Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3892 E. 2010/11268 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taahhütname↗ sigorta poliçesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan poliçede maaş bağlanması taahhüdünün bulunmadığı, bu sebeple sadece toplu olarak ödeme yapılabileceği, davacının isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, davalı nezdinde akdedilen sigorta poliçesi gereğince yapılan ödemelerden dolayı üç ayda bir 879.730.689 TL’den fazla miktarda enflasyon endeksli emeklilik maaşı bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de davalı sigorta şirketi poliçe karşılığı olan birikim tutarının istem halinde maaş olarak da ödenmesinin mümkün olduğunu savunmasında açıkça belirtmiştir. Esasen davacının maaş ödenmesine yönelik istemine karşı davalının teklif ettiği tutarların davacı tarafından kabul edilmemesi sonucu bu davanın açılmış olmasına mahkemece davalının savunmasında da kabul ettiği üzere maaş olarak ödeme yapılması halinde davalının ödemekle yükümlü olduğu tutarların tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5676 E. 2017/7307 K.
Ortak:Sigorta
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vade tarihi · hayat sigortası · kar payı · vade · kâr payı · vekalet ücreti · avans faizi · temsil
Benzer bu kararda… yapılan yargılamaya göre; taraflar arasında düzenlenen poliçenin 5. maddesi uyarınca, birinci maddede belirtilen dönemsel ödemelerin ve aylık emekli gelirinin toplu «kar payının» tamamen çekilmesi ve sigortayla ilişiğin kesilmesi halinde uygulanabileceğinin belirtildiği, davalı ... şirketi tarafından davacıya sunulan tekliflerde poliçe ödemelerinin enflasyon karşısında değerinin korunduğu, yine «hayat sigortası» genel şartları uyarınca da birikimlerin enflasyon oranına karşı korunması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ... şirketinin davacıya 19/06/2009 tarihinden itibaren her üç ayda bir 753,10 TL emekli maaşı ödemekle yükümlü bulunduğunun tespitine, 19/06/2009 tarihinden itibaren 3'er aylık dönemler halinde «vade tarihlerine» göre işleyecek bu miktarın «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve 8.044,48 TL kâr payı tutarının 19/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar veri …
2- Ancak, davacının yargılamanın hiçbir aşamasında vekille «temsil» edilmemiş olmasına rağmen, mahkemece, davacı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15875 E. 2012/15253 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bloke · kefalet · istirdat · haciz · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, İİK'nun 83. maddesi gereğince davacının maaşının tamamının haczinin mümkün olamayacağı gerekçesi ile davacının maaş hesabına konulan blokenin kaldırılmasına ve davacının maaş hesabına 16/05/2008 tarihinde «bloke» konulan paranın her ay itibariyle ödenmesi gereken miktarının «yasal faizi» ile birlikte toplam 10.418,90 TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, davacının «kefaletinden» kaynaklı borcun ödenmemesi nedeni ile davalı tarafından maaş hesabına konulan blokenin kaldırılması ve haksız alındığı ileri sürülen paranın «istirdatına» ilişkindir.
Mahkemece İİK'nun 83. maddesi uyarınca davacının maaşının tamamı üzerine «haciz» konulamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, İİK'nun 83/2. maddesi uyarınca maaş üzerine 1/4 oranında haciz konulabileceği gözetilmeden yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/3892 E. , 2010/11268 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/10/2008 tarih ve 2006/508-2008/507 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı nezdinde “Emniyet Teşkilatı Özel Hayat Sigortası Poliçesi” ile sigortalandığını, yaptığı prim ödemeleri karşılığında davalının üç ayda bir 879.730.689 TL maaş ödeyeceğini vaat etmesine rağmen bu edimini yerine getirmediğini ileri sürerek, beş yıllık emeklilik maaşı olarak verileceği bildirilen 879.730.689 TL’den fazla miktardaki enflasyon endeksli emeklilik maaşının bağlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacı arasında 30.11.2001 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli bir hayat sigortası sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile sigortalının vefatı halinde birikim ve kar payı yanında, bunlara ek olarak vefat teminatı ödeneceğini, müvekkili şirket yetkililerinin imzaladığı, ödenmesi talep edilen tutara ilişkin bir taahhüdün sözkonusu olmadığını, davaya konu tutarların haksız ve hayali tutarlar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan poliçede maaş bağlanması taahhüdünün bulunmadığı, bu sebeple sadece toplu olarak ödeme yapılabileceği, davacının isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, davalı nezdinde akdedilen sigorta poliçesi gereğince yapılan ödemelerden dolayı üç ayda bir 879.730.689 TL’den fazla miktarda enflasyon endeksli emeklilik maaşı bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de davalı sigorta şirketi poliçe karşılığı olan birikim tutarının istem halinde maaş olarak da ödenmesinin mümkün olduğunu savunmasında açıkça belirtmiştir. Esasen davacının maaş ödenmesine yönelik istemine karşı davalının teklif ettiği tutarların davacı tarafından kabul edilmemesi sonucu bu davanın açılmış olmasına mahkemece davalının savunmasında da kabul ettiği üzere maaş olarak ödeme yapılması halinde davalının ödemekle yükümlü olduğu tutarların tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042750900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz