ...'i, müvekkili ile aralarında hiçbir sözleşme ya da müvekkilinin açık sözlü veya yazılı izni ve onayı olmaksızın haksız ve yasaya aykırı bir şekilde uzun sürelerce kullandıklarını ve kullanmaya devam ettiklerini ve davalıların marka ihlali teşkil eden bu fiillerinin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini iddia ederek, taraflarınca tesbit ve tedbir için sarf edilmek zorunda kalınan toplamda 1.657,66 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, marka tecavüzü teşkil eden kullanımların durdurulmasını, engellenmesini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin 01.11.2017 tarihinde "kahta ... farlı bir tat" ibareli markanın tescili için başvuruda bulunduğunu, ancak davacı tarafından hasız olarak itiraz edildiğini, davacının bu itirazının taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını, çünkü davacı yanın tescile konu markasının "... meşhur adıyaman çiğköfte" markası olduğunu, müvekkilleri tarafından davacı yanın markasına herhangi bir marka tecavüzünün söz konusu olmadığını, davacının kasıtlı olarak işbu davayı ikame ettiğini, davacı yanın "..." kelimesi üzerinde bir hakkı söz konusu olmadığı gibi, bu kelime üzerinden de herhangi bir marka tecavüzünün de söz konusu olmadığını, davacı yan markasının kırmızı zemin üzerine, beyaz karakterli, büyük harf ile yazılı "... meşhur adıyaman çiğköfte" iken, müvekkili markasının ise kırmızı zemin üzerine; beyaz karakterli, resimli, küçük harf ile yazılı "kahta ... farlı bir tat"ibaresi olduğunu ve markalar arasında benzerliğin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların kullanımının davacı markasına tecavüz mahiyetinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalıların davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markasına tecavüzlerinin durdurulmasına ve önlenmesine, "..." ibaresini taşıyan davalılara ait tabela, broşür ve her türlü tanıtım evraklarından çıkarılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.11.2017 tarihinde "kahta ... farlı bir tat" ibareli markanın tescili için başvuru yaptığını, bu başvurunun yayınlandığını, ancak davacı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, müvekkilinin tescil istemine konu markasının "kahta ... farlı bir tat" olduğunu, davacı yanın itiraz konusunun ise, müvekkilinin markasındaki "..." kelimesi olduğunu, davalılar tarafından davacı yanın markasına herhangi bir marka tecavüzünün söz konusu olmadığını, taraf markalarının işitsel ve görsel olarak benzemediğini, ''...'' kelimesinin tarihte kurulan bir krallığın kralına verilen isim olduğunu, davacının tekeline verilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacıya ait "..." esas unsurlu markaların, davalı tarafından izinsiz kullanımının olup olmadığı ve bundan dolayı tecavüzün söz konusu olup olmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29, 149 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/966 E. 2023/4080 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki · ayırt edicilik · yetkisizlik kararı · iltibas
Benzer bu kararda… as yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin «iltibasa» yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, dava konusu "Kahta Çiğköfte+şekil" ibareli başvuru ile redde mesnet "kç Kahta Çiğköfte Ramazan Usta" ibareli marka arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, başvuruda yer verilen şekil unsuru ile redde mesnet markadaki farklı ibareler gözetildiğinde anılan madde anlamında başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.3.2017 tarih, 2017/78 E. ve 2017/21 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere, Mahkemelere tescil isteminin kabulü ya da reddi yönünde tanınmış bir «yetkinin» olmadığı, tescil işleminin idari nitelikte bir işlem olup, kurul kararının kabulüne bağlı doğal bir sonuç olduğu, dolayısıyla tescil isteminin ayrı bir dava olarak …
… nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, davacı vekilinin tescil talebinin, tescil işlemi mahkemenin «yetkisinde» olmadığı için salt bu nedenle reddedilmesi gerekirken bu yönden de davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının k …
-
Markaya tecavüz | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6012 E. 2023/849 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · keşif · üçüncü kişi · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas · husumet
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile değişik iş dosyasındaki «keşif» tutanağında davalı beyanlarının zapta geçirildiği, davalının keşiften üç hafta önceye kadar davacı ...'tan ürün aldığını ve yaklaşık 2,5-3 yıldır iş yerinde sattığı ürünleri ...'tan satın aldığını beyan ettiği, «delil tespit» raporunda davalıya ait iş yerinde bulunan helal gıda belgesi, 2007/14636 numaralı marka tescil belgesi, ISO 22000:2005 belgesi ve gıda üretim izin belgesinin, davacı adına düzenlendiğinin tespit edildiği, bu durumda davalının 2,5-3 yıllık süre içerisinde davacının bayisi olarak faaliyet gösterdiği ve davacı markaları ve logolarından haberdar olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafça «üçüncü kişi» ... adına tescil başvuruları yapılmış markaların işyerinde kullanıldığı beyan edilmişse de, Mahkemece başvuru sonuçlarının beklendiği, ...'ya ait 29/30/35/43 üncü sınıflarda 2013/199178 sayılı, 35 ve 43 üncü sınıfta 2014/00524 sayılı marka başvurularının müddet olduğu, tescil edilmediği, 2014/0525 sayılı marka başvurusunun ise davadan sonra yapıldığı, davalının dava tarihindeki kullanımının geçerli ve tescilli markalara dayanmadığı, iş yerindeki evraklarda ve kartvizitlerde kullanılan logo ve tabeladaki fotoğrafın davacı markaları ile «iltibas» yarattığı ve davacı markalarının tescil sınıflarında kullanım olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilince dava dışı ...'ya ait ürünlerin kullanıldığını, bir ihlal var ise «husumetin» ...'ya yöneltilmesi gerektiğini, "meşhur Adıyaman çiğ köftecisi" ibaresinin zayıf «ayırt ediciliği» nedeniyle «iltibas» yaratmayacağını, iş yeri tabelasındaki resmin davacıya benzemediğini, müşterilerin bu resimleri karıştırmayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir C.
… ının iş yerinde tabela, ambalaj kağıdı, logo ve kartvizit olarak kullanımının birebir davacı taraf markasına benzer ve şekil markalarını anımsatacak şekilde olduğu, «ortalama tüketici» nezdinde kullanımın davacı markasını çağrıştırdığından söz konusu kullanımın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu ve davacının tescilli markalarının sınıfı di …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7307 E. , 2024/3411 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1438 E., 2022/1523 K.
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/163 E., 2019/70 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, men-i ve ref-i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; gıda sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin, kendi imalatı olan çiğköfte ve yan ürünlerini perakende ve toptan olarak halka arz ettiğini, müvekkilinin ciddi yatırım, emek ve özveriyle ortaya koyduğu çalışmasını kendi adına Türk Patent ve Marka Kurumu'na yaptığı marka başvurularının tamamını tescil ettirerek yasa ve hukuka uygun bir şekilde faaliyetlerini sürdürdüğünü, bu kapsamda "... ÇİĞ KÖFTE", "...", "... + Şekil" ve "..." gibi markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, ancak hal böyle iken davalıların, müvekkili adına tescilli markalardan ...'i, müvekkili ile aralarında hiçbir sözleşme ya da müvekkilinin açık sözlü veya yazılı izni ve onayı olmaksızın haksız ve yasaya aykırı bir şekilde uzun sürelerce kullandıklarını ve kullanmaya devam ettiklerini ve davalıların marka ihlali teşkil eden bu fiillerinin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini iddia ederek, taraflarınca tesbit ve tedbir için sarf edilmek zorunda kalınan toplamda 1.657,66 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, marka tecavüzü teşkil eden kullanımların durdurulmasını, engellenmesini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin 01.11.2017 tarihinde "kahta ... farlı bir tat" ibareli markanın tescili için başvuruda bulunduğunu, ancak davacı tarafından hasız olarak itiraz edildiğini, davacının bu itirazının taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını, çünkü davacı yanın tescile konu markasının "... meşhur adıyaman çiğköfte" markası olduğunu, müvekkilleri tarafından davacı yanın markasına herhangi bir marka tecavüzünün söz konusu olmadığını, davacının kasıtlı olarak işbu davayı ikame ettiğini, davacı yanın "..." kelimesi üzerinde bir hakkı söz konusu olmadığı gibi, bu kelime üzerinden de herhangi bir marka tecavüzünün de söz konusu olmadığını, davacı yan markasının kırmızı zemin üzerine, beyaz karakterli, büyük harf ile yazılı "...
meşhur adıyaman çiğköfte" iken, müvekkili markasının ise kırmızı zemin üzerine; beyaz karakterli, resimli, küçük harf ile yazılı "kahta ... farlı bir tat"ibaresi olduğunu ve markalar arasında benzerliğin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların kullanımının davacı markasına tecavüz mahiyetinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalıların davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markasına tecavüzlerinin durdurulmasına ve önlenmesine, "..." ibaresini taşıyan davalılara ait tabela, broşür ve her türlü tanıtım evraklarından çıkarılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.11.2017 tarihinde "kahta ... farlı bir tat" ibareli markanın tescili için başvuru yaptığını, bu başvurunun yayınlandığını, ancak davacı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, müvekkilinin tescil istemine konu markasının "kahta ... farlı bir tat" olduğunu, davacı yanın itiraz konusunun ise, müvekkilinin markasındaki "..." kelimesi olduğunu, davalılar tarafından davacı yanın markasına herhangi bir marka tecavüzünün söz konusu olmadığını, taraf markalarının işitsel ve görsel olarak benzemediğini, ''...'' kelimesinin tarihte kurulan bir krallığın kralına verilen isim olduğunu, davacının tekeline verilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacıya ait "..." esas unsurlu markaların, davalı tarafından izinsiz kullanımının olup olmadığı ve bundan dolayı tecavüzün söz konusu olup olmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29, 149 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042910200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz